bugün
- antipanik'in sözlüğe vedası8
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası33
- s'i l v'e r m'i s t15
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi6
- clemence baptista7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak6
- kahvaltım güzel mi7
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu4
- ismet gurbuz 20249
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker4
- kale3112 ifşa9
- sinek as5
- mısır daki haladan miras kalması6
- 15 yaş altına sosyal ağ yasağı2
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- masklavi ile çay içmek5
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- eve jobs4
- felsefe dersinin zorunluluğu2
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- trabzonspor4
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- kolye140
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- ayak3
- murat ağırel2
- fakirliğin kuşaktan kuşağa aktarılması2
- zenginlerin de geçinemiyoruz demeye başlaması2
- fon vurgunu29
- bizanslılıktan soğumak2
- saçını topuz yapan erkek3
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- pasifik okyanusuna gay demek2
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- yol yemek ssk sağlayan mafya babası2
- fizik kurallarından muaf olmak2
- kötü adamların adamlarına sigorta yapmaması2
- amigurumi2
- gözlüğü çıkarınca superman olan clark kent2
- yeşilçam da zenginlerin sürekli viski içmesi2
- sabahları nefret edilen şeyler3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- parcalandim toparlanamiyorum37
- ihvan'ın türkiye de yeni vakıf kurması3
turkcesi arkada$imin evi nerede.abbas kiorastami filmi. (bkz: abbas kiyorustemi)
bu filminde abbas kiyarüstemi yaşamı yakalamak için bir çocuğun gözünden, yetişkinlerin anlamayı başaramadığı bir dünyayı gösterir. Onun kamerası, sanki yapay/gerçek ikiliğinin sorunlarını gösteren, gerçek gözlerden daha doğru gören sanatsal bir gözdür. Kamerasını gerçekliğin doğasına odaklayan Kiarostami seyirciyi ve yerleşmiş ön yargıları
sorunsallaştırır.
Bu sohrab sepehri'nin Suyun Ayak Sesleri şiirinden şu parçayı hatırlatıyor:
Gözler temizlenmeli, başka bir şekilde görmeliyiz
Sözcükler yıkanmalı
Sözcükler tıpkı rüzgar, tıpkı yağmur gibi olmalı
Ya da şu şiirini:
Şemsiyeleri bırakmalıyız
Kendimizi yağmur altında salıvermeliyiz
yağmurda hatırlananı düşünmeliyiz
yağmurdaki arkadaşı görmeli
yazmalı, konuşmalı, zambaklar dikmeliyiz yağmurda.
--spoiler--
çocuğa yolu göstermek için liderlik eden, felsefi bakışa sahip olan yaşlı
bir adamdır. Ancak bunda pek başarılı değildir, yolun yarısında yorgun düşer ve
Ahmed'i karanlıkta yoluna devam etmesi için gönderir. Sonrakinde ise liderlik
çocuktadır ve şaşırtıcı olarak, o, bu işi başarır. Sadece yönetmene yol
göstermekle kalmaz, aynı zamanda ruhani lider gibi de davranır.
--spoiler--
Ferzad, Sepehri'nin Adres şiirinde yabancı bir yerdeki şaşırmış bir adama yol gösteren
çocuktur:
Şafak vakti atlı sordu: ''Arkadaşın evi nerede''
Bir an durakladı gökyüzü,
Yoldan geçen sundu karanlığına kumun
Dudaklarındaki ışık dalı
Ve parmağı ile kavağa işaret ederek söyledi:
Ağaca varmadan
Tanrı düşünden daha yeşil bir sokak var,
Orada, doğruluk kanatları kadar mavidir Aşk,
erginliğin arkasından çıkan sokak
gideceksin sonuna dek
Yalnızlık çiçeğini dönerek
Çiçeğe iki adım kala
Yeryüzü efsanelerinin ebedi fıskıyesi önünde,
Saydam bir korku saracak tenini.
Bir hışırtı duyacaksın,
Bir çocuk göreceksin
Samimi bir ortamda:
Yüksek çınardaki ışık yuvasından civciv alıyor
Ona sor: "Arkadaşın evi nerede?"
--spoiler--
bu güzel filmden geriye sorular kalır, ferzad neden arkadaşının kapısının (tahta kapı) önüne kadar geldiği halde vazgeçti defterini vermekten. ışıkları kapalı olduğundan mı? yoksa arkadaşının ödevini yetiştiremeyeceğini düşünüp kendisi mi yapmaya karar verdi o an?
yine yanlış kapıda olduğunu düşünerek vazgeçti çabalamaktan, peki dedemizden neden sakladı bu durumu, kendisini daha çok oyalayabileceğini mi düşündü ?
babanın eve geç kaldığı için ferzad'a verdiği ceza neydi?
son sahnelerden birinde kuvvetli rüzgarın açtığı kapıdan bahçeyi izliyoruz, daha yeni yıkanmış çarşaflar yerlerde sürünüyor, acaba yönetmen bembeyaz olan masumiyetlerimizin bir rüzgarla kaybedebileceğimiz kadar kırılgan olduğunu mu vurguladı ?
yaşlı marangozumuzun merak ettiği sorunun cevabı ise, işlemeli güzel ahşap kapıları ve pencereleri tahran müzesine sergilenmek amacıyla satılmaktaydı. ama tabi kendisinin hiçbir çıkarı olmamakta bu sessiz kültür göçünden.
ferzad'ın dedesinin arkadaşıyla sohbeti ise mizahın dokunaklı kullanımına harika bir örnekti. anlattığı kötek ve harçlık olayının komikliği arkadaşının ''ya çocuk herşeyi kusursuz yaparsa'' sorusuyla daha komik bir hale bürünmektedir.
o stres dolu defter sayfalarının arasında umudun yeşermesi gibi boy gösteren papatyamız ise abbas'ın yapabileceği en güzel görsel vedaydı belkide. ben de yazıma öyle veda edeyim.
görsel
--spoiler--
sorunsallaştırır.
Bu sohrab sepehri'nin Suyun Ayak Sesleri şiirinden şu parçayı hatırlatıyor:
Gözler temizlenmeli, başka bir şekilde görmeliyiz
Sözcükler yıkanmalı
Sözcükler tıpkı rüzgar, tıpkı yağmur gibi olmalı
Ya da şu şiirini:
Şemsiyeleri bırakmalıyız
Kendimizi yağmur altında salıvermeliyiz
yağmurda hatırlananı düşünmeliyiz
yağmurdaki arkadaşı görmeli
yazmalı, konuşmalı, zambaklar dikmeliyiz yağmurda.
--spoiler--
çocuğa yolu göstermek için liderlik eden, felsefi bakışa sahip olan yaşlı
bir adamdır. Ancak bunda pek başarılı değildir, yolun yarısında yorgun düşer ve
Ahmed'i karanlıkta yoluna devam etmesi için gönderir. Sonrakinde ise liderlik
çocuktadır ve şaşırtıcı olarak, o, bu işi başarır. Sadece yönetmene yol
göstermekle kalmaz, aynı zamanda ruhani lider gibi de davranır.
--spoiler--
Ferzad, Sepehri'nin Adres şiirinde yabancı bir yerdeki şaşırmış bir adama yol gösteren
çocuktur:
Şafak vakti atlı sordu: ''Arkadaşın evi nerede''
Bir an durakladı gökyüzü,
Yoldan geçen sundu karanlığına kumun
Dudaklarındaki ışık dalı
Ve parmağı ile kavağa işaret ederek söyledi:
Ağaca varmadan
Tanrı düşünden daha yeşil bir sokak var,
Orada, doğruluk kanatları kadar mavidir Aşk,
erginliğin arkasından çıkan sokak
gideceksin sonuna dek
Yalnızlık çiçeğini dönerek
Çiçeğe iki adım kala
Yeryüzü efsanelerinin ebedi fıskıyesi önünde,
Saydam bir korku saracak tenini.
Bir hışırtı duyacaksın,
Bir çocuk göreceksin
Samimi bir ortamda:
Yüksek çınardaki ışık yuvasından civciv alıyor
Ona sor: "Arkadaşın evi nerede?"
--spoiler--
bu güzel filmden geriye sorular kalır, ferzad neden arkadaşının kapısının (tahta kapı) önüne kadar geldiği halde vazgeçti defterini vermekten. ışıkları kapalı olduğundan mı? yoksa arkadaşının ödevini yetiştiremeyeceğini düşünüp kendisi mi yapmaya karar verdi o an?
yine yanlış kapıda olduğunu düşünerek vazgeçti çabalamaktan, peki dedemizden neden sakladı bu durumu, kendisini daha çok oyalayabileceğini mi düşündü ?
babanın eve geç kaldığı için ferzad'a verdiği ceza neydi?
son sahnelerden birinde kuvvetli rüzgarın açtığı kapıdan bahçeyi izliyoruz, daha yeni yıkanmış çarşaflar yerlerde sürünüyor, acaba yönetmen bembeyaz olan masumiyetlerimizin bir rüzgarla kaybedebileceğimiz kadar kırılgan olduğunu mu vurguladı ?
yaşlı marangozumuzun merak ettiği sorunun cevabı ise, işlemeli güzel ahşap kapıları ve pencereleri tahran müzesine sergilenmek amacıyla satılmaktaydı. ama tabi kendisinin hiçbir çıkarı olmamakta bu sessiz kültür göçünden.
ferzad'ın dedesinin arkadaşıyla sohbeti ise mizahın dokunaklı kullanımına harika bir örnekti. anlattığı kötek ve harçlık olayının komikliği arkadaşının ''ya çocuk herşeyi kusursuz yaparsa'' sorusuyla daha komik bir hale bürünmektedir.
o stres dolu defter sayfalarının arasında umudun yeşermesi gibi boy gösteren papatyamız ise abbas'ın yapabileceği en güzel görsel vedaydı belkide. ben de yazıma öyle veda edeyim.
görsel
--spoiler--
Dün gece izlediğim filmi şöyle elden ele alalım. Alalım diyorsam alalım. Bir bildiğim yok belki ama bir gördüğüm var. Bir kitapta aradığımız tüm özellikler bu filmde mevcut. Sade,akıcı,içten. iran sinemasının sadeliğine, akıcılığına,samimiyetine şaşırmıyorum artık orası ayrı. Fakat bu film iran değil. Bu film ben,sen,o. Filmin sonunu zor getirirsiniz ya kötü biterse diye. Merak etmeyin son sahnesinde göreceğiniz o çiçek , en çok da sizin içinizde açacak. Spoiler vermek istemiyorum, izleyin ulan efendiler! Abbas kiyarüstemi'nin köker üçlemesinin ilk filmiymiş.Devamı da bu kadar güzelse , Abbas Kiyarüstemi Asghar Ferhadi'yi döver diyeceğim ,demeyedebilirim bilemiyorum.
görsel
görsel
Ağlamaya odaklandığım için öğretmenin 'defterin nerede?' Sorusuna çocuğun ağlayarak 'defterim yok' demesini bekledim.
Bu yüzden çocuk cevap verene kadar yanaklarım ıslanmıştı bile.
Halbuki cevap bu kadar hüzünlü değildi.
Bu yüzden çocuk cevap verene kadar yanaklarım ıslanmıştı bile.
Halbuki cevap bu kadar hüzünlü değildi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar