bugün
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması10
- pankek7
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- aşk bir yemek olsaydı7
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- aşk karın doyurmuyor diyen kız8
- hangi yemek nerede yenir3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- caligula'nın korkusu5
- saatin daha on olması3
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- olmayınca olmaması4
- yahudiye2
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- kum dökmek3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- naber sözlük2
- yavıdiden borç para almak2
- boyoz2
- arkadaşlar sizin için başlık açıyorum entry girin4
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi7
- iyi saksafon çalarım diyen kız3
- kemoş diyenler dikkat etsin2
- tuborg ice8
- hamam keyfi yapan kız3
- sudekiray'ın yaşlı bir teyze olması2
- gülşen in memeleri14
- canın kola çekmesi2
- zengin aileye iç güveysi giden erkek3
- toplumsal çürüme7
- muşlettin amca dul mu5
- karısının üzerine kuma getiren erkek4
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız3
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı3
- sarı çıyan denince akla gelenler4
- geçmişi temiz kız arıyorum diyen erkek3
- sobaları hazırlayın8
- tüm aşklar bir gün bitecek3
- karşıyaka3
- şaman olmak3
- sözlüğün yeni tasarımı4
- kızıl saçlılar6
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız3
- hamas denince akla gelenler11
- sadece zengin biriyle evlenirim diyen kız3
- tatlıses'in o eski halinden eser olmaması3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- evlenince karım çalışmayacak diyen erkek3
Zaman sadece birazcık zaman
Geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam
Acılarımız tarih kadar eski
Nefes almak misali olağan
offf çok kötü be. insan böyle bi şarkı niye yapar? acımaz mı şarkıyı dinleyip dağılana, savrulana, derbeder olana?
yapmayın böyle şeyler insanlara. yazıktır.
(bkz: adamın ağzına sıçan şarkılar)
Geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam
Acılarımız tarih kadar eski
Nefes almak misali olağan
offf çok kötü be. insan böyle bi şarkı niye yapar? acımaz mı şarkıyı dinleyip dağılana, savrulana, derbeder olana?
yapmayın böyle şeyler insanlara. yazıktır.
(bkz: adamın ağzına sıçan şarkılar)
"gidiyorum buralardan
tüm rüzgarlar senin olsun
benden ayrı rüyadasın
dilerim bir gün uyanırsın"
kısmı ile insanı efkarlara gark eden ali tufan kıraç şarkısıdır. bir aşktan gidebilmeyi güzel anlatır vesselam. arkamda diz boyu balçık hatıraların çığlığı var...
tüm rüzgarlar senin olsun
benden ayrı rüyadasın
dilerim bir gün uyanırsın"
kısmı ile insanı efkarlara gark eden ali tufan kıraç şarkısıdır. bir aşktan gidebilmeyi güzel anlatır vesselam. arkamda diz boyu balçık hatıraların çığlığı var...
gidiyorum hayttan,
kopuyorum senden, artık ben yokum. gidiyorum ey sevgili artık sen beni arasanda bulamıyacaksın, artık gidiyorum. senin olsun aşkın, senin olsun sahte dostların, artık ben yokum. sen ve sen kalıyorsun bu diyarda, ben yokum artık gidiyorum.
aydınlık yarınlara.
kopuyorum senden, artık ben yokum. gidiyorum ey sevgili artık sen beni arasanda bulamıyacaksın, artık gidiyorum. senin olsun aşkın, senin olsun sahte dostların, artık ben yokum. sen ve sen kalıyorsun bu diyarda, ben yokum artık gidiyorum.
aydınlık yarınlara.
gidiyorum, gidiyorum, gidemiyorum.
aslında hiç gitmeyenlerin sözüdür.
+gidiyorum
-nereye?
+bilmiyorum...
-neden gidiyorsun?
+istenmiyorum...
-nereye?
+bilmiyorum...
-neden gidiyorsun?
+istenmiyorum...
kıraç'ın en güzel şarkılarından bir tanesi.
bir yerden ayrılmak üzere olan kişinin sarf ettiği tek kelimelik cümledir.
vurguya göre çeşitli anlamlar yüklenebilir.
vurguya göre çeşitli anlamlar yüklenebilir.
cahit sıtkı tarancı şiiri.
Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içinde
Kavrulup gidiyorum.
Serseri bir rüzgar gibi hep ganimet peşinde
Savrulup gidiyorum
Serçe kadar pervasız, bir günden ötekine
Atlayıp gidiyorum.
Bütün kumaşlarını açtığım gibi yine
Katlayıp gidiyorum.
Bir kış güneşi gibi ben keyfimin esiri
Görünüp gidiyorum.
Ne belli yerim var, ne de sevdiğim biri
Sürünüp gidiyorum.
Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içinde
Kavrulup gidiyorum.
Serseri bir rüzgar gibi hep ganimet peşinde
Savrulup gidiyorum
Serçe kadar pervasız, bir günden ötekine
Atlayıp gidiyorum.
Bütün kumaşlarını açtığım gibi yine
Katlayıp gidiyorum.
Bir kış güneşi gibi ben keyfimin esiri
Görünüp gidiyorum.
Ne belli yerim var, ne de sevdiğim biri
Sürünüp gidiyorum.
zamanı geldiğinde söylenmesi gereken kelimedir. kalmak kolay ama gitmek zordur.
bir ömer danış şarkısı.
Gel dünyanın gör halini
Yaşadım sevdanın kör halini
Şimdi gelde ister seyret beni
benim senden sonraki halimi
GiDiYORUM
Allahım unut diyenlerden oldum
Kahretsin çekip gidenlerden oldum
GiDiYORUM..
Haketmeyeni sevmeyeceksin aslında
Gitsin ne hali varsa görsün
Bu günler geçecek herşey bitecek
O da sefasını sürsün
Şu az sevmesini bir öğrenemedim
Sevgiye aç gidiyorum
işte ben böyle böyle sevdim
Ölümüne gidiyorum..
Allahım unut diyenlerden oldum
Kahretsin çekip gidenlerden oldum
GiDiYORUM..
Bak gör allahım bana neler ediyor
Hiç sevmedim diyor
Bu acı sonu bıraktı bak
Gel git diyor
Şu az sevmesini bir öğrenemedim
Sevgiye aç gidiyorum
işte ben böyle böyle sevdim
Ölümüne gidiyorum..
Gel dünyanın gör halini
Yaşadım sevdanın kör halini
Şimdi gelde ister seyret beni
benim senden sonraki halimi
GiDiYORUM
Allahım unut diyenlerden oldum
Kahretsin çekip gidenlerden oldum
GiDiYORUM..
Haketmeyeni sevmeyeceksin aslında
Gitsin ne hali varsa görsün
Bu günler geçecek herşey bitecek
O da sefasını sürsün
Şu az sevmesini bir öğrenemedim
Sevgiye aç gidiyorum
işte ben böyle böyle sevdim
Ölümüne gidiyorum..
Allahım unut diyenlerden oldum
Kahretsin çekip gidenlerden oldum
GiDiYORUM..
Bak gör allahım bana neler ediyor
Hiç sevmedim diyor
Bu acı sonu bıraktı bak
Gel git diyor
Şu az sevmesini bir öğrenemedim
Sevgiye aç gidiyorum
işte ben böyle böyle sevdim
Ölümüne gidiyorum..
Ağır bir sızı var bende bu aralar... içimde yazmadığım yanık, yamalı mektuplar var... öyle ki ne istanbul kaldı gözümde ne nefes alma sevdası. Şükretmeyi unutur gibi koptum yaşamdan, yokluğun ölüm gibi geldi bana...
"nihayet" diyerek aldıklarımız hayatımıza, nasılda kandırmışlar bizi, nasılda yalanlarmış inandığımız tüm gerçeklerimizin içinde... sende yanılttın beni, kalbimde çürüttüğüm aşk denen illeti azdırıp gittin... bütün masumiyetimden soyunuyorum artık ve tüm sevişmeleri tuzak sayıyorum... biriktirdiğim kalp kırıklıklarını hediye ediyorum hayata. Sesli harflerle konuşuyorum, sadece sesli harflerle ve en sessiz halimle... susarak ve susayarak gözlerine...
Şeffaf bir beden sunmuştum sana, transparan bir yürek... gör içini, bil ve öyle gel diye... beni inandırdın bizim aşkımızdaki üç yanlışın bir doğruyu götürmeyeceğine ama sen yanlış yapmaya bile izin vermeden sildin tüm doğruları. Bir hayaletmiş meğer her şey, ben aşk sanmışım...
Sana inanmışlığımla sana öyle hazırdım ki, seninle aşka, tutkuya, sevmeye, sevişmeye ve hatta birlikte ölmeye yeniden inanmıştım... ben sevdikçe sen çırpındın, hürriyeti elinden alınmış bir kuş gibi... ben aşk verdikçe senin aşkın gider oldu... senin bana vermediklerin sebep oldu beynimi eşkıyaların basmasına. Senin yüzünden teslim oldum cellata... ipimi çekiyor şimdi canımı acıta acıta ve her adımda ben tövbeler ediyorum, artık aşık bir kadın olmayacağım diye... zehirledin ruhumu, zehirledin yeniden doğurduğum masum tutkumu... bütün masumiyetimden soyunuyorum artık. Azdırma uzakta olsan kalbimi...
Simsiyah bir gece, alabildiğine hırçın... yokluğuna sarılıyorum, son öpüşünü hatırlıyorum, birde ilk ve son olan fotoğrafımızı... bir heyecanın kayboluşunu izliyorum, izlerinde kayboluyorum. Kapkara gözlerimle siliyorum kederimi. artık mutlu ol sevgili sana istediğini veriyorum; simsiyah bir gece, gidiyorum... seni koynumda uyutsam bir daha uyanmazdın, tüm uyanışlara inat gidiyorum... bu mevsimde ve her nefesimde öleceğimi bile bile gidiyorum... bu hayat, bu dengesizlik ağlatacak yoksa beni... yarınım belirsiz, günüm aç, susuz ve her gecem uykusuz kalacak yoksa...
içimdeki yakılası mektuplar, hiç yazılmadılar... ağır sızılı, derin yaralı... artık masum değilim, hele melek hiç değil... sesli harflerle yaşıyorum en sessiz halimle... susarak ve susayarak...
gidiyorum...
"nihayet" diyerek aldıklarımız hayatımıza, nasılda kandırmışlar bizi, nasılda yalanlarmış inandığımız tüm gerçeklerimizin içinde... sende yanılttın beni, kalbimde çürüttüğüm aşk denen illeti azdırıp gittin... bütün masumiyetimden soyunuyorum artık ve tüm sevişmeleri tuzak sayıyorum... biriktirdiğim kalp kırıklıklarını hediye ediyorum hayata. Sesli harflerle konuşuyorum, sadece sesli harflerle ve en sessiz halimle... susarak ve susayarak gözlerine...
Şeffaf bir beden sunmuştum sana, transparan bir yürek... gör içini, bil ve öyle gel diye... beni inandırdın bizim aşkımızdaki üç yanlışın bir doğruyu götürmeyeceğine ama sen yanlış yapmaya bile izin vermeden sildin tüm doğruları. Bir hayaletmiş meğer her şey, ben aşk sanmışım...
Sana inanmışlığımla sana öyle hazırdım ki, seninle aşka, tutkuya, sevmeye, sevişmeye ve hatta birlikte ölmeye yeniden inanmıştım... ben sevdikçe sen çırpındın, hürriyeti elinden alınmış bir kuş gibi... ben aşk verdikçe senin aşkın gider oldu... senin bana vermediklerin sebep oldu beynimi eşkıyaların basmasına. Senin yüzünden teslim oldum cellata... ipimi çekiyor şimdi canımı acıta acıta ve her adımda ben tövbeler ediyorum, artık aşık bir kadın olmayacağım diye... zehirledin ruhumu, zehirledin yeniden doğurduğum masum tutkumu... bütün masumiyetimden soyunuyorum artık. Azdırma uzakta olsan kalbimi...
Simsiyah bir gece, alabildiğine hırçın... yokluğuna sarılıyorum, son öpüşünü hatırlıyorum, birde ilk ve son olan fotoğrafımızı... bir heyecanın kayboluşunu izliyorum, izlerinde kayboluyorum. Kapkara gözlerimle siliyorum kederimi. artık mutlu ol sevgili sana istediğini veriyorum; simsiyah bir gece, gidiyorum... seni koynumda uyutsam bir daha uyanmazdın, tüm uyanışlara inat gidiyorum... bu mevsimde ve her nefesimde öleceğimi bile bile gidiyorum... bu hayat, bu dengesizlik ağlatacak yoksa beni... yarınım belirsiz, günüm aç, susuz ve her gecem uykusuz kalacak yoksa...
içimdeki yakılası mektuplar, hiç yazılmadılar... ağır sızılı, derin yaralı... artık masum değilim, hele melek hiç değil... sesli harflerle yaşıyorum en sessiz halimle... susarak ve susayarak...
gidiyorum...
gitmek istendiğinde söylenir.
AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
istanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Cemal Süreya
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
istanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Cemal Süreya
gidiyorum..
elimi yüreğimde,
yüreğimi sende bırakıyorum..
yeni sonlara başlangıç olmak,
başlangıçlara sebep olmak için gidiyorum..
olmuyor biliyorum..
tenim teninde,
yüreğim yüreğinde yaşayamıyor..
tenime değen teninin teri yosun tutuyor..
yüreğim yüreğine batıyor, kanatıyor..
gidiyorum..
yanıma bir parça gülüşünden,
ve en derinden gelen sesinden,
birkaç tını alıyorum..
acıtıyor..
şaşıyorum..
yanıma aldıklarımın yükünü taşıyamazken,
geride bıraktıklarım beni nasıl böyle hafifletmiş bilmiyorum..
düşünmek zor geliyor..
düşünmek acı veriyor..
gidiyorum..
buna ben bile inanamıyorum..
elimi yüreğimde,
yüreğimi sende bırakıyorum..
yeni sonlara başlangıç olmak,
başlangıçlara sebep olmak için gidiyorum..
olmuyor biliyorum..
tenim teninde,
yüreğim yüreğinde yaşayamıyor..
tenime değen teninin teri yosun tutuyor..
yüreğim yüreğine batıyor, kanatıyor..
gidiyorum..
yanıma bir parça gülüşünden,
ve en derinden gelen sesinden,
birkaç tını alıyorum..
acıtıyor..
şaşıyorum..
yanıma aldıklarımın yükünü taşıyamazken,
geride bıraktıklarım beni nasıl böyle hafifletmiş bilmiyorum..
düşünmek zor geliyor..
düşünmek acı veriyor..
gidiyorum..
buna ben bile inanamıyorum..
gidiyorum, son sözü söyler gibi,
oturupta ağlar gibi,
çaresiz gidiyorum...
vazgeçiyorum senden, ondan,
herkesten,
tanımadığım bir yüze gidiyorum...
yüreğim cebimde,
aşktan uzak,
kendime doğru,
kadere tuzak,
gidiyorum...
beklemeyin beni, çıkamam kendi içimden dışarı...
oturupta ağlar gibi,
çaresiz gidiyorum...
vazgeçiyorum senden, ondan,
herkesten,
tanımadığım bir yüze gidiyorum...
yüreğim cebimde,
aşktan uzak,
kendime doğru,
kadere tuzak,
gidiyorum...
beklemeyin beni, çıkamam kendi içimden dışarı...
(bkz: döneceksin diye söz ver)
yapılacak birşey kalmamışsa hiç birşey yapmadan gitmek en iyisidir.
--spoiler--
işte gidiyorum
Bir şey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbir şey almadan
Birşey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum
Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir Adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum
Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum
--spoiler--
--spoiler--
işte gidiyorum
Bir şey demeden
Arkamı dönmeden
Şikayet etmeden
Hiçbir şey almadan
Birşey vermeden
Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum
Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
Yürüyorum sanki senin yanında
Sesin uzaklaşır herbir Adımda
Ayak izim kalmadan gidiyorum
Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
Gönülkuşu şarkıdan yorulmadı
Bana kimse sen gibi sarılmadı
Işığımız sönmeden gidiyorum
--spoiler--
yapılacak başka şey kalmadı,
gidiyorum;
dönerim diye söz vermeden,
acımadan ve acıtmadan...
boş artık sol yanın,
ne zaman farkedersin bilmiyorum...
sen, senli hayatında sev kendini,
ben artık,
gidiyorum...
gidiyorum;
dönerim diye söz vermeden,
acımadan ve acıtmadan...
boş artık sol yanın,
ne zaman farkedersin bilmiyorum...
sen, senli hayatında sev kendini,
ben artık,
gidiyorum...
Altyapısı müzelik olmasına rağmen hala dinlenen sezen aksu şarkısıdır. Şekil incelemesini geçip, esasa girersek seksenli yıllarda dahi olsam dinlemeyeceğim hamamda kaydedilmiş * ticari şarkı.
şarkı ve "gidiyorum" kelimeleri akla ilk olarak kazım koyuncu'yu getirir.
sezen aksunun güzel şarkılarından bir tanesi...
dün eski bir arkadaşın attığı bir mesaj sayesinde aklıma gelmiş şarkıdır ayrıca.
arkadaşın attığı mesaj;
zaman sadece biraz zaman...
şarkı nasıldı;
zaman sadece birazcık zaman...
e normal ama hatırlamam...*
dün eski bir arkadaşın attığı bir mesaj sayesinde aklıma gelmiş şarkıdır ayrıca.
arkadaşın attığı mesaj;
zaman sadece biraz zaman...
şarkı nasıldı;
zaman sadece birazcık zaman...
e normal ama hatırlamam...*
gidiyorum bu diyardan,
yanımda bir valiz ve sigaram,
geçmişe ait ne varsa sana bırakıyorum,
görmüyor musun halimi?
ekvatora yağan karım ben,
eriyeceğimi bile bile yağıyorum,
kutuplara yağan yağmurum,
buz olacağımı bile bile yağıyorum,
görmüyor musun halimi?
ölüyorum!
yanımda bir valiz ve sigaram,
geçmişe ait ne varsa sana bırakıyorum,
görmüyor musun halimi?
ekvatora yağan karım ben,
eriyeceğimi bile bile yağıyorum,
kutuplara yağan yağmurum,
buz olacağımı bile bile yağıyorum,
görmüyor musun halimi?
ölüyorum!
(bkz: yolun açık olsun demek isterdim)
(bkz: iyi yolculuk)
(bkz: iyi yolculuklar yerine iyi yolculuk demek)
(bkz: iyi yolculuk)
(bkz: iyi yolculuklar yerine iyi yolculuk demek)
kıraç'ın harika yorumladığı şarkıdır.
Ne olurdu benim olsan,
Şu yaralarımı sarsan.
Bıktım artık yol almaktan,
Önüme çıkıp durdursan...
Ne olurdu benim olsan,
Şu yaralarımı sarsan.
Bıktım artık yol almaktan,
Önüme çıkıp durdursan...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar