bugün
- insanın geçmişinin karanlık olması5
- içtim şarabı12
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi8
- kadir inanır22
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet18
- aşure yapan sözlük kızları6
- rakı sevmemek6
- dünya da her insanın bir ismi olması3
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- aylık 395 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- bu sıcakta karpuz tarlasında çalışmak4
- şeriatçıları afganistana sürmek4
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar7
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- iran'ın abd saldırısına karşılık tehdidi5
- yagmurcu3
- hayattaki şans seviyeniz4
- hesabı gizliye almak3
- sözlükteki gizli düşmanım6
- yapay zeka ile flört uygulaması yazmak2
- her insanın bir cini olması5
- portekiz'in dünya kupası kazanma ihtimali3
- anın görüntüsü20
- çok güzel ama manyak kadın7
- kemalist dünya24
- osurdum3
- kaşar5
- mustafa kemal atatürk7
- ye kürküm ye2
- aylık 394 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- beni seven var mıdır2
- kitabı yazarın mezarına bırakıp gitmek6
- üniversitelerin gereksiz olması16
- içinden canavar çıkan insan4
- barış alper yılmaz2
- ilk sevgiliyle evlenmek4
- true'nun çaylak olması16
- pkk lı doktorlar2
- a milli futbol takımı'nın dünya kupası ndan dönüşü4
- bu sıcakta penisi asfalta sürtmek2
- muşlettin amca4
- trump ara seçimleri kaybederse soruşturma geçirir4
- brad pitt ve edward norton'un türkiye abd maçını i2
- gizem3
- hırt4
- sağlam kafa sağlam vücutta bulunur3
- gizli oylayan yüreksizler2
- nervio5
- velvet28
olmasını istediğimiz olgular, iş, oluş, hareketlerdir.
Keşke dünya'daki herkes zeki olsaydı. (misal imkansız bi örnek)
Keşke dünya'daki herkes zeki olsaydı. (misal imkansız bi örnek)
keşkeler insanın erişemedikleridir.
örnek : keşke okuyup doktor olsaydım.
ya da keşkeler insanın pişmanlıklarıdır.
örnek: keşke seni hiç tanımasaydım.
örnek : keşke okuyup doktor olsaydım.
ya da keşkeler insanın pişmanlıklarıdır.
örnek: keşke seni hiç tanımasaydım.
genelde gerçek olmayan ancak gerçekleşmesi istenilen şeyler için kullanılan sözcük.Bazen sonuna üç nokta konularak daha derin anlamlar kazandırılabilir.
tahta kurusu gibi kemiren keşkelerim var sözlük!...
aklıma düşen her anıda ve varolan aşkı, başka surette yaşarken yine o ses...
kırrt
kırtt
kırtttt...
"kırt" ların mealleri genellikle şöyle:
*şimdi yaşadıklarımı onunla yaşasak nasıl olurdu acaba?
*tekrar bir araya gelsek şimdiki zamana ne renkler, ne kokular katardı aşk?
*olur muydu sahiden de?
*şimdi de saçma sapan şeylere kıkırdar mıydık?
*ve şimdi de içine profesör kaçmış edalarıyla havalı havalı tartışır mıydık otu boku?
*küllerinden doğan anka kuşu gibi güzel olur muydu hayat; o da küllerinden doğsa?
sonra beynimin kıvrımlarıyla tokat atıyorum zihnimdeki keşkelere. "gidin!" kovuyorum onları. kısa süreli gitseler de güçlenip geri geliyor ibneler!
tokatlıyorum yine:
olmaz saçmalama!
artık çok geç!
belki biraz daha umutlu baksan yine yaşarsın o duyguları!
kırttt!
bu "kırttt", "nah" demek.
o zamanki masumiyetin zirvesinde doğmuş, dile değen pembe pamuk şeker tadında hisler için fazlasıyla kabuğuna çekilmiş bir kalp taşıyorum. aynı pamuk şeker elimde olsa bile artık arsız bir çocuk gibi tadıyla ve cezbedici görüntüsüyle aklımı kaybedip heyecanlanamıyorum. son kullanma tarihi nedir, sağlık bakanlığı onaylamış mı, nerde üretilmiş gibi saçma salak detaylarda kaybolup, armudun sapı üzümün çöpü felsefesini yaşama geçirirken buluyorum kendimi. elimden düşüyor yeni pamuk şekerler. basıp geçiyorum içlenmeden. deneyimler o en derine girişleri dev ağır kayalardan kapılarla çoktan örttü...
elimde kalan sadece anılardaki o leziz şeker...
kandırma kendini diyor içses, artık sevmeler öyle derinden olamaz ki?
başka bedenlerin taşıdığı ona ait izleri farkettiğimde, ağzından köpükler çıkaran koca yanaklı şapşal bir bebek görmüş gibi oluyorum *
sonsuz benimsediğin ve ne bok yerse yesin kızamadığın bebeğin gibi oluyor, yıllarını almış fakat eskimeyi becerememiş sevgin.
hatta minik tahta kuruları da geliyor insanın aklına...
bacaklarımın arasında kedi gibi dolanan bir sureti olsaydı mesela? yarım yamalak kelimeler ağzında, ona ait taşıdığı parlaklık bakışlarında... ne şirin!
hiç bir zaman bitiremeyecek mi şu tahta kuruları ona ait mobilyayı?
bitirsinler artık.
onların sesinden gerçek yaşama adapte olmak güçleşiyor.
dev bir şatoda tiestoyu çağırmış parti verirken birden belirip ortalığı ayağa kaldıran hayaletler gibiler.
geçmişle şimdiki zaman kördüğüm.
ne onu yaşayabiliyorum tamamen, ne de diğerini...
kırtttttt....
aklıma düşen her anıda ve varolan aşkı, başka surette yaşarken yine o ses...
kırrt
kırtt
kırtttt...
"kırt" ların mealleri genellikle şöyle:
*şimdi yaşadıklarımı onunla yaşasak nasıl olurdu acaba?
*tekrar bir araya gelsek şimdiki zamana ne renkler, ne kokular katardı aşk?
*olur muydu sahiden de?
*şimdi de saçma sapan şeylere kıkırdar mıydık?
*ve şimdi de içine profesör kaçmış edalarıyla havalı havalı tartışır mıydık otu boku?
*küllerinden doğan anka kuşu gibi güzel olur muydu hayat; o da küllerinden doğsa?
sonra beynimin kıvrımlarıyla tokat atıyorum zihnimdeki keşkelere. "gidin!" kovuyorum onları. kısa süreli gitseler de güçlenip geri geliyor ibneler!
tokatlıyorum yine:
olmaz saçmalama!
artık çok geç!
belki biraz daha umutlu baksan yine yaşarsın o duyguları!
kırttt!
bu "kırttt", "nah" demek.
o zamanki masumiyetin zirvesinde doğmuş, dile değen pembe pamuk şeker tadında hisler için fazlasıyla kabuğuna çekilmiş bir kalp taşıyorum. aynı pamuk şeker elimde olsa bile artık arsız bir çocuk gibi tadıyla ve cezbedici görüntüsüyle aklımı kaybedip heyecanlanamıyorum. son kullanma tarihi nedir, sağlık bakanlığı onaylamış mı, nerde üretilmiş gibi saçma salak detaylarda kaybolup, armudun sapı üzümün çöpü felsefesini yaşama geçirirken buluyorum kendimi. elimden düşüyor yeni pamuk şekerler. basıp geçiyorum içlenmeden. deneyimler o en derine girişleri dev ağır kayalardan kapılarla çoktan örttü...
elimde kalan sadece anılardaki o leziz şeker...
kandırma kendini diyor içses, artık sevmeler öyle derinden olamaz ki?
başka bedenlerin taşıdığı ona ait izleri farkettiğimde, ağzından köpükler çıkaran koca yanaklı şapşal bir bebek görmüş gibi oluyorum *
sonsuz benimsediğin ve ne bok yerse yesin kızamadığın bebeğin gibi oluyor, yıllarını almış fakat eskimeyi becerememiş sevgin.
hatta minik tahta kuruları da geliyor insanın aklına...
bacaklarımın arasında kedi gibi dolanan bir sureti olsaydı mesela? yarım yamalak kelimeler ağzında, ona ait taşıdığı parlaklık bakışlarında... ne şirin!
hiç bir zaman bitiremeyecek mi şu tahta kuruları ona ait mobilyayı?
bitirsinler artık.
onların sesinden gerçek yaşama adapte olmak güçleşiyor.
dev bir şatoda tiestoyu çağırmış parti verirken birden belirip ortalığı ayağa kaldıran hayaletler gibiler.
geçmişle şimdiki zaman kördüğüm.
ne onu yaşayabiliyorum tamamen, ne de diğerini...
kırtttttt....
keşke ''keşke'' diye bir olgu olmasaydı.
ölüm döşeğindeyken listelemek istemeyeceğimiz ve bu nedenle bugün listelememek için bişeyler yapmamız gereken şeylerdir.
Herkesin en az bir kez bile keşke demesi ile oluşan; geçmişte, şimdi veya gelecekte olan ve olacak olaylar için kullanılan kelime. Örneğin, keşke kavga etmeseydik. Keşke şimdi yanıma gelse. Keşke sınavdan 100alsam. Vb.
Kişi sevdiği ile haşr olunacaktır.
daha düzgün insanları sevseydim daha iyi olacaktı.
daha düzgün insanları sevseydim daha iyi olacaktı.
Kimseyi takmadan yaşamak varken saçma bir ortama düşmek acı. annemi ve kardeşlerimi seçmek isterdim. en büyük keşkem bu.
O kadar fazlalar ki sayılarının bu kadar fazla olması artık onları etkisiz hale getiriyor. Yapacak bir şeyim yok uyuması için bakışlarımı üzerinden çekip ona gevşemesi için zaman tanıdım. Uyudu. Şimdi huzursuz bir uykunun içinde olduğunu belli eden nefesini dinliyorum. Öylece dinliyorum.
keşke dediğim çok şey olmasına rağmen keşkelerim olmasaydı şuan ki ben olamazdım. ne kadar keşke desek bile olması gereken oluyor.
Günden güne tüketir, kurutur, yaşanılası günlerin yerini felaketler alır; Geçmişi bitirir, geleceği yakar, insanı kül eder.
Bir iz olup sızlayandır, acıtandır keşkeler.
Mahveder.
Bir iz olup sızlayandır, acıtandır keşkeler.
Mahveder.
Olmazsa olmazlarımızdır.
keşke demek geçmişe takılı kalmaktır ve geçmişe takılı kalan biri geleceğini göremez.
geçmişin kalpte ve zihinde her yeni sabah acısını hissettiren pişmanlık yaralarıdır.
Bazen keşke dememek için, olmayacak işlere kalkisirsiniz ve kendi başınıza öyle bir çorap orersiniz ki,bunu size düşmanınız bile yapamaz. Bazen keşkeler kalmalı insanın hayatında, fazla zorlamamak gerek.
"...mahveder, en güzel günleri;
Solmasın bahçeler benimle."
Solmasın bahçeler benimle."
keşkelerle zihininde yaşatmaya çalışmak en büyük acizlik sanırım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar