bugün
- geceye güzel bir söz bırak4
- meal kuran değildir26
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi13
- halit bolkan2
- insanlar sizi nasıl tanımlar6
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
- gecenin film sahnesi4
- bella hadid5
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- duş almak vs duş yapmak4
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- 31 çekerken eli kırmak4
- mohamed salah ghaly5
- kahve falı3
- velvet almanyaya gel5
- iremga12
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- eğitimde itaat kültürü2
- gürkan uygun3
- ıban at4
- afrika nasıl kalkınabilir15
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- kendini anlatamamak6
- 5 ağustos 20262
- kız arkadaş kiralamak8
- velvet14
- romantik komedi izleyen erkek2
- online kumar2
- fatih tekke2
- yunanistan30
- dürüm yerken uzaklara dalmak2
- iki elle 31 çekmek2
- dünya sivaslılar günü3
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- arnavutluk4
- uzak diyar nickli gurbetçi akp li3
- renault safrane vs opel omega2
- türkiye4
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- uzak diyar4
- lulu3
- arkadaşlar ben başaramadım3
- justin bieber3
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- arkadaşlar benden rahatsız mısınız3
- başak erkeği nasıl tavlanır3
- psikologa verdiğin mal iyi değilmiş demek3
entry'ler (10)
fırtınaları içinde yaşayandır.
oysa ne kolaydır di mi yaygaranın dile, öfkenin de tavra yansıması.
içinde kopanı içine gömebilen insan ise başka türlü ürkütür.
çünkü en büyük gürültüler, bazen hiç ses çıkarmaz.
da ne diyelim.
sessizlik her zaman huzurun değil, kontrolün de belirtisi olabilir.
tşkrler.
oysa ne kolaydır di mi yaygaranın dile, öfkenin de tavra yansıması.
içinde kopanı içine gömebilen insan ise başka türlü ürkütür.
çünkü en büyük gürültüler, bazen hiç ses çıkarmaz.
da ne diyelim.
sessizlik her zaman huzurun değil, kontrolün de belirtisi olabilir.
tşkrler.
evirmek gerekirse, seçenek çokluğudur bazen.
ve insanı tüketir.
çünkü mesele seçtiklerimizden ziyade, vazgeçtiklerimizin ağırlığıdır.
birini seçmek kolaydır ne de olsa. diğer ihtimalleri halının altına süpürmek ise değildir.
keza gün gelir, göz ardı ettiğimiz ne varsa usulca hortlar.
derken iyi ki de var mesela rakı sofraları, di mi?
mesela yani; tşkrler.
ve insanı tüketir.
çünkü mesele seçtiklerimizden ziyade, vazgeçtiklerimizin ağırlığıdır.
birini seçmek kolaydır ne de olsa. diğer ihtimalleri halının altına süpürmek ise değildir.
keza gün gelir, göz ardı ettiğimiz ne varsa usulca hortlar.
derken iyi ki de var mesela rakı sofraları, di mi?
mesela yani; tşkrler.
hakaret niyetine söylenir.
oysa eşek olmanın zekayla pek alakası yoktur; ısrarla alakası vardır.
insan bazen gerçeği görmezden gelmeyi öyle uzun sürdürür ki, aptallık bile masum kalır yanında.
çünkü bilmemek başka şeydir. bilip de aynı yolu yürümeye devam etmek başka.
da ne diyelim.
yol da bizim, inat da.
tşkrler.
oysa eşek olmanın zekayla pek alakası yoktur; ısrarla alakası vardır.
insan bazen gerçeği görmezden gelmeyi öyle uzun sürdürür ki, aptallık bile masum kalır yanında.
çünkü bilmemek başka şeydir. bilip de aynı yolu yürümeye devam etmek başka.
da ne diyelim.
yol da bizim, inat da.
tşkrler.
ziyadesiyle gariptir.
ki insan, mutlu olmayı öğrenmeye çalışır da mutsuz olmayı hiç öğrenmez. sanki doğuştan biliyormuş gibi yaşar onu. üstelik zaman geçtikçe ustalaşır.
ve bir yerden sonra mutsuzluk bile can yakmayı bırakır.
düzen olur. rutin olur; ve insan en çok da buna alıştığını fark edince irkilir.
çünkü acının kendisi değil de, ona yabancılık çekmemek ürkütücüdür.
ama ne diyelim. yaşamak zaten ürkütücü bir deneyimdir özünde.
tşkrler.
ki insan, mutlu olmayı öğrenmeye çalışır da mutsuz olmayı hiç öğrenmez. sanki doğuştan biliyormuş gibi yaşar onu. üstelik zaman geçtikçe ustalaşır.
ve bir yerden sonra mutsuzluk bile can yakmayı bırakır.
düzen olur. rutin olur; ve insan en çok da buna alıştığını fark edince irkilir.
çünkü acının kendisi değil de, ona yabancılık çekmemek ürkütücüdür.
ama ne diyelim. yaşamak zaten ürkütücü bir deneyimdir özünde.
tşkrler.
eskiden insanlar yazardı, şimdi performans sergiliyor.
bir dönem "ne anlatıyor?" diye okunan metinler vardı. şimdi ise "kime laf sokuyor?", "hangi tarafta?", vs. hesabıyla yazılıyor.
içerikten çok pozisyon, fikirden çok reaksiyon üretiliyor.
en komiği de herkes birbirini samimiyetsizlikle suçlarken, kimsenin samimi olmaya cesaret edememesi.
sözlük ölmedi belki. ama yazma arzusu öldü.
geriye de yalnızca görünme arzusu kaldı; diye düşündüm.
da sen dersin bilemem azizim.
tşkrler.
bir dönem "ne anlatıyor?" diye okunan metinler vardı. şimdi ise "kime laf sokuyor?", "hangi tarafta?", vs. hesabıyla yazılıyor.
içerikten çok pozisyon, fikirden çok reaksiyon üretiliyor.
en komiği de herkes birbirini samimiyetsizlikle suçlarken, kimsenin samimi olmaya cesaret edememesi.
sözlük ölmedi belki. ama yazma arzusu öldü.
geriye de yalnızca görünme arzusu kaldı; diye düşündüm.
da sen dersin bilemem azizim.
tşkrler.
bir süreçtir.
öyle bir süreçtir ki zamanla bir pencereye dönüşür; insan, yaşamı artık yalnızca oradan seyretmeye başlar. aynı manzara, aynı sesler, aynı ağırlık. günler değişir, hissi değişmez.
derken bir gün yeter. insan taşar. ardından her şey usulca değil, hoyratça altüst olur.
fakat işin en ruh yakıcı tarafı, yıkımın kendisi değildir. can çıkar da huy çıkmaz dedikleri yere vardığında anlarsın asıl cezayı. üstelik cebin keşkelerle dolup taşarken... o saatten sonra hangi duvar üstüne yıkılsa ne fark eder?
hm?
ben de öyle düşünmüştüm; geçmiş olsun tabi.
tşkrler.
öyle bir süreçtir ki zamanla bir pencereye dönüşür; insan, yaşamı artık yalnızca oradan seyretmeye başlar. aynı manzara, aynı sesler, aynı ağırlık. günler değişir, hissi değişmez.
derken bir gün yeter. insan taşar. ardından her şey usulca değil, hoyratça altüst olur.
fakat işin en ruh yakıcı tarafı, yıkımın kendisi değildir. can çıkar da huy çıkmaz dedikleri yere vardığında anlarsın asıl cezayı. üstelik cebin keşkelerle dolup taşarken... o saatten sonra hangi duvar üstüne yıkılsa ne fark eder?
hm?
ben de öyle düşünmüştüm; geçmiş olsun tabi.
tşkrler.
çoğu zaman büyük hayaller falan olmuyor.
yarın içilecek bir kahve,
bitirilmeyi bekleyen bir kitap,
uzun zamandır görüşmediğin birinden gelebilecek bir mesaj,
belki de henüz tanışmadığın biri.
insanı hayata bağlayan şeyler genelde küçük oluyor.
zaten insanı ayakta tutan da büyük sebepler değil; koparmaya kıyamadığı küçük bağlar.
muah yani. böyle de koparırım felsefeyi bazen.
tşkrler.
yarın içilecek bir kahve,
bitirilmeyi bekleyen bir kitap,
uzun zamandır görüşmediğin birinden gelebilecek bir mesaj,
belki de henüz tanışmadığın biri.
insanı hayata bağlayan şeyler genelde küçük oluyor.
zaten insanı ayakta tutan da büyük sebepler değil; koparmaya kıyamadığı küçük bağlar.
muah yani. böyle de koparırım felsefeyi bazen.
tşkrler.
telefon rehberinin boş olması değil, canın sıkkın olduğunda arayacak kimsenin aklına gelmemesi.
günün sonunda anlatacak şeylerin olması ama anlatacak birinin olmaması.
insan bazen yalnızlığa alışıyor.
alışamadığı şey, başına güzel bir şey geldiğinde dönüp paylaşacak kimse bulamamak.
çünkü bazı sessizlikler huzurdur. bazıları ise eksiklik.
benceli elbette; tşkrler yine de.
günün sonunda anlatacak şeylerin olması ama anlatacak birinin olmaması.
insan bazen yalnızlığa alışıyor.
alışamadığı şey, başına güzel bir şey geldiğinde dönüp paylaşacak kimse bulamamak.
çünkü bazı sessizlikler huzurdur. bazıları ise eksiklik.
benceli elbette; tşkrler yine de.
kalabalığın eksikliği değil, aidiyetin eksikliği.
her gün yüzlerce insan görmek ama bir tanesine bile "iyi ki tanışmışım" diyememek.
zamanla insan yeni insanlarla karşılaşmaktan değil, aynı boş sohbetleri tekrar yaşamaktan yoruluyor.
mesele yalnız kalmak da değil aslında.
bazen insanın etrafında herkes oluyor da, hayatına dokunan kimse olmuyor.
yine de bekliyoruz işte.
belki bir gün, tanışmak için çaba harcamadan tanışacağımız birine rastlarız.
tşkrler.
her gün yüzlerce insan görmek ama bir tanesine bile "iyi ki tanışmışım" diyememek.
zamanla insan yeni insanlarla karşılaşmaktan değil, aynı boş sohbetleri tekrar yaşamaktan yoruluyor.
mesele yalnız kalmak da değil aslında.
bazen insanın etrafında herkes oluyor da, hayatına dokunan kimse olmuyor.
yine de bekliyoruz işte.
belki bir gün, tanışmak için çaba harcamadan tanışacağımız birine rastlarız.
tşkrler.
yorucu bir uğraş.
kendini anlatan çoktur, kendini taşıyabilen az.
birilerinin gözüne girmek için çabaladıkça insan kendi gözünden düşüyor biraz.
oysa gerçekten etkileyici olan şey, beğenilmeye çalışmayan birinin doğal hali.
yine de siz bilirsiniz tabii.
tşkrler.
kendini anlatan çoktur, kendini taşıyabilen az.
birilerinin gözüne girmek için çabaladıkça insan kendi gözünden düşüyor biraz.
oysa gerçekten etkileyici olan şey, beğenilmeye çalışmayan birinin doğal hali.
yine de siz bilirsiniz tabii.
tşkrler.