bugün
- ütü10
- ütü ile yemek yapmak3
- yazılım öğrenmeye yeni başlayanların ortak hatası2
- aylık 423 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor2
- uludağ sözlük çeteleri9
- gocu bak bi5
- akşam esintisi3
- çabasız şıklık3
- anın fotoğrafı14
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı3
- en boktan on yıl7
- davetsiz misafir2
- beyler çok acil bakar mısınız4
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- patates kızartması2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu2
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye2
- dede torun ilişkisi2
- türkiye de fiyatların çok uygun olması2
- demokratik sol parti3
- altın oran kaş3
- 2028 yılında ak partiye oy verecek yazarlar2
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- kuran ı kerim meali4
- udinese calcio2
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- ali vefa8
- yüksek sesle gülmek6
- sabunun delik olanının üretilmesi gerekliliği2
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- ak parti sevdalısı yazarlar3
- seri gizli artı oy veren melek6
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- ali haydar fırat3
- aylık 422 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- hırvatistan14
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- arkadaşlar şu köprü var ya2
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- ya arkadaşlar ben de çete aççam2
- amirim2
- ölüm9
- aleyna tilki3
- nöbet5
bir emile zolayapıtıdır.maden işçilerinin daha insanca çalışabilmek için verdikleri mücadeleyi ( bu mücadelenin etrafında dönen aslında tüm emekçilerin derdini) anlatmaktadır.
emile zola'nın "meyhane"sinde çocukluğuna az çok değindiği küçük çocuğun annesinden ayrı bir yaşam sürmeye başlayıp işçi olmasıyla başlayan süreci anlatan kitaptır.içerdiği politik anlatımları göze sokmadan alttan alta veren klasik bir emile zola şahaseridir.
edit:küçük çocuğun adı etienne idi yanlış hatırlamıyorsam.
edit:küçük çocuğun adı etienne idi yanlış hatırlamıyorsam.
ing.insan tohumuyla,germ hücreleriyle alakalı.
zola'nın en iyi kitaplarından biridir. fransız maden işçilerinin sefaletini anlatır. hikayeyi o kadar akıcı anlatır ki sanki o madende çalışır, o barakalarda kahve-ekmekle yaşarsınız siz de.
kitabın acımasız olduğunu düşünenler yazarın realizm akımının iyi bir temsilcisi olduğunu unutmamalıdır. zola kitabı süper bağlar ayrıca. *
kitabın acımasız olduğunu düşünenler yazarın realizm akımının iyi bir temsilcisi olduğunu unutmamalıdır. zola kitabı süper bağlar ayrıca. *
düngece üçüncü kere izlediğim belçika,fransa,ingiltere ortak yapım olan bir claude berri flimi.romandaki tadı bulacağınıza eminim.ayrıca gérard depardieu oyunculuğu ile birkez daha devleşmiştir gözümde...
fransiz devrim takvimi'ne göre, ilk ilkbahar ayı, yani fransiz devrim takvimi'nin yedinci ayı.
(bkz: tohum yeşerince)
Emile zola'nın naturalizmini en somut olarak görebileceğimiz eserdir.Kitabın ana karakteri etienne lantier adlı kişidir.Proletarya ve burjuvazinin arasında olan büyük uçurum ustalıkla aktarılmıştır.
(bkz: naturalizm)
(bkz: naturalizm)
yoksul madencilerin karılarının ayaklanma sonrası kendilerini taciz eden simsarın cinsel organını kesmeleri en sarsıcı sahnelerden birini oluşturur... film bu anlamda politik metaforlarla da yüklü bir görsel bir şölene dönüşmektedir. zola'nın dehası öylesine kuşatıcıdır ki, modernizmin şekillenişine tanıklık etmek isteyen herkes, emek ve sömürü denklemini görünür kılan bu romanı okumalı ve sinemaya uyarlanan bu büyük yapıtı izlemelidir. ve tabii zola'nın politik kimliğini, ödünsüz bir entelektüelin duruşunu anlamak adına özyaşam öyküsünü de...
Suvarin karakteri ile okuyucuyu buyuleyen,fransız edebıyatının bas yapıtları arasına girmiş emile zola'nın eşsiz romanı.
Emile Zola'nın okunduğunda unutulamayacaklar listesine girecek kitabı. Germinali okurken eğer ki ruhunuzda devrim ateşi varsa çılgına döneceksiniz!!Romanın baş kahramanı Etienne olduğunuzu sandığınız andan itibaren madende terleyecek, öfkelenecek, içinizdeki kitleleri yerinden oynatma hissinin alevlendiğini göreceksiniz..işçi halkını daha yakından iredeleyebilme şansına sahip olacak, belki de fikirlerinizi gözden geçirmeniz için güzel bir serüven olacak bu kitap. ilk 50 sayfasında biraz sıkılma duygusu geliverse de bu fırtına öncesi sessizliğin habercisidir!
filminde besili, tosun, semirmiş gerard depardieunun oynaması romanın hatırasını bok etmiştir.
terminal sözünün karadeniz şivesiyle söylenişi.
(bkz: he uşağum valla)
(bkz: kaynağın nerem olduğunu biliyorsun)
(bkz: he uşağum valla)
(bkz: kaynağın nerem olduğunu biliyorsun)
devrim ancak bu şekilde anlatılabilir dediğim romandır.
aslinda gelecegi anlatmis romandir.
kapitalizm karsisinda eriyen komunizme dem vurmustur. grev ya da devrim sadece baskaldiri, kirip dokmek ve dayatma ile yapilmayacagini, etraflica incelenip uygun acilimlarla politize edilmedi gerektigini vurgulamistir.
gfilmin ortasinda daha fazla ucret icin baskaldiri yani grev yapan madenciler, eninde sonunda kapitaliz duzeni yansitan maden ocagi sahiplerinin ucretlerini arttiracagini, yeni ise alimlarini da engelleyerek baski olusturacaklarini dusunmuslerdi. halbuki zengin sinif gerekli onlemleri alarak onlari bogmustur. grev yapanlar sig dusuncelerle yapilabilcekleri tartisa dursun yavas yavas kapana kisilmaya baslamislardi bile.
sonunda grev bitti ve herkes yasamina devam etmeye basladi. grevde olenler de niyazi oldu.
kazanim sifir. eski sefaleta devam.
kapitalizm karsisinda eriyen komunizme dem vurmustur. grev ya da devrim sadece baskaldiri, kirip dokmek ve dayatma ile yapilmayacagini, etraflica incelenip uygun acilimlarla politize edilmedi gerektigini vurgulamistir.
gfilmin ortasinda daha fazla ucret icin baskaldiri yani grev yapan madenciler, eninde sonunda kapitaliz duzeni yansitan maden ocagi sahiplerinin ucretlerini arttiracagini, yeni ise alimlarini da engelleyerek baski olusturacaklarini dusunmuslerdi. halbuki zengin sinif gerekli onlemleri alarak onlari bogmustur. grev yapanlar sig dusuncelerle yapilabilcekleri tartisa dursun yavas yavas kapana kisilmaya baslamislardi bile.
sonunda grev bitti ve herkes yasamina devam etmeye basladi. grevde olenler de niyazi oldu.
kazanim sifir. eski sefaleta devam.
bir adana demirspor fanatiği arkadaşımın, "kutsal kitabımız" dediği kitap.
filmde kitaptaki kadar ayrıntıya girilmemiştir, izleyenlere kitabı da okumaları şahsımca tavsiye edilir. bir yandan insanlar ne kadar yırtınsa da savaşı kazananın yine para olacağını anlatır bu kitap.
kitabı okurken içiniz içinize sığmaz, dünyaya lanet eder, siz de bir maheude kadın olup onları taşlamak, parçalamak istersiniz. günümüzde de bu olaylardan çok farklı bir şey olmamaktadır aslında, kapitalizm her yerde, ezilenler yine işçiler, yine kazanacakları 5 kuruş para için grizu patlamasında ölen, hayatlarını o kömür madenlerinde, fabrikalarda çürütenler. bir tarafta oturdukları yerde paralara boğulan burjuva takımı.
denildiği gibi:
böyle gelmiş böyle gidecek,
korkarım valla.
kitabı okurken içiniz içinize sığmaz, dünyaya lanet eder, siz de bir maheude kadın olup onları taşlamak, parçalamak istersiniz. günümüzde de bu olaylardan çok farklı bir şey olmamaktadır aslında, kapitalizm her yerde, ezilenler yine işçiler, yine kazanacakları 5 kuruş para için grizu patlamasında ölen, hayatlarını o kömür madenlerinde, fabrikalarda çürütenler. bir tarafta oturdukları yerde paralara boğulan burjuva takımı.
denildiği gibi:
böyle gelmiş böyle gidecek,
korkarım valla.
tıpkı 1984 gibi romanı filminden daha güzel olan eser.
kuzey fransa'da yer alan maden ocaklarında emeğiyle geçinen insanların gündelik yaşantıları tasvir edilir ve onların vahşi kapitalizmden nasıl zarar gördükleri konu edinilir. maden işletmelerinin sahipleri, mallarını eskisi gibi satamamakta ve bir krize doğru sürüklenmektedir. karlarının düşmesini, işçilerden sudan sebepler üreterek kestikleri ücretlerle dengelemeyi amaçlayan işletme sahiplerine verilen cevap grev olur. grevde öne çıkan isimler mahue ailesinin reisi ve grevin asıl örgütleyicisi etienne lantier'dir. roman boyunca anarşist suvarin'in görüşleride olaya dahil edilir. romanın sonunu söylemek gibi olmasın ama suvarin'e dikkat.
ayrıca 1880 öncesi kapitalizminde geçen romanda işçilerin sınıf bilinciyle hareket etmedikleri veya buna henüz başladıkları da unutulmamalıdır. grev sırasında burjuvalara yönelik saldırıları "makine kırıcılık" şekline zühur etmiştir.
kuzey fransa'da yer alan maden ocaklarında emeğiyle geçinen insanların gündelik yaşantıları tasvir edilir ve onların vahşi kapitalizmden nasıl zarar gördükleri konu edinilir. maden işletmelerinin sahipleri, mallarını eskisi gibi satamamakta ve bir krize doğru sürüklenmektedir. karlarının düşmesini, işçilerden sudan sebepler üreterek kestikleri ücretlerle dengelemeyi amaçlayan işletme sahiplerine verilen cevap grev olur. grevde öne çıkan isimler mahue ailesinin reisi ve grevin asıl örgütleyicisi etienne lantier'dir. roman boyunca anarşist suvarin'in görüşleride olaya dahil edilir. romanın sonunu söylemek gibi olmasın ama suvarin'e dikkat.
ayrıca 1880 öncesi kapitalizminde geçen romanda işçilerin sınıf bilinciyle hareket etmedikleri veya buna henüz başladıkları da unutulmamalıdır. grev sırasında burjuvalara yönelik saldırıları "makine kırıcılık" şekline zühur etmiştir.
mükemmel bir emile zola şaheseri. özellikle kitabın son 30 sayfası çoğu kitapda olmayan bir tat verir. kitabın sonlarındaki duygusallık insanı bile ağlatacak cinstendir.
ölüm lambaya üfledi.
tanrı yoksa bile onların intikamını almak için yeni bir tanrı doğacaktı,
yaşamak iyi şeydi, ihtiyar dünya bir ilkbahar daha geçirmek istiyordu.
ölüm lambaya üfledi.
tanrı yoksa bile onların intikamını almak için yeni bir tanrı doğacaktı,
yaşamak iyi şeydi, ihtiyar dünya bir ilkbahar daha geçirmek istiyordu.
sosyalizmi anlatan mükemmel bir kitaptır.
sosyalizmi anlatan bir kitap değildir. emile zola'nın sosyalizm, kapitalizm ve anarşizm arasındaki gelgitlerini ortaya koyan, kararsız ve şüpheci yaklaşımlar sergilediği dönemin eseridir.
emile zola'nın 1860'da kuzey fransa'da aç kalmayı göze alıp uzlaşmaya yanaşmayan maden işçilerinin gerçek grev öyküsünü konu alan mükemmel bir romandır ve ülkemizde madencinin kaderi ölümdür diyen başkanında mutlaka okuması gereken bir kitaptır. 1993 yılında clauda berri tarafından sinemaya uyarlanan filmde Miou Renaud, Jean Carmet, Judith Henry, gerard depardieu gibi isimleri görmek mümkündür...
herkese renkli günler
herkese renkli günler
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar