bugün
- gocu'nun debeye girmesi3
- çalışmak özgürlük müdür5
- cıvık çift5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- sebahattin şirin14
- bu saatte yemek yemek4
- blackberry7
- sözlükte kadın yazar olması5
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak6
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- çerçeve yasa23
- mony tontana3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- tenis oynayan erkek4
- renault 92
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- hiçbir servet zamanı satın alamaz11
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- su tabancasından su içen çocuk4
- ekşi sözlük referans18
- sözlüğün kapanması4
- kalp krizi8
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- apo piçtir piç kalacak12
- anın görüntüsü15
- dümbük2
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- romelu lukaku7
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- burçlara inanmak3
- havanın bir milyon derece olması2
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- profilini gizli tutma nedeni9
- sanayi devrimi olmayaydı daha iyiydi aga2
- nokia 32102
- evleneceği kadının geçmişini merak etmeyen erkek2
- pipisiyle düşünenler buraya2
- eski türkiye5
- türk milletine kurulan pusu7
- beyaz atletle balkonda çay içme sezonunun açılması2
- karpuz yiyen erkek2
- z jenerasyonunun önceki nesilden az zekalı olması4
- allah'ın delili hazreti mehdi5
olmasını istediğimiz olgular, iş, oluş, hareketlerdir.
Keşke dünya'daki herkes zeki olsaydı. (misal imkansız bi örnek)
Keşke dünya'daki herkes zeki olsaydı. (misal imkansız bi örnek)
keşkeler insanın erişemedikleridir.
örnek : keşke okuyup doktor olsaydım.
ya da keşkeler insanın pişmanlıklarıdır.
örnek: keşke seni hiç tanımasaydım.
örnek : keşke okuyup doktor olsaydım.
ya da keşkeler insanın pişmanlıklarıdır.
örnek: keşke seni hiç tanımasaydım.
genelde gerçek olmayan ancak gerçekleşmesi istenilen şeyler için kullanılan sözcük.Bazen sonuna üç nokta konularak daha derin anlamlar kazandırılabilir.
tahta kurusu gibi kemiren keşkelerim var sözlük!...
aklıma düşen her anıda ve varolan aşkı, başka surette yaşarken yine o ses...
kırrt
kırtt
kırtttt...
"kırt" ların mealleri genellikle şöyle:
*şimdi yaşadıklarımı onunla yaşasak nasıl olurdu acaba?
*tekrar bir araya gelsek şimdiki zamana ne renkler, ne kokular katardı aşk?
*olur muydu sahiden de?
*şimdi de saçma sapan şeylere kıkırdar mıydık?
*ve şimdi de içine profesör kaçmış edalarıyla havalı havalı tartışır mıydık otu boku?
*küllerinden doğan anka kuşu gibi güzel olur muydu hayat; o da küllerinden doğsa?
sonra beynimin kıvrımlarıyla tokat atıyorum zihnimdeki keşkelere. "gidin!" kovuyorum onları. kısa süreli gitseler de güçlenip geri geliyor ibneler!
tokatlıyorum yine:
olmaz saçmalama!
artık çok geç!
belki biraz daha umutlu baksan yine yaşarsın o duyguları!
kırttt!
bu "kırttt", "nah" demek.
o zamanki masumiyetin zirvesinde doğmuş, dile değen pembe pamuk şeker tadında hisler için fazlasıyla kabuğuna çekilmiş bir kalp taşıyorum. aynı pamuk şeker elimde olsa bile artık arsız bir çocuk gibi tadıyla ve cezbedici görüntüsüyle aklımı kaybedip heyecanlanamıyorum. son kullanma tarihi nedir, sağlık bakanlığı onaylamış mı, nerde üretilmiş gibi saçma salak detaylarda kaybolup, armudun sapı üzümün çöpü felsefesini yaşama geçirirken buluyorum kendimi. elimden düşüyor yeni pamuk şekerler. basıp geçiyorum içlenmeden. deneyimler o en derine girişleri dev ağır kayalardan kapılarla çoktan örttü...
elimde kalan sadece anılardaki o leziz şeker...
kandırma kendini diyor içses, artık sevmeler öyle derinden olamaz ki?
başka bedenlerin taşıdığı ona ait izleri farkettiğimde, ağzından köpükler çıkaran koca yanaklı şapşal bir bebek görmüş gibi oluyorum *
sonsuz benimsediğin ve ne bok yerse yesin kızamadığın bebeğin gibi oluyor, yıllarını almış fakat eskimeyi becerememiş sevgin.
hatta minik tahta kuruları da geliyor insanın aklına...
bacaklarımın arasında kedi gibi dolanan bir sureti olsaydı mesela? yarım yamalak kelimeler ağzında, ona ait taşıdığı parlaklık bakışlarında... ne şirin!
hiç bir zaman bitiremeyecek mi şu tahta kuruları ona ait mobilyayı?
bitirsinler artık.
onların sesinden gerçek yaşama adapte olmak güçleşiyor.
dev bir şatoda tiestoyu çağırmış parti verirken birden belirip ortalığı ayağa kaldıran hayaletler gibiler.
geçmişle şimdiki zaman kördüğüm.
ne onu yaşayabiliyorum tamamen, ne de diğerini...
kırtttttt....
aklıma düşen her anıda ve varolan aşkı, başka surette yaşarken yine o ses...
kırrt
kırtt
kırtttt...
"kırt" ların mealleri genellikle şöyle:
*şimdi yaşadıklarımı onunla yaşasak nasıl olurdu acaba?
*tekrar bir araya gelsek şimdiki zamana ne renkler, ne kokular katardı aşk?
*olur muydu sahiden de?
*şimdi de saçma sapan şeylere kıkırdar mıydık?
*ve şimdi de içine profesör kaçmış edalarıyla havalı havalı tartışır mıydık otu boku?
*küllerinden doğan anka kuşu gibi güzel olur muydu hayat; o da küllerinden doğsa?
sonra beynimin kıvrımlarıyla tokat atıyorum zihnimdeki keşkelere. "gidin!" kovuyorum onları. kısa süreli gitseler de güçlenip geri geliyor ibneler!
tokatlıyorum yine:
olmaz saçmalama!
artık çok geç!
belki biraz daha umutlu baksan yine yaşarsın o duyguları!
kırttt!
bu "kırttt", "nah" demek.
o zamanki masumiyetin zirvesinde doğmuş, dile değen pembe pamuk şeker tadında hisler için fazlasıyla kabuğuna çekilmiş bir kalp taşıyorum. aynı pamuk şeker elimde olsa bile artık arsız bir çocuk gibi tadıyla ve cezbedici görüntüsüyle aklımı kaybedip heyecanlanamıyorum. son kullanma tarihi nedir, sağlık bakanlığı onaylamış mı, nerde üretilmiş gibi saçma salak detaylarda kaybolup, armudun sapı üzümün çöpü felsefesini yaşama geçirirken buluyorum kendimi. elimden düşüyor yeni pamuk şekerler. basıp geçiyorum içlenmeden. deneyimler o en derine girişleri dev ağır kayalardan kapılarla çoktan örttü...
elimde kalan sadece anılardaki o leziz şeker...
kandırma kendini diyor içses, artık sevmeler öyle derinden olamaz ki?
başka bedenlerin taşıdığı ona ait izleri farkettiğimde, ağzından köpükler çıkaran koca yanaklı şapşal bir bebek görmüş gibi oluyorum *
sonsuz benimsediğin ve ne bok yerse yesin kızamadığın bebeğin gibi oluyor, yıllarını almış fakat eskimeyi becerememiş sevgin.
hatta minik tahta kuruları da geliyor insanın aklına...
bacaklarımın arasında kedi gibi dolanan bir sureti olsaydı mesela? yarım yamalak kelimeler ağzında, ona ait taşıdığı parlaklık bakışlarında... ne şirin!
hiç bir zaman bitiremeyecek mi şu tahta kuruları ona ait mobilyayı?
bitirsinler artık.
onların sesinden gerçek yaşama adapte olmak güçleşiyor.
dev bir şatoda tiestoyu çağırmış parti verirken birden belirip ortalığı ayağa kaldıran hayaletler gibiler.
geçmişle şimdiki zaman kördüğüm.
ne onu yaşayabiliyorum tamamen, ne de diğerini...
kırtttttt....
keşke ''keşke'' diye bir olgu olmasaydı.
ölüm döşeğindeyken listelemek istemeyeceğimiz ve bu nedenle bugün listelememek için bişeyler yapmamız gereken şeylerdir.
Herkesin en az bir kez bile keşke demesi ile oluşan; geçmişte, şimdi veya gelecekte olan ve olacak olaylar için kullanılan kelime. Örneğin, keşke kavga etmeseydik. Keşke şimdi yanıma gelse. Keşke sınavdan 100alsam. Vb.
Kişi sevdiği ile haşr olunacaktır.
daha düzgün insanları sevseydim daha iyi olacaktı.
daha düzgün insanları sevseydim daha iyi olacaktı.
Kimseyi takmadan yaşamak varken saçma bir ortama düşmek acı. annemi ve kardeşlerimi seçmek isterdim. en büyük keşkem bu.
O kadar fazlalar ki sayılarının bu kadar fazla olması artık onları etkisiz hale getiriyor. Yapacak bir şeyim yok uyuması için bakışlarımı üzerinden çekip ona gevşemesi için zaman tanıdım. Uyudu. Şimdi huzursuz bir uykunun içinde olduğunu belli eden nefesini dinliyorum. Öylece dinliyorum.
keşke dediğim çok şey olmasına rağmen keşkelerim olmasaydı şuan ki ben olamazdım. ne kadar keşke desek bile olması gereken oluyor.
Günden güne tüketir, kurutur, yaşanılası günlerin yerini felaketler alır; Geçmişi bitirir, geleceği yakar, insanı kül eder.
Bir iz olup sızlayandır, acıtandır keşkeler.
Mahveder.
Bir iz olup sızlayandır, acıtandır keşkeler.
Mahveder.
Olmazsa olmazlarımızdır.
keşke demek geçmişe takılı kalmaktır ve geçmişe takılı kalan biri geleceğini göremez.
geçmişin kalpte ve zihinde her yeni sabah acısını hissettiren pişmanlık yaralarıdır.
Bazen keşke dememek için, olmayacak işlere kalkisirsiniz ve kendi başınıza öyle bir çorap orersiniz ki,bunu size düşmanınız bile yapamaz. Bazen keşkeler kalmalı insanın hayatında, fazla zorlamamak gerek.
"...mahveder, en güzel günleri;
Solmasın bahçeler benimle."
Solmasın bahçeler benimle."
keşkelerle zihininde yaşatmaya çalışmak en büyük acizlik sanırım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar