bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın18
- kasiyer kıza nasıl açılırım12
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- gaylik alametleri8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak6
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- yaşlı kadın yuzırlar10
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- en kibirli yuzır11
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- artık uyuyalım3
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- selam sözlük7
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- 50 yıllık yuzır5
- ulaşamadığı kadına mundar demek2
- friedrich hegel la bi cay icek10
- sevgilinin giyimine karışmak2
- uludağ sözlük magazin servisi5
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- kezonova4
- ruh hastası sapık yazarlar5
- velvet47
- kezoyu delirtmek5
- velvet vs nervio24
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- uysaljakoben11
- kazanovayı silkmişler3
- uludağ sözlük kadın yazar savaşları2
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- gulmekicinyaratilmis'in aşık olmadığı erkek3
- türklerden nefret etme nedenleri5
- bir sabah erkek olarak uyanmak4
- adam olamamak3
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- nervio19
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- kaderinden kaçamazsın2
- martıyı sakat bırakan falçatalı şahıs3
- habire1239
- merak ediyorsan yaz7
öncelikle şöyle bir alıntı ile açıklama yapalım:
Divan şairlerinin, şiirlerinde kendi asıl isimlerinin yerine birer mahlas kullandıkları malumdur. Asıl ismi Mehmed olan şairimiz de bu geleneğe uyarak Fuzuli mahlasını alır. Fuzuli’nin manası ‘Boşboğaz, kendini ilgilendirmeyen konulara karışan’ manasındadır. Halk dilindeki Fodul buradan gelir. Şair böyle bir ismi neden seçtiğini Farsça divanının önsözünde izah eder 'Bir mahlas almam gerekiyordu. Şiire yeni başladığım zamanlar günlerce mahlas olarak üzerinde düşündüm, aldığım her mahlasa bir müddet sonra bir ortak çıktığı için yeni bir mahlas alıyordum. Fuzuli mahlasını seçtim. Bu lakaba kimsenin tutmayacağını bildiğim için ortaklık endişesinden kurtuldum' diyor.
'sevgilisiz bahar gelmiş, gelmemiş ne fark eder ki?
baharda bile benim gibi inleyen bübüllerin olduğunu gördüm.'
fuzuli / leyla ile mecnun
Divan şairlerinin, şiirlerinde kendi asıl isimlerinin yerine birer mahlas kullandıkları malumdur. Asıl ismi Mehmed olan şairimiz de bu geleneğe uyarak Fuzuli mahlasını alır. Fuzuli’nin manası ‘Boşboğaz, kendini ilgilendirmeyen konulara karışan’ manasındadır. Halk dilindeki Fodul buradan gelir. Şair böyle bir ismi neden seçtiğini Farsça divanının önsözünde izah eder 'Bir mahlas almam gerekiyordu. Şiire yeni başladığım zamanlar günlerce mahlas olarak üzerinde düşündüm, aldığım her mahlasa bir müddet sonra bir ortak çıktığı için yeni bir mahlas alıyordum. Fuzuli mahlasını seçtim. Bu lakaba kimsenin tutmayacağını bildiğim için ortaklık endişesinden kurtuldum' diyor.
'sevgilisiz bahar gelmiş, gelmemiş ne fark eder ki?
baharda bile benim gibi inleyen bübüllerin olduğunu gördüm.'
fuzuli / leyla ile mecnun
Bir aralar lakabımdı.
Beni candan usandırdı, cefadan yar usanmaz mı?
Felekler yandı ahımdan, muradım şem'i yanmaz mı? Dizelerinin sahibi, aşk ve hüzün adamı divan edebiyatı şairi.
Felekler yandı ahımdan, muradım şem'i yanmaz mı? Dizelerinin sahibi, aşk ve hüzün adamı divan edebiyatı şairi.
Aşk ve ızdırap şairi.
Hayatı Bağdat, Necef ve kerbela'da sefalet içinde geçen ama yazmaktan asla vazgeçmeyen divan edebiyatının en büyük ustalarından biri.
Aşkın ızdırabından zevk alan çünkü bunun Allah aşkına ulaşmada bir yol olduğunu düşünen bu yüzden sevgiliye kavusamamaktan zevk alan üstat.
Ayrıca şiirin bilimle örülmesi gerektiğini, bilimsiz şiirin temelsiz duvara benzediğini söyleyen Azerî kökenli divan şairi.
Hayatı Bağdat, Necef ve kerbela'da sefalet içinde geçen ama yazmaktan asla vazgeçmeyen divan edebiyatının en büyük ustalarından biri.
Aşkın ızdırabından zevk alan çünkü bunun Allah aşkına ulaşmada bir yol olduğunu düşünen bu yüzden sevgiliye kavusamamaktan zevk alan üstat.
Ayrıca şiirin bilimle örülmesi gerektiğini, bilimsiz şiirin temelsiz duvara benzediğini söyleyen Azerî kökenli divan şairi.
gamum pinhân dutardum men dediler yâre kıl rûşen
desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı
(ben derdimi gizli tutuyordum dediler sevgiliye aşikar kıl acep desem o vefasıza bilmem inanır mı inanmaz mı)
sevmek demişti üstad çünkü sevildiğinden asla emin olamazsın.
desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı
(ben derdimi gizli tutuyordum dediler sevgiliye aşikar kıl acep desem o vefasıza bilmem inanır mı inanmaz mı)
sevmek demişti üstad çünkü sevildiğinden asla emin olamazsın.
"Mende Mecnûn'dan füzûn âşıklık isti'dâdı var,
Âşık-i sâdık menem Mecnûn'un ancak adı var."
Aşkın şairi..
Âşık-i sâdık menem Mecnûn'un ancak adı var."
Aşkın şairi..
Bir karincayi bile incitmem deme; zira 'bile'den incinir karinca.
Bu aleme has bir soz gibi durmuyor.
Bu aleme has bir soz gibi durmuyor.
Âşiyân-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır
şeklindeki muhteşem beytin sahibi olan, Divan edebiyatının büyük sanatkârı.
Yukarıdaki beyitini çok severim. Türkiye Türkçesiyle çevirisi şöyledir:
''Gönül kuşunun yuvası, (sevgilinin) darmadağın saçlarının arasındadır
Ey peri gibi güzel sevgili! Nerede olursam olayım, gönlüm hep senin yanındadır.''
Divan şiirinde gönül bir kuşa benzetilir. Bu gönül kuşu, sevgiliye deli gibi kapıldıktan sonra, onun hep yanında bulunmak ister. Bu gönül kuşunun ayağı sevgilinin saçlarına takılır. Dolayısıyla aşığın gönlü, kendisi nerede olursa olsun, bundan sonra hep sevgilinin yanında olacaktır. Gerçekten de öyle değil mi? Gönlümüzü vicdansızın tekine kaptırıyoruz. Gönül kuşumuzun ayağı, vicdansızın birinin saçlarının arasına takılıyor. Sonra neden unutamıyoruz, neden aklımızdan çıkartamıyoruz diye çıldırıp duruyoruz. Fuzuli üstad nedenini olağanüstü güzellikte söylemiş işte, üstüne laf olmaz.
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır
şeklindeki muhteşem beytin sahibi olan, Divan edebiyatının büyük sanatkârı.
Yukarıdaki beyitini çok severim. Türkiye Türkçesiyle çevirisi şöyledir:
''Gönül kuşunun yuvası, (sevgilinin) darmadağın saçlarının arasındadır
Ey peri gibi güzel sevgili! Nerede olursam olayım, gönlüm hep senin yanındadır.''
Divan şiirinde gönül bir kuşa benzetilir. Bu gönül kuşu, sevgiliye deli gibi kapıldıktan sonra, onun hep yanında bulunmak ister. Bu gönül kuşunun ayağı sevgilinin saçlarına takılır. Dolayısıyla aşığın gönlü, kendisi nerede olursa olsun, bundan sonra hep sevgilinin yanında olacaktır. Gerçekten de öyle değil mi? Gönlümüzü vicdansızın tekine kaptırıyoruz. Gönül kuşumuzun ayağı, vicdansızın birinin saçlarının arasına takılıyor. Sonra neden unutamıyoruz, neden aklımızdan çıkartamıyoruz diye çıldırıp duruyoruz. Fuzuli üstad nedenini olağanüstü güzellikte söylemiş işte, üstüne laf olmaz.
cok garip bir sekilde, herhangi bir misrasini bile okusam omrum boyunca aklimdan gitmiyor, mihlanip kaliyor. nasil yazilmissa artik.
yılda bir kurbân keserler halk-ı âlem îyd için
dem be dem sâat be sâat ben senin kurbanınam.
fuzûlî
dem be dem sâat be sâat ben senin kurbanınam.
fuzûlî
Diyor ki:
Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil. Derdi mi ala mı bir ben birde allahım bilir.
Ah ah.
Sevgiler.
Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil. Derdi mi ala mı bir ben birde allahım bilir.
Ah ah.
Sevgiler.
daha büyüğü var mıdır merak ediyorum:
(bkz: fuzuli nin tarihteki en büyük şark şairi olması)
romantizm yapmayın güzel kardeşim, hepsinin yeri ayrı. x'i övmek için y'ye geçirmeye gerek yok.
(bkz: fuzuli nin tarihteki en büyük şark şairi olması)
romantizm yapmayın güzel kardeşim, hepsinin yeri ayrı. x'i övmek için y'ye geçirmeye gerek yok.
Mal mal şiir yazan adam. Şu farsça zımbırtıyı padişahtan başka kim anlar.
(bkz: Yaşasın Karacaoğlan yaşasın padişaha inat halk şiiri)
(bkz: Yaşasın Karacaoğlan yaşasın padişaha inat halk şiiri)
Selâm verdim; rüşvet deyüldür diye, selâmım almadılar.
leyla ile mecnun'u yazmış şahıs. vasat. açık ve net.
fuzulî, hem boş, gereksiz anlamına hem de çok fazıl, bilgili olgun anlamına gelmektedir. bu mahlası almasının sebebi diğer şairlerin kötü anlamlı bu mahlası kullanmak istemeyeceklerini düşünmesidir. ancak o kadar büyük bir şairdir ki kendi şiirlerini ve adını taklit eden başka şairlerden kurtulamamıştır.
Kıldı zülfün teg perişan halimi halin senin
Bir gün ey bi-derd sormazsın nedir halin senin
Gitdi başından gönül ol serv kaddin sayesi
Ağla kim idabara tebdil oldu ikbalin senin
Zinet için cism divarında etmezdim yerin
Çekmeseydi aşk levh-i cana timsalin senin
Dam-gah-ı aşkdan tut bir kenar ey mürg-i dil
Sınmadan seng-i melametden per ü balin senin
Saye-veş çoktan Fuzuli hak-i kuyun yastadır
Ol ümid ile ki bir gün ola pamalin senin
----------------------------------------------------------------------------------------------
Günümüz Türkçesini isteyenler için
Ey âşıklarını dert edinmeyen sevgili! Senin bu umursamaz tavrın halimi perişan eyledi. Bir gün olsun ''Ne haldesin? '' diye sormuyorsun ya asıl dert bu.
Ey gönül! O servi boylu sevgilinin himayesi üzerinden gitti. Artık ağlama vaktidir, çünkü yükselmen, alçalmağa (talihin talihsizliğine) döndü.
Ey sevgili! Aşk ta ezel gününde can levhasına senin suretini çizmeseydi, beden duvarını süslemek üzere sana itibar etmez, oraya seni desenlemezdi.
Ey gönül kuşu! Ayıplama ayıplama taşı ile kolun kanadın kırılmadan evvel aşk tuzağından kurtulmaya bak.
Zavallı Fuzuli, bir gün gelir de sevgilinin ayağının altına serilirim diye, hayli zamandır senin semtinin toprağın gölge gibi uzanmış kalmıştır.
Bir gün ey bi-derd sormazsın nedir halin senin
Gitdi başından gönül ol serv kaddin sayesi
Ağla kim idabara tebdil oldu ikbalin senin
Zinet için cism divarında etmezdim yerin
Çekmeseydi aşk levh-i cana timsalin senin
Dam-gah-ı aşkdan tut bir kenar ey mürg-i dil
Sınmadan seng-i melametden per ü balin senin
Saye-veş çoktan Fuzuli hak-i kuyun yastadır
Ol ümid ile ki bir gün ola pamalin senin
----------------------------------------------------------------------------------------------
Günümüz Türkçesini isteyenler için
Ey âşıklarını dert edinmeyen sevgili! Senin bu umursamaz tavrın halimi perişan eyledi. Bir gün olsun ''Ne haldesin? '' diye sormuyorsun ya asıl dert bu.
Ey gönül! O servi boylu sevgilinin himayesi üzerinden gitti. Artık ağlama vaktidir, çünkü yükselmen, alçalmağa (talihin talihsizliğine) döndü.
Ey sevgili! Aşk ta ezel gününde can levhasına senin suretini çizmeseydi, beden duvarını süslemek üzere sana itibar etmez, oraya seni desenlemezdi.
Ey gönül kuşu! Ayıplama ayıplama taşı ile kolun kanadın kırılmadan evvel aşk tuzağından kurtulmaya bak.
Zavallı Fuzuli, bir gün gelir de sevgilinin ayağının altına serilirim diye, hayli zamandır senin semtinin toprağın gölge gibi uzanmış kalmıştır.
ruhu şad olsun.
Sayesinde bu yılın bu akşamında bile tarifsiz duygular yaşayabilen insanlar var.
Sayesinde bu yılın bu akşamında bile tarifsiz duygular yaşayabilen insanlar var.
«Ya rab bana cism-u can gerekmez,
Cânân yok ise cihan gerekmez»
Cânân yok ise cihan gerekmez»
iki büyük düşünür ve şair Fuzuli ve Ruhi devrin padişahının sarayında bir davete icabet etmişler. Eften püften şeylerle kopmayacak dostlukların adamı olan bu iki arkadaş, cennetten bir köşevari sarayın muhteşem güzel bahçesinde dolaşırlarken; Şair Ruhi'nin aklına muziplik gelmiş;
Ruhi:
-Ya Fuzuli dostum, şu cennet gibi bahçenin, şu güzel çiçeklerin içinde, şu göz alıcı işlemeli duvarların dibindeki o uyuz iti görüyor musun?
Fuzuli:
-Görüyorum ya Ruhi?
Ruhi:
-işte o it bu sarayda Fuzuli!
Atılan taşı tekrar gediğine koymak için bir an düşündükten sonra;
Fuzuli:
-Doğru söylersin ya Ruhi...Sıkacaksın şu itin boğazını çıkacak içinden Ruhi!
zeki adammış.
Ruhi:
-Ya Fuzuli dostum, şu cennet gibi bahçenin, şu güzel çiçeklerin içinde, şu göz alıcı işlemeli duvarların dibindeki o uyuz iti görüyor musun?
Fuzuli:
-Görüyorum ya Ruhi?
Ruhi:
-işte o it bu sarayda Fuzuli!
Atılan taşı tekrar gediğine koymak için bir an düşündükten sonra;
Fuzuli:
-Doğru söylersin ya Ruhi...Sıkacaksın şu itin boğazını çıkacak içinden Ruhi!
zeki adammış.
Aşk ıstırabıyla hoşem tabib.
Dizelerinin sahibi. Şiirlerinde aşktan gelen acıların kutsal olduğunu ve onu memnun ettiğini dile getirmiştir.
Dizelerinin sahibi. Şiirlerinde aşktan gelen acıların kutsal olduğunu ve onu memnun ettiğini dile getirmiştir.
şark'ta daha büyüğü yok! gelmedi, gelemeyecek, o kadar!
Şairlerin en şairidir.
Kendisinin mezhebi neydi yav? aklıma takıldı yoksa mezhepçi olduğumdan değil.
Kendisinin mezhebi neydi yav? aklıma takıldı yoksa mezhepçi olduğumdan değil.
Eşi benzeri olmayan Türk şairimizdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar