bugün
- osuruktan şiirler22
- sarı torba8
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- nasıl birisiniz6
- bebek katili öcalan5
- velvet27
- bir yazarı savunmak7
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- amedspor7
- alttaki yazara motto ver4
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- avrupa yakası aslı2
- hayatın kuralları11
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- çalışmadan para kazanmak5
- mutlu ama uzak olsun5
- özlediniz mi beni6
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- evliliğin anlamı13
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- anın görüntüsü33
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- mor semsiyeli yabanci8
- karı kıza para yedirir misiniz5
- sözlükte kavga oldu hissi5
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- seri gizli artı oy veren melek7
- serfoş yuzır3
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- kürtsüz türkiye11
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti2
- nasıl zengin olunur3
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- fenerbahçe15
- sözlüğün bozulmamış hali2
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- bir odanın düşündürdükleri2
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- halife olacağım7
- türklere vize serbestisi4
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- dünyanın en değerli şeyi5
dogum ve olum arasindaki surec.
sürprizlerle dolu bi okadar da kazık dolu ilerleyiş...
biz planlar yaparken yaşadıklarımızdır...
hayat bir futbol müsabakasıdır, gol de atarsın gol de yersin, hakem düdüğü çaldığında yapılacak bir şeyin kalmadığını anlamaktır.
seyredildiği kadar var olan şey...
işin garibi biziz;seyirci kalmadığımız kadar varız...
işin garibi biziz;seyirci kalmadığımız kadar varız...
fr.la vie
Allah'ın Muhteşem bir Sanatı. Tüm Esma-i ilahisinin bir karışımı ve macunu. Ruh'un bir özelliği.
Herşey in Kıymeti ve Neticesi Hayattar bir akıl ile anlaşılabilir.
Allah ın pek çok sıfatının karışımından oluşan bir macun ve bir sır.
güzel bi isim olabilir diye düşündüğüm ve de zaten asmalı konak'ta baharla seymenin çocuklarına koydukları isim. haa onlar koyduktan sonra ben vazgeçmişimdir, olsundur, o ayrıdır.
Zıdların birbiri ile uzlaşması süreci.
hayat mı
o da ne?
o da ne?
yaşamış olduğumuz , içinde bulunduğumuz an ve sonrasıymış
nasıl geldiğini ve geçtiğini anlamak zor diyorlar.
çok güzel ve çok değerli olduğunu da söylüyorlar.
çok sevilmesi gerektiğini ve büyük bir tesadüfler yumağından ibaret olduğunuda duydum
sonuna yaklaştığını hissedenler hiç bitsin istemezmiş.
bakalım görücez..
(bkz: hayat ne garip vapurlar felan)
nasıl geldiğini ve geçtiğini anlamak zor diyorlar.
çok güzel ve çok değerli olduğunu da söylüyorlar.
çok sevilmesi gerektiğini ve büyük bir tesadüfler yumağından ibaret olduğunuda duydum
sonuna yaklaştığını hissedenler hiç bitsin istemezmiş.
bakalım görücez..
(bkz: hayat ne garip vapurlar felan)
doğarsınız, ilk anda aldığınız nefesle birlikte ağlarsınız, bilmediğiniz bir şey ciğerinizi yakmıştır. bebeklik evresini geçirirsiniz mutlu veya mutsuz, fark etmeden geçen yıllardır bunlar. en sorumsuz olduğunuz yıllar 1-1,5 yıl sürer, başlarım böyle hayatın içine diyip kakanızı bile yaparsınız. ama bebeksinizdir, amanda çiş yapmış diye sevinirler bu duruma.
sevindikleri ve sizin de sallamadığınız bu çiş yapma mevzusu daha sonra sürekli başınıza kakılmaya başlar. çocuksunuzdur daha ve anlamazsınız, ben bebekken de yapıyordum ne değişti ki dersiniz küçücük kafanızda. 2 yaşında bir büyüksünüzdür artık. çiş yapma mevzusu bundan sonra ise batırmak anlamını yüklenir. sorduğunuz öğrenmek istediğiniz her konu üff olarak geri döner. dişiniz düşer ve ağlarsınız, düşmesin dersiniz, bir parçanız ayrılmıştır sizden. ama ağlamanızı yanlış anlarlar, yüreksiz olursunuz. yüreksiz şekil değiştirir ve okul hayatınıza kopya ile geri döner. kopya çekmez ve bunun için salak damgası yersiniz. salaklık da değişir zamanla, daha önce kavga ettiğiniz oğlanlar gözünüzde bir anda değişmiş ve hoş çocuğa dönüşmüştür. ama açılamazsınız ve salak olursunuz. okul biter çalışma başlar, kendinizi o kadar kaptırırsınız ki çalışmaya, ilk solukla bağlandığınız hayata sadece seyirci olarak katılmaya başlarsınız. çalışma azmiyle dolu bir şeyleri başarmak için umutlu bir birey. ilerlersiniz. sonra aşık olduğunuzu sanırsınız. evet bu bir sanma ve yanılsamadır, bitirdiğinizde anlarsınız. bitmiştir ama sizi de bitirerek. kalbiniz acır, eski kavramlarınız geri gelir; ilk yanma, yüreksizlik, salaklık ve yeni bir kelime pişmanlık…
pişmansınızdır, öfkelisinizdir. güveniniz yıkılmıştır. nedenlere niçinlere ve keşkelere düşer içiniz. hayat artık aşksızlıkla bağlantılıdır sizin için. kendi kabuğunuza çekilirsiniz bir dönem. duvar örersiniz başka kişilerle kendinizin arasına, halbuki tek uzaklaştırdığınız kendiniz olmuştur, kendiniz ve hayatınız. zaman geçer, aleyhinize kim bilir kaç defa akrep ve yelkovan birbiriyle buluşur ve günleri bitirir. sadece kafanızda yankılanan tik tak sesidir. duymamak istersiniz.
bir sabah kalkarsınız derin bir uykudan uyanırmışçasına, çevreniz size yabancıdır. her şey yabancıdır. eski çevrenizde yeni bir insan olmuşsunuzdur artık. hayat aşk değildir mevzusuna döner olay. bu da yanılsamadır. aşk sadece karşındaki insanı sevmek değildir ki, kuşu, çiçeği, trafiği, kalabalığı, yalnızlığı, kitapları, işi, aileyi, dostları, açlığı, tokluğu, 4 mevsim, yağmuru sevmektir. bunu anlarsınız sararan zamanlarda.
hayat, bazen acı bazen ise tatlı yönünü gösterir. her nefesinizle birlikte yeni yeni bilgi sunar size. onu anlamak veya reddetmem kişinin kendisine kalmıştır. işte hayat bu noktada ikiye ayırır insanı, kazananlar ve kaybedenler. kazananların kupası madalyası kendilerini bulmaktır. kaybedenlerinki ise kendisine yabancılaşmak. kendine yabancılaşmak ölüm gibidir. yaşayan ölülerin diyarında yaşamaya ve yaşlanmaya mecbur bırakır
sevindikleri ve sizin de sallamadığınız bu çiş yapma mevzusu daha sonra sürekli başınıza kakılmaya başlar. çocuksunuzdur daha ve anlamazsınız, ben bebekken de yapıyordum ne değişti ki dersiniz küçücük kafanızda. 2 yaşında bir büyüksünüzdür artık. çiş yapma mevzusu bundan sonra ise batırmak anlamını yüklenir. sorduğunuz öğrenmek istediğiniz her konu üff olarak geri döner. dişiniz düşer ve ağlarsınız, düşmesin dersiniz, bir parçanız ayrılmıştır sizden. ama ağlamanızı yanlış anlarlar, yüreksiz olursunuz. yüreksiz şekil değiştirir ve okul hayatınıza kopya ile geri döner. kopya çekmez ve bunun için salak damgası yersiniz. salaklık da değişir zamanla, daha önce kavga ettiğiniz oğlanlar gözünüzde bir anda değişmiş ve hoş çocuğa dönüşmüştür. ama açılamazsınız ve salak olursunuz. okul biter çalışma başlar, kendinizi o kadar kaptırırsınız ki çalışmaya, ilk solukla bağlandığınız hayata sadece seyirci olarak katılmaya başlarsınız. çalışma azmiyle dolu bir şeyleri başarmak için umutlu bir birey. ilerlersiniz. sonra aşık olduğunuzu sanırsınız. evet bu bir sanma ve yanılsamadır, bitirdiğinizde anlarsınız. bitmiştir ama sizi de bitirerek. kalbiniz acır, eski kavramlarınız geri gelir; ilk yanma, yüreksizlik, salaklık ve yeni bir kelime pişmanlık…
pişmansınızdır, öfkelisinizdir. güveniniz yıkılmıştır. nedenlere niçinlere ve keşkelere düşer içiniz. hayat artık aşksızlıkla bağlantılıdır sizin için. kendi kabuğunuza çekilirsiniz bir dönem. duvar örersiniz başka kişilerle kendinizin arasına, halbuki tek uzaklaştırdığınız kendiniz olmuştur, kendiniz ve hayatınız. zaman geçer, aleyhinize kim bilir kaç defa akrep ve yelkovan birbiriyle buluşur ve günleri bitirir. sadece kafanızda yankılanan tik tak sesidir. duymamak istersiniz.
bir sabah kalkarsınız derin bir uykudan uyanırmışçasına, çevreniz size yabancıdır. her şey yabancıdır. eski çevrenizde yeni bir insan olmuşsunuzdur artık. hayat aşk değildir mevzusuna döner olay. bu da yanılsamadır. aşk sadece karşındaki insanı sevmek değildir ki, kuşu, çiçeği, trafiği, kalabalığı, yalnızlığı, kitapları, işi, aileyi, dostları, açlığı, tokluğu, 4 mevsim, yağmuru sevmektir. bunu anlarsınız sararan zamanlarda.
hayat, bazen acı bazen ise tatlı yönünü gösterir. her nefesinizle birlikte yeni yeni bilgi sunar size. onu anlamak veya reddetmem kişinin kendisine kalmıştır. işte hayat bu noktada ikiye ayırır insanı, kazananlar ve kaybedenler. kazananların kupası madalyası kendilerini bulmaktır. kaybedenlerinki ise kendisine yabancılaşmak. kendine yabancılaşmak ölüm gibidir. yaşayan ölülerin diyarında yaşamaya ve yaşlanmaya mecbur bırakır
kısaca;aşk cinsel yolla bulaşan ve tedavisi olmayan bir hastalıktır.
"inanmak için görmek değil görmek için inanmak" mantığıyla bakıldığında tozpembesi tamamen ortadan kalkan zamanlar bütünlüğü. yine de hayal kurmak serbest..
hayat shakespeare'e göre oyuncularla dolu bir tiyatro sahnesidir. herkese ayrı bir rol biçilmiştir.
(bkz: uludağ sözlük)
artısıyla , eksisiyle , güzeliyle , çirkiniyle , yanlışıyla , dogrusuyla hakikaten yaşamaya deger dolambaçlı bir yoldur . hele bir de aşık olduktan sonra cennettesindir sanki .
sigara gibidir namert. yakar dururuz ama o paso sönmeyi yeğler.
(bkz: yaşıyoruz işte)
oyundan ibaret zaman birimi. ya$adıkça oyuna dahiLim icabinda..
bir açılmamış damacanasının içinden koca bir çiğnenmiş sakız çıkan, fotoğrafı çekilen ama gazetelere verilmeyen, aa arşivlerinde kalan su markası. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar