bugün
- gocu'nun 2 günde unutulması8
- abberline ın yeni hesabı12
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi23
- judas'ın ölmesi6
- hepinizi yazdım bir kenara7
- s'i l v'e r m'i s t17
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis15
- nasıl faydalı olunur4
- deniz göktaş5
- yilan hikayesindeki kursat7
- kendini mesih ve mehdi olarak görmek3
- queen taverna3
- ipkis'in güzel entryler girmesi3
- ismet dur allasen zaten ortalık karışık5
- bugün türkiye italya maçını izleyecek misiniz3
- silvermistin nefes kesen fotoğrafı4
- 2003 model seymbol alınır mı9
- ortada bir yolsuzluk olmaması26
- 28 eylül dünya kuduz günü5
- bana onu sormayin6
- gusl abdestinin kokeni tanah tır2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı8
- from gold from dust5
- hangi canlının eti ne zaman helal olur2
- yağmur adına yapılmış şarkılar5
- akp'li birine laf anlatmak4
- lahmacun diyeti2
- kurban bayramının kokeni2
- futbola aykırı bir fikrini yaz8
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- günün sözü6
- almanya saati2
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- sözlük yazarı sevgilinin yatağa sıçması5
- cem yılmaz vs deniz göktaş5
- albea var mı abi düşük kilometreli10
- günün iddaa kuponu2
- romanya53
- sözlükte olgun insan var mı4
- tematik mod eski özellikleri gelsin2
- 0 0 79
- bir şey söyle14
- kavga alevlensin diye her iki tarafı açık oylamak2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- bursa6
- nörüyon nörüyüm2
- fatır suresi 37 ayet2
- hasım olan mafya liderlerini kim barıştırır5
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi16
- silvermist'in bininci entrysini kutluyoruz4
olmasını istediğimiz olgular, iş, oluş, hareketlerdir.
Keşke dünya'daki herkes zeki olsaydı. (misal imkansız bi örnek)
Keşke dünya'daki herkes zeki olsaydı. (misal imkansız bi örnek)
keşkeler insanın erişemedikleridir.
örnek : keşke okuyup doktor olsaydım.
ya da keşkeler insanın pişmanlıklarıdır.
örnek: keşke seni hiç tanımasaydım.
örnek : keşke okuyup doktor olsaydım.
ya da keşkeler insanın pişmanlıklarıdır.
örnek: keşke seni hiç tanımasaydım.
genelde gerçek olmayan ancak gerçekleşmesi istenilen şeyler için kullanılan sözcük.Bazen sonuna üç nokta konularak daha derin anlamlar kazandırılabilir.
tahta kurusu gibi kemiren keşkelerim var sözlük!...
aklıma düşen her anıda ve varolan aşkı, başka surette yaşarken yine o ses...
kırrt
kırtt
kırtttt...
"kırt" ların mealleri genellikle şöyle:
*şimdi yaşadıklarımı onunla yaşasak nasıl olurdu acaba?
*tekrar bir araya gelsek şimdiki zamana ne renkler, ne kokular katardı aşk?
*olur muydu sahiden de?
*şimdi de saçma sapan şeylere kıkırdar mıydık?
*ve şimdi de içine profesör kaçmış edalarıyla havalı havalı tartışır mıydık otu boku?
*küllerinden doğan anka kuşu gibi güzel olur muydu hayat; o da küllerinden doğsa?
sonra beynimin kıvrımlarıyla tokat atıyorum zihnimdeki keşkelere. "gidin!" kovuyorum onları. kısa süreli gitseler de güçlenip geri geliyor ibneler!
tokatlıyorum yine:
olmaz saçmalama!
artık çok geç!
belki biraz daha umutlu baksan yine yaşarsın o duyguları!
kırttt!
bu "kırttt", "nah" demek.
o zamanki masumiyetin zirvesinde doğmuş, dile değen pembe pamuk şeker tadında hisler için fazlasıyla kabuğuna çekilmiş bir kalp taşıyorum. aynı pamuk şeker elimde olsa bile artık arsız bir çocuk gibi tadıyla ve cezbedici görüntüsüyle aklımı kaybedip heyecanlanamıyorum. son kullanma tarihi nedir, sağlık bakanlığı onaylamış mı, nerde üretilmiş gibi saçma salak detaylarda kaybolup, armudun sapı üzümün çöpü felsefesini yaşama geçirirken buluyorum kendimi. elimden düşüyor yeni pamuk şekerler. basıp geçiyorum içlenmeden. deneyimler o en derine girişleri dev ağır kayalardan kapılarla çoktan örttü...
elimde kalan sadece anılardaki o leziz şeker...
kandırma kendini diyor içses, artık sevmeler öyle derinden olamaz ki?
başka bedenlerin taşıdığı ona ait izleri farkettiğimde, ağzından köpükler çıkaran koca yanaklı şapşal bir bebek görmüş gibi oluyorum *
sonsuz benimsediğin ve ne bok yerse yesin kızamadığın bebeğin gibi oluyor, yıllarını almış fakat eskimeyi becerememiş sevgin.
hatta minik tahta kuruları da geliyor insanın aklına...
bacaklarımın arasında kedi gibi dolanan bir sureti olsaydı mesela? yarım yamalak kelimeler ağzında, ona ait taşıdığı parlaklık bakışlarında... ne şirin!
hiç bir zaman bitiremeyecek mi şu tahta kuruları ona ait mobilyayı?
bitirsinler artık.
onların sesinden gerçek yaşama adapte olmak güçleşiyor.
dev bir şatoda tiestoyu çağırmış parti verirken birden belirip ortalığı ayağa kaldıran hayaletler gibiler.
geçmişle şimdiki zaman kördüğüm.
ne onu yaşayabiliyorum tamamen, ne de diğerini...
kırtttttt....
aklıma düşen her anıda ve varolan aşkı, başka surette yaşarken yine o ses...
kırrt
kırtt
kırtttt...
"kırt" ların mealleri genellikle şöyle:
*şimdi yaşadıklarımı onunla yaşasak nasıl olurdu acaba?
*tekrar bir araya gelsek şimdiki zamana ne renkler, ne kokular katardı aşk?
*olur muydu sahiden de?
*şimdi de saçma sapan şeylere kıkırdar mıydık?
*ve şimdi de içine profesör kaçmış edalarıyla havalı havalı tartışır mıydık otu boku?
*küllerinden doğan anka kuşu gibi güzel olur muydu hayat; o da küllerinden doğsa?
sonra beynimin kıvrımlarıyla tokat atıyorum zihnimdeki keşkelere. "gidin!" kovuyorum onları. kısa süreli gitseler de güçlenip geri geliyor ibneler!
tokatlıyorum yine:
olmaz saçmalama!
artık çok geç!
belki biraz daha umutlu baksan yine yaşarsın o duyguları!
kırttt!
bu "kırttt", "nah" demek.
o zamanki masumiyetin zirvesinde doğmuş, dile değen pembe pamuk şeker tadında hisler için fazlasıyla kabuğuna çekilmiş bir kalp taşıyorum. aynı pamuk şeker elimde olsa bile artık arsız bir çocuk gibi tadıyla ve cezbedici görüntüsüyle aklımı kaybedip heyecanlanamıyorum. son kullanma tarihi nedir, sağlık bakanlığı onaylamış mı, nerde üretilmiş gibi saçma salak detaylarda kaybolup, armudun sapı üzümün çöpü felsefesini yaşama geçirirken buluyorum kendimi. elimden düşüyor yeni pamuk şekerler. basıp geçiyorum içlenmeden. deneyimler o en derine girişleri dev ağır kayalardan kapılarla çoktan örttü...
elimde kalan sadece anılardaki o leziz şeker...
kandırma kendini diyor içses, artık sevmeler öyle derinden olamaz ki?
başka bedenlerin taşıdığı ona ait izleri farkettiğimde, ağzından köpükler çıkaran koca yanaklı şapşal bir bebek görmüş gibi oluyorum *
sonsuz benimsediğin ve ne bok yerse yesin kızamadığın bebeğin gibi oluyor, yıllarını almış fakat eskimeyi becerememiş sevgin.
hatta minik tahta kuruları da geliyor insanın aklına...
bacaklarımın arasında kedi gibi dolanan bir sureti olsaydı mesela? yarım yamalak kelimeler ağzında, ona ait taşıdığı parlaklık bakışlarında... ne şirin!
hiç bir zaman bitiremeyecek mi şu tahta kuruları ona ait mobilyayı?
bitirsinler artık.
onların sesinden gerçek yaşama adapte olmak güçleşiyor.
dev bir şatoda tiestoyu çağırmış parti verirken birden belirip ortalığı ayağa kaldıran hayaletler gibiler.
geçmişle şimdiki zaman kördüğüm.
ne onu yaşayabiliyorum tamamen, ne de diğerini...
kırtttttt....
keşke ''keşke'' diye bir olgu olmasaydı.
ölüm döşeğindeyken listelemek istemeyeceğimiz ve bu nedenle bugün listelememek için bişeyler yapmamız gereken şeylerdir.
Herkesin en az bir kez bile keşke demesi ile oluşan; geçmişte, şimdi veya gelecekte olan ve olacak olaylar için kullanılan kelime. Örneğin, keşke kavga etmeseydik. Keşke şimdi yanıma gelse. Keşke sınavdan 100alsam. Vb.
Kişi sevdiği ile haşr olunacaktır.
daha düzgün insanları sevseydim daha iyi olacaktı.
daha düzgün insanları sevseydim daha iyi olacaktı.
Kimseyi takmadan yaşamak varken saçma bir ortama düşmek acı. annemi ve kardeşlerimi seçmek isterdim. en büyük keşkem bu.
O kadar fazlalar ki sayılarının bu kadar fazla olması artık onları etkisiz hale getiriyor. Yapacak bir şeyim yok uyuması için bakışlarımı üzerinden çekip ona gevşemesi için zaman tanıdım. Uyudu. Şimdi huzursuz bir uykunun içinde olduğunu belli eden nefesini dinliyorum. Öylece dinliyorum.
keşke dediğim çok şey olmasına rağmen keşkelerim olmasaydı şuan ki ben olamazdım. ne kadar keşke desek bile olması gereken oluyor.
Günden güne tüketir, kurutur, yaşanılası günlerin yerini felaketler alır; Geçmişi bitirir, geleceği yakar, insanı kül eder.
Bir iz olup sızlayandır, acıtandır keşkeler.
Mahveder.
Bir iz olup sızlayandır, acıtandır keşkeler.
Mahveder.
Olmazsa olmazlarımızdır.
keşke demek geçmişe takılı kalmaktır ve geçmişe takılı kalan biri geleceğini göremez.
geçmişin kalpte ve zihinde her yeni sabah acısını hissettiren pişmanlık yaralarıdır.
Bazen keşke dememek için, olmayacak işlere kalkisirsiniz ve kendi başınıza öyle bir çorap orersiniz ki,bunu size düşmanınız bile yapamaz. Bazen keşkeler kalmalı insanın hayatında, fazla zorlamamak gerek.
"...mahveder, en güzel günleri;
Solmasın bahçeler benimle."
Solmasın bahçeler benimle."
keşkelerle zihininde yaşatmaya çalışmak en büyük acizlik sanırım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar