bugün
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek13
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı12
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması5
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- arkadaşlar bişe dicem ya4
- vincenzo montella4
- yasak cinsel ilişkiler12
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi23
- bizim çocuklar3
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- italya attı3
- fatma betül sayan kaya41
- milli takıma teknik direktör önerileri2
- kadınların bilerek kavga çıkarması5
- ölem ölem derdo ölem'in ingilizcesi3
- abberline ın yeni hesabı12
- dondurma kabından dondurma çıkan buzdolabı2
- inci sözlük11
- finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi3
- hepinizi yazdım bir kenara8
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşması3
- bornova girişindeki ikiz kuleler3
- yakın hasmım2
- deniz göktaş6
- yasaları çiğneyip içeri tıkanınca ağlayan zevat5
- torbalı3
- judas'ın ölmesi6
- 2026 yılında 2000 model opel vectra almak3
- allah mahlukatı mahluklarının gözleriyle görüyor2
- gurbuz bin ismetinovic bin mehdiyiç inç vinç boliç3
- true'nun çaylak olması3
- yilan hikayesindeki kursat7
- sözlük yazarı sevgilinin yatağa sıçması7
- s'i l v'e r m'i s t17
- 2003 model seymbol alınır mı9
- mitsubishi lancer2
- nihayet bitti çaylaklık4
- ekşi sözlük7
- allah'ın yeryüzündeki halifesi imam mehdi4
- yağmurlu gece3
- süzer plaza2
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- gusl abdestinin kokeni tanah tır4
- opel astra g2
- queen taverna4
- ben peygamberim diyenlerin deli olduğu gerçeği2
- romanya53
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
tahta kurusu gibi kemiren keşkelerim var sözlük!...
aklıma düşen her anıda ve varolan aşkı, başka surette yaşarken yine o ses...
kırrt
kırtt
kırtttt...
"kırt" ların mealleri genellikle şöyle:
*şimdi yaşadıklarımı onunla yaşasak nasıl olurdu acaba?
*tekrar bir araya gelsek şimdiki zamana ne renkler, ne kokular katardı aşk?
*olur muydu sahiden de?
*şimdi de saçma sapan şeylere kıkırdar mıydık?
*ve şimdi de içine profesör kaçmış edalarıyla havalı havalı tartışır mıydık otu boku?
*küllerinden doğan anka kuşu gibi güzel olur muydu hayat; o da küllerinden doğsa?
sonra beynimin kıvrımlarıyla tokat atıyorum zihnimdeki keşkelere. "gidin!" kovuyorum onları. kısa süreli gitseler de güçlenip geri geliyor ibneler!
tokatlıyorum yine:
olmaz saçmalama!
artık çok geç!
belki biraz daha umutlu baksan yine yaşarsın o duyguları!
kırttt!
bu "kırttt", "nah" demek.
o zamanki masumiyetin zirvesinde doğmuş, dile değen pembe pamuk şeker tadında hisler için fazlasıyla kabuğuna çekilmiş bir kalp taşıyorum. aynı pamuk şeker elimde olsa bile artık arsız bir çocuk gibi tadıyla ve cezbedici görüntüsüyle aklımı kaybedip heyecanlanamıyorum. son kullanma tarihi nedir, sağlık bakanlığı onaylamış mı, nerde üretilmiş gibi saçma salak detaylarda kaybolup, armudun sapı üzümün çöpü felsefesini yaşama geçirirken buluyorum kendimi. elimden düşüyor yeni pamuk şekerler. basıp geçiyorum içlenmeden. deneyimler o en derine girişleri dev ağır kayalardan kapılarla çoktan örttü...
elimde kalan sadece anılardaki o leziz şeker...
kandırma kendini diyor içses, artık sevmeler öyle derinden olamaz ki?
başka bedenlerin taşıdığı ona ait izleri farkettiğimde, ağzından köpükler çıkaran koca yanaklı şapşal bir bebek görmüş gibi oluyorum *
sonsuz benimsediğin ve ne bok yerse yesin kızamadığın bebeğin gibi oluyor, yıllarını almış fakat eskimeyi becerememiş sevgin.
hatta minik tahta kuruları da geliyor insanın aklına...
bacaklarımın arasında kedi gibi dolanan bir sureti olsaydı mesela? yarım yamalak kelimeler ağzında, ona ait taşıdığı parlaklık bakışlarında... ne şirin!
hiç bir zaman bitiremeyecek mi şu tahta kuruları ona ait mobilyayı?
bitirsinler artık.
onların sesinden gerçek yaşama adapte olmak güçleşiyor.
dev bir şatoda tiestoyu çağırmış parti verirken birden belirip ortalığı ayağa kaldıran hayaletler gibiler.
geçmişle şimdiki zaman kördüğüm.
ne onu yaşayabiliyorum tamamen, ne de diğerini...
kırtttttt....
aklıma düşen her anıda ve varolan aşkı, başka surette yaşarken yine o ses...
kırrt
kırtt
kırtttt...
"kırt" ların mealleri genellikle şöyle:
*şimdi yaşadıklarımı onunla yaşasak nasıl olurdu acaba?
*tekrar bir araya gelsek şimdiki zamana ne renkler, ne kokular katardı aşk?
*olur muydu sahiden de?
*şimdi de saçma sapan şeylere kıkırdar mıydık?
*ve şimdi de içine profesör kaçmış edalarıyla havalı havalı tartışır mıydık otu boku?
*küllerinden doğan anka kuşu gibi güzel olur muydu hayat; o da küllerinden doğsa?
sonra beynimin kıvrımlarıyla tokat atıyorum zihnimdeki keşkelere. "gidin!" kovuyorum onları. kısa süreli gitseler de güçlenip geri geliyor ibneler!
tokatlıyorum yine:
olmaz saçmalama!
artık çok geç!
belki biraz daha umutlu baksan yine yaşarsın o duyguları!
kırttt!
bu "kırttt", "nah" demek.
o zamanki masumiyetin zirvesinde doğmuş, dile değen pembe pamuk şeker tadında hisler için fazlasıyla kabuğuna çekilmiş bir kalp taşıyorum. aynı pamuk şeker elimde olsa bile artık arsız bir çocuk gibi tadıyla ve cezbedici görüntüsüyle aklımı kaybedip heyecanlanamıyorum. son kullanma tarihi nedir, sağlık bakanlığı onaylamış mı, nerde üretilmiş gibi saçma salak detaylarda kaybolup, armudun sapı üzümün çöpü felsefesini yaşama geçirirken buluyorum kendimi. elimden düşüyor yeni pamuk şekerler. basıp geçiyorum içlenmeden. deneyimler o en derine girişleri dev ağır kayalardan kapılarla çoktan örttü...
elimde kalan sadece anılardaki o leziz şeker...
kandırma kendini diyor içses, artık sevmeler öyle derinden olamaz ki?
başka bedenlerin taşıdığı ona ait izleri farkettiğimde, ağzından köpükler çıkaran koca yanaklı şapşal bir bebek görmüş gibi oluyorum *
sonsuz benimsediğin ve ne bok yerse yesin kızamadığın bebeğin gibi oluyor, yıllarını almış fakat eskimeyi becerememiş sevgin.
hatta minik tahta kuruları da geliyor insanın aklına...
bacaklarımın arasında kedi gibi dolanan bir sureti olsaydı mesela? yarım yamalak kelimeler ağzında, ona ait taşıdığı parlaklık bakışlarında... ne şirin!
hiç bir zaman bitiremeyecek mi şu tahta kuruları ona ait mobilyayı?
bitirsinler artık.
onların sesinden gerçek yaşama adapte olmak güçleşiyor.
dev bir şatoda tiestoyu çağırmış parti verirken birden belirip ortalığı ayağa kaldıran hayaletler gibiler.
geçmişle şimdiki zaman kördüğüm.
ne onu yaşayabiliyorum tamamen, ne de diğerini...
kırtttttt....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar