bugün
- 40 yaş altı sözlük bebeleri10
- zayıf erkeklerin agresif olması9
- sözlükte kavga bile çıkmaması5
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması8
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak4
- saraca finch house14
- ben kararımı verdim5
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu6
- besle kargayı7
- yaş yetmiş iş bitmemiş2
- yanarak ölmek3
- bir erkeği markete yollamak4
- klima açıp yorgan altında uyumak4
- fırından alınan ekmeği dilimletmek4
- reşit olmadan sözlük yazarı olmak4
- sözlükte kaos olsun istenmesi2
- geceye bir 90 lar şarkısı bırak2
- arzu edilene ulaşıldığında anlam ifade etmemesi5
- atm'ye ateme diyen hanzo2
- sözlük kızları toplansın bir şey diyeceğim4
- sözlükteki şişmanlık güzellemesi2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri3
- gianni infantino3
- şişman kızların çok neşeli olması7
- yolda yırtılan market poşeti2
- fransızcadan türkçeye geçmiş kelimeler5
- günün şiiri23
- işimizin başındayız uludağ sözlük2
- kadir inanır'ın kürt olması4
- neşemizi öldürdüler4
- neşemizi de çalamazlar ya2
- kadınların piç erkek tercihi17
- mutfağa su içmeye gidip tostla dönmek2
- küresel affetme günü3
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı8
- karı kıza para yedirir misiniz17
- istanbulda hava durumu5
- şişman kız vardı yuzır ne oldu ona3
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- elle yiyip şişeden içenler5
- en çok hoşa giden doğa olayı11
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller10
- elle yemek yemek4
- erkek adamın erkek sevgilisi olur3
- osururken götten alev çıkması12
- ona bir şey söyle12
- herkesin bir felsefesi varmış gibi yapması2
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması13
--spoiler--
çocukluğum boyunca çok güzel olacağım umudu yaratmama rağmen bu düşünceleri haklı çıkaramadım. bunda belki ben de hatalıyım çünkü güzelliğin filizlendiği çağlarda gecelerimi okuyarak ve yazarak geçiriyordum. güzellik açısından iki mükemmel varlığın kızı olarak bu güzelliği soysuzlaştırmamam gerekirdi. bu yüzden güzelliğe herşeyden çok önem veren annemden naif sitemler işitiyordum.(...) gözleri bozmamak için çalışmamak, parıldayan güneşin karşı konulmaz çağrısına cevap vermemek, ayak tabanının formunu bozma korkusuyla o güzel koca sabolarla yürümemek, eldiven giymek, yani ellerin becerisini ve gücünü inkar etmek. (...) bütün bunlar bana her zaman olanaksız görünüyordu. asiliğe meraklı olduğumdan baskılar bana ulaşamıyordu. bir süre için taze sayılabilirdim ama güzel hiç olmadım. aslında çizgilerim oldukça düzgündü ama bunları ön plana çıkarmayı hiç düşünmedim. neredeyse beşikten beri sahip olduğum düşler aleminde yaşama alışkanlığı bana erken yaşta aptal havası verdi.(...)
sonuç olarak herhangi bir biçimsizliği olmayan saçlar, gözler ve düşlerle gençliğimde ne çirkin ne güzeldim. bu durum benim bakış açıma göre ciddi bir avatajdı çünkü çirkinlik bir yönde önyargılar yaratırken, güzellik diğer yönde yaratıyor. parlak bir dış güzellikten çok şey beklenirken, itici bir dış görünüşten fazla sakınılıyor. aslında en iyisi, büyüleyici olmayan ama kimseyi de korkutmayan, hoş bir yüz. her iki cinsten arkadaşlarımın söylediğine göre de ben buna sahibim.*
--spoiler--
--spoiler--
yaşadığı dönemde alışılmadık giyim tarzı, ilk bakışta erkeği çağrıştıran dış görünüşü ve elinden düşürmediği sigarasıyla paris'in en sıra dışı kadınlarından biri olarak tanımlanan george sand, 1855'te yayınlayacağı histoire de ma vie (hayatımın hikayesi) adlı kitabının başında bunları yazacaktı. 1836 yılında ilk karşılaşmalarının ardından chopin, o tarihlerde otuziki yaşında olan kadını ''çok antipatik'' olarak tanımlamış, daha sonra arkadaşı hiller'e bu konuda şunları söylemişti: '' sand ne kadar itici bir kadın. gerçekten kadın olduğundan kuşku duyasım geliyor.'' bu ilk karşılaşma george sand üzerinde de etkili olmuş, genç bestecinin çekingen ve naif tavırları ilgisini çekmişti. o tarihlerde maria wodzinska'ya delicesine aşık olan chopin için george sand, bazı toplantılarda bir kaç kez karşılaştığı uzak bir arkdaştı. oysa genç kadın, kendinden altı yaş küçük chopin'i daha yakından tanımaya istekliydi. **
kader onları yakın bir zamanda tüm engellere rağmen biraraya getirecek, hem edebiyat dünyası*hem de müzik dünyası* bu aşk ve birlikteliğin meyvelerini toplayacaktı.
--spoiler--
çocukluğum boyunca çok güzel olacağım umudu yaratmama rağmen bu düşünceleri haklı çıkaramadım. bunda belki ben de hatalıyım çünkü güzelliğin filizlendiği çağlarda gecelerimi okuyarak ve yazarak geçiriyordum. güzellik açısından iki mükemmel varlığın kızı olarak bu güzelliği soysuzlaştırmamam gerekirdi. bu yüzden güzelliğe herşeyden çok önem veren annemden naif sitemler işitiyordum.(...) gözleri bozmamak için çalışmamak, parıldayan güneşin karşı konulmaz çağrısına cevap vermemek, ayak tabanının formunu bozma korkusuyla o güzel koca sabolarla yürümemek, eldiven giymek, yani ellerin becerisini ve gücünü inkar etmek. (...) bütün bunlar bana her zaman olanaksız görünüyordu. asiliğe meraklı olduğumdan baskılar bana ulaşamıyordu. bir süre için taze sayılabilirdim ama güzel hiç olmadım. aslında çizgilerim oldukça düzgündü ama bunları ön plana çıkarmayı hiç düşünmedim. neredeyse beşikten beri sahip olduğum düşler aleminde yaşama alışkanlığı bana erken yaşta aptal havası verdi.(...)
sonuç olarak herhangi bir biçimsizliği olmayan saçlar, gözler ve düşlerle gençliğimde ne çirkin ne güzeldim. bu durum benim bakış açıma göre ciddi bir avatajdı çünkü çirkinlik bir yönde önyargılar yaratırken, güzellik diğer yönde yaratıyor. parlak bir dış güzellikten çok şey beklenirken, itici bir dış görünüşten fazla sakınılıyor. aslında en iyisi, büyüleyici olmayan ama kimseyi de korkutmayan, hoş bir yüz. her iki cinsten arkadaşlarımın söylediğine göre de ben buna sahibim.*
--spoiler--
--spoiler--
yaşadığı dönemde alışılmadık giyim tarzı, ilk bakışta erkeği çağrıştıran dış görünüşü ve elinden düşürmediği sigarasıyla paris'in en sıra dışı kadınlarından biri olarak tanımlanan george sand, 1855'te yayınlayacağı histoire de ma vie (hayatımın hikayesi) adlı kitabının başında bunları yazacaktı. 1836 yılında ilk karşılaşmalarının ardından chopin, o tarihlerde otuziki yaşında olan kadını ''çok antipatik'' olarak tanımlamış, daha sonra arkadaşı hiller'e bu konuda şunları söylemişti: '' sand ne kadar itici bir kadın. gerçekten kadın olduğundan kuşku duyasım geliyor.'' bu ilk karşılaşma george sand üzerinde de etkili olmuş, genç bestecinin çekingen ve naif tavırları ilgisini çekmişti. o tarihlerde maria wodzinska'ya delicesine aşık olan chopin için george sand, bazı toplantılarda bir kaç kez karşılaştığı uzak bir arkdaştı. oysa genç kadın, kendinden altı yaş küçük chopin'i daha yakından tanımaya istekliydi. **
kader onları yakın bir zamanda tüm engellere rağmen biraraya getirecek, hem edebiyat dünyası*hem de müzik dünyası* bu aşk ve birlikteliğin meyvelerini toplayacaktı.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar