bugün

Hatta şöyle yapalım. Kafenin ismi özulucular cafe olsun. Hepiniz barista ve garson olsun ama iki kişi hariç. Usualsuspects güzel ayaklı kadınlara ayak masajı yapsın. Ben de bigboy yakışıklı beyaz tenli erkeklere kons olayım.
Şimdi beybiler dünyanın en geçerli ticaret sistemi ingiliz ticaret sistemi oluyor. Bu sisteme göre bir iş yeri acacaksaniz 3 çeşit sermaye ihtiyaç duyuluyor.
1 açılış sermayesi
2 bekleme, işi oturtma sermayesi
3 işi büyütmek için ihtiyaç duyulan sermaye.
Bu 3 sermayenizi karşılayacak bütçeniz yoksa maalesef ülke ekonomimiz ne bu bütçeye elverişli ne bankaya dayalı sermaye sistemine elverişli olmadığı için cebinizdeki 3-5 kuruş parayı piç etmenize gerek yok, Atin vadeli mevduata en azından enflasyona karşı değerini korusun. Şu ekonomide hiç bir işletme bankanın size verdiğini kazandırmıyor.
çukulata yiyince kafem açıldı be...
Üniversitedeyken kurduğum hayaldi. Günde 100 kişi gelse 100 çay satsam 30-40 kahve satsam vs vs vs diye hesap yapıp küçük bir kredi ile arkadaşımla ortak açtık. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Gözle görülmeyen giderler anamızı ağlattı. Değil 100 müşteri günde 10 müşteri girince göbek atar konuma geldik.
Yapmayın amk yapmayin... iyi bir sermayeniz yoksa açmayın. Pazarlama bütçeniz yoksa, eleman çalıştıracak bütçeniz yoksa açmayın. Çıkarım kafanızdan böyle saçma fikirleri.
Nasip olurda bir sahil kasabasına gidebilirsem kulağımı oldum olası hoş gelen fikir.
Salaş meyhane açma fikri ile yarışır.
Chill chill takılırım oh mis diye düşünülürken hesap kitap derdine düşersin, için içinden çıkamayıp devredersin. Maalesef hoş bir senaryo değil ama her işletmedeki kronik vak'ağğ.
her yer kafe... yeter yahu...kafe açmadan önce bir kafede en az 5 yıl çalışıp mesleğe hakim olmak lazım. durduk yere cafe açılır mı.

ablam lüks bir cafeye ortak oldu, zarar üstüne zarar.. kar etsinler diye bekliyoruz. üstelik baristaların yan kafeye kaptırdılar.
görsel
para batırmak için müthiş bir seçenektir...
güzel bir fikirdir ama sermaye olmadan da olmaz.
Fikri isimli şahsa bir uyarı.
o naneyi yedik. Hayalde kalmasın dedik. Yaşandı ve çok şükür bitti.. Zor devrettik.
Cafe olayı çok iyi ama barista ve personel sıkıntısı insanı hayattan soğutur.
her zamanki gibi hayali güzel olan, uygulanışındaki gereken sermayeyi görünce geri adım atılan fikir.
bu saçma dünyada hayalinden ve umudundan arınıp denk geldiği renkleri benimseyerek keyif alan mutludur. mutlu olmak istiyor musunuz ? hayal kurmayın, umut etmeyin. en azından hayal kırıklığınız azalır.
Öyle yerlerde kafe açmak için kafeden gelecek paraya ihtiyacın olmamalı.
Mini gece kulübü açma fikriyle yarışır.
çocukken, birçoğumuzun hayallerini süsleyen o dahiyane fikir.
hangimiz istemedik ki ışıl ışıl, rengarenk, şirin, butik ve hayallerimizdeki gibi süslenmiş bir cafe?
datça ya da portofino geliyor aklıma bu fikir geldiğinde hep. öylesine huzur dolu konumlarda, mini-butik bir cafe işletmek bence aşırı motive edici.
işletme maliyetleri anormal arttı ve gittikçe artıyor. En bilinen işletmeler bile zor atakta duruyor. Bu ortamda böyle bir düşünceye kapılmayın. Ya bekleyin bir iki sene duruma bakın ya da başka ülkede yapın yapabiliyorsanız.
Vizyonsuz hayallerden biri. Benim vizyonsuz hayalim ise zeytincilik.
Fikri : tamam, zaten kararsızdım. Açmayayım madem.
enflasyonun böylesine tavan olduğu bir ülkede gayet makul olan bir fikirdir.
inanın bana kafe açma fikrinin en sağlam uyacağı ülkelerden biridir Türkiye.

insanların büyük çoğunluğu hiçbir sik yapamaz, boktan yaşantılarını kısa süreliğine unutmak için kafelere uğrarlar.
google a "adım başı" kelimesini yazınca çıkan başlık.
Bar açalım bar. Şöyle hafif güzel müzik çalan-mümkünse smooth jazz, rock ve efsaneler gibi-, 35 yaş altının kontenjana göre girebileceği, fiyatların astronomik olmadığı güzel bir pub.
2017'de vadeli işlem opsiyon piyasalarından 150 bin tl batırdım, bugünün 700 bini vardır. hayattaki en büyük üzüntüm o parayla keşke kadıköy'de şöyle tatlı bi kafe devralıp parayı orda batırsaydım. en az 3 sene sürerdi batmam ve şimdiye güzel bi deneyimi heybeye atmış olurdum.