bugün
- mor semsiyeli yabanci16
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum10
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- seni yeşerteceğim diyen erkek5
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- sözlükte kavga etmek7
- kanka olurduk ölümüne2
- memeleri füze gibi kadın13
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- buddy dude21
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- kabuksuz kaplumbaga7
- güncelleme2
- bisiklet marka tavsiyesi10
- ona bir şey söyle11
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- karton toplayan abi7
- chp'nin hali ne olacak46
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- insanlarda bıraktığımız iz5
- yazarların parfümleri2
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- bana wp den yazdı3
- masklavi'nin düşünceleri18
- mermi abla4
- enayimiknatisii12
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- kızıl cin4
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- gammazlar çetesi17
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- çok kişilikli biri olmanın dayanılmaz dramı2
- gocu25
- erden timur2
- rüzgarın yönünün terse dönmesi4
- uysaljakoben17
- artık online sayısını göremiyor olmamız4
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
Ülkemizde "Ruhlar Bölgesi" ismiyle gösterime girmiş olan film.
Hollywood son yıllarda gerilimi boşverip, korku türünü komedi destekli, bol kanlı, bir özel efekt şovu olarak geliştirmeyi tercih etti. Bu süreçte "Halka", "Karanlık Su" gibi yaratıcı işler hep Japonlardan geldi. Amatör kameraların grafik estetiğiyle milyonlarca dolar kazanan düşük bütçeli "Paranormal Activity" gibi örneklerse, saf gerilimin önemini Hollywood a yeniden hatırlatmayı başardı. 1,5 milyon dolar bütçeli "Ruhlar Bölgesi"ni ABD de 53 milyon dolar hasılat yapması da, bence seyircinin "babadan kalma" gerilim filmlerine duyduğu özlemin bir göstergesi.
"Testere" ile tanınan yönetmen James Wan ve sanaryo yazarı Leigh Whannel, yeni taşındıkları evde tuhaf olaylarla karşılaşan ailenin öyküsünü çok şükür bir korku şovuna çevirmiyorlar. Zaten, jenerikte yaylı çalgıların asap bozucu yükselişlerini ve atonal tınılarını duyduğumuz an, çocukluğumuzdaki o "ruhlu, perili ev filmleri" nden birinin başladığını hissediyoruz. Ruhların bakış açısını yansıttığını daha sonra anlayacağımız siyah - beyaz renklerde çekilen jenerikte James Wan, evde dolaşan ruhların ayak izlerini, karaltı ve gölgelerini genel planların içinde detaylar olarak hissettiriyor bize.
Wan film boyunca, kamerasını çok hızlı hareket ettirmediği ve çok fazla "kesme" yapmadığı için 2:35:1 formatındaki geniş ekranın her bir yanına "Acaba ne çıkacak" diye dikkat ve sıkıntıyla bakmamızı sağlıyor. Buna bir de görüntü yönetmeni David Brewer in koyu renklerden kurulu, huzursuz edici karanlık iç mekan görüntüleri eklendiğinde, tedirgin edici bir atmosfer oluşuyor. James Wan, sahte korku efektlerinden, kandan, şiddetten ve klasik kurgu oyunlarından uzak durmuş. Gerilimi kamera açıları ve hareketleriyle inşa etmiş. Geniş açılı lenslerle yaptığı kaydırmalar dikkat çekici. Sesleri, tıkırtıları, fısıltıları da gerilim yaratmakta başarıyla kullanıyor.
Eve musallat olan ruhlardan, öte dünyadan, astral yolculuklardan söz eden hikayenin ilk bakışta çok farklı ya da özgün olduğunu söylemek mümkün değil ama bazı yeni tarafları var. Özellikle küçük Dalton un komaya girmesi ve ruhların "sinsi" amaçları filme değişik bir hava veriyor. Filmin en rahatsız edici yanı, halk arasında karabasan olarak bilinen ve hiç kuşkusuz tıbbi açıklamaları da bulunan çeşitli uyku bozukluklarını kendine malzeme yapıyor oluşu. Dolayısıyla, bu tür sorunları olan insanlara filmi kesinlikle tasviye etmiyorum. Ama bu durum, "Ruhlar Bölgesi" nin başarılı bir korku gerilim olduğu gerçeğini değiştirmiyor. James Wan ın yönetmenliği bir yana, Patrick Wilson (Josh) ve Rose Byrne (Renai) başarılı kompozisyonlar çiziyorlar. Medyumun hayalet avcılarını hatırlatan yardımcıları ise filmin yegane mizah unsuru. Son olarak, filmin asıl lezzetinin sinemada çıkacağını, evde etkisini kaybedeceğini belirtelim.
(Mehmet Açar, 25.06.2011, Habertürk)
Hollywood son yıllarda gerilimi boşverip, korku türünü komedi destekli, bol kanlı, bir özel efekt şovu olarak geliştirmeyi tercih etti. Bu süreçte "Halka", "Karanlık Su" gibi yaratıcı işler hep Japonlardan geldi. Amatör kameraların grafik estetiğiyle milyonlarca dolar kazanan düşük bütçeli "Paranormal Activity" gibi örneklerse, saf gerilimin önemini Hollywood a yeniden hatırlatmayı başardı. 1,5 milyon dolar bütçeli "Ruhlar Bölgesi"ni ABD de 53 milyon dolar hasılat yapması da, bence seyircinin "babadan kalma" gerilim filmlerine duyduğu özlemin bir göstergesi.
"Testere" ile tanınan yönetmen James Wan ve sanaryo yazarı Leigh Whannel, yeni taşındıkları evde tuhaf olaylarla karşılaşan ailenin öyküsünü çok şükür bir korku şovuna çevirmiyorlar. Zaten, jenerikte yaylı çalgıların asap bozucu yükselişlerini ve atonal tınılarını duyduğumuz an, çocukluğumuzdaki o "ruhlu, perili ev filmleri" nden birinin başladığını hissediyoruz. Ruhların bakış açısını yansıttığını daha sonra anlayacağımız siyah - beyaz renklerde çekilen jenerikte James Wan, evde dolaşan ruhların ayak izlerini, karaltı ve gölgelerini genel planların içinde detaylar olarak hissettiriyor bize.
Wan film boyunca, kamerasını çok hızlı hareket ettirmediği ve çok fazla "kesme" yapmadığı için 2:35:1 formatındaki geniş ekranın her bir yanına "Acaba ne çıkacak" diye dikkat ve sıkıntıyla bakmamızı sağlıyor. Buna bir de görüntü yönetmeni David Brewer in koyu renklerden kurulu, huzursuz edici karanlık iç mekan görüntüleri eklendiğinde, tedirgin edici bir atmosfer oluşuyor. James Wan, sahte korku efektlerinden, kandan, şiddetten ve klasik kurgu oyunlarından uzak durmuş. Gerilimi kamera açıları ve hareketleriyle inşa etmiş. Geniş açılı lenslerle yaptığı kaydırmalar dikkat çekici. Sesleri, tıkırtıları, fısıltıları da gerilim yaratmakta başarıyla kullanıyor.
Eve musallat olan ruhlardan, öte dünyadan, astral yolculuklardan söz eden hikayenin ilk bakışta çok farklı ya da özgün olduğunu söylemek mümkün değil ama bazı yeni tarafları var. Özellikle küçük Dalton un komaya girmesi ve ruhların "sinsi" amaçları filme değişik bir hava veriyor. Filmin en rahatsız edici yanı, halk arasında karabasan olarak bilinen ve hiç kuşkusuz tıbbi açıklamaları da bulunan çeşitli uyku bozukluklarını kendine malzeme yapıyor oluşu. Dolayısıyla, bu tür sorunları olan insanlara filmi kesinlikle tasviye etmiyorum. Ama bu durum, "Ruhlar Bölgesi" nin başarılı bir korku gerilim olduğu gerçeğini değiştirmiyor. James Wan ın yönetmenliği bir yana, Patrick Wilson (Josh) ve Rose Byrne (Renai) başarılı kompozisyonlar çiziyorlar. Medyumun hayalet avcılarını hatırlatan yardımcıları ise filmin yegane mizah unsuru. Son olarak, filmin asıl lezzetinin sinemada çıkacağını, evde etkisini kaybedeceğini belirtelim.
(Mehmet Açar, 25.06.2011, Habertürk)
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar