bugün
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir9
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası13
- kemal kılıçdaroğlu17
- ben ekonomistim3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi3
- gerizekalı yazarlar zirvesi9
- iyi futbol oynar mısınız9
- tırcı kadınlar2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- gizem altunsoy3
- avrupa klima krizi4
- tanga giyen kız2
- spor yapmayan erkek6
- taksicilerin gri pantolon ve gömlek giyecek olması2
- gay bedenler klübü2
- senin işin ekimde bitiyor2
- bugün ne yaptınız7
- matrix'deki zencinin torbacı olması6
- mustafa kemal atatürk13
- matematikte en büyük ve en küçük sayının olmaması3
- pandela24
- amsızlık4
- dünyanın en ünlü dört keli3
- ankara'nın nato zirvesi hazırlıkları3
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi4
- devlet4
- atatürk'ü sevmemek8
- nutuk4
- sözlükte siyaset tartısmak2
- israil de haredi krizi büyüyor2
- tebrikler 2026'nın ilk 6 ayını boşa harcadınız2
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- pasif agresif yönetici2
- birazdan temmuza giriyoruz12
- saraca finch house9
- ona bir şey söyle11
- burçlar hakkında bilgi sahibi olan erkek2
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- yazarların akıl hocaları9
- meksika7
- türkçülük4
- gece gece aniden gelen 1 buçuk adana yeme isteği3
- en son ne aldınız3
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- tai lung17
- 0 0 717
- nickini değiştiren yazarlar3
- futbol34
- 2026 dünya kupası39
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
bir hiclik ugruna didismek, savasmak, buyumek, gelismektir. shakespeare'e göre; "hepimiz yaşam denen sahnede aktörleriz."
ne icin oldugu cok bellidir. olum icindir hayat. tek gorevi olume iyi hazirlanmaktir. kisisel fikrim ise, hayat metallica'nin no clover sarkisinin sozleri gibidir." ardindan gorulur ki; tunelin sonundaki dindirici isik, sana dogru gelmekte olan bir yuk treniydi sadece." butun insanlarin bir istasyonda bulusup, trenin gelmesini bekleyip gitmek istedigin yere varmiktir. treni bekledigin anlar, beslediklerin umuttur. ama acimasiz bir seydir iste. umutla bekledigin tren gelmez, heyecanlandigin farlar sadece bir yuk trenin faridir. insanligin hayati o gun biter iste. bir yuk treni gelir sana carpar. komik bir trajedidir. yasamak olmektir( to live is to die).
ne icin oldugu cok bellidir. olum icindir hayat. tek gorevi olume iyi hazirlanmaktir. kisisel fikrim ise, hayat metallica'nin no clover sarkisinin sozleri gibidir." ardindan gorulur ki; tunelin sonundaki dindirici isik, sana dogru gelmekte olan bir yuk treniydi sadece." butun insanlarin bir istasyonda bulusup, trenin gelmesini bekleyip gitmek istedigin yere varmiktir. treni bekledigin anlar, beslediklerin umuttur. ama acimasiz bir seydir iste. umutla bekledigin tren gelmez, heyecanlandigin farlar sadece bir yuk trenin faridir. insanligin hayati o gun biter iste. bir yuk treni gelir sana carpar. komik bir trajedidir. yasamak olmektir( to live is to die).
sanirim bir test..
anlanılması, anlaşılması ve alışılması gereken süreç.
devam eden.
seyduna türkülerinden biri. kazım koyuncu seslendirmiştir.
--şiir--
kaçağım, eşkiya aşklar yaşarım durmadan
kaşla göz, dağla uçurum arası konar göçerim.
sürgünlüğümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar,
sığsın ısterler defnelerim, küçücük saksılarına.
yetmez, dağbaşlarının teslimiyeti ıstenir,
ya katlim, ya ıhanetim.
bilmezler bir başka yolu olduğunu.
yani ben, eşkıya her yanı pusu.
gözlerindeki dumanlı dağlara sevdam,
zülfünde gölgeye sığınmam bundandır
o zaman keyif çatarım silah diye
sevdanın doruğuna.
buzullar erir nehirler yatak değiştirir
sevdalarını işıklarında yıkarlar
sonra da yürekleri seslerinde
gürül gürül akarlar
çıplak suretleri dağ başlarını resmeder
o dem ıklim değişir, hüzün olur.
yüreğimden gayrısına sır vermediğim doğrudur,
kaçaklıktır.
hadi gel şahrud'um dağlara gövde verelim,
göğsüm tahtasının altı ol.
yoksa vuracak beni hasretim bir tenhada
yakışır mı bir kaçağa ecel eliyle ölmek?
--şiir--
hayat denen sonsuzluğun
karşısında bir çocuğuz
düşe - kalka büyürken
kalkamayız birçoğumuz
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim n'olacak belli m'olur
ama bitmez yolculuklar
belki biraz canın yanar
düştüğün yerde doğrulup
başlar yine ılk adımlar
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim n'olacak belli m' olur.
Şiir: Tunay BOZYiĞiT
Seslendiren: Kazım KOYUNCU
--şiir--
kaçağım, eşkiya aşklar yaşarım durmadan
kaşla göz, dağla uçurum arası konar göçerim.
sürgünlüğümü yurtlanmaz yerleşik sevdalar,
sığsın ısterler defnelerim, küçücük saksılarına.
yetmez, dağbaşlarının teslimiyeti ıstenir,
ya katlim, ya ıhanetim.
bilmezler bir başka yolu olduğunu.
yani ben, eşkıya her yanı pusu.
gözlerindeki dumanlı dağlara sevdam,
zülfünde gölgeye sığınmam bundandır
o zaman keyif çatarım silah diye
sevdanın doruğuna.
buzullar erir nehirler yatak değiştirir
sevdalarını işıklarında yıkarlar
sonra da yürekleri seslerinde
gürül gürül akarlar
çıplak suretleri dağ başlarını resmeder
o dem ıklim değişir, hüzün olur.
yüreğimden gayrısına sır vermediğim doğrudur,
kaçaklıktır.
hadi gel şahrud'um dağlara gövde verelim,
göğsüm tahtasının altı ol.
yoksa vuracak beni hasretim bir tenhada
yakışır mı bir kaçağa ecel eliyle ölmek?
--şiir--
hayat denen sonsuzluğun
karşısında bir çocuğuz
düşe - kalka büyürken
kalkamayız birçoğumuz
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim n'olacak belli m'olur
ama bitmez yolculuklar
belki biraz canın yanar
düştüğün yerde doğrulup
başlar yine ılk adımlar
bu hayat böyle mi olur
düşen hep yerde mi kalır
gün olur belin doğrulur
kim n'olacak belli m' olur.
Şiir: Tunay BOZYiĞiT
Seslendiren: Kazım KOYUNCU
şarkının sonuna doğru yağan yağmur sesi ile birlikte gözyaşlarının tutulmakta zorlanıldığı şarkı * .
hayal ve düş ün ürünü.
bazen istediklerimiz yaşamımıza uyarlanamaz, uyarlama senaryosu hazırlanır beynimizde, bu böyle olsa, şu şöyle olsa deriz içimizde sesle muhabbet ederken, bu senaryo neticesinde hayal ettiklerimizin gerçekleşen kısmıdır hayat.
her bir nefes alışımız, her yeni gün, her gözümüzü açıp kapadığımız, her anımız,güneşin hergün doğuşu ve her akşam batışı, her gülüşümüz,her bir tebessüm, her kapıyı çalışımız, el sallayşımız her gidenin ardından, damla damla akan her gözyaşımız,merhaba demek her yeni doğana ve son bir veda arkandan bakana...
arapça; hayat. *
senden nefret ediyorum hayat! daha sekiz yaşında topumu patlatan mahallenin abisinden nefret ettiğim gibi, çok sevdiğim sigortacılık dersinden beni bırakan öğretmenden nefret ettiğim gibi. herşeyimi vermeye hazır olduğum insanın beni bir piç gibi oratada bırakıp gittiği günden beni seven ama bir türlü anlayamayan insalarlarla dolu bir yaşamı bana yaşattığın için senden nefret ediyorum. vucudumda açtığın o gizli kalmış kulubedeki insanı hayata döndüremediğim için senden nefret ediyorum ve seni sevmiyorum hayat bir gülün dalından koparılmasını sevmediğim gibi. ey hayat sen bana bahşedilmiş en büyük hediye olsan da senden nefret ediyorum. düşündüklerimi, umutlarımı ve hayallerimi acımasızca çürüttüğün için...
artık siktir git be hayat ben denedim seni yaşamamayı ama beceremedim sen git artık benden. ah inançlarım olmasaydınız bu kahbe hayat belkide daha bi güzel siktir edilirdi bu bünyeden...
artık siktir git be hayat ben denedim seni yaşamamayı ama beceremedim sen git artık benden. ah inançlarım olmasaydınız bu kahbe hayat belkide daha bi güzel siktir edilirdi bu bünyeden...
hayat ne insanların yaşadıkları kadar basit ne de düşündükleri kadar karmaşıktır.
çok garip, çok boktan çok ta güzel bi şey. ama tek bir kere yaşayabilmemiz kötü. mesela bu satırları yazarken ki zamanı bi daha yaşayamıyosun başa alamıyosun. pause tuşu felan yok amına koyum.. allah abi keşke programlarken ekleseydi onları.. ama belki başka bi evrende farklı bi yazılım kullanmıştır. ileri alma geri sarma tuşları felan koymuştur.
kırık düşler, aynı yalnızlık
öyle azaldık ve yıprandık ki
kafamız karışık, değişmek zor
dünya yıkılsa anlamazlar
sözlerinin sahibi dinlenmeye doyulmayan mor ve ötesi parçası.
öyle azaldık ve yıprandık ki
kafamız karışık, değişmek zor
dünya yıkılsa anlamazlar
sözlerinin sahibi dinlenmeye doyulmayan mor ve ötesi parçası.
tanımlanamayan, soyut kavram...
hayat, her şeye rahmen yaşamaktır ki yaşıyorsan, hayattadırsın.
kimine göre kiraathane, kimine göre kerhane, kimine göre meyhane, kimine göre yazıhane ve kimine göre çilehane olan zımbırtı.
tadını çıkartmadığın sürece kabusa dönüşebilen ve ayakta kalmak için mücadele gerektiren süreçtir. zaman zaman boş ve gereksiz hissedilirken bazen de varlığın tespit edildiği ve karşılığında şükredildiği varolma hali..
sadece "bir varmış bir yokmuş" tan ibaret olan süreç. oysa masallara giriş cümlesi sanırdık hep bunu. belki de içten içe hayatın felsefesini kazımak istemişlerdi beyinlerimize, kimbilir...
bugün olan her şey belki yarın olmayacak. belki ben de olmayacağım yarın; ya da olan biten her şey eksik kalmış olacak. dün vardın; şimdi yoksun...
bir zamanlar uğruna mücadele ettiğim, insanlar, duygularım; bugün yoklar mesela. yerini almış yenileri...
hepimiz birer hancıyız bu hayatta; yolcular değişiyor... hayatın kuralı bu, kabullenmek lazım. önüne bakıp elindekileri değerlendiren insan yaşıyor; geçmişe bakıp kaybettiklerini kurtarmak isteyen her insan ise, kocaman bir denizde boğuluyor...
hepimizin hayatının tek cümlelik özeti işte bu: bir varmış, bir yokmuş...
bugün olan her şey belki yarın olmayacak. belki ben de olmayacağım yarın; ya da olan biten her şey eksik kalmış olacak. dün vardın; şimdi yoksun...
bir zamanlar uğruna mücadele ettiğim, insanlar, duygularım; bugün yoklar mesela. yerini almış yenileri...
hepimiz birer hancıyız bu hayatta; yolcular değişiyor... hayatın kuralı bu, kabullenmek lazım. önüne bakıp elindekileri değerlendiren insan yaşıyor; geçmişe bakıp kaybettiklerini kurtarmak isteyen her insan ise, kocaman bir denizde boğuluyor...
hepimizin hayatının tek cümlelik özeti işte bu: bir varmış, bir yokmuş...
çok laf yalansız,çok mal haramsız olmaz...
yükü omuzları(mı) düşürecek kadar ağır olan.
(bkz: bitse de gitsek)
(bkz: bitse de gitsek)
"...hayat bir mücadeledir. o halde iki şey vardır; galibiyet yada mağlubiyet."
mustafa kemal atatürk
mustafa kemal atatürk
ne eksik ne de fazla.tam bir can sıkıntısıdır.
acılarımızdan ve monotonluklarımızdan damıttığımız pislikleri kadeh kadeh içerken düzen diye diye düzdürüyoruz kendimizi.başkalarını parmaklarken.
lanet olsun dişlilerine hayatlarımızı adadığımız yenilmez canavara. dönen, değişen, dönüştüren ne varsa lanet olsun.acılara,isteklere özlemlere ki kendileri bağımlısı kıldığı gerçekliği damarlarımızdan içimize akıtan uyuşturucularımızdır.
lanet olsun raflarındaki sucukları satmak için takındığı yapmacık gülümsemesiyle mahalle marketine, yağlı kıçını insanların gözüne sokarcasına sallayan cadde güzellerine, yüzündeki sahte sırıtışıyla sorular soran patrona, otobüslerde hallerine ekledikleri acınası tavırlarla yer bekleyen yaşlılara.
ki hayatın en boktan gerçekleridir saydığım, sayamadığım, es geçtiğim, bütün iki yüzlülüğümle korktuğum bu saçmalıklar.
hepsinin canı cehenneme...!
acılarımızdan ve monotonluklarımızdan damıttığımız pislikleri kadeh kadeh içerken düzen diye diye düzdürüyoruz kendimizi.başkalarını parmaklarken.
lanet olsun dişlilerine hayatlarımızı adadığımız yenilmez canavara. dönen, değişen, dönüştüren ne varsa lanet olsun.acılara,isteklere özlemlere ki kendileri bağımlısı kıldığı gerçekliği damarlarımızdan içimize akıtan uyuşturucularımızdır.
lanet olsun raflarındaki sucukları satmak için takındığı yapmacık gülümsemesiyle mahalle marketine, yağlı kıçını insanların gözüne sokarcasına sallayan cadde güzellerine, yüzündeki sahte sırıtışıyla sorular soran patrona, otobüslerde hallerine ekledikleri acınası tavırlarla yer bekleyen yaşlılara.
ki hayatın en boktan gerçekleridir saydığım, sayamadığım, es geçtiğim, bütün iki yüzlülüğümle korktuğum bu saçmalıklar.
hepsinin canı cehenneme...!
sürekli kendinize bir şeyler kattığınızı düşündüğünüz aslında sürekli sizden bir şeylerin koptuğu ve farklı şekiller aldığımız bir süreç. bir şey katmıyor kısaca, fazlalıkları alıyor, siz fazla görmeseniz dahi, bir şekilde alıyor..
kalıplaşmış ve saptırılmış değerlerin şekillendirdiği, insanı her gün yeni bir sendroma ya da krize sokmayı amaçlayan, küçük mutluluklara değer veren ve sabır gösterenin, tüm tatsızlığına ve durağanlığına rağmen yürüyebileceği uzun yol.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar