bugün
- üniversite okumanın gereksiz olması10
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı17
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi3
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler5
- futbol8
- milan skriniar8
- süper lig4
- rasim ozan kütahyalı3
- nervio varıdı nerede o11
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı4
- arkadaşlar sizce bu kürk nasıl4
- sözlük yazarlarının favori dizisi7
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi2
- velvet50
- sağcıların ortak özellikleri3
- kasımpaşa3
- chp kazanırsa abdullah öcalan serbest kalacak3
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar2
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- çorum3
- kasımpaşa sk3
- çorum fk3
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- yakışıklı türk ünlüler3
- nabıcaz be kamil2
- sözlük kızlarının babaları5
- sophie dee'nin memeleri5
- fenerbahçe20
- truenun amı olması2
- tuvaletin tıkanması3
- brezilya2
- 22 ağustos 2026 rizespor samsunspor maçı2
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- osuruktan şiirler89
- tai lung26
- 1948 arap israil savaşı8
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru3
- ismet gurbuz 202412
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz7
- filistin de genel seçimlerin zamanında yapılması2
- x files dizisindeki elinden sigara düşmeyen adam4
- yazarların favori oyun karakteri4
- bira6
- yapay zekanın ortadan kaldıramayacağı 10 meslek3
- dolar isterse 100 olsun41
- allah4
- acı acı osurmak5
- gelecek partisi2
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
entry'ler (323)
sanırım bilmeyeniniz yoktur freud'u, psikanalizin kurucusu ve bir o kadar da değerli bir isim.
çok beğendiğim sözlerinden bir tanesi ise ''köpekler arkadaşlarını sever, düşmanlarını ısırırlar. insanlar ise tamamen farklıdır; saf ve karşılıksız sevgiyi beceremezler, kişisel ilişkilerindeyse sevgi ve nefreti karıştırıp dururlar.''
çok beğendiğim sözlerinden bir tanesi ise ''köpekler arkadaşlarını sever, düşmanlarını ısırırlar. insanlar ise tamamen farklıdır; saf ve karşılıksız sevgiyi beceremezler, kişisel ilişkilerindeyse sevgi ve nefreti karıştırıp dururlar.''
minimallik.
sade, şık ve olabildiğince iç açıcı, soft renklerden oluşan minimal eşyalarla dekore edilen bir ev en güzeli.
bu minimalliğe eşlik eden rengarenk bahçesinde kahve yudumlamak da milyon kat falan güzelleştiriyor.
sade, şık ve olabildiğince iç açıcı, soft renklerden oluşan minimal eşyalarla dekore edilen bir ev en güzeli.
bu minimalliğe eşlik eden rengarenk bahçesinde kahve yudumlamak da milyon kat falan güzelleştiriyor.
her şeye rağmen pozitif enerjisini koruyan, yaşanan bir olumsuzluk karşısında ufacık bile olsa olumlu bir yön bulmaya çalışan, ne olursa olsun umut etmeyi asla bırakmayan ve hayatta karşılaştığı kötü durumlara değil de, iyi şeylere, iyi enerjiye ve mutlu kalmaya odaklanan bir kimseyim, evet.
en kötü durumlar karşısında bile ''küçücük de olsa iyi bir şeyler olduğuna'' neden mi inanıyorum, çünkü; zaman akıyor ve içinde bulunduğum zamana bir daha geri dönemeyeceğimi biliyorum ve bunun farkındalığıyla birlikte o iyi şeyi görmeye çalışırsam, o iyi şeyi mutlaka görüyorum ve anın kıymetini biliyorum.
insan zihni gerçekten çok farklı işliyor. şöyle düşünün; bir şeyi çok irdelediğinizde ve kötü bir yönünü aradığınızda, o kötü şeyi görmemeniz neredeyse imkansız. değinmek istediğim nokta tam olarak bu; en kötü durumlar karşısında bile eğer iyi bir şeyler görmek isterseniz, irdeleyin, göreceksiniz.
en kötü durumlar karşısında bile ''küçücük de olsa iyi bir şeyler olduğuna'' neden mi inanıyorum, çünkü; zaman akıyor ve içinde bulunduğum zamana bir daha geri dönemeyeceğimi biliyorum ve bunun farkındalığıyla birlikte o iyi şeyi görmeye çalışırsam, o iyi şeyi mutlaka görüyorum ve anın kıymetini biliyorum.
insan zihni gerçekten çok farklı işliyor. şöyle düşünün; bir şeyi çok irdelediğinizde ve kötü bir yönünü aradığınızda, o kötü şeyi görmemeniz neredeyse imkansız. değinmek istediğim nokta tam olarak bu; en kötü durumlar karşısında bile eğer iyi bir şeyler görmek isterseniz, irdeleyin, göreceksiniz.
Begonvilli sokaklarıyla huzur veren adalar tabi kii!
çocuk, kardeş, adına her ne derseniz..
bir anda evin neşesi haline gelip, aile bireylerinden farksız oluyor.. ve dahası şu ki, eve koşarak gelmek isteme sebebiniz, sizi görünce sevinçten deliye dönen bir canlı.. muazzam ötesi bir duygu bu, anlatılmaz ama yaşanır.
bir anda evin neşesi haline gelip, aile bireylerinden farksız oluyor.. ve dahası şu ki, eve koşarak gelmek isteme sebebiniz, sizi görünce sevinçten deliye dönen bir canlı.. muazzam ötesi bir duygu bu, anlatılmaz ama yaşanır.
bilmediği bir konu hakkında biliyor-muş gibi davranan kişilere asla ama asla tahammül edemiyorum. herkes, her şeyi bilmek zorunda değil ki bu imkansız zaten. birey, sürekli okuyan, araştıran, öğrenen ve kendini geliştiren bir varlık ve her şeyi bilmemek kadar doğal bir şey olamaz.
diğer bir tahammül edemediğim şey ise; her şeye at gözlüğüyle bakan, takmış olduğu bu at gözlüğünü asla çıkarmayan ve kendi doğrusundan başka bir doğruya asla ihtimal veremeyen kişiler.
diğer bir tahammül edemediğim şey ise; her şeye at gözlüğüyle bakan, takmış olduğu bu at gözlüğünü asla çıkarmayan ve kendi doğrusundan başka bir doğruya asla ihtimal veremeyen kişiler.
Geliyormuş, yine ve yeniden..:)
Kitap demişken, büyük hevesle alıp da hala okumaya fırsat bulamadığım kitaplarım olduğunu anımsamak pek de hoş olmadı..
Arada olur öyle.. hem bazen sorgulamak iyidir..:)
gayet iyi.
bardağa hep dolu tarafından bakmaya çalışıyorum ve motivasyonumu kaybetmemek adına hep bir çabam var. e hayat güzel, kuşlar uçuyor. daha ne?
bardağa hep dolu tarafından bakmaya çalışıyorum ve motivasyonumu kaybetmemek adına hep bir çabam var. e hayat güzel, kuşlar uçuyor. daha ne?
hayattaki her şeyden ama her şeyden daha değerlidir. eve heyecanla gelmek isteme sebebidir, kapıya koşar ve dans ederek karşılar sizi çünkü. o sizin hayatınızın bir parçasıdır, ama siz onun hayatının tamamısınızdır. her şeydir ya her şey, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar yoğunlukta bir sevgi bağı vardır çünkü…
tüm duygularınızı anlar. üzgün olmanıza dayanamaz, koşarak sarılır, en kötü anlarınızda bile sizi güldürmeyi başaran belki de en gerçek, en güzel şeydir o…
tüm duygularınızı anlar. üzgün olmanıza dayanamaz, koşarak sarılır, en kötü anlarınızda bile sizi güldürmeyi başaran belki de en gerçek, en güzel şeydir o…
Hevesle konserleri beklenir, bir o kadar da sevilir..
yepyeni bir yıla çok az kalmışken her yerin ışıl ışıl süslemelerle kaplı olduğu o görüntü ve tabi ki çocukluğumdan bu yana beni en az o günlerde olduğu gibi aşırı heyecanlandıran bembeyaz bir kar manzarası.
hiçbir role gerek olmadan, nasıl davranmalıyım kaygısından uzak, sadece ama sadece tüm doğallığınla kendin olmak.
ne yazık ki günümüzde 'olduğu gibi davranan' insan sayısı çok az ve birçok kişi 'o ne der/bu ne der' kaygısı ve bir başkasından onay alma korkusu yaşadığı için kendisi olmaktan uzaklaşıyor.
oysa en güzeli; tamamen olduğumuz gibi davranarak, sade ve basit yaşayabilmek.
ne yazık ki günümüzde 'olduğu gibi davranan' insan sayısı çok az ve birçok kişi 'o ne der/bu ne der' kaygısı ve bir başkasından onay alma korkusu yaşadığı için kendisi olmaktan uzaklaşıyor.
oysa en güzeli; tamamen olduğumuz gibi davranarak, sade ve basit yaşayabilmek.
herkes o kadar tahammülsüz ki bu trafiğe de ciddi anlamda yansıyor. ışıklarda mecburen durman gerekiyor, hani trafik kurallarına uymak zorundayız. ve o anlarda bile sabırsızlıktan korna çalan, karşısındakini panik etmeye çalışan birçok insan var maalesef.
Yani bilmiyorum ama ‘ne alaka’ yani.
bir çocuğun sağlıklı bir yetişkinlik evresine geçebilmesi için ona, biricik olduğunun ve anne-babadan bağımsız olduğunun hissettirilmesi gerekiyor. doğruyu, yanlışı ve gerekli tüm nezaket kurallarını öğretin evet, zaten sizi rol model alacaktır birçok şeyde.
ancak; belli bir yaşa geldikten sonra çocuk kendi araştırmaları ve mantığı doğrultusunda bir yola evrilebilir, size böyle bir şeyle geldiğinde onu eleştirmek ve yargılamak yerine onu anladığınızı hissettirmeli ve görüşlerine saygı duymalısınız.
aksi takdirde; çocuk size fikirlerini söylemekten çekinir, kaçar ve sizden uzaklaşabilir. bunun sonucunda da kopuk bir ebeveyn-çocuk ilişkisi gelişir ve bu kimseyi mutlu etmez.
ancak; belli bir yaşa geldikten sonra çocuk kendi araştırmaları ve mantığı doğrultusunda bir yola evrilebilir, size böyle bir şeyle geldiğinde onu eleştirmek ve yargılamak yerine onu anladığınızı hissettirmeli ve görüşlerine saygı duymalısınız.
aksi takdirde; çocuk size fikirlerini söylemekten çekinir, kaçar ve sizden uzaklaşabilir. bunun sonucunda da kopuk bir ebeveyn-çocuk ilişkisi gelişir ve bu kimseyi mutlu etmez.
tiyatro bambaşka bir kültür, görsel bir şölen bence. oyuncuların o anki duygularını direkt olarak izlemek çok keyifli. o kadar çok seviyorum ki tiyatro geçmişim bile var, keşke devam etseydim dediğim. ama belki bir gün yeniden, neden olmasın?
Bu tarz ‘ciddi’ konularda bir yaş skalası olduğunu düşünmüyorum. Kişi kendisini ne zaman hazır hissediyorsa, o zaman bence.
çocukken, birçoğumuzun hayallerini süsleyen o dahiyane fikir.
hangimiz istemedik ki ışıl ışıl, rengarenk, şirin, butik ve hayallerimizdeki gibi süslenmiş bir cafe?
datça ya da portofino geliyor aklıma bu fikir geldiğinde hep. öylesine huzur dolu konumlarda, mini-butik bir cafe işletmek bence aşırı motive edici.
hangimiz istemedik ki ışıl ışıl, rengarenk, şirin, butik ve hayallerimizdeki gibi süslenmiş bir cafe?
datça ya da portofino geliyor aklıma bu fikir geldiğinde hep. öylesine huzur dolu konumlarda, mini-butik bir cafe işletmek bence aşırı motive edici.