bugün
- hangi ülke de doğmak isterdin11
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek7
- evde kalmış 30 yaşında kız3
- çare ismail kartal3
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- amedspor20
- havaların erken kararmaya başlaması2
- dursun adında spor kulübü başkanı olmaz2
- 14 mart 20113
- ibo show orkestrası3
- herr domdom2
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- yaran twitter iletileri3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- futbol17
- pazar akşamı entry sayısının düşmesi2
- anın görüntüsü26
- imranlı3
- süper lig9
- eyüpspor3
- o paraya mercedes bmw audi var5
- arabam nasıl arkadaşlar4
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı3
- müzik haram mıdır2
- avm tuvaleti2
- burhan bayar2
- antu forum dan yorumlar2
- 6 ocak 20122
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- doğum günü kutlamayan adam2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- gocu aslında influncer8
- 1 kasım3
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- bik bik'in yaptığı yemekleri hizmetçinin yapması2
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- ese dezze8
- fon skandalı halkı hepten çökertmek için yapıldı2
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- dışarıda yemek yemek4
- kişisel bilgisayarlarda ram olmamalı3
- türkiye11
- enag2
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- kuantum fiziğine sahip kadın9
"bir" rüya değilse, "bir" ağustos'ta, "bir" olacağız...
(bkz: http://ilhaniremkonserleri.com/bir)
(bkz: http://www.biletix.com/event.htm?id=lkk16&pr=bk)
(bkz: http://ilhaniremkonserleri.com/bir)
(bkz: http://www.biletix.com/event.htm?id=lkk16&pr=bk)
Delirium kitabını deli gibi aradığım herif.
edit: kitabı çok kullanılmış istiyorum 6. el 7. el belki de.
edit: kitabı çok kullanılmış istiyorum 6. el 7. el belki de.
kendisi çok saygı duyduğum kıvır kıvır bir insandır. lakin anlayamadığım bazı mistik, metafizik, mezotopik ve ekzantrik yönleri bulunmaktadır. yer istanbul mekan harbiye, ilhan irem konseri; tam 20 yıl sonra. ortam romantik, ışıklar kapalı, sevgililer ücralarda yiyişmekte, ön sıra coşmuş kendinden geçmekte (h)er türlü mariuana, hap, pop ve cup çekmiş moddalar. kendilerinden geçmiş kafa-beyin binbeşşüz kimbilir hangi diyarlarda altın vuruş yapıyorlar,
bu arada ilhan irem çıkıyor sahneye kendinden menkul-guru modunda. siyah ve fikrimce tek-parça bir giysi, sen de modern ihram ben diyeyim karate-kid filmlerinden mukallit bir siyah elbise. uzun saçlar, elde akik yüzükler, yüzünde hafif bir gülümseme[!], hareketlerde en ufak bir ikircimden eser yok; bir yaşındaki gibi genç ve dinamik bin yaşındaki gibi tecrübeli. barış-güvercini adımları ile sahnede selam duruyor[müslümün kü gibin değil] şişedibi gözlüklü pokemon kızlar ise dişlek ağızlarını ayırıp onu hayran hayran temaşa etmekteler[Hz Esra Eron kadar olamasa da]
söylemye başlıyor o kadife sesiyle ve en damar parçalarından "gemiler" çalıyor. lakin işin ilginç yanı bu müziğe bir de power point sunumu eşlik ediyor. bu sunumda ise ne romantik bir ortam ne birbirine bakışan biri bohem diğeri kaynak saçlı iki sevgiliya da kitaplarını düşüren iki çiftin otel odasında sonlanan tükenmişş romantizmi[rugan ayakkabı bile yok varın siz düşünün]. bir uzay gemisi uçarkan[ne romantik görüntü!] görünüyor. hali ile tüm romantizm, mum ışıkları ve akılarda içilen kırmızı şaraplar yerle bir oluyor[abi sen de mi ufocuydun ya?] demekten alıkoyamıyorum kendimi.
Aslında onun metafizik olgunlaşması belki bu. bunu kavramsallaştırması da bir tuhaf. biz marifet-aşaması diyelim bir başkası nirvanaya ulaşma ya da evrenlerle bir olma desin; ilhan irem'de böle postmodern tarikatçı modunda spinoza'nın Allah-kitap kütüp musaf demek yerine evrenler dediği gibi[ne kadar yobazım!] o da bir laf tutturmuş evrenler deyip gidiyor; Anlasana ise bu tanrısal ilhamın amentüsü.
Ama hocam seni çok seviyoruz yahu. şerefsizim bir tarikat kur çember sakal bırakıp hayrunnisa isminde bir hatunu koluma takıp rastladığım ilk hakikat kitabevinden şalvar ve cübbemi alıp geliyorum!
bu arada ilhan irem çıkıyor sahneye kendinden menkul-guru modunda. siyah ve fikrimce tek-parça bir giysi, sen de modern ihram ben diyeyim karate-kid filmlerinden mukallit bir siyah elbise. uzun saçlar, elde akik yüzükler, yüzünde hafif bir gülümseme[!], hareketlerde en ufak bir ikircimden eser yok; bir yaşındaki gibi genç ve dinamik bin yaşındaki gibi tecrübeli. barış-güvercini adımları ile sahnede selam duruyor[müslümün kü gibin değil] şişedibi gözlüklü pokemon kızlar ise dişlek ağızlarını ayırıp onu hayran hayran temaşa etmekteler[Hz Esra Eron kadar olamasa da]
söylemye başlıyor o kadife sesiyle ve en damar parçalarından "gemiler" çalıyor. lakin işin ilginç yanı bu müziğe bir de power point sunumu eşlik ediyor. bu sunumda ise ne romantik bir ortam ne birbirine bakışan biri bohem diğeri kaynak saçlı iki sevgiliya da kitaplarını düşüren iki çiftin otel odasında sonlanan tükenmişş romantizmi[rugan ayakkabı bile yok varın siz düşünün]. bir uzay gemisi uçarkan[ne romantik görüntü!] görünüyor. hali ile tüm romantizm, mum ışıkları ve akılarda içilen kırmızı şaraplar yerle bir oluyor[abi sen de mi ufocuydun ya?] demekten alıkoyamıyorum kendimi.
Aslında onun metafizik olgunlaşması belki bu. bunu kavramsallaştırması da bir tuhaf. biz marifet-aşaması diyelim bir başkası nirvanaya ulaşma ya da evrenlerle bir olma desin; ilhan irem'de böle postmodern tarikatçı modunda spinoza'nın Allah-kitap kütüp musaf demek yerine evrenler dediği gibi[ne kadar yobazım!] o da bir laf tutturmuş evrenler deyip gidiyor; Anlasana ise bu tanrısal ilhamın amentüsü.
Ama hocam seni çok seviyoruz yahu. şerefsizim bir tarikat kur çember sakal bırakıp hayrunnisa isminde bir hatunu koluma takıp rastladığım ilk hakikat kitabevinden şalvar ve cübbemi alıp geliyorum!
(bkz: ışık ve sevgiyle)
1 Ağustos günü Kuruçeşme Arena' da verdiği muhteşem konser ile dinleyicilerine müzik ziyafeti vermiş siyah adam.
zaman herşeyi siliyor demiştir.
Gittiğin gün hayat bitti sanmıştım
Gittiğin gün ölümü yaşamıştım
Gittiğin gün zaman durdu sanmıştım
Meğerse ben yanılmışım
işte hayat yine akıp gidiyor
işte hayat sensiz de yaşanıyor
işte hayat böyledir deniyor
Zaman herşeyi siliyor..
zaman herşeyi siliyor demiştir.
Gittiğin gün hayat bitti sanmıştım
Gittiğin gün ölümü yaşamıştım
Gittiğin gün zaman durdu sanmıştım
Meğerse ben yanılmışım
işte hayat yine akıp gidiyor
işte hayat sensiz de yaşanıyor
işte hayat böyledir deniyor
Zaman herşeyi siliyor..
işte hayat şarkısıyla yıllardır gönllere taht kuran müzisyen... türk müziğindeki birkaç iyi adamdan biriydi. sonraları budist falan oldu, müziği de tuhaflaştı.
1 ağustos konserinde yine mutlulukla hüznün arasındaki o ince çizgide yürekleri doldurmuş, doyurmuş üstad! inanılmaz seyirci performansıyla birlikte, mütevazi, abartısız, gösterişsiz ama görkemli sahnesi ile bizi kendimizden geçirmiş adam.
umut ile çaresizliğin çarpışmasıyla ortaya çıkan bir ruh.
konuşamıyorum şarkısına hayran olduğum, sesi inanılmaz derecede güzel olan sanatçıdır.
derinliğine hayret ettiğim ve taptığım sanatçı.
''Bilmeden yeşilliğine düşmüş bir damlayım ben
Tüm dünyanın kökünde herşeyin kaynağı sen....'' ilhan irem
eşsiz sanatçı.
Tüm dünyanın kökünde herşeyin kaynağı sen....'' ilhan irem
eşsiz sanatçı.
adını her duyduğumda ''aa ilhan irem vardı di mi yaa'' dediğim şiir tadında sevgi insanı.
sadece anlasana. gerisinin belirtilmeye ihtiyacı yok.
sevgi pıtırcığı, ülkemin adı konulmamış en hümanist kişisi, gökkuşağı, ışık, bir!
-bu bakışlaaar bir gün beeeni öldüreeeceeek sevgilim, bu bakışlar ne zamaaaan beeeeni güldüreeecek sevgilim... http://fizy.com/#s/1ai3ch
-ağlaaamaa arkadaaaaş, ağlaaamaa aşk içiiin, şu kısacık hayatta bu yaşlaaar niçiiiiin? boşver boşver arkadaaş başkaaa bulursun, bütün kalbin sevinçle..neşeeeyle dolsun! en kötü günlerimiz hep böyle olsun! mutluluklar bizimle, elem yok olsuuun!.. http://fizy.com/#s/1lrfi2
-bu bakışlaaar bir gün beeeni öldüreeeceeek sevgilim, bu bakışlar ne zamaaaan beeeeni güldüreeecek sevgilim... http://fizy.com/#s/1ai3ch
-ağlaaamaa arkadaaaaş, ağlaaamaa aşk içiiin, şu kısacık hayatta bu yaşlaaar niçiiiiin? boşver boşver arkadaaş başkaaa bulursun, bütün kalbin sevinçle..neşeeeyle dolsun! en kötü günlerimiz hep böyle olsun! mutluluklar bizimle, elem yok olsuuun!.. http://fizy.com/#s/1lrfi2
odatv.com sitesine yazdığı sizi daha kaç kez kandırabilirler adlı yazısıyla kendisine daha da sempati duymama neden olmuş sanatçı. kalemine, zihnine sağlık diyorum. ben dahil birçok kişinin hislerine ve tepkilerine tercüman olmuş yazısıyla. sanatçı duyarlılığını layıkıyla göstermiştir.
http://www.odatv.com/n.php?n=sizi-daha-kac-kez-kandirabilirler-0301111200
http://www.odatv.com/n.php?n=sizi-daha-kac-kez-kandirabilirler-0301111200
kendisi allahtan hala hayatta.. bi gün polonezköyde leonardo'da annemlerle salak salak otururken orhan pamuk' kırmızı elbiseli bi hatunla görmüştüm.. küçüktüm o zaman.. orhan pamuk da adını yeni yeni kırmızı koymuştu.. annemler uzaktan kesip kesip beni dürtüklemişlerdi "gitsene yavrucuğim git bi konuş" şeklindeki telkinlere ben kabarık tüylü elbisemi sandalyenin çivilerine sokmak suretiyle yırtarak cevap vermiştim.. annem tabii ki masa altından cimciklemişti beni , orda bağırması uygun olmayacağı için..
sonraları günter grassı görmek de kısmet oldu.. elimde kitap imzalatacağım yok gene utandım gidemedim.. bi keresinde divan'da otururken a. ilhan'I gördüm onla da konuşamadım.. zaten gitsem yanına ne dicem allasen "ben sana mecburum" mu ?!
olmadı bi türlü.. aslnda sevmeme rağmen tüm bu yazarları , hepsi aslında biraz biraz etki bırakmış olmalarına rağmen hayatımda yok gidemedim yanlarına..
fakat şayet bi gün ilhan irem' görürsem kesin giderim.. ilhan irem çünkü , çok sevdiğim bi yazar , şair.. ki ben şiir sevmem.. seveni de sevmem.. biri dese ki , tüm dünyaya seslenme hakkın var 3 dakikalığına aynen v'deki gibi.. ne söylemek istersin ? düşüncesi bile şimdi midemi ibi fena yaptı.. hangi şairden alıntı yapmalı , hangi aforizma söylenmeli ? radikal mı olunmalı hümanist mi ? nece söylenilmeli peki vs vs..
bütün bu kaos ortamında , telaştan nöronlarım yanacak gibi oldu mu , aklıma ilhan irem geliyor... ve onun anlasana'sı.. çünkü sanırım insanlardan sevgi şefkat aşk tutku şehvet bunları geçtim , artık anlayış bekliyorum sadece..
yaa kimler kimler buluyo sen de düzgün birini bulsana ,
orda mı kalıcan buraya mı dönücen , aaa sakın dönme bak ,
okul bitmedi mi hala , ehehe zor tabii zor zor yabancı dilde ,
işim var anlamıyo musun , her dakika senin karşında durup senle mi konuşayım ,
gelgitlisin ,
iyi de düzgün birini bulsana ne bu böyle garip kişileri buluyosun ,
anlayışsızsın ,
nankörsün ,
tembelsin ,
okul ne zaman bitiyo
kimi işte ilgi beklediğimi sanan , bi türlü beni anlayamayan gelgitlisin diyip posta koyan eski sevgili , kimi yabancı ülkede sistemin farklı işlediğini ve 3 kere kalırsam atılacağıımı bu yüzden hakkımı kullanmamak adına bi dönem sınavı ertelediğimi ve uzattığımı okulu anlamayan iyi arkadaş , kimi sevgili bulsana düzgün ookimler kimler buluyo diyen arkadaş grubu , kimi tembelsin diyen aile ferdi vs vs. hepsinden oturup düşününce , tek şey istiyorum anlamaları.. yani hak vermeleri , sempati duymaları ya da sevgi göstermeleri değil.. yüce tanrılar üzerine yemin ediyorum ki , ( antik yunanlıyım ben olm ) değil. sadece anlayış..
o yüzden seçme hakkım olsa , tüm dünyaya bu şarkıyla seslenirdim.. ilhan irem'i de en sevdiğim yazar olarak söylerim soranlara..
her sevincin , her kederin , herşeyi bir sonu varsa ,
ayrılıkların da sonu var , bir gün çıkıp geleceksin..
sen hiç sensiz kalmadın k i , mevsimleri saymadın ki..
anlasana anlasana..
bu arada bu şarkıyı dinledikten sonra , hoşlandığım insanları kendilerinden kıskanır oldum.. misal el bileğinden hoşlandığım bi çocuk vardı , oha ya bütün gün eliyle beraber oha haksızlık demeye başladım , yer geldi birinin boynunu kendinden kıskandım , elini boynuna götürünce çek lan höşt demek istedim bunlar işte hep bu "sen hiç sensiz kalmadın ki" düşüncesinin türevleri..
ohyş çok uzun yazdım gene kimes okumayacak..
sonraları günter grassı görmek de kısmet oldu.. elimde kitap imzalatacağım yok gene utandım gidemedim.. bi keresinde divan'da otururken a. ilhan'I gördüm onla da konuşamadım.. zaten gitsem yanına ne dicem allasen "ben sana mecburum" mu ?!
olmadı bi türlü.. aslnda sevmeme rağmen tüm bu yazarları , hepsi aslında biraz biraz etki bırakmış olmalarına rağmen hayatımda yok gidemedim yanlarına..
fakat şayet bi gün ilhan irem' görürsem kesin giderim.. ilhan irem çünkü , çok sevdiğim bi yazar , şair.. ki ben şiir sevmem.. seveni de sevmem.. biri dese ki , tüm dünyaya seslenme hakkın var 3 dakikalığına aynen v'deki gibi.. ne söylemek istersin ? düşüncesi bile şimdi midemi ibi fena yaptı.. hangi şairden alıntı yapmalı , hangi aforizma söylenmeli ? radikal mı olunmalı hümanist mi ? nece söylenilmeli peki vs vs..
bütün bu kaos ortamında , telaştan nöronlarım yanacak gibi oldu mu , aklıma ilhan irem geliyor... ve onun anlasana'sı.. çünkü sanırım insanlardan sevgi şefkat aşk tutku şehvet bunları geçtim , artık anlayış bekliyorum sadece..
yaa kimler kimler buluyo sen de düzgün birini bulsana ,
orda mı kalıcan buraya mı dönücen , aaa sakın dönme bak ,
okul bitmedi mi hala , ehehe zor tabii zor zor yabancı dilde ,
işim var anlamıyo musun , her dakika senin karşında durup senle mi konuşayım ,
gelgitlisin ,
iyi de düzgün birini bulsana ne bu böyle garip kişileri buluyosun ,
anlayışsızsın ,
nankörsün ,
tembelsin ,
okul ne zaman bitiyo
kimi işte ilgi beklediğimi sanan , bi türlü beni anlayamayan gelgitlisin diyip posta koyan eski sevgili , kimi yabancı ülkede sistemin farklı işlediğini ve 3 kere kalırsam atılacağıımı bu yüzden hakkımı kullanmamak adına bi dönem sınavı ertelediğimi ve uzattığımı okulu anlamayan iyi arkadaş , kimi sevgili bulsana düzgün ookimler kimler buluyo diyen arkadaş grubu , kimi tembelsin diyen aile ferdi vs vs. hepsinden oturup düşününce , tek şey istiyorum anlamaları.. yani hak vermeleri , sempati duymaları ya da sevgi göstermeleri değil.. yüce tanrılar üzerine yemin ediyorum ki , ( antik yunanlıyım ben olm ) değil. sadece anlayış..
o yüzden seçme hakkım olsa , tüm dünyaya bu şarkıyla seslenirdim.. ilhan irem'i de en sevdiğim yazar olarak söylerim soranlara..
her sevincin , her kederin , herşeyi bir sonu varsa ,
ayrılıkların da sonu var , bir gün çıkıp geleceksin..
sen hiç sensiz kalmadın k i , mevsimleri saymadın ki..
anlasana anlasana..
bu arada bu şarkıyı dinledikten sonra , hoşlandığım insanları kendilerinden kıskanır oldum.. misal el bileğinden hoşlandığım bi çocuk vardı , oha ya bütün gün eliyle beraber oha haksızlık demeye başladım , yer geldi birinin boynunu kendinden kıskandım , elini boynuna götürünce çek lan höşt demek istedim bunlar işte hep bu "sen hiç sensiz kalmadın ki" düşüncesinin türevleri..
ohyş çok uzun yazdım gene kimes okumayacak..
(bkz: yarınlar)
hisli, insanın ruhuna hitap eden güzel şarkılara imza atmış eşsiz müzisyen, gerçek bir müzik adamı. bir de ayrılan insanları teselli etmek için yaptığı şarkı vardır ki gerçekten eşsizdir.
(bkz: boşver arkadaş)
hisli, insanın ruhuna hitap eden güzel şarkılara imza atmış eşsiz müzisyen, gerçek bir müzik adamı. bir de ayrılan insanları teselli etmek için yaptığı şarkı vardır ki gerçekten eşsizdir.
(bkz: boşver arkadaş)
Zaten bütün sarkilarini severek dinledigimdir. Ilahi tadindaki eserleri ise bir baska güzeldir bana göre. Bunlardan biri hu: dinlemek isteyenler icin link : https://www.youtube.com/watch?v=QhdGojc9vrw
Iyi ki var da yillardir dinlemekten bikmadigimiz kaliteli sarkilari besteledi.
Iyi ki var da yillardir dinlemekten bikmadigimiz kaliteli sarkilari besteledi.
hissiyatlarımızın kadim dostu, müzisyen, sanatkar, ruha dokunan insandır.
onu seven dinleyen insanlarda ortak bir sürü huy ve alışkanlık gözlemlemişimdir.
sanki farklı bir enerji alanı oluşturuyor adam.hep sevmişimdir.ilhan seni gidi deli.
depresif zamanların avare bülbülü.şirin ruhlu adam .
sanki farklı bir enerji alanı oluşturuyor adam.hep sevmişimdir.ilhan seni gidi deli.
depresif zamanların avare bülbülü.şirin ruhlu adam .
"bildiğimiz nedir bu alemde?... sonsuzluğun ve sınırsızlığın içinde zerrelerden, bütünü yakalamaya çalışıyoruz. aslında akıllıca. çünkü her bir zerrede kayıtlı varoluşun gizemi. görmeyi başarana her yan aydınlık, duymayı başarana her dem çalmakta sırların senfonisi.."
ucube
şarkı söyledim. sıcaktım... çok sıcak. durdum yalnızca. geçip gidenler... görenler... bakanlar daha çoktu. incelediler. günlerce... aylarca... yıllarca... (saçlarım bile uçmuyordu) biri dokundu ürkekçe. sonra ötekiler... kolumu çekti birisi. işaret parmağım koptu önce. sonra ötekiler. kollarımı kırdılar. alıp başımı gitti birisi! duruyordum öylece. sihirliydi duruşum. cadı fırtınalarıyla çekelediler boynuma ipler geçirip. itinalı, kaskatı donuk, güliver. ellerinde sicimler ve tören çiçekleri korku romanları yazıyor cüceler. tekbirlerle yaklaşanlar yamacıma... hıçkırsam köşe bucak kaçışıyorlar. taa nerden nereye kadar duruyorum. bedevinin biri başımı sunak yapmış çadırındaki musandıraya. kazmalar tarihe karışıyor... yüreğim, kollarım, parmaklarım yerli yerinde.
nisan 2011
şarkı söyledim. sıcaktım... çok sıcak. durdum yalnızca. geçip gidenler... görenler... bakanlar daha çoktu. incelediler. günlerce... aylarca... yıllarca... (saçlarım bile uçmuyordu) biri dokundu ürkekçe. sonra ötekiler... kolumu çekti birisi. işaret parmağım koptu önce. sonra ötekiler. kollarımı kırdılar. alıp başımı gitti birisi! duruyordum öylece. sihirliydi duruşum. cadı fırtınalarıyla çekelediler boynuma ipler geçirip. itinalı, kaskatı donuk, güliver. ellerinde sicimler ve tören çiçekleri korku romanları yazıyor cüceler. tekbirlerle yaklaşanlar yamacıma... hıçkırsam köşe bucak kaçışıyorlar. taa nerden nereye kadar duruyorum. bedevinin biri başımı sunak yapmış çadırındaki musandıraya. kazmalar tarihe karışıyor... yüreğim, kollarım, parmaklarım yerli yerinde.
nisan 2011
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar