bugün
- sözlüğün en harbi kızı8
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- yazarların favori giyim markası13
- sözlüğün en harbi erkeği7
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim9
- velvet60
- israile atom bombası atmak8
- spor ayakkabı6
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- ölmedeyiz uludağ sözlük4
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- mutlu ama uzak olsun12
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar8
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- gece sokaklarda dolaşıp insanlarla sohbet etmek2
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
- hayattaki en değerli şeyler8
- friedrich hegel la bi cay icek14
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır2
- 2026 ekonomik krizi17
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz3
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- istanbulda sonbahar2
- şeytanın ruhunu satın alınmaya değer bulmaması2
- insan olmaya ceyrek kala15
- hangi ülkelerden ne alınabilir3
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- migros'a sorulacak tek soru23
- binanın çatısına cami hoparlörü koymak3
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- geceye bir fotoğraf bırak2
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık4
- crush3
- gecenin metal şarkısı2
- sevişirken ölmek2
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum4
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- mohamed salah ghaly4
- evde soğuk kahve yapımı7
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- aleksey batrakov28
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- asosyal yazar2
- alparslan kuytul15
- bilinçaltı algılama6
- eylül ayı2
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- kadınları aşağılamanın moda olması7
insanların kişisel bilgilerini toplamak ve arşivlemek üzere kurulmuş bir web sitesi.
aslında tüm bu web teraneleri milletin infolarını toplamak ve kampanyalarda kullanmak üzere oluşturulan bir indeksleme hareketinden başka bir şey değil. düşünsenize; (burada bahsettiğim google'un ta kendisi) hangi ülkede öğrenci bursu ile menlo park gibi bir yerde villa tutulup içine 2 tb. enterprise server kurulup, crawler botu için de 100 mbit leased line alınabilir? ki o yıllarda disklerin hala mb. ile pazarlandığını ve boru gibi fiyat olduğunu unutmayalım. 1998 şartlarını göz önüne getirin. yani, google'un iki öğrencinin müstakil işleri olduğu öne sürülür ya; bu şartları hangi öğrenci bursu sağlamış. adamlar garajda 56k ile mi crawl ediyorlardı? hiç sanmıyorum!.. belli ki bütün bu senaryo eskiden beri planlı yürüyen bir iş! mantığa davet ediyorum sadece; yıl 1997: 1 gb. ata33 disk 550 dolar ve bu economy class diye geçiyordu. basit bir 80 scsi 2000 usd idi. bunların 4.3'lüklerinden oluşan 17000 dolarlık disklerden oluşan 600 disklik enterprise storage unit'in fiyatı kabini ve gücüyle beraber 2 milyon dolar ediyor. hangi şart altında olursa olsun, sırf storage'i 2 milyon dolar tutan bir sistem garaja nasıl konuşlandı? aylık 500k usd masrafı olan 100 mbit leased line nasıl geldi kondu villaya? bunu güya o zamanlar sosisli bile alamayan adamların paraları alıyor!.. aklına bir şey geliyor mu? günümüzde 80 portu üzerinden işletilen dümenlerin hepsi amerika'nın kamuoyu çalışmasından başka bir şey değil. işletme okuyanlar bilir, "dikey büyüme" diye bir şey var ve "geçici büyüme", "anlaşmalı süreli Çalışma" kavramlarını da bilirler. ve borsada dönen değerlerin, reklam ile direkt endeksli anlık değerler olduğunu da...
mesela son örnek; 2001 yılında microsoft'a bungie studios'un %80'lik hissesi satıldı. adamlar xbox ile beraber halo gibi bir oyunu patlattılar, msn ve passport loginine bağlı ağlar kuruldu sonra xbox live ağları vs. %20'sini de rockstar games aldı. Sonra da ellerini kollarını sallaya sallaya bungie studios, microsoft'tan divorce oldu (satınalınmış hisselerini ayırdı). hiçbir tazminat dahi ödemeden!.. senin şirketini koç satın alıyor, sen şirketini herhangi bir ödeme yapmadan koç'tan geri ayırıyorsun. kimse de "hoop aslanım n'oluyor?" demiyor? eee, bu aidiyetin ölçüsü nedir o zaman? bu o zaman mikroekonomik düzeyde imzalanan bir anlaşmanın makroekonomik bir yansımasından başka bir şey değil mi? abd, uzakdoğu'da niçin içten bir baskı sistemi kuramıyor? en ufak sermayeli firmalar bile nasıl azıcık aktif kredi ile hem elektrik hem gemi hem elektronik kıl tüy yün olabiliyorlar. abd şirketleri de patır patır dökülüyorlar.
Bir de Google+ olayı var. google'un Facebook'un en büyük dilimini yediği pastadan pay alma isteği.
aslında tüm bu web teraneleri milletin infolarını toplamak ve kampanyalarda kullanmak üzere oluşturulan bir indeksleme hareketinden başka bir şey değil. düşünsenize; (burada bahsettiğim google'un ta kendisi) hangi ülkede öğrenci bursu ile menlo park gibi bir yerde villa tutulup içine 2 tb. enterprise server kurulup, crawler botu için de 100 mbit leased line alınabilir? ki o yıllarda disklerin hala mb. ile pazarlandığını ve boru gibi fiyat olduğunu unutmayalım. 1998 şartlarını göz önüne getirin. yani, google'un iki öğrencinin müstakil işleri olduğu öne sürülür ya; bu şartları hangi öğrenci bursu sağlamış. adamlar garajda 56k ile mi crawl ediyorlardı? hiç sanmıyorum!.. belli ki bütün bu senaryo eskiden beri planlı yürüyen bir iş! mantığa davet ediyorum sadece; yıl 1997: 1 gb. ata33 disk 550 dolar ve bu economy class diye geçiyordu. basit bir 80 scsi 2000 usd idi. bunların 4.3'lüklerinden oluşan 17000 dolarlık disklerden oluşan 600 disklik enterprise storage unit'in fiyatı kabini ve gücüyle beraber 2 milyon dolar ediyor. hangi şart altında olursa olsun, sırf storage'i 2 milyon dolar tutan bir sistem garaja nasıl konuşlandı? aylık 500k usd masrafı olan 100 mbit leased line nasıl geldi kondu villaya? bunu güya o zamanlar sosisli bile alamayan adamların paraları alıyor!.. aklına bir şey geliyor mu? günümüzde 80 portu üzerinden işletilen dümenlerin hepsi amerika'nın kamuoyu çalışmasından başka bir şey değil. işletme okuyanlar bilir, "dikey büyüme" diye bir şey var ve "geçici büyüme", "anlaşmalı süreli Çalışma" kavramlarını da bilirler. ve borsada dönen değerlerin, reklam ile direkt endeksli anlık değerler olduğunu da...
mesela son örnek; 2001 yılında microsoft'a bungie studios'un %80'lik hissesi satıldı. adamlar xbox ile beraber halo gibi bir oyunu patlattılar, msn ve passport loginine bağlı ağlar kuruldu sonra xbox live ağları vs. %20'sini de rockstar games aldı. Sonra da ellerini kollarını sallaya sallaya bungie studios, microsoft'tan divorce oldu (satınalınmış hisselerini ayırdı). hiçbir tazminat dahi ödemeden!.. senin şirketini koç satın alıyor, sen şirketini herhangi bir ödeme yapmadan koç'tan geri ayırıyorsun. kimse de "hoop aslanım n'oluyor?" demiyor? eee, bu aidiyetin ölçüsü nedir o zaman? bu o zaman mikroekonomik düzeyde imzalanan bir anlaşmanın makroekonomik bir yansımasından başka bir şey değil mi? abd, uzakdoğu'da niçin içten bir baskı sistemi kuramıyor? en ufak sermayeli firmalar bile nasıl azıcık aktif kredi ile hem elektrik hem gemi hem elektronik kıl tüy yün olabiliyorlar. abd şirketleri de patır patır dökülüyorlar.
Bir de Google+ olayı var. google'un Facebook'un en büyük dilimini yediği pastadan pay alma isteği.
Gündemdeki Haberler