bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek14
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- meyveli soda içen erkek6
- yorgun mermi10
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- erkeklerin biraz şey olması7
- gece yatağın altından uzanan el5
- odanın içine baykuş girmesi4
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- cinleri olan sözlük kızı5
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- parmak patates vs elma dilim patates7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- havanın buz gibi olması3
- bir sözlük kızı için 400 km yol gitmek4
- korkmuş bir sözlük kızını teselli etmek3
- cin mısır kabilesi5
- soğan salatası6
- mercimek çorbası4
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- iştahın kapanması7
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi5
- sözlük kızının sözlük erkeğine yemek ısmarlaması3
- yeni parti39
- sarapci koalanın bahçeye işemesi2
- gece yatağın altına uzanan ayak2
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sözlükte kavgacıların olmaması3
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
- aramızda gezen tok yazarlar3
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- aylık 387 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- kadınlardan ilgi göremeyince erkeklere yönelmek3
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- psikopat erkek seven kızlar4
- bursalı erkeklere vurulan ibne damgası5
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- sen yapamazsın beceremezsin diyen arkadaş tipi2
- üç tas tunç has hoşashfd2
- güne bir şarkı bırak14
- en güzel sevişme13
aralık ayında gösterime girecek olan clint eastwood filmi.
http://www.sinemaestro.co...&id=298&Itemid=35
http://www.sinemaestro.co...&id=298&Itemid=35
clint eastwood'u bir kez daha boşuna sevmediğimizi ispat eden film. sıradışı.
bir modern zaman western tipi kahramanı barındıran film. clint eastwood bu filmi sadece kendi için çekmiş 'bu adamda hala iş var' dedirtmiştir.
9\10
--spoiler--
-Oh, I've got one. A Mexican, a Jew, and a colored guy go into a bar. The bartender looks up and says, "Get the fuck out of here."
--spoiler--
9\10
--spoiler--
-Oh, I've got one. A Mexican, a Jew, and a colored guy go into a bar. The bartender looks up and says, "Get the fuck out of here."
--spoiler--
ırkçılık ve önyargılar üzerine güzel bir clint eastwood filmi. zaten kendisinin kötü filmini hatırlamıyorum.
--spoiler--
siyahi elemanlar kızı sıkıştırdığında, clint abimizin elini cebine atıp sonra eliyle tabanca yaptığı sahne varya. heh işte o sahne bugüne kadar izlediğim en güzel sahnelerden birisi.
--spoiler--
--spoiler--
siyahi elemanlar kızı sıkıştırdığında, clint abimizin elini cebine atıp sonra eliyle tabanca yaptığı sahne varya. heh işte o sahne bugüne kadar izlediğim en güzel sahnelerden birisi.
--spoiler--
son zamanlarin en guzel amerikan filmlerinden birisi. clint eastwood un harika bir oyunculuk gosterdigi film.
clint eastwood un son filmi... bu benim düşüncem;
--spoiler--
çünkü şimdiye kadar hep kahramanımız filmin sonunda işi kotarırdı fakat bu kez seyirciyi rutin giden çatışmalı filmin kapışma sahnesinde şaşırtıp ilk kez bir filminde "kendini öldürmüştür", yine başka insanların refahı için...
--spoiler--
yaşlılığın ona ne kadar ağır geldiğini filmde görmemiz mümkün, hayatı boyunca hep heyecan ve aksiyon yaşamış başarılı bir insan nasıl dayanabilir emekliliğe? clint eastwood un amerika ya bakışını görüyoruz bir nevi, tam olarak film deki aksi ihtiyar diyemeyiz evet; ama film bir bütün olarak clint eastwood un kendisidir diyebilirim - ki eminim bu herifte orjinal bir 1972 ford gran torino vardır...*
muhteşem bir film, başka hiç bir filmiyle ya da başka hiç bir sinema ürünüyle karşılaştırılamayacak kadar özgün, buram buram clint eastwood kokan bir film; konu her ne kadar klişe gibi görünse de...
--spoiler--
filmin son sahnesinde "my gran torino" adlı parçayı kendisi seslendirmiş; insanın gözlerini yaşartan bir son...
--spoiler--
clint eastwood un son filmi... huzur içinde yatsın...
--spoiler--
çünkü şimdiye kadar hep kahramanımız filmin sonunda işi kotarırdı fakat bu kez seyirciyi rutin giden çatışmalı filmin kapışma sahnesinde şaşırtıp ilk kez bir filminde "kendini öldürmüştür", yine başka insanların refahı için...
--spoiler--
yaşlılığın ona ne kadar ağır geldiğini filmde görmemiz mümkün, hayatı boyunca hep heyecan ve aksiyon yaşamış başarılı bir insan nasıl dayanabilir emekliliğe? clint eastwood un amerika ya bakışını görüyoruz bir nevi, tam olarak film deki aksi ihtiyar diyemeyiz evet; ama film bir bütün olarak clint eastwood un kendisidir diyebilirim - ki eminim bu herifte orjinal bir 1972 ford gran torino vardır...*
muhteşem bir film, başka hiç bir filmiyle ya da başka hiç bir sinema ürünüyle karşılaştırılamayacak kadar özgün, buram buram clint eastwood kokan bir film; konu her ne kadar klişe gibi görünse de...
--spoiler--
filmin son sahnesinde "my gran torino" adlı parçayı kendisi seslendirmiş; insanın gözlerini yaşartan bir son...
--spoiler--
clint eastwood un son filmi... huzur içinde yatsın...
unforgiven'la arasında oldukça sıkı bir bağ olduğunu düşündüren film.
spoiler:
sadece berber ve rahiple olan ilişkisi için bile izlenebilir.
spoiler:
sadece berber ve rahiple olan ilişkisi için bile izlenebilir.
clint eastwood'un huysuz ihtiyar rolünü çok başarılı yansıtan güzel film.
--spoiler--
walt'la thao ve sue'nun ilişkilerinin gelişmesini çok güzel anlatmışlardı, ben isterdim ki olay bu eksende devam etsin ama ille araya action sokucaklar ya, yok çeteydi bilmemneydi derken işin tadı biraz kaçtı kanımca. bi kere çetenin thao'ya bu kadar hınç besleyecek bir motivasyonu yoktu sonuçta. neymiş, thao çeteye girmemiş. madem çete olayını soktunuz araya doğru dürüst bir de olay örgüsü yazın ki, çıkan faciaların bir manası olsun. bu yüzden eksi not verdim filme. beğenmediğim bir diğer nokta ise thao kişisini oynayan arkadaşın yeteneksizliğiydi. clint eastwood'un filminde oynaması için çok daha yetenekli birilerini bulabilirlerdi bence. bunun dışında uzakdoğuların kendilerine ait geleneklerini, heyecanlı konuşmalarını izleme fırsatı buluyoruz bol bol, uzakdoğu filmlerini sevenlerin hoşuna gidecek diye düşünüyorum. clint eastwood aynı million dollar babydeki gibi çarpıcı bir son hazırlamış, insanın yüreği burkuluyor. ama en azından walt ölüp huzura kavuştuğu için mutlu olabiliriz sanıyorum.
--spoiler--
walt'la thao ve sue'nun ilişkilerinin gelişmesini çok güzel anlatmışlardı, ben isterdim ki olay bu eksende devam etsin ama ille araya action sokucaklar ya, yok çeteydi bilmemneydi derken işin tadı biraz kaçtı kanımca. bi kere çetenin thao'ya bu kadar hınç besleyecek bir motivasyonu yoktu sonuçta. neymiş, thao çeteye girmemiş. madem çete olayını soktunuz araya doğru dürüst bir de olay örgüsü yazın ki, çıkan faciaların bir manası olsun. bu yüzden eksi not verdim filme. beğenmediğim bir diğer nokta ise thao kişisini oynayan arkadaşın yeteneksizliğiydi. clint eastwood'un filminde oynaması için çok daha yetenekli birilerini bulabilirlerdi bence. bunun dışında uzakdoğuların kendilerine ait geleneklerini, heyecanlı konuşmalarını izleme fırsatı buluyoruz bol bol, uzakdoğu filmlerini sevenlerin hoşuna gidecek diye düşünüyorum. clint eastwood aynı million dollar babydeki gibi çarpıcı bir son hazırlamış, insanın yüreği burkuluyor. ama en azından walt ölüp huzura kavuştuğu için mutlu olabiliriz sanıyorum.
--spoiler--
clint eastwood'un oyunculuğu haricinde pek de birşey olmayan film. yardımcı oyuncuların hepsi sıradan. hikaye sıradan, çarpıcı hiçbir şey yok. tek düze bir 2 saat geçirmek için birebir. sıkılmadan, duygulanmadan izleyebilirsiniz, kısacası düz bir film.
bu kadar popüler olmasının tek bir sebebi var o da clint eastwood. hakkını vermek lazım oyunculuğunun. ancak olmamış güzel abim. daha yaratıcı bir senaryo beklerdim senden.
--spoiler--
bir insanın yaşaması için başka bir insanın ölmesi gerekir.
--spoiler--
bu kadar popüler olmasının tek bir sebebi var o da clint eastwood. hakkını vermek lazım oyunculuğunun. ancak olmamış güzel abim. daha yaratıcı bir senaryo beklerdim senden.
--spoiler--
bir insanın yaşaması için başka bir insanın ölmesi gerekir.
--spoiler--
(bkz: one man show) (bkz: clint eastwood)
clint eastwoodun müthiş oyunculuğu için bile seyredilebilecek, sonu gerçekten beklenmeyen bir şekilde biten film.
bedeli, yalnızlıkla ödenen bir ödüldür yaşamak.
ve bir insana verilebilecek en büyük cezalardan biri, bir savaştan sağ dönmektir. çünkü kendimden biliyorum.
ve de siz ey fazla eğitim almış ergen bakirler!
hepiniz anlaşılmayı umarak öleceksiniz.
ve bir insana verilebilecek en büyük cezalardan biri, bir savaştan sağ dönmektir. çünkü kendimden biliyorum.
ve de siz ey fazla eğitim almış ergen bakirler!
hepiniz anlaşılmayı umarak öleceksiniz.
aşırı ağır ilerleyen klasik bi amerikan yapımı. clint eastwood un haricinde hiç bi çarpıcı yanı olmayan film.
son derece sıkıcı bir film.
bir film izledim hayatım değişti tarzı bir etki yaratan film. önyargıları kırmak konusunda ise ayrı bir şaheser. karakterlere gelince asyalı kızımız sue'nun olduğu her sahne cıvıl cıvıl, ayrı bir tatlıdır. böyle şeker bir asyalı görmeyeli epey olmuştu filmlerde.
efsanevi otomobil 'gran torino' nun çevresinde şekillenen olayları anlatan film. clint eastwood'un hem yönetmen koltuğuna oturduğu hem de kamera karşısına geçtiği film, bir kore gazisi'nin amerika'da ağırlıklı olarak çekik gözlülerin (hmong kabilesi) ikamet ettiği bir mahallede yaşaması gibi bir yaman çelişki üzerine kurulu.
efsanevi otomobil 'gran torino' nun çevresinde şekillenecek görüntüsü veren, ama gran torino ile alakalı 2-3 sahnenin olduğu, tırışkadan bir konunun etrafında dönen, sosyal mesaj katsayısı kararınca tutulmuş, klişeleri bolca olan bir filim .. beğenmedim açıkcası..clint eastwood'un önceki yapımlarını izleyince insan cidden kızıyor böyle bir filim yapılmasına .. hani bu filmi mahsun kırmızıgül yapsa idi, on numara olmuş derdim .. ama işte clint eastwood .. beklentisi oluyor insanın iwo jimaya mektuplar, milyon dolarlık bebek vs vs ..izleyince
başlı başına bir clint eastwood şovu. bir diğer değinilmesi gereken noktası ise filmin replikleridir. bambaşkadır ve sevilesidir.
--spoiler--
Ever notice how you come across somebody once in a while you shouldn't have fucked with? That's me.
--spoiler--
--spoiler--
Ever notice how you come across somebody once in a while you shouldn't have fucked with? That's me.
--spoiler--
ev alma komşu al temalı film.
clint eastwood'un hayatının oyununu sergilediğini de düşünebileceğimiz 2008 yapımı film aşırı ırkçı ve faşist de sayılabilecek bir kore gazisinin karısının ölümünden sonraki yaşamını anlatmakta..
filme adını veren ise bir araba 1972 model bir gran torino, filmin asıl başlangıcı da gran torino'nun çalınmaya çalışılması ile oluyor; yeni taşınan, walt kowalski'nin deyimiyle "çekik"; koreli çocuğun, kuzeninin de gaz vermesiyle giriştiği bu hırsızlık olayı komşusunu doğal olarak sinirlendiriyor ama bu durum beklenenin aksine iki evin arasındaki ilişkiyi kuvvetlendiriyor, özellikle de çocuğun ablasını sokak serserilerinden kurtaran walt, istemeden de olsa komşularıyla iyi bir ilişki kurmuş oluyor..
gran torino, beklenmeyen sonuyla - ki cidden öyle, filmdeki rahip bile böyle bir son beklemiyordu -, klasik olma riski olan bir senaryonun usta işlenişiyle, insanı sarıp sarmalayan oyunculuklarla - bilhassa eastwood'un performansı - hoş zaman geçirmek için ideal bir film! ancak çocuklara uygun değil, zira neredeyse gora'daki kadar küfür var ama bu küfürler filmde göze batmıyor zira konunun gidişatına ve edildikleri yerlere göre "ancak bu söz söylenebilirdi zaten.." dedirten cinsten..
ve kowalski'nin günah çıkarttığı, gran torino'nun ilk kez görüldüğü - tam anlamıyla ilk kez, brandasız bir halde -, mong çetesinin evi kurşun yağmuruna tuttuğu sahneler fazlasıyla dikkat edilmesi gereken sahneler; filmde en çok dikkati toplayacak olan sahnelerdir ancak bütün olarak tam anlamıyla eksiksiz, bitiminde de yüzde engellenemeyecek bir gülümseme bırakan gran torino; ayakta alkışlanacak bir yapım..
filme adını veren ise bir araba 1972 model bir gran torino, filmin asıl başlangıcı da gran torino'nun çalınmaya çalışılması ile oluyor; yeni taşınan, walt kowalski'nin deyimiyle "çekik"; koreli çocuğun, kuzeninin de gaz vermesiyle giriştiği bu hırsızlık olayı komşusunu doğal olarak sinirlendiriyor ama bu durum beklenenin aksine iki evin arasındaki ilişkiyi kuvvetlendiriyor, özellikle de çocuğun ablasını sokak serserilerinden kurtaran walt, istemeden de olsa komşularıyla iyi bir ilişki kurmuş oluyor..
gran torino, beklenmeyen sonuyla - ki cidden öyle, filmdeki rahip bile böyle bir son beklemiyordu -, klasik olma riski olan bir senaryonun usta işlenişiyle, insanı sarıp sarmalayan oyunculuklarla - bilhassa eastwood'un performansı - hoş zaman geçirmek için ideal bir film! ancak çocuklara uygun değil, zira neredeyse gora'daki kadar küfür var ama bu küfürler filmde göze batmıyor zira konunun gidişatına ve edildikleri yerlere göre "ancak bu söz söylenebilirdi zaten.." dedirten cinsten..
ve kowalski'nin günah çıkarttığı, gran torino'nun ilk kez görüldüğü - tam anlamıyla ilk kez, brandasız bir halde -, mong çetesinin evi kurşun yağmuruna tuttuğu sahneler fazlasıyla dikkat edilmesi gereken sahneler; filmde en çok dikkati toplayacak olan sahnelerdir ancak bütün olarak tam anlamıyla eksiksiz, bitiminde de yüzde engellenemeyecek bir gülümseme bırakan gran torino; ayakta alkışlanacak bir yapım..
Eastwood'un bütün film boyunca verdiği ayarlar için izlenebilecek film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar