bugün

/9
(bkz: o biraz sıkarfeys)
yakup ve duman grubunun bir kısmının modern bir rock havası yakalamış oldukları şarkıdır. ayrıca yakup'un ikinci albümü hakkında bize verdiği güzel fikirlerin hiç de yanlış olmadığı ortaya çıkmıştır.

bu şarkıdan sonra gelen albüm için
(bkz: kaos)
dinlenesi bir şarkı.
hee ayrıca çok sevdiğim bir yazarımız. uzun zamandır görünmüyor ama...
sozluk moderasyonunun ne kadar duzgun calıstıgını bize anlatan yazar. kendisiyle gurur duyuyorum. artik aramizda degil. o sadece ataturk cuydu. yesil bayraga, ve sozluk yazarlarinin bolucu entry lerine karsiydi. ama olmadi. aramızdaki onca bolucu, kufurbaz insanlarin yaninda daha fazla yapamazdi zaten. hersey icin tesekur ederim. canim arkadasim.
şu günlerde kendi öyküsünün de yayınlandığı kitabı pazarlamakla mükellef eski yazar.

(bkz: ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim)
ayırt etmesi zor olsa da kendine ayrı bir yer edindiren, hele ki yanında anılarınız varken dinlediğinizde darmadağın eden ahmet kaya parçası.
sonsuzluğa kadar yaşasak da dertlerin hiç bitmeyeceğini bize tekrardan hatırlatan şarkıdır. her gözyaşında biraz daha yorgun düştüğümüzü, geçmişten bir şeyleri vücudumuzdan attığımızı da bildirir adeta.

"kör oldum ben aydınlıkta
kayboldum ben karanlıkta" kısmıyla, çok açık gerçekleri bile göremediğimizi, gittikçe körleştiğimizi, yavaş yavaş karanlığa doğru bir yolculuğa çıktığımızı ve orada kaybolduğumuzu anlattığından kendime yakın hissettiğim parçadır.
fikirleriyle tanıstıktan sonra silik olduğunu öğrendiğim ve cok üzüldüğüm yazar. bu ülkenin onun gibilere fazlasıyla ihtiyacı var. kendisiyle tanısmayı cok isterdim.
bir başıbozuk şarkısı.

Ruhumu kaybettim, attım kendimi yollara
Soğuk bir cesettim, bir yapayalnızdım morgda
Kendimi neresine koymalıyım ben bu hayatın
Hayatı daralttım, üzerime olmuyor artık

Ne sorular var şimdi,
Ne düşünceler...

Düşünce...
Karanlığın ortasındaki yokluğa
Sardı, kucakladı tanrı beni sıcak kollarına
Uyudum, uyudum hiç uyanmamacasına
Attım yorgunluğumu, kaldım kendimle baş başa...
Baş başa...

Sırada ne varsa, hazırım hepsini yaşamaya
Ucunda ölüm olsa, ona da hazırım elbet
Zihnimi temizledim artık bütün korkulardan
Tek isteğim sadece kurtulmak bu insanlardan

Ne sorular var şimdi,
Ne düşünceler...

Düşünce...
Karanlığın ortasındaki yokluğa
Sardı, kucakladı tanrı beni sıcak kollarına
Uyudum, uyudum hiç uyanmamacasına
Attım yorgunluğumu, kaldım kendimle baş başa..
Baş başa...
yıllar sonra uyandığında ulu sözlük'te yazdıklarını okurken aklından geçenler o satırları yazan çocuğun saf ve cesur tavrına nazaran daha kirlenmiş olduğundan şu an o ekrana üzülerek bakan yazar. Bu üzüntüsü muhtemelen inandığı, uğrunda savaştığı fikirlerin ulusal sol adı altında bugün kirletilmesi, hatta faşizmi destekler hale gelmesi. Yıllarca kapitalizme karşı savunduğu ülkülerin kapitalizmi yaşam biçimi haline getirmeye çalışan bir statükoya ait kılınmaya çalışılmasıdır onu üzen. O'nu üzen sistemin kendisini yine kendisiyle yenilemesi haline karşı çıkmaya çalışmasıdır. O saflıkla bugün aralarında pek de fark olmayan sistem partilerinin yarattığı ve bugün de süren taraflaşmada ortada da olsa bir tarafa yakın oluşunun ve anlayamadığı kimi insanların acısını taşımaktadır; ancak bildiği bir şey vardır.

Milliyetçilikle vatanseverlik arasındaki o ince çizginin yok edildiği o dönemin çocuklarından biri karanlıkta. bugün ergenekoncu diye anılan insanların da hasan celal güzel kişiliklerin de olduğu safta yer tutmuyor , tutamıyor. Perihan Mağden'i hem seviyor hem de o'na kızıyor. Taraf'ı da okuyor Vatan'ı da; ama yeni çağ gibi gazetelere tahammül edemiyor. Karanlıkta yerini belirlemiş, o iki uyku halinde olmamak için insomniyak olmayı göze alıyor işte.

Ne kitaplarından aldığı gazla iletişim fakültesinde okumaya karar verdiği Emin Çölaşan'ı ne de şirketlerinde çalışmak zorunda olduğu patronları sevebiliyor, gariptir yaranamıyor kimseye.

Hepimiz gibi silik bir yazar işte, cüzdanı ve vicdanı ayrı yönlere savrulan milletin aklı karışık çocuğu.
insani bir duygu olan özlemenin dile gelmiş sarkısıdır.
taze kronik muhalif yazarı 2. nesil silik.
repçi duman'ın şarkısı.
insanı bulunduğu andan çekip çıkarmada, gözlerini kapatıp her seferinde aynı hayallere daldırıp daldırıp çıkarmada üstüne olmayan duman şarkısı.
bir başıbozuk şarkısıdır. dinlenesidir. ayrıca anlam akar her sözünden. şöyle ki;

Ruhumu kaybettim attım kendimi yollara
Soğuk 1cesettim 1yapayalnızdm orda
Kendimi neresine koymalıyım bn bu hayatın
Hayatı daralttım üzerime olmuyor artık..
Ne sorular var şimdi ne düşünceler..düşünce..
Karanlığın ortasındaki yokluğa
Sardı,kucakladı,Tanrı bni sıcak kollarına
Uyudum uyudum hiç uyanmamacasına
Attım yorgunluğumu
Kaldım kendimle başbaşa,başbaşa..
Sırada ne varsa hazırım hepsini yaşamaya
Ucunda ölüm olsa ona da hazırım elbet
Zihnimi temizledim artık tüm korkulardan
Tek isteğim sadece kurtulmak bu insanlardan!
Ne sorular var şimdi ne düşünceler..düşünce..
ahmet kaya şarkısı. ayırt edilemeyecek kadar sevilirken bütün şarkıları bu biraz daha başkadır. çok başka ağlatır, "yar uykuda ben yine penceremde" dediği an.
ozan serhat tarafından daha bir güzel yorumlanan şarkı.
yakup, kaan ve batuhan' ın yaptığı şarkı. bunalımın, depresyonun şarkısıdır.

Neden bilmem sorduğumda
Dünlerim yok yarınlarla, yarınlarla, yarınlarla
Kör oldum ben aydınlıkta...
Kayboldum ben karanlıkta...

Yokmuş günler sonsuzlukta
Derdim bitmez varoldukça, varoldukça, varoldukça

Sevilmeden, sarılmadan darıldım ben sana..
Kayıp giden adımlarım birkaç gözyaşında

Kör oldum ben aydınlıkta
Kayboldum ben karanlıkta
Karanlıkta, karanlıkta, karanlıkta...
güzel yazan, zevkle okutan yazar.
yazdıklarını okuması keyifli olan yazar.
insanın üzerine kar yağdıran şarkıdır.
akşam olur karanlıklar çökende
devriyeler adım adım gezende
kar kaplamış solmuş güller görende
sarılıp dallarına öpesim gelir.

sanki gökten kar yerine kan yağıyor
kar altında üşümüş bir çocuk ağlıyor
yaşlı gözleriyle bana bakıyor
akan gözyaşını içesim gelir.

işte böyle karanlıklar içinde
devriyeler adım adım gezende
yar uykuda ben yine penceremde
doğacak güneşi göresim gelir.

çok farklı bir yerde bulunan Ahmet Kaya parçası.
rpcm albümünde yer alan bir ulaş oral şarkısı, şu ara joy türk tarafından sık sık yayınlanmaktadır.

sözleri;

neden durur hiç bilmem kör kader?
nedeni var: sorgular beni hep karanlıklar.
hiçbir ölüm acıtmaz,
zaman seni sigortalar,
canın yanar, unutursun karanlıkta...

bir gün gidersem,
bir taşa takılıp düşersem,
bir hata yaparsam bana vurma
karanlıkla.

bir gün dönmezsem,
aynada yüzümü görmezsem bana vurma
karanlıkta.

sığınıyorsam karanlığa bilmeden sebebi var:
korkarım aslında karanlıktan.
görmüyor musun kimler korkar kimler...
krallar bile yüzünü kaçırır ondan!
joy türk'te devamlı duyduğum ulaş oral şarkısı, kış günlerinde güneşe hasretken feci canımı yakıyor, içki kıvamında bazen.
--spoiler-- yar uykuda ben yine penceremde.. dogacak gunesi goresim gelir.. --spoiler-- var midir ustune ?
© copyright 2005 - 2026