bugün

/60
hem sadece üreme endeksli sürüngenler hem de önbeynini, aklını kullanabilen kişiler için kullanılan tabir, dünyadaki her insan tanrıyı temsil eden iradeye ve onun saf suretine sahip değil, tıpkı diğer hayvanlar gibi dünyanın varoluşuna hizmet ediyor birçoğu.
hiç sevmem. kedi severim ama kedilerde de memduh hariç.
Beşeridir. Şaşar, hata yapar, bu hayata çabalamaya, düşünmeye, hata yapmaya ve hata yaptıkça öğrenmeye gelmiştir. Bazen yaşadığı hayatı sorgulayıp, hayat bazen çok boş dese de eğleneceği ve dinleneceği zamanı bilir.
"sizi bir tek nefisten (adem'den) yarattı, sonra eşini de ondan yarattı. sizin için davarlardan sekiz çift indirdi (buyruğu indirdi, onları yarattı). sizleri analarınızın karınlarında üç karanlık içinde çeşitli evrelerden geçirerek yaratıyor. işte rabbiniz allah budur. mülk o'nundur. o'ndan başka ilah yoktur. nasıl da (o'na ibadetten) çevriliyorsunuz!"

zümer suresi 6. ayet.

görsel
görsel
görsel
iNSAN, “bir şeyin ortaya çıkması” demektir; insana “insan” denmesi, kemâl mertebesine yatkınlığı ve “ünsiyet” ile ilgili olmasıdır.

salih mirzabeyoğlu - insan 2.cilt
islamiyetin evvela anlattığıdır.
mendebur bir varlık. gördüğüm zaman tüylerim diken diken oluyor.
görsel
insan bazen bazı şeylerin değerini ancak ihtiyaç duyunca anlıyor, sağlık da bunlardan biri. Çevremde hep sigortayı sonra yaptırırım diyenler vardı, açıkçası ben de çok farklı düşünmüyordum. Ama geçen aylarda bir anda rahatsızlanınca özel hastaneye gitmem gerekti. O an tamamlayıcı sağlık sigortamın olması gerçekten de işimi kolaylaştırdı. Ben sigortamı Türkiye Sigorta üzerinden yaptırmıştım ve randevumu kısa sürede aldım, uzun süre sıra beklemeden muayene oldum ve tedavime başladım. insan gerçekten de garip, her şey yolundayken hiçbir şeyi dert etmiyor ama küçük bir aksilik yaşayınca aslında neyin önemli olduğunu o zaman anlıyor. Bir sorun yaşanana kadar sigorta akla gelmiyor ama ihtiyaç anında işlerin daha kolay ilerlemesi açısından oldukça fark ettiriyor.
kör bir kedinin güneşi hissetme çabasına ağlayanı da var, zikmezse ölecek hastalığından muzdarip olanı da. niye yaşıyorsun diyene yarının merakı diyen de var, dünün hatrı diyen de. elektrikli koyun düşlemekten acizi de var, hayal kurmazsa patetik bir patatesten farkının kalmayacağını düşünen de. iyisi var, kötüsü var. hepsinin de sebebi, bahanesi var. ben nadal'ınki gibi forehand'im yok diye onu kıskanıyorum, öbürü gelip "kafan ne güzel, deodorant mı içiyorsun?" diye bana soruyor. annem de hep "sen ne anlaşılmaz bi piçsin" dediği zaman, "şu an hitler'den hiçbir farkın yok biliyosun di mi" diyorum. sonra sessizce dağılıyoruz. telefonda oluyor bunlar. kimisi kaybolmuş bir dilden çeviri gibi kokuyor, kimisi nasıl koktuğunu bile bilmiyor. güzel güleni var, güzel söveni. kimi balık sevmez, kimi sudan denizkızı çıksa aşık olur, ayak fetişisti olduğuna aldırış etmeden. çok içeni var, içince susanı. çok susanı var, sözleri manas destanı. yolda görsen bakmazsın kimine, içini bilmezsin kaşı gözü bahane. bazısı da var bakınca böbreküstü bezlerin titrer, su gibi. içmeye başlasan dibindeki tortu feci. kafiye komik oluyor ve hoşuma gidiyor neredeyse. belki de çok içtim, yazasım var bu akşam hallice.

neyse işte sanço, en nihayetinde... insan dediğin değişik değişik. sana göre süt, bana göre çikolata durumu var o yüzden biraz. ve herkes kendince masum olduğu için kimse suçlu değil.

uzat şu rakıyı.
© copyright 2005 - 2026