bugün
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- dinci ve müslüman kavramları8
- sözlükteki kankacı yazarlar3
- anne pizzası10
- yenilgisiz tek şampiyon3
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- çağla idi4
- şoförün yan koltuğu2
- nervio hamferdi12
- çerkesler2
- motoru olan kaslı çocuk3
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- sporcu motorcu müzisyen uzun boylu olmayan erkek3
- pkk övücülerinin hadlerini fazla fazla aşması2
- trileçe7
- temel reis2
- giysi fiyatlarının uçması8
- putin türkmüş11
- 2008 bütçe görüşmeleri2
- nevşehir merkezli sahte mehdi operasyonu4
- osuruktan şiirler41
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı22
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- türk vatandaşları türktür9
- aşık olduğunuz yazarın başkasını artılaması2
- dilim ekmek pizzası3
- serin günde balkonda kahve içip dağları izlemek2
- true'nin libidosu neden yüksek7
- true'nin acile kaldırılması9
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- ayakları çirkin kadının ortopedi doktoruna gitmesi2
- stonehengede kimsenin farketmediği tasarım hatası3
- kendine sarılmak3
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak4
- ciguli2
- usual bay birader bey2
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- kızlar bu kadar parayı nereden buluyor2
- selam sözlük2
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- yaşlılar2
- bencillik3
- akşam yemeği2
- tulumba tatlısı8
- her şeyi hatırlayan insan4
günümüz rte devri ile arasındaki fark zamandır sadece..
istibdat ne ki lan, gevur yapıyor valla,
(bkz: istibdat)
tevfik fikret'i susturamamıştır.
siyonistlerin penceresinden ikinci Abdulhamid devri.
son 6 aydır türkiye'nin içinde bulunduğu durum. allah'ın izniyle bu da biter.
çok zor bir dönemde 30 sene boyunca 2. abdülhamid'in devleti yıkılmaktan tek başına kurtardığı dönemdir. pek bilinmez ama aslında o şartlarda büyük bir başarıdır.
rte dönemi ile arasında ki farkın sadece zaman olduğu devirdir. lakin abdulhamit memleket için hayırlı işlerde yapmıştır.
Sultan Abdülaziz'in saltanatı zamanında 1870'den itibaren başlayan ve II. Abdülhamid'in padişahlığı süresince devam eden mutlakiyet rejiminin adıdır. II. Abdülhamid devrinde "istibdat" adı verilen şahsi yönetim, Meclis-i Mebusan'ın süresiz kapatıldığı 13 Şubat 1878'den II. Meşrutiyet'in ilanına yani 23 Temmuz 1908'e kadar devam etti.
30 yıl 5 ay 9 gün devam eden bu zaman içerisinde II. Abdülhamid, siyasi ve kanuni hakları kaldırmak için yeni kanun çıkarılması teşebbüsünde bulunmadığı gibi, bu hakları koruyan kanunların da yürürlükten kaldırılması için teşebbüste bulunmadı. Buna rağmen hürriyetleri baskı altında tuttu, özellikle Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak kapattıktan sonra, ilk işi basın hürriyetini kaldırarak ağır sansür koymak oldu. Kendi yönetimini benimseyen bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere(yandaş) çıkarlar sağladı. Mizah gazeteleri ve karikatür yayımı yasaklandı. Toplanma hürriyeti yok edildi. Hatta devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmeleri bile yasaklandı. Hükumetin yetkilerini büyük ölçüde şahsında topladı. Kurduğu hafiye teşkilatı ile devlet memurları arasında tam bir korku ve endişe havası estirdi. II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan'ın tüm yetkilerini şahsında topladı. Hal'inden sonra 23 Temmuz 1908'de ilan edilen ikinci Meşrutiyet'le istibdat devri kapandı.
http://www.e-tarih.org/so...sd=sozlukdetay&id=273
30 yıl 5 ay 9 gün devam eden bu zaman içerisinde II. Abdülhamid, siyasi ve kanuni hakları kaldırmak için yeni kanun çıkarılması teşebbüsünde bulunmadığı gibi, bu hakları koruyan kanunların da yürürlükten kaldırılması için teşebbüste bulunmadı. Buna rağmen hürriyetleri baskı altında tuttu, özellikle Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak kapattıktan sonra, ilk işi basın hürriyetini kaldırarak ağır sansür koymak oldu. Kendi yönetimini benimseyen bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere(yandaş) çıkarlar sağladı. Mizah gazeteleri ve karikatür yayımı yasaklandı. Toplanma hürriyeti yok edildi. Hatta devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmeleri bile yasaklandı. Hükumetin yetkilerini büyük ölçüde şahsında topladı. Kurduğu hafiye teşkilatı ile devlet memurları arasında tam bir korku ve endişe havası estirdi. II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan'ın tüm yetkilerini şahsında topladı. Hal'inden sonra 23 Temmuz 1908'de ilan edilen ikinci Meşrutiyet'le istibdat devri kapandı.
http://www.e-tarih.org/so...sd=sozlukdetay&id=273
"Yabancı devletler kendi emellerine hizmet edecek kimseleri vezir ve sadrazam mertebesine kadar çıkarabilmişlerse, devlet emniyet içinde olamazdı. Doğrudan doğruya şahsıma bağlı bir istihbarat Teşkilâtı kurmaya, bu düşünce ile karar verdim. işte düşmanlarımın Jurnalcilik dedikleri teşkilât budur."
şeklinde açıklamış abdülhamid o dönemki uygulamalarının nedenini.
şeklinde açıklamış abdülhamid o dönemki uygulamalarının nedenini.
kızıl sultan 2.abdülhamit'in gammazlar, muhbirler ve ispiyoncularla birlikte 30 yıl türkiye'ye reva gördüğü demir yumruk yönetimidir.
böyle düzen, böyle çağ, böyle devran kahrolsun.
Padişahım! Gelmemişken yâde biz.
işte geldik senden istimdada(yardım istemeye) biz
Öldürürler, başlasak feryada biz.
Hasret olduk eski istibdada biz
Dembedem coşmakta fakru ihtiyaç,
Her ocak sonmuş ve sönmüş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç
Hasret olduk eski istibdada biz”
ittihat ve terakki partisinin bir üyesi olan ve eski istibdada hasret kalan süleyman nazif' in şiiridir.
ayrıca yine ittihat terakki üyelerinden tevfik fikret it * döneminde yapılan yağmaya o bile dayanamayarak Han-ı Yağma' yı yazmıştır.
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
baskıcı ve zorba yönetimli abdülhamid he mi çocuğum?
işte geldik senden istimdada(yardım istemeye) biz
Öldürürler, başlasak feryada biz.
Hasret olduk eski istibdada biz
Dembedem coşmakta fakru ihtiyaç,
Her ocak sonmuş ve sönmüş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç
Hasret olduk eski istibdada biz”
ittihat ve terakki partisinin bir üyesi olan ve eski istibdada hasret kalan süleyman nazif' in şiiridir.
ayrıca yine ittihat terakki üyelerinden tevfik fikret it * döneminde yapılan yağmaya o bile dayanamayarak Han-ı Yağma' yı yazmıştır.
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
baskıcı ve zorba yönetimli abdülhamid he mi çocuğum?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar