bugün
- ölüm9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- dansöz izleme keyfi12
- enayimiknatisii36
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- öylesine bir şeyler yaz3
- aziz yıldırım12
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- insan olmaya ceyrek kala26
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- serhat kılıç13
- hangi renksiniz17
- ismail kartal9
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- uzak durulası insan modelleri5
- online listesinden manita beğenmek7
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- geceye bir söz bırak8
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- flat white4
- gocu50
- sözlükteki şer çetesi12
- evde dondurma yapmak5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- anın görüntüsü24
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- sözlükte herkesin avcı olması12
- tai lung42
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- s'i l v'e r m'i s t29
- sözlükteki zorbalar12
- milan skriniar5
- limonlu dondurma4
- ragnarın memeleri5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- beşiktaş8
- fenerbahçe nin liverpool ile karşılaşacak olması4
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği4
- seri eksici6
- şu an dinlediğiniz şarkı2
göt kıllarının başını nedense hiç okşamamaktadır.
ilk defa bir türk tarafından çökertilen arama motorudur.
google arama motorundan google ismini aratarak bu işi becermiştir.
google arama motorundan google ismini aratarak bu işi becermiştir.
google plus'ı kullandırmak için resmen tüm servislerini kullananlara zorbalık eden şirket.
yıllardır bu ibnelerin çıkarttıkları tüm ürünleri kullandım. gmail hesabını davetiyeyle açanlardanım. youtube'ü zaten kullanmayanı dövüyorlar. arama motoru desen bilgisayarda otomatik arama motorum google'dır. google plus'ı da zamanında ilk açanlardandım ama tutmadı. kaldırılmasını beklerken facebook'un tüm o kırdığı paralara göz diken google bunu kendine yediremedi. daha güzel özellikler de getirdi ama yok işte. ilk çıkarttıkları zaman yaptıkları hatalar yüzünden kimse yüzüne bakmıyor.
ve bu götler resmen cyber bullying'e girdiler. youtube hesabımı google plus'a çevirmek için atmadık takla bırakmadılar. dil ve yöre ayarlarımla neredeyse her gün oynuyorlar. yetmedi, ikide bir google plus hesabına çeviriyorlar hesap ayarımı. her seferinde eski, sevdiğim youtube'e çeviriyorum ayarlarımı. en son az önce google plus mevzuunu soktular gene devreye. kullanmayacağımı söylediğimde youtube hesabımdan çıkış yaptı. açmaya niyetlendim, şifreyi girdim, devam ettim... yok anasını satayım! artık şifre ekranı bile çıkmıyor. ya benimsin ya toprağına bağladı siktiğimin google plus'ı!
kullanmayacağım ulan! biraz daha devam ederseniz tüm google ürünlerindeki hesaplarımın yedeklerini alıp tümden yandex'e geçeceğim. sikerim sizin yapacağınız işi!
yıllardır bu ibnelerin çıkarttıkları tüm ürünleri kullandım. gmail hesabını davetiyeyle açanlardanım. youtube'ü zaten kullanmayanı dövüyorlar. arama motoru desen bilgisayarda otomatik arama motorum google'dır. google plus'ı da zamanında ilk açanlardandım ama tutmadı. kaldırılmasını beklerken facebook'un tüm o kırdığı paralara göz diken google bunu kendine yediremedi. daha güzel özellikler de getirdi ama yok işte. ilk çıkarttıkları zaman yaptıkları hatalar yüzünden kimse yüzüne bakmıyor.
ve bu götler resmen cyber bullying'e girdiler. youtube hesabımı google plus'a çevirmek için atmadık takla bırakmadılar. dil ve yöre ayarlarımla neredeyse her gün oynuyorlar. yetmedi, ikide bir google plus hesabına çeviriyorlar hesap ayarımı. her seferinde eski, sevdiğim youtube'e çeviriyorum ayarlarımı. en son az önce google plus mevzuunu soktular gene devreye. kullanmayacağımı söylediğimde youtube hesabımdan çıkış yaptı. açmaya niyetlendim, şifreyi girdim, devam ettim... yok anasını satayım! artık şifre ekranı bile çıkmıyor. ya benimsin ya toprağına bağladı siktiğimin google plus'ı!
kullanmayacağım ulan! biraz daha devam ederseniz tüm google ürünlerindeki hesaplarımın yedeklerini alıp tümden yandex'e geçeceğim. sikerim sizin yapacağınız işi!
bir şekilde atatürk'ü anması bile önemli. türkiye'ye hizmet veriyor diye atatürk'ü anmak zorunda değil. altta kıyıda köşede yer veriyor diye eleştirilmesi gereksizdir.
küçüçük bir karanfil , olmamış be google.
doctor who nun 50. yıl dönümüne özel doodle yaparak şahsımı inanılmaz mutlu etmiştir. bir de oyun oynanabiliyor süper bişey lan.
doctor who'yu doodle yapmıştır. çok sevindirmiştir bünyeyi.
Bir gun herkes google'li olacak, goreceksiniz...
arama motoru olarak ne kadar önemli olduğunu biliyoruz fakat arama motoru ile kısıtlı bir şirket değil. el atmadıkları şey kalmadı. bu adamlar işi biliyor hacı. bir facebooku ele geçiremediler. keşke onuda alsaydılar şuan daha başka bir yerde olabilirdi facebook.
Türkler kullandıkça, google'da milyoner olmaktadır efendim. Türk arama motorlarını kullansanıza lan.
küçükken google bilgisayarın bir bölümü sanardık. hey gidi günler hey.
cahil arama motoru.
gecen gun arkadas tavsiyesiyle ilk kez girdigim ve begendigim arama motorudur.
google ile aratmayı bilmeyen, unutan gavatların öğrenmesi açısından google yardım aracıdır.
http://lmgtfy.com/?q=uluda%C4%9F+s%C3%B6zl%C3%BCk
http://lmgtfy.com/?q=uluda%C4%9F+s%C3%B6zl%C3%BCk
Aslında güzelde, sadece "bunu mu demek istediniz" işi bozuyor.
bir zamanlar adımı yazıp arama yaptığım adını bilmediğim şarkının içinde geçen bi sözü yazıp şarkıyı bulduğum yandex'te bile kullandığım süperötesi arama motorudur.
bugün sayfaları açmada yavaş olandır.
Bunu mu demek istedin şunu mu demek istedin falan.. tam bir ukala tarayıcı!
insanların kişisel bilgilerini toplamak ve arşivlemek üzere kurulmuş bir web sitesi.
aslında tüm bu web teraneleri milletin infolarını toplamak ve kampanyalarda kullanmak üzere oluşturulan bir indeksleme hareketinden başka bir şey değil. düşünsenize; (burada bahsettiğim google'un ta kendisi) hangi ülkede öğrenci bursu ile menlo park gibi bir yerde villa tutulup içine 2 tb. enterprise server kurulup, crawler botu için de 100 mbit leased line alınabilir? ki o yıllarda disklerin hala mb. ile pazarlandığını ve boru gibi fiyat olduğunu unutmayalım. 1998 şartlarını göz önüne getirin. yani, google'un iki öğrencinin müstakil işleri olduğu öne sürülür ya; bu şartları hangi öğrenci bursu sağlamış. adamlar garajda 56k ile mi crawl ediyorlardı? hiç sanmıyorum!.. belli ki bütün bu senaryo eskiden beri planlı yürüyen bir iş! mantığa davet ediyorum sadece; yıl 1997: 1 gb. ata33 disk 550 dolar ve bu economy class diye geçiyordu. basit bir 80 scsi 2000 usd idi. bunların 4.3'lüklerinden oluşan 17000 dolarlık disklerden oluşan 600 disklik enterprise storage unit'in fiyatı kabini ve gücüyle beraber 2 milyon dolar ediyor. hangi şart altında olursa olsun, sırf storage'i 2 milyon dolar tutan bir sistem garaja nasıl konuşlandı? aylık 500k usd masrafı olan 100 mbit leased line nasıl geldi kondu villaya? bunu güya o zamanlar sosisli bile alamayan adamların paraları alıyor!.. aklına bir şey geliyor mu? günümüzde 80 portu üzerinden işletilen dümenlerin hepsi amerika'nın kamuoyu çalışmasından başka bir şey değil. işletme okuyanlar bilir, "dikey büyüme" diye bir şey var ve "geçici büyüme", "anlaşmalı süreli Çalışma" kavramlarını da bilirler. ve borsada dönen değerlerin, reklam ile direkt endeksli anlık değerler olduğunu da...
mesela son örnek; 2001 yılında microsoft'a bungie studios'un %80'lik hissesi satıldı. adamlar xbox ile beraber halo gibi bir oyunu patlattılar, msn ve passport loginine bağlı ağlar kuruldu sonra xbox live ağları vs. %20'sini de rockstar games aldı. Sonra da ellerini kollarını sallaya sallaya bungie studios, microsoft'tan divorce oldu (satınalınmış hisselerini ayırdı). hiçbir tazminat dahi ödemeden!.. senin şirketini koç satın alıyor, sen şirketini herhangi bir ödeme yapmadan koç'tan geri ayırıyorsun. kimse de "hoop aslanım n'oluyor?" demiyor? eee, bu aidiyetin ölçüsü nedir o zaman? bu o zaman mikroekonomik düzeyde imzalanan bir anlaşmanın makroekonomik bir yansımasından başka bir şey değil mi? abd, uzakdoğu'da niçin içten bir baskı sistemi kuramıyor? en ufak sermayeli firmalar bile nasıl azıcık aktif kredi ile hem elektrik hem gemi hem elektronik kıl tüy yün olabiliyorlar. abd şirketleri de patır patır dökülüyorlar.
Bir de Google+ olayı var. google'un Facebook'un en büyük dilimini yediği pastadan pay alma isteği.
aslında tüm bu web teraneleri milletin infolarını toplamak ve kampanyalarda kullanmak üzere oluşturulan bir indeksleme hareketinden başka bir şey değil. düşünsenize; (burada bahsettiğim google'un ta kendisi) hangi ülkede öğrenci bursu ile menlo park gibi bir yerde villa tutulup içine 2 tb. enterprise server kurulup, crawler botu için de 100 mbit leased line alınabilir? ki o yıllarda disklerin hala mb. ile pazarlandığını ve boru gibi fiyat olduğunu unutmayalım. 1998 şartlarını göz önüne getirin. yani, google'un iki öğrencinin müstakil işleri olduğu öne sürülür ya; bu şartları hangi öğrenci bursu sağlamış. adamlar garajda 56k ile mi crawl ediyorlardı? hiç sanmıyorum!.. belli ki bütün bu senaryo eskiden beri planlı yürüyen bir iş! mantığa davet ediyorum sadece; yıl 1997: 1 gb. ata33 disk 550 dolar ve bu economy class diye geçiyordu. basit bir 80 scsi 2000 usd idi. bunların 4.3'lüklerinden oluşan 17000 dolarlık disklerden oluşan 600 disklik enterprise storage unit'in fiyatı kabini ve gücüyle beraber 2 milyon dolar ediyor. hangi şart altında olursa olsun, sırf storage'i 2 milyon dolar tutan bir sistem garaja nasıl konuşlandı? aylık 500k usd masrafı olan 100 mbit leased line nasıl geldi kondu villaya? bunu güya o zamanlar sosisli bile alamayan adamların paraları alıyor!.. aklına bir şey geliyor mu? günümüzde 80 portu üzerinden işletilen dümenlerin hepsi amerika'nın kamuoyu çalışmasından başka bir şey değil. işletme okuyanlar bilir, "dikey büyüme" diye bir şey var ve "geçici büyüme", "anlaşmalı süreli Çalışma" kavramlarını da bilirler. ve borsada dönen değerlerin, reklam ile direkt endeksli anlık değerler olduğunu da...
mesela son örnek; 2001 yılında microsoft'a bungie studios'un %80'lik hissesi satıldı. adamlar xbox ile beraber halo gibi bir oyunu patlattılar, msn ve passport loginine bağlı ağlar kuruldu sonra xbox live ağları vs. %20'sini de rockstar games aldı. Sonra da ellerini kollarını sallaya sallaya bungie studios, microsoft'tan divorce oldu (satınalınmış hisselerini ayırdı). hiçbir tazminat dahi ödemeden!.. senin şirketini koç satın alıyor, sen şirketini herhangi bir ödeme yapmadan koç'tan geri ayırıyorsun. kimse de "hoop aslanım n'oluyor?" demiyor? eee, bu aidiyetin ölçüsü nedir o zaman? bu o zaman mikroekonomik düzeyde imzalanan bir anlaşmanın makroekonomik bir yansımasından başka bir şey değil mi? abd, uzakdoğu'da niçin içten bir baskı sistemi kuramıyor? en ufak sermayeli firmalar bile nasıl azıcık aktif kredi ile hem elektrik hem gemi hem elektronik kıl tüy yün olabiliyorlar. abd şirketleri de patır patır dökülüyorlar.
Bir de Google+ olayı var. google'un Facebook'un en büyük dilimini yediği pastadan pay alma isteği.
google+ hizmetiyle ne yapmaya çalıştığını anlamadığım hede. her çekilen fotoğrafı bana sormadan yedeklemekte ki amacı ne lan bunun?
yandexin çakması.
reklam teknolojileri ve arama motorları için yatırımlar yapan Amerikan anonim şirketidir.
(bkz: anonim şirketi)
--spoiler--
Sunucusu, altyapısı, ürünleri çürüktür. Kullanılmasını tavsiye etmem.
--spoiler--
(bkz: anonim şirketi)
--spoiler--
Sunucusu, altyapısı, ürünleri çürüktür. Kullanılmasını tavsiye etmem.
--spoiler--
gayette açılan site. sorun yok şu an, ve bazıları için iyi ki var.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar