bugün
- yakışıklı erkeklerin gay olması8
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor7
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay12
- queen feristah9
- uludağ sözlük için öneriler6
- zam var diye gece benzinciye gitmek5
- true çaylak olsun kampanyası13
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- arabayı yavaş süren tipler6
- sarhoşken sokak hayvanlarıyla arkadaşlık etmek3
- online yazarlar neden yazmıyor11
- küçük prens okuyan yetişkin erkek5
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
- liseden arkadaşlar2
- masonluk2
- ece güner den masumiyet mektubu2
- yılbaşına az kalması6
- misafirlikte tuvalete gitmek4
- tarık tarcan4
- debe'nin nick altı entry dolması4
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar6
- yapay zeka moderatörü3
- sürekli güler yüzle dolaşan tip11
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım5
- havanın kapaması2
- velvet57
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak7
- sözlük yazarlarının çayları9
- gocu22
- yeni parti39
- ceviz'ye yiğenim ceviz'ye yiğenim2
- çok kahve içen adamın çocuğunun siyahi olması3
- poker face2
- bir carlsberg içip diyeti bozmak2
- parmak patates vs elma dilim patates10
- device connected3
- tamer karadağlı2
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi6
- sözlük kezoları9
- şaka maka yakışıklıyım lan sahiden5
- alma mater yuzır3
- atakürtçüler3
- güvenilir yazar5
- psikopat erkek seven kızlar7
- sağanak yağmur altında diz çöküp ağlamak2
- sanat sepet tayfa2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- ilgi isteyen kız4
- katatespizartmasi19
cahil kalmamanız için gereken tek araç ha bir de beyin lazım.
kitap bombadan daha tesirlidir. çünkü bir kitapta gelecekte yapacağın bir şey olabilir ki belki dünyayı belki de diğer insanları etkileyecek.
kitap bombadan daha tesirlidir. çünkü bir kitapta gelecekte yapacağın bir şey olabilir ki belki dünyayı belki de diğer insanları etkileyecek.
insan hayatını yaşanabilir kılan en önemli öge. kitapların olmadığı bir dünya çölde susuz kalmaya benzer.
kitap yaşadığını veya düşüncelerini iki kapak arasına geçirdiğin metindir. ayrıca dersleriyle de ünlüdür.
kitap, sana yük olmayan bir arkadaştır.
okumaktan ziyade satın almayı sevdiğimiz ciltli ve ciltsiz türleri de olan okuma aracı.
Kitaplar değerini bilen herkes için en iyi dostlardan bazılarıdır.
Dış dünyadan sizi bir nebze de olsa soyutlayabilen ve en tatlı uykuya daldırabilen, sahiplendiğiniz bazen sanki bir bütünmüşsünüz gibi hissetiren dost gibi dost.
Bedri Ruh Selman ın ilahi Nizam Ve Kainat eseri,
iskenderiye kütüphanesi yok edilmeden önce ki bilgiler.
iskenderiye kütüphanesi yok edilmeden önce ki bilgiler.
uludağ sözlükte bir kitaptır kitapların içinde sadece genel kültür ve destan vardır.
Kitaplar yeni tanıdıklarına karşı çok ketum olurlar. Bir kere de onlarla laubali oldunuz mu size malik oldukları her şeyi verirler.
Sabahattin Ali.
fazla söze ne hâcet...
Sabahattin Ali.
fazla söze ne hâcet...
insanın sakinleşmesine oldukça yardımcı olan basılı dizgi.
1 haftadır kitap okumuyorum ve ruh halim o kadar kötü ki kendimi anlamsız derecede boşlukta, mutsuz hissediyordum.
Okuyunca insan hem dış dünyadan uzaklaşıp hem de dış dünyaya sıkı sıkı bağlanıyor.
1 haftadır kitap okumuyorum ve ruh halim o kadar kötü ki kendimi anlamsız derecede boşlukta, mutsuz hissediyordum.
Okuyunca insan hem dış dünyadan uzaklaşıp hem de dış dünyaya sıkı sıkı bağlanıyor.
büyülü bir dünya.
bir marquez kitabı ile 90 yaşında bir ihtiyarın ruh haline bürünür, genç bir bakireye aşık olursunuz.
bir diğer dostoyevski kitabı, sizi o uzun ve kasvetli saint petersburg sokaklarında dolaştirir.
Andre gide'in isabelle'i ise sizi uzakta, yalnız bir köşke götürür..
Kısaca, kaliteli yaşamaktır, göremediğini görebilmektir.
bir marquez kitabı ile 90 yaşında bir ihtiyarın ruh haline bürünür, genç bir bakireye aşık olursunuz.
bir diğer dostoyevski kitabı, sizi o uzun ve kasvetli saint petersburg sokaklarında dolaştirir.
Andre gide'in isabelle'i ise sizi uzakta, yalnız bir köşke götürür..
Kısaca, kaliteli yaşamaktır, göremediğini görebilmektir.
Eveeet. Epeydir bu başlığa yazmak istiyorum, çünkü; beni oldukça heyecanlandıran şeylerden bahsedeceğim, kitapların insanı nasıl büyüleyebileceğinden.
Okuyacaklar için şimdiden oldukça subjektif bir entry olacağını söylemeliyim.
Çocukluğumun çok küçük yaşlarından beri, gördüğüm her şeyi okumaya ve kalemle yapılan her türlü faaliyete yoğun ilgim olduğunu düşünüyorum. Annemden öğrendiğim ilk insana benzeyen çizimlerimi yapmak, kardeşimle kavgalarımızı ve günlük dert tasalarımı (!) yazmak için günlük tutmak ve istediğim -o döneme göre ve bir çocuğa göre- pahalı eşyalara sahip olmak için babamın teşvikleriyle beraber kitap okumaya başlamak hep ilk çocukluk dönemlerimde kendini göstermeye başladı. Sınıftaki hızlı okuma yarışmaları ve okulun kitap okuma yarışmaları beni her zaman cezbetti, aynı zamanda hırslandırdı. Şimdi düşündüğüm zaman evde televizyon izlemek yerine anne-babamın elindeki kitapların daha ön planda olması beni bu yola sokan faktörlerden olabilir.
Henüz yaşlarımız küçükken annemin hastalığı bendeki duygusal yoğunluğı oldukça arttırdı ve henüz on yaşlarındayken kalemle boş bir deftere başladığım isyan dolu bir kitap yazma çabamı, tuttuğum sayısız "günlük" devam ettirdi. Yaklaşık 7 yıl önce içimi dökebileceğim ve küçük yazılarımı, türlü şekillerde, hayatımdan habersiz kişilere okutmak için yeni yeni keşfettiğim bu siteye aktardım.
Sevdiğim şeylerde yapıcı da olsa eleştiri almaya çok açık biri olmadığım için, kötü düşüncelerini belli oranda göz ardı edebileceğim okurlardan oluşan bu siteye yazmaya başlamak benim için güzel bir olaydı.
Çok güzel yorumlar aldım, çok güzel insanlar tanıdım ve burası hayatımın sadece yazılarıma ait köşesi olmaktan çıktığı zaman benim için yazdıklarımı biriktirebileceğim bir yer olmaktan da çıkmıştı.
içimdeki bir şeylere dair yıpranmışlıklar yazı yazma hevesimi de yavaş yavaş söndürdü..
Kafamdan geçtiğinde aklıma oğuz atay'ın tarzını hatırlattığı için onun kitaplarından birinde karşılaşmış olabileceğim benzeri bir yazı gibi "yanlış yapmaktan korktuğum için, hiçbir şey yapmadım."
Duygu ve düşüncelerimin olaylarla harmanlanmış hallerini yazıyordum ve yanlış şeyler yazmaktan korktuğum için zamanla hiçbir şey yazmadım.
Bütün güzel insanlar yazarlar ve şairler değildi ve onlarla ölüp gitmediler biliyorum ama, insanlar kendilerini bir yazarın kendini kitaplarında açtığı gibi kolay kolay açmadığı için, insanlardan kaçtığım tüm zamanlarda kitaplara sığındım.
Ne zamandan beri en büyük hayallerimden birinin harika bir kitaplığımın olması olduğunu hatırlamıyorum. Fakat çivileri asla çakılmamış o kitaplığın içindeki kitapları yavaş yavaş biriktirmeye başladım yıllardır. Koyacak yerlerim azaldıkça kolilere koyduğum kitaplarımı sararmalarını önleyerek saklamanın yollarını aradım. Bulmuş değilim bu arada. Yani hayalim hâlâ, asla tozlanmasına izin vermeyeceğim büyük bir kitaplığımın olması.
Zamanla, bir kitap okuyorsam üç kitap edinmeye başladım. Paramın olmadığı zamanlarda bile kitap satın alma aşkımın altında yatan düşünceyi merak etmekteyim hâlâ. Bu durumdan hoşlanmasam da elimdeki kitaba baktıkça kalbimin hızlanmasına engel olamıyorum. Kitap okumak benim için harika bir duygu olsa da en az bunun kadar güzel bir duygu olan kitap edinme sevdasına tutuldum.
Aslında başlarken neler yazmayı planladığımı hatırlayamıyorum o yüzden amaçlarımın tamamlanıp tamamlanmadığından bihaberim. Bu yüzden yazının sonunu nasıl getireceğimi de bilmiyorum çünkü ne yazsam yarım kalacakmış hissi şu an yanımda bağdaş kurmuş beni izliyor.
Sanırım kaybettiğim yazı yazma hevesi bunun gibi sonlanmıştı. Fakat dinlemek ve okumak (yani, bir yazarı dinlemek) isteğim hiçbir zaman solmadı.
.
Yazıyı bitirebileceğim güzel bir bağlama noktam olsun isterdim, sonu insanı şok eden romanlar ya da filmlerdeki gibi. Kafalardaki tüm taşların yerine oturuşu gibi...
Eğer kitap saklamayı sevmeyen biriyseniz, bana bir hatıra yollayabilirsiniz. Emin olun hayatınızı bilmek ve içine girmek istemiyorum. Sadece kitabı okurken, bunun bir önceki okuyucusunun kimi paragrafları kafasını sallayarak ya da hayallere dalarak okumuş olacağını bileceğim. That's all folks!
Okuyacaklar için şimdiden oldukça subjektif bir entry olacağını söylemeliyim.
Çocukluğumun çok küçük yaşlarından beri, gördüğüm her şeyi okumaya ve kalemle yapılan her türlü faaliyete yoğun ilgim olduğunu düşünüyorum. Annemden öğrendiğim ilk insana benzeyen çizimlerimi yapmak, kardeşimle kavgalarımızı ve günlük dert tasalarımı (!) yazmak için günlük tutmak ve istediğim -o döneme göre ve bir çocuğa göre- pahalı eşyalara sahip olmak için babamın teşvikleriyle beraber kitap okumaya başlamak hep ilk çocukluk dönemlerimde kendini göstermeye başladı. Sınıftaki hızlı okuma yarışmaları ve okulun kitap okuma yarışmaları beni her zaman cezbetti, aynı zamanda hırslandırdı. Şimdi düşündüğüm zaman evde televizyon izlemek yerine anne-babamın elindeki kitapların daha ön planda olması beni bu yola sokan faktörlerden olabilir.
Henüz yaşlarımız küçükken annemin hastalığı bendeki duygusal yoğunluğı oldukça arttırdı ve henüz on yaşlarındayken kalemle boş bir deftere başladığım isyan dolu bir kitap yazma çabamı, tuttuğum sayısız "günlük" devam ettirdi. Yaklaşık 7 yıl önce içimi dökebileceğim ve küçük yazılarımı, türlü şekillerde, hayatımdan habersiz kişilere okutmak için yeni yeni keşfettiğim bu siteye aktardım.
Sevdiğim şeylerde yapıcı da olsa eleştiri almaya çok açık biri olmadığım için, kötü düşüncelerini belli oranda göz ardı edebileceğim okurlardan oluşan bu siteye yazmaya başlamak benim için güzel bir olaydı.
Çok güzel yorumlar aldım, çok güzel insanlar tanıdım ve burası hayatımın sadece yazılarıma ait köşesi olmaktan çıktığı zaman benim için yazdıklarımı biriktirebileceğim bir yer olmaktan da çıkmıştı.
içimdeki bir şeylere dair yıpranmışlıklar yazı yazma hevesimi de yavaş yavaş söndürdü..
Kafamdan geçtiğinde aklıma oğuz atay'ın tarzını hatırlattığı için onun kitaplarından birinde karşılaşmış olabileceğim benzeri bir yazı gibi "yanlış yapmaktan korktuğum için, hiçbir şey yapmadım."
Duygu ve düşüncelerimin olaylarla harmanlanmış hallerini yazıyordum ve yanlış şeyler yazmaktan korktuğum için zamanla hiçbir şey yazmadım.
Bütün güzel insanlar yazarlar ve şairler değildi ve onlarla ölüp gitmediler biliyorum ama, insanlar kendilerini bir yazarın kendini kitaplarında açtığı gibi kolay kolay açmadığı için, insanlardan kaçtığım tüm zamanlarda kitaplara sığındım.
Ne zamandan beri en büyük hayallerimden birinin harika bir kitaplığımın olması olduğunu hatırlamıyorum. Fakat çivileri asla çakılmamış o kitaplığın içindeki kitapları yavaş yavaş biriktirmeye başladım yıllardır. Koyacak yerlerim azaldıkça kolilere koyduğum kitaplarımı sararmalarını önleyerek saklamanın yollarını aradım. Bulmuş değilim bu arada. Yani hayalim hâlâ, asla tozlanmasına izin vermeyeceğim büyük bir kitaplığımın olması.
Zamanla, bir kitap okuyorsam üç kitap edinmeye başladım. Paramın olmadığı zamanlarda bile kitap satın alma aşkımın altında yatan düşünceyi merak etmekteyim hâlâ. Bu durumdan hoşlanmasam da elimdeki kitaba baktıkça kalbimin hızlanmasına engel olamıyorum. Kitap okumak benim için harika bir duygu olsa da en az bunun kadar güzel bir duygu olan kitap edinme sevdasına tutuldum.
Aslında başlarken neler yazmayı planladığımı hatırlayamıyorum o yüzden amaçlarımın tamamlanıp tamamlanmadığından bihaberim. Bu yüzden yazının sonunu nasıl getireceğimi de bilmiyorum çünkü ne yazsam yarım kalacakmış hissi şu an yanımda bağdaş kurmuş beni izliyor.
Sanırım kaybettiğim yazı yazma hevesi bunun gibi sonlanmıştı. Fakat dinlemek ve okumak (yani, bir yazarı dinlemek) isteğim hiçbir zaman solmadı.
.
Yazıyı bitirebileceğim güzel bir bağlama noktam olsun isterdim, sonu insanı şok eden romanlar ya da filmlerdeki gibi. Kafalardaki tüm taşların yerine oturuşu gibi...
Eğer kitap saklamayı sevmeyen biriyseniz, bana bir hatıra yollayabilirsiniz. Emin olun hayatınızı bilmek ve içine girmek istemiyorum. Sadece kitabı okurken, bunun bir önceki okuyucusunun kimi paragrafları kafasını sallayarak ya da hayallere dalarak okumuş olacağını bileceğim. That's all folks!
Sizi zaman ve mekan yolculuğuna çıkarır. Bir başka alemlerde gezersiniz. Yaşadığınız bu kahpe dünyadan başka dünyalara doğru bir geçiş. işte böyle.
Belkide o kitabı yazan yazarın iç dünyasında bir yolculuk olsa gerektir bu. Her ne olursa olsun. Önemli olan o yolculuktan zevk alıp almadığınızdır. Yoksa kitap yarıda kalır. Okumaz insan.
Burda roman kitaplarına değindim. Bilimsel vs kitaplar ayrı bir konudur.
Belkide o kitabı yazan yazarın iç dünyasında bir yolculuk olsa gerektir bu. Her ne olursa olsun. Önemli olan o yolculuktan zevk alıp almadığınızdır. Yoksa kitap yarıda kalır. Okumaz insan.
Burda roman kitaplarına değindim. Bilimsel vs kitaplar ayrı bir konudur.
Dayan kitap ile dayan iş ile. Tırnak ile diş ile umut ile sevda ile düş ile dayan rüsva etme beni.
ahmed arif.
ahmed arif.
Huzur.
Sevgi.
Mutluluk.
Aşk.
Hayaller.
Ne ararsanız var içerisinde.
Sevgi.
Mutluluk.
Aşk.
Hayaller.
Ne ararsanız var içerisinde.
iki saatlik dizilerin olduğu bir ülkede çok duymuyoruz adını. arz talep meselesi sanırım.
Abartıldığını düşündüğüm tek eşya olabilir. Kitaptan çok şey öğrendim ama tecrübe etmek her yönden daha iyi bence tecrübe herkesin sahip olmasını istediğim tek şey
Ondan harici olan her şey hobim ya da fobim olan,muhteşem putum.
Bundan ötürüdür ki çok tanrılı bir karıyım her bir yazarın dimağında şekillenen.
Bundan ötürüdür ki çok tanrılı bir karıyım her bir yazarın dimağında şekillenen.
Bu aralar kendimi kitaplara verdiğim gerçeği vardır. Kitaplarım bitmeden yeni kitaplar sipariş ettim. Biraz kendi hayatımızdan kopup başkalarının başka kahramanların hayatına sığınmanın vakti gelmedi mi sizce?
Ondan harici olan her şey hobim ya da fobim olan,muhteşem putum.
Bundan ötürüdür ki çok tanrılı bir karıyım her bir yazarın dimağında şekillenen.
Bundan ötürüdür ki çok tanrılı bir karıyım her bir yazarın dimağında şekillenen.
Kendimi bildim bileli varlığıyla mutlu olduğum nesne.
afedersiniz ama kitap kısaltması okuyan herkesin aklına tüküreyim.
yapmayın, yaptırmayın. Satılmasını bile engelleyin bu hilkat garibelerinin.
yapmayın, yaptırmayın. Satılmasını bile engelleyin bu hilkat garibelerinin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar