bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kel erkek3
- gammaz olmuşum13
- aquila bicipite8
- uysaljakoben20
- minyon kadın siniri5
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- death2
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- başımın tatlı tatlı dönmesi2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- pazarda su satmak2
- gecenin şarkısı4
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- gazlamak2
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- bizim delilere bakayım4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- sevgiliyle kavga etmek2
- kemal kılıçdaroğlu35
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- semum3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- düşkün2
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- şato3
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- eski yazarların emekli yapılması5
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- müslümanlara kızıp islam dan soğumak4
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- nur suresi 35 ayet2
- sözlük yazarlarına tavsiye4
eskiden yeterdim kendime
artardım bile
şimdi ne yapsam nafile
ve
kim demiş 'can eskimez'diye
bu can tedirgin tende
can da eskimiş
ben de...
bedri rahmi eyüpoğlu
artardım bile
şimdi ne yapsam nafile
ve
kim demiş 'can eskimez'diye
bu can tedirgin tende
can da eskimiş
ben de...
bedri rahmi eyüpoğlu
attila ilhan- üçüncü şahsın şiiri.
Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur baslar kulaklarında
Ne çarsaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz
Ama yorgun
Ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
SENi SEVDiGiMi BiRGÜN ANLARSIN
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur baslar kulaklarında
Ne çarsaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz
Ama yorgun
Ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
SENi SEVDiGiMi BiRGÜN ANLARSIN
GÖĞE BAKMA DURAĞI
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım .
Turgut UYAR
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım .
Turgut UYAR
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana
Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona
pablo neruda
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana
Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona
pablo neruda
bazen dayanmaktır sevmek,
hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek.
bazen yaşamaktır sevmek,
soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek.
bazen ağırdır sevmek,
sevdiğine layık olabilmek.
ve bazen hayattır sevmek,
birini çok uzaktayken bile,
yüreğinde taşıyabilmek.
özdemir asaf
hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek.
bazen yaşamaktır sevmek,
soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek.
bazen ağırdır sevmek,
sevdiğine layık olabilmek.
ve bazen hayattır sevmek,
birini çok uzaktayken bile,
yüreğinde taşıyabilmek.
özdemir asaf
Eski bir sevdadan kurtulmuşum
Artık butun kadınlar güzel!
Gömleğim yeni,
Yıkanmışım,
Traş olmuşum,
Sulh olmuş!
Bahar gelmiş,
Güneş açmış.
Sokağa çıkmışım, insanlar rahat
Ben de rahatım.
(bkz: orhan adındaki herkesin baba olması)
Artık butun kadınlar güzel!
Gömleğim yeni,
Yıkanmışım,
Traş olmuşum,
Sulh olmuş!
Bahar gelmiş,
Güneş açmış.
Sokağa çıkmışım, insanlar rahat
Ben de rahatım.
(bkz: orhan adındaki herkesin baba olması)
Kendimi Sileceksem, Bilirim Sende Varım
Senin Ben Yarısıyla Seni Ben Tamamlarım
Seni Sende Bütünler, Sana Sende Inanır
Seni Sende Silerim, Seni Bende Yazarım.
ÖZDEMiR ASAF
Senin Ben Yarısıyla Seni Ben Tamamlarım
Seni Sende Bütünler, Sana Sende Inanır
Seni Sende Silerim, Seni Bende Yazarım.
ÖZDEMiR ASAF
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız: korkunç ve mübarek elleri,
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz...
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve karabasana koşulan
ve ağıllarda, ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar, bizim kadınlarımız..
Nazım hikmet RAN
bizim kadınlarımız: korkunç ve mübarek elleri,
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz...
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve karabasana koşulan
ve ağıllarda, ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar, bizim kadınlarımız..
Nazım hikmet RAN
durakta üç kişi
adam kadın ve çocuk
adamın elleri ceplerinde
kadın çocuğun elini tutmuş
adam hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
kadın güzel
güzel anılar gibi güzel
çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel...*
adam kadın ve çocuk
adamın elleri ceplerinde
kadın çocuğun elini tutmuş
adam hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
kadın güzel
güzel anılar gibi güzel
çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel...*
ben bütün hüzünleri denemişim kendimde
canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
bir bir denemişim bütün kelimeleri
yeni sözler buldum seni görmeyeli
kuliste yarasını saran soytarı gibi
seni görmeyeli
kasketim eğip üstüne acılarımın
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutmadım
çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat
sen tutar kendini incecik sevdirirdin
bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa
şanssızım diyemem kendi payıma
hain bir aşk bu kökü dışarda
olur böyle şeyler ara sıra
olur ara sıra. *
canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
bir bir denemişim bütün kelimeleri
yeni sözler buldum seni görmeyeli
kuliste yarasını saran soytarı gibi
seni görmeyeli
kasketim eğip üstüne acılarımın
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutmadım
çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat
sen tutar kendini incecik sevdirirdin
bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa
şanssızım diyemem kendi payıma
hain bir aşk bu kökü dışarda
olur böyle şeyler ara sıra
olur ara sıra. *
bugün seni gördüm
Hiç değişmemişsin,
gözlerin yine aynı manayı taşıyor
saçlarının buklesi hala aynı duruyor
Eski heyecanım yok belki ama
Seni görünce içim titredi biran
o an beni görmen için herşeyi verirdim inan
Sağına geçtim görmedin
soluna geçtim,görmedin
sanki bir suçluymuş gibi
başını eğip çekip gittin
Eski muzipliğin üzerindeydi
anlıyordum belki bunu duruşundan
ama içinde fırtınaların koptuğunuda
hissediyordum,yüzündeki hüzünden
keşke beni görseydin
belki selam verirdin
belkide konuşurduk
eski anılardan....
Hiç değişmemişsin,
gözlerin yine aynı manayı taşıyor
saçlarının buklesi hala aynı duruyor
Eski heyecanım yok belki ama
Seni görünce içim titredi biran
o an beni görmen için herşeyi verirdim inan
Sağına geçtim görmedin
soluna geçtim,görmedin
sanki bir suçluymuş gibi
başını eğip çekip gittin
Eski muzipliğin üzerindeydi
anlıyordum belki bunu duruşundan
ama içinde fırtınaların koptuğunuda
hissediyordum,yüzündeki hüzünden
keşke beni görseydin
belki selam verirdin
belkide konuşurduk
eski anılardan....
--spoiler--
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala.
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne kapkara haykıran
puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamsonun
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarında al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala
--spoiler--
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala.
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne kapkara haykıran
puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamsonun
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarında al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala
--spoiler--
güzelsin sevgilim
ama çok yakından.
ama çok yakından.
düşünme!
arzu et sade
bak böceklerde öyle yapıyor.
arzu et sade
bak böceklerde öyle yapıyor.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım...
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak, göğe bakalım..
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım.
turgut uyar
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım...
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak, göğe bakalım..
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım.
turgut uyar
Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,
sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik.
|Charles Bukowski.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,
sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik.
|Charles Bukowski.
Benimle aynı yolda yürüyeceksen, bana benzemelisin. Sabahları sigarayla doyuracaksın karnını. Yanında meze olacak çayın. Öğlen çiftleyeceksin, üst üste içeceksin sarı kızı. Dudakların ceset gibi moraracak, fazlı kaçıracaksın nikotini. Her küllüğe bir hatıra söndüreceksin..
Canın yandığında ağlamayacaksın. Mülteci olacak gözlerin , kaçıracaksın insanlardan.. Aşk denildiğinde, bekâreti elinden alınmış kız gibi titreyeceksin. Kendine çok yanlış yapacaksın. Günahtan günaha dalacaksın. Tövbe etmeye yüzün olmayacak Allah`a. Yanmak için cehenneme ne zaman gideceğini hesaplamayacaksın. Farzet ki; yandın! Hakkını verecek, şikâyet etmeyeceksin...
Paranoyak olacaksın! ipe sapa gelmez şeylere takacaksın. Ciğerlerime varana kadar kıskanacaksın! Ezandan önce sesin yankı yapacak kulağımda! Bilmeliyim; bugünde sabaha sağ çıktığını.. Özleyeceksin! Bir sesimi, yüzümü, sevişmeleri değil, cesedim dâhil, tepeden tırnağa kokmalıyım burnunda...
Sevişeceksin! Bedenimi değil, ruhumu alacaksın koynuna! Derinliklere ineceksin. Nasıl orgazm oluyor acılarım keşfedeceksin! Toprak olacaksın, bir beni alacaksın içine.. Çiğ düşecek üzerimize. Üşüdükçe sarılacağız, tenimiz tutuşacak, baharı müjdeleyen çiçekleri bile yakacak alevimiz...
içeceksin! Ağzınla burnun yer değişecek. Ne konuştuğunu bilmeyeceksin. Rakı sofrasında sek olacak gözyaşların. Promili aşıp, yaşayamadıklarını üzerime kusacaksın. Zıvanadan çıkacak, Cadde, sokak demeden nara atacaksın! Ana avrat dümdüz resital yapacaksın! Bir melodi olacak küfürlerin! Sen güftesi,ben bestesi olacağım! Solden girecek ama pesten çıkmayacaksın!
Bir de çocuğumuz olacak! Yalnızlığı evlatlık alacağız. Beni anası,sen!i babası bilecek.. Gölgemiz gibi bakacağız. Geceler hüzün yağdırınca, koynumuzda uyutacağız.. En derin yaralarımızda büyüyecek. Yaşlanacağız; Ben çekilmez bir kadın, sen çekilmez bir adam olacaksın!...
Canın yandığında ağlamayacaksın. Mülteci olacak gözlerin , kaçıracaksın insanlardan.. Aşk denildiğinde, bekâreti elinden alınmış kız gibi titreyeceksin. Kendine çok yanlış yapacaksın. Günahtan günaha dalacaksın. Tövbe etmeye yüzün olmayacak Allah`a. Yanmak için cehenneme ne zaman gideceğini hesaplamayacaksın. Farzet ki; yandın! Hakkını verecek, şikâyet etmeyeceksin...
Paranoyak olacaksın! ipe sapa gelmez şeylere takacaksın. Ciğerlerime varana kadar kıskanacaksın! Ezandan önce sesin yankı yapacak kulağımda! Bilmeliyim; bugünde sabaha sağ çıktığını.. Özleyeceksin! Bir sesimi, yüzümü, sevişmeleri değil, cesedim dâhil, tepeden tırnağa kokmalıyım burnunda...
Sevişeceksin! Bedenimi değil, ruhumu alacaksın koynuna! Derinliklere ineceksin. Nasıl orgazm oluyor acılarım keşfedeceksin! Toprak olacaksın, bir beni alacaksın içine.. Çiğ düşecek üzerimize. Üşüdükçe sarılacağız, tenimiz tutuşacak, baharı müjdeleyen çiçekleri bile yakacak alevimiz...
içeceksin! Ağzınla burnun yer değişecek. Ne konuştuğunu bilmeyeceksin. Rakı sofrasında sek olacak gözyaşların. Promili aşıp, yaşayamadıklarını üzerime kusacaksın. Zıvanadan çıkacak, Cadde, sokak demeden nara atacaksın! Ana avrat dümdüz resital yapacaksın! Bir melodi olacak küfürlerin! Sen güftesi,ben bestesi olacağım! Solden girecek ama pesten çıkmayacaksın!
Bir de çocuğumuz olacak! Yalnızlığı evlatlık alacağız. Beni anası,sen!i babası bilecek.. Gölgemiz gibi bakacağız. Geceler hüzün yağdırınca, koynumuzda uyutacağız.. En derin yaralarımızda büyüyecek. Yaşlanacağız; Ben çekilmez bir kadın, sen çekilmez bir adam olacaksın!...
ilk yağmur damlası düştü
Kuru yapraklarına güzün.
Ardında kış kıyamet,
Dert, hüzün.
Alınyazısı hepsi.... Kısmet....
Ha yazı, ha kışı geceyle gündüzün,
Kim bilir kaç günü kaldı
Ömrümüzün?
ziya osman saba
Kuru yapraklarına güzün.
Ardında kış kıyamet,
Dert, hüzün.
Alınyazısı hepsi.... Kısmet....
Ha yazı, ha kışı geceyle gündüzün,
Kim bilir kaç günü kaldı
Ömrümüzün?
ziya osman saba
--spoiler--
sevdiğim ikinci kadınsın sen.
ilkini sevmeye mecburdum, çok iyiliği dokundu bana.
ve hayatımda hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim.
sevdiğim ikinci kadınsın sen,
ilkinin yerini alman mümkün değil.
o öğretti bana sevmeyi, o öğretmese sevemezdim seni bile inan o tuttuğu için ellerimden,
yürümeyi öğrendim, koşabildim sana.
onun gözlerine benzediği için gözlerin, alamadım gözlerimi senden.
sana aşığım, seni seviyorum, sevdiğim ikinci kadınsın sen.
hayatım boyunca omzumda taşıyorum onu,
ve sen her sabahımdasın.
kıskanma...
alfabede bile adının baş harfi ondan sonra gelir.
kalbim şimdi senin...
onun kadar sev kafi.
o doğurdu, sen öldürme!
--spoiler--
ceyhun yılmaz.
sevdiğim ikinci kadınsın sen.
ilkini sevmeye mecburdum, çok iyiliği dokundu bana.
ve hayatımda hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim.
sevdiğim ikinci kadınsın sen,
ilkinin yerini alman mümkün değil.
o öğretti bana sevmeyi, o öğretmese sevemezdim seni bile inan o tuttuğu için ellerimden,
yürümeyi öğrendim, koşabildim sana.
onun gözlerine benzediği için gözlerin, alamadım gözlerimi senden.
sana aşığım, seni seviyorum, sevdiğim ikinci kadınsın sen.
hayatım boyunca omzumda taşıyorum onu,
ve sen her sabahımdasın.
kıskanma...
alfabede bile adının baş harfi ondan sonra gelir.
kalbim şimdi senin...
onun kadar sev kafi.
o doğurdu, sen öldürme!
--spoiler--
ceyhun yılmaz.
yas mas tutma sevgılım,
oldugum zaman.
toprakta boceklere guldugum zaman.
duyurunca paslı sesıyle olup gıttıgımı bır can,
yas mas da tutma sevgılım oldugum zaman..
curuyen govdem gıbı,
yıtıp gıtsın askın da.
ne bır mektup kalsın bızden,
ne bır soz,
ne bır esya...
unut gıtsın adımı,
arkamdan da aglama.
gozyasınla da eglenır,
onu da alıp satar bu dunya...
william shakespeare
oldugum zaman.
toprakta boceklere guldugum zaman.
duyurunca paslı sesıyle olup gıttıgımı bır can,
yas mas da tutma sevgılım oldugum zaman..
curuyen govdem gıbı,
yıtıp gıtsın askın da.
ne bır mektup kalsın bızden,
ne bır soz,
ne bır esya...
unut gıtsın adımı,
arkamdan da aglama.
gozyasınla da eglenır,
onu da alıp satar bu dunya...
william shakespeare
yas mas tutma sevgılım,
oldugum zaman.
toprakta boceklere guldugum zaman.
duyurunca paslı sesıyle olup gıttıgımı bır can,
yas mas da tutma sevgılım oldugum zaman..
curuyen govdem gıbı,
yıtıp gıtsın askın da.
ne bır mektup kalsın bızden,
ne bır soz,
ne bır esya...
unut gıtsın adımı,
arkamdan da aglama.
gozyasınla da eglenır,
onu da alıp satar bu dunya...
william shakespeare
oldugum zaman.
toprakta boceklere guldugum zaman.
duyurunca paslı sesıyle olup gıttıgımı bır can,
yas mas da tutma sevgılım oldugum zaman..
curuyen govdem gıbı,
yıtıp gıtsın askın da.
ne bır mektup kalsın bızden,
ne bır soz,
ne bır esya...
unut gıtsın adımı,
arkamdan da aglama.
gozyasınla da eglenır,
onu da alıp satar bu dunya...
william shakespeare
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...*
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
Ben senin en çok davranışlarını sevdim
Güçsüze merhametini, zalime direnişini
Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
Sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...*
''Tam zamanında onu sevmelisin..
Ve zamanında onun olmalı..
Ne erken ne de geç..
Tam zamanında sarılmalısın ona..
Seviyorsan eğer;
Bırakmayacaksın,
Yoruldum demeyeceksin
inanacaksın her şeyden önce..
Söyleyeceklerini zamanında söyleyeceksin..
Sevmekten korkmayacaksın hani..
Gözlerini kaçırmayacaksın ondan..
Unutmayacaksın ki
Kolay aşk yoktur
Sabredeceksin..
Seni sevebilmesi için
Gerekirse bir ömür boyu bekleyeceksin..''
Ve zamanında onun olmalı..
Ne erken ne de geç..
Tam zamanında sarılmalısın ona..
Seviyorsan eğer;
Bırakmayacaksın,
Yoruldum demeyeceksin
inanacaksın her şeyden önce..
Söyleyeceklerini zamanında söyleyeceksin..
Sevmekten korkmayacaksın hani..
Gözlerini kaçırmayacaksın ondan..
Unutmayacaksın ki
Kolay aşk yoktur
Sabredeceksin..
Seni sevebilmesi için
Gerekirse bir ömür boyu bekleyeceksin..''
Mutsuzlukdan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
Sevgim acıyor
Biz giz dolu bir şey yaşadık
Onlarda orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
öteden beri yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
sevgim acıyor
Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar
Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
ilkbahar geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi dünyanın
Bazen yaz ortasında gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim filanda gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar
turgut uyar
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
Sevgim acıyor
Biz giz dolu bir şey yaşadık
Onlarda orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak
En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
öteden beri yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
sevgim acıyor
Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar
Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
ilkbahar geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi dünyanın
Bazen yaz ortasında gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse
Eylül toparlandı gitti işte
Ekim filanda gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar
turgut uyar
güncel Önemli Başlıklar
