bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı86
- kızıl saçlılar5
- gülşen in memeleri14
- mika raun vardı nerede şimdi7
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam22
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- ese dezze13
- örümcek adam2
- caitlin worthington3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- tuborg ice2
- tuborg içen erkek2
- verzeihung2
- orealia thomas2
- hamas denince akla gelenler11
- olga lombardo2
- entschuldigung2
- hızlı ve çok okumak4
- ağlayarak muhallebi yemek3
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- nar taneleyen gelin adayı2
- müslüman5
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- erlik5
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- uludağ sözlük ai bot2
- ben geldim naneler5
- kamos3
- karton fabrikasında sigara içmek2
- gammazlayıp entry sildirme2
- doçent maaşı vs işçi maaşı3
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- kim cha eon9
- ilk defa vurduracak kız heyecanı4
- miss turkey 2026 başvuruları3
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- tanga üstüne dar kot pantolon giyen kadın5
- tinto brass7
- miss universe 20266
- kartoncu chpden ilçe başkanıymış2
- okuduklarımız nereye gidiyor2
- hamlet'in mezarlık sahnesi3
- kasım ayını romantizm vakti sanmak2
- terapi niteliğindeki şeyler13
- sobaları hazırlayın7
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
ing. sinsi, firsat kollayan, hain.
(bkz: opportunist)
ürküten, tırstıran * ve rahatsız eden trailer'ı gün itibariyle internet ortamına düşmüş olan ve yönetmen koltuğunda james wan'ı görünce daha bir merak ettiren korku gerilim filmi.
http://www.imdb.com/title/tt1591095/
http://www.imdb.com/title/tt1591095/
gece ışığı açık bırakarak uyumama sebep olmuş tırstırıcı film.
gayet eli yüzü düzgün bir korku filmi. dalton isimli küçük çocuklarının hiçbir sağlık sorunu yokken bir anda komaya girmesiyle dağılan bir ailenin başından geçenler anlatılıyor. işin gerçeği çocuk komada falan değildir.
uzun zaman sonra izledigim, benim gibi korku filmi manyagini bile titretmeyi basarabilmis bir film.
korku severlere siddetle tavsiye edilir.
korku severlere siddetle tavsiye edilir.
Ülkemizde "Ruhlar Bölgesi" ismiyle gösterime girmiş olan film.
Hollywood son yıllarda gerilimi boşverip, korku türünü komedi destekli, bol kanlı, bir özel efekt şovu olarak geliştirmeyi tercih etti. Bu süreçte "Halka", "Karanlık Su" gibi yaratıcı işler hep Japonlardan geldi. Amatör kameraların grafik estetiğiyle milyonlarca dolar kazanan düşük bütçeli "Paranormal Activity" gibi örneklerse, saf gerilimin önemini Hollywood a yeniden hatırlatmayı başardı. 1,5 milyon dolar bütçeli "Ruhlar Bölgesi"ni ABD de 53 milyon dolar hasılat yapması da, bence seyircinin "babadan kalma" gerilim filmlerine duyduğu özlemin bir göstergesi.
"Testere" ile tanınan yönetmen James Wan ve sanaryo yazarı Leigh Whannel, yeni taşındıkları evde tuhaf olaylarla karşılaşan ailenin öyküsünü çok şükür bir korku şovuna çevirmiyorlar. Zaten, jenerikte yaylı çalgıların asap bozucu yükselişlerini ve atonal tınılarını duyduğumuz an, çocukluğumuzdaki o "ruhlu, perili ev filmleri" nden birinin başladığını hissediyoruz. Ruhların bakış açısını yansıttığını daha sonra anlayacağımız siyah - beyaz renklerde çekilen jenerikte James Wan, evde dolaşan ruhların ayak izlerini, karaltı ve gölgelerini genel planların içinde detaylar olarak hissettiriyor bize.
Wan film boyunca, kamerasını çok hızlı hareket ettirmediği ve çok fazla "kesme" yapmadığı için 2:35:1 formatındaki geniş ekranın her bir yanına "Acaba ne çıkacak" diye dikkat ve sıkıntıyla bakmamızı sağlıyor. Buna bir de görüntü yönetmeni David Brewer in koyu renklerden kurulu, huzursuz edici karanlık iç mekan görüntüleri eklendiğinde, tedirgin edici bir atmosfer oluşuyor. James Wan, sahte korku efektlerinden, kandan, şiddetten ve klasik kurgu oyunlarından uzak durmuş. Gerilimi kamera açıları ve hareketleriyle inşa etmiş. Geniş açılı lenslerle yaptığı kaydırmalar dikkat çekici. Sesleri, tıkırtıları, fısıltıları da gerilim yaratmakta başarıyla kullanıyor.
Eve musallat olan ruhlardan, öte dünyadan, astral yolculuklardan söz eden hikayenin ilk bakışta çok farklı ya da özgün olduğunu söylemek mümkün değil ama bazı yeni tarafları var. Özellikle küçük Dalton un komaya girmesi ve ruhların "sinsi" amaçları filme değişik bir hava veriyor. Filmin en rahatsız edici yanı, halk arasında karabasan olarak bilinen ve hiç kuşkusuz tıbbi açıklamaları da bulunan çeşitli uyku bozukluklarını kendine malzeme yapıyor oluşu. Dolayısıyla, bu tür sorunları olan insanlara filmi kesinlikle tasviye etmiyorum. Ama bu durum, "Ruhlar Bölgesi" nin başarılı bir korku gerilim olduğu gerçeğini değiştirmiyor. James Wan ın yönetmenliği bir yana, Patrick Wilson (Josh) ve Rose Byrne (Renai) başarılı kompozisyonlar çiziyorlar. Medyumun hayalet avcılarını hatırlatan yardımcıları ise filmin yegane mizah unsuru. Son olarak, filmin asıl lezzetinin sinemada çıkacağını, evde etkisini kaybedeceğini belirtelim.
(Mehmet Açar, 25.06.2011, Habertürk)
Hollywood son yıllarda gerilimi boşverip, korku türünü komedi destekli, bol kanlı, bir özel efekt şovu olarak geliştirmeyi tercih etti. Bu süreçte "Halka", "Karanlık Su" gibi yaratıcı işler hep Japonlardan geldi. Amatör kameraların grafik estetiğiyle milyonlarca dolar kazanan düşük bütçeli "Paranormal Activity" gibi örneklerse, saf gerilimin önemini Hollywood a yeniden hatırlatmayı başardı. 1,5 milyon dolar bütçeli "Ruhlar Bölgesi"ni ABD de 53 milyon dolar hasılat yapması da, bence seyircinin "babadan kalma" gerilim filmlerine duyduğu özlemin bir göstergesi.
"Testere" ile tanınan yönetmen James Wan ve sanaryo yazarı Leigh Whannel, yeni taşındıkları evde tuhaf olaylarla karşılaşan ailenin öyküsünü çok şükür bir korku şovuna çevirmiyorlar. Zaten, jenerikte yaylı çalgıların asap bozucu yükselişlerini ve atonal tınılarını duyduğumuz an, çocukluğumuzdaki o "ruhlu, perili ev filmleri" nden birinin başladığını hissediyoruz. Ruhların bakış açısını yansıttığını daha sonra anlayacağımız siyah - beyaz renklerde çekilen jenerikte James Wan, evde dolaşan ruhların ayak izlerini, karaltı ve gölgelerini genel planların içinde detaylar olarak hissettiriyor bize.
Wan film boyunca, kamerasını çok hızlı hareket ettirmediği ve çok fazla "kesme" yapmadığı için 2:35:1 formatındaki geniş ekranın her bir yanına "Acaba ne çıkacak" diye dikkat ve sıkıntıyla bakmamızı sağlıyor. Buna bir de görüntü yönetmeni David Brewer in koyu renklerden kurulu, huzursuz edici karanlık iç mekan görüntüleri eklendiğinde, tedirgin edici bir atmosfer oluşuyor. James Wan, sahte korku efektlerinden, kandan, şiddetten ve klasik kurgu oyunlarından uzak durmuş. Gerilimi kamera açıları ve hareketleriyle inşa etmiş. Geniş açılı lenslerle yaptığı kaydırmalar dikkat çekici. Sesleri, tıkırtıları, fısıltıları da gerilim yaratmakta başarıyla kullanıyor.
Eve musallat olan ruhlardan, öte dünyadan, astral yolculuklardan söz eden hikayenin ilk bakışta çok farklı ya da özgün olduğunu söylemek mümkün değil ama bazı yeni tarafları var. Özellikle küçük Dalton un komaya girmesi ve ruhların "sinsi" amaçları filme değişik bir hava veriyor. Filmin en rahatsız edici yanı, halk arasında karabasan olarak bilinen ve hiç kuşkusuz tıbbi açıklamaları da bulunan çeşitli uyku bozukluklarını kendine malzeme yapıyor oluşu. Dolayısıyla, bu tür sorunları olan insanlara filmi kesinlikle tasviye etmiyorum. Ama bu durum, "Ruhlar Bölgesi" nin başarılı bir korku gerilim olduğu gerçeğini değiştirmiyor. James Wan ın yönetmenliği bir yana, Patrick Wilson (Josh) ve Rose Byrne (Renai) başarılı kompozisyonlar çiziyorlar. Medyumun hayalet avcılarını hatırlatan yardımcıları ise filmin yegane mizah unsuru. Son olarak, filmin asıl lezzetinin sinemada çıkacağını, evde etkisini kaybedeceğini belirtelim.
(Mehmet Açar, 25.06.2011, Habertürk)
güzel konulu boktan film.
kendini harcamış.
kendini harcamış.
konusu harika olan abd yapımı korku filmi. izlenmesi gerekir.
dans eden piçten gelsin.
(bkz: Tip Toe Thru The Tulips With Me)
(bkz: Tip Toe Thru The Tulips With Me)
astral seyahate çıkanların karşılaşabileceğini öğrendiğim film. konusu güzel ancak korkutabilirliğini tartışırım.
yorumları okudukça izlemesem mi dediğim film.
bu kadar korkunç mu ki?
edit: lan lan lan. gece gece tırsıntılardayım.
edi2: bu devirde böyle efekt mi kaldı mk. o ne maymun g.tü suratlı şeytan.
bu kadar korkunç mu ki?
edit: lan lan lan. gece gece tırsıntılardayım.
edi2: bu devirde böyle efekt mi kaldı mk. o ne maymun g.tü suratlı şeytan.
fazla korkmadığım ama senaryosundan çok etkilendiğim,izlediğim en iyi korku filmidir.testerenin muhteşem senaristi yine yapmış yapacağını diyorum.
sonunda "sonu" kötü biten bir film izlediğim için mutluyum. yer yer korkutmuştur. sonu da şaşırtmıştır. hani böyle amerikan klişesidir. cinlerden, perilerden kurtulursun sonra o mutlu mesut yaşama devam edersin. o tabuyu kırmışlar.
ilk yarısı klişeden geçilmeyen bir filmdi leing whannell beni hayal kırıklığına uğrattı diyerek çıktım yarıya artık bağlayamaz bok gibi olmuş nerde testerenin felsefesi nerde ölüm sesizliğinin kurgusu hani o filmlerde bi konu vardı klişe şeyler o kadar yoktu ve diyordunuz bu adam bağlar bi yere bunu bende dumhura uğrarım ama yok bu filmde bağlayamaz dedim neyse ikinci yarı başladı biraz ilerledi konu değişmeye başladı bi mana geldi adam filmin başında ki gereksiz boş muhabbet tarzı konuşmaları bile bağlamaya başladı vay bee dedirtti gene bana.
Çok korktum şöyle tırstım gece su içmeye gidemedim filan değildi bi testere elbette değildi ama güzel bir filmdi bu kadar klişe bi konudan ancak böyle film yapılır diyorum korku filmi sevenlere ilginc bi konu(astral seyahat)görmek isteyenlere tavisyemdir.
Çok korktum şöyle tırstım gece su içmeye gidemedim filan değildi bi testere elbette değildi ama güzel bir filmdi bu kadar klişe bi konudan ancak böyle film yapılır diyorum korku filmi sevenlere ilginc bi konu(astral seyahat)görmek isteyenlere tavisyemdir.
harika bir film korkmak isteyen gitsin.
film sonrasındaki ilk tepki:
-e nasıl dönecek şimdi?
bir garip oldum. şaştım kaldım. halen düşünüyorum inanın.
-e nasıl dönecek şimdi?
bir garip oldum. şaştım kaldım. halen düşünüyorum inanın.
son yıllarda izlediğim en iyi korku filmlerinden biri. konu zaten güzel. herkesin son yıllarda merak ettiği bir konu astral seyahat. tabi efsanelerle de dolu. bu efsanelerden biri de ruh bedenden ayrıldıktan sonra vücuda tekrar dönemeyip komada kalması. internette bazı forum tarzı yerlerde de şuan çok popüler. ben iyi bir reklamla paranormal activity kadar ünlenebilirdi. ayrıca elise adlı kişi devil filmindeki yaşlı kadına çok benziyor gibi geldi. insan gözlerine bakınca ürperiyor. efektlere iyi çalışılsa daha iyi olurmuş. yine de izlenir bir film.
tavsiye üzerine izlediğim fakat içerisinde tavsiye edilebilecek bir zanaat bulamadığım korku filmi. bilgisayar oyunlarıyla görüntüyü desteklemek isterlerken çok daha sıradan bir hale getirmişler, oyunculuklar zayıf, konusu her on korku filminin sekiziyle aynı... lafın kısası sadece zaman kaybı olan film. gece tuvalete ışığı yakmadan gir, muhtemelen daha çok korku verir.
ikinci yarısı diken üstünde izlenebilecek korku - gerilim harmanı bir amerikan yapımı film. izlenmesi tavsiyelidir, ama altınıza yapmayınız.
ben korku filmlerinden tırsmam yavv diye nutuk çekenlerin izlemesi gereken filmdir.film hakkında kısa detay için;
http://goo.gl/VgJYT
http://goo.gl/VgJYT
gece gece izlenmemesi gereken filmdir.izlemeden önce kısa bir inceleme için;
http://goo.gl/BqQYE
http://goo.gl/BqQYE
korku filmi.
şu an indiriyorum ve ramazan ramazan tek başıma izleyeceğim. korkarsam sahur falan yaparım, ne bileyim.
şu an indiriyorum ve ramazan ramazan tek başıma izleyeceğim. korkarsam sahur falan yaparım, ne bileyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar