bugün

/14
Yâ Rab bana cism ü cân gerekmez
Cânân yok ise cihân gerekmez.
''Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı ''.
'Ilimsiz şiir temelsiz duvara benzer, temelsiz duvar da itibarsız olur yıkılır' demiştir. Divan edebiyatının parlayan yıldızıydı. Lakin şii olduğu için ya da osmanlı'dan uzakta kaldığı için değeri döneminde anlaşılamamış büyük şairdir. Türbedarlık yapardı ve bu o zamanların en sefil işiydi. Bu işten 9 akçe maaş alırdı. Ki bu 9 akçe ona çok görülüp verilmemişti. Fuzuli de buna karşılık mizah dolu eseri şikayetname'yi yazmıştır.
"benim derdimi deveye yükleseler, kafirler güle oynaya cennete girerlerdi."

diyen şairdir.

şimdi söze ilk baktığımızda yüzeysel olarak fuzuli eğer müslümansa dinden çıkıyor.

fakat mananın derinliğine indik mi durum farklı.
dinimiz diyor ki "ne zaman deve iğne deliğinden geçti o zaman kafir cennete girdi."

tabii koskoca deve iğne deliğinden geçemeyeceği için kafirlerin cennete girmesi imkansız oluyor.

fuzuli de şunu ima ediyor. benim derdimi deveye yükleseler deve kahrından öyle bir incelir ve küçülür ki iğne deliği kıvamına gelir ve iğne deliğinden geçer.

(artık nasıl bir dertse fuzuli'deki)
edebi deha. zaten kendi de bu gerçeği idrak ederek "fuzuli" mahlasını kullanmış. "muhteşem, şahane" anlamında...
her ne kadar ismi - taklit edilmemek için- fuzuli olsa da, yaptıklarıyla fuzuli olmayan insandır. "aşk derdiyle hoşem, el çek ilacımdan tabib" mısralarının sahibi, divan edebiyatı' nın en önemli şairlerinden biridir.

gönlüm açılır zülf-i perişanını görgeç
nutkum tutulur gonce-i handanını görgeç

ra'nalık ile kamet-i şimşadı kılan yad
olmaz mı hacil serv-i hıramanını görgeç

çok aşka heves edeni gördüm ki hevasın
terk etti senin aşık-ı nalanını görgeç

naziklik ile gonce-i handanı eden zikr
etmez mi haya la'l-i dür-efşanını görgeç

sen hal-i dilin söylemesen n'ola fuzuli
el fehm kılar çak-i giribanını görgeç

'' cehenneme inanmayan bir kafir bile ayrılığının ateşini görünce inanası gelir cehennem ateşine... ''

ne güzel söylemiş ve ne güzel anlatmıştır yüreği öpülesi insan...
Malatya şehrinde bir cadde ismidir.
Ah eylediğim serv-i hıramanın içindir,
Kan ağladığım gonca-i dehanın içindir.
Selâm verdim, rüşvet değildir deyü, almadılar
Hüküm gösterdim, yararsızdır deyü, mültefit olmadılar

namına çalışanlarının her daim vatandastan ustun, amirlerinden alcak konumda olduğu türk bürokrasisinin ağır işleyişinin yegane getirisidir Fuzûlî.
günün (bkz: 17 aralık 2013 ihale ve rüşvet operasyonu)anlam ve önemine binaen hatırlanan 2 tarihi şahsiyetten biridir.
"selam verdim rüşvet değildir deyu almadılar"

diğeri için
(bkz: ziya paşa)

(bkz: milyonla çalan mesned i izzete serefraz)

milyonla çalan mesned-i izzete serefraz
birkaç kuruşu mürtekibin cay-i kürektir

meali:

milyonla çalanlar yüksek ve şerefli mevkilere yükseltilerek baş tacı edilir;
birkaç kuruş çalanlar ise kürek cezasına çarptırılır.
alevilikteki yedi ulu ozan'dan birisidir ancak kanuni sultan süleymana bağdat seferi dolayısıyla bir kaside sunduğu için pir sultan abdal dahil kendisiyle aynı devirde yaşamış ulu ozanlar tarafından sertçe eleştirilmiştir.
islam filozof ve şairi.
osmanlı'nın gerileyişini sınırların en geniş olduğu dönemde görmüş, bürokrasideki yolsuzluklara dikkat çekmiştir.
"selam verdim rüşvet değildir deyu almadılar" özlü sözü meşhurdur.
aşık-i sadık menem mecnunun ancak adı var.

( bende mecnundan daha fazla aşık olma yeteneği var. gerçek aşık benim mecnunun yalnızca adı çıkmış)

üstad fuzuli bu beyitle kendisindeki aşıklık derecesinin oldukça yüksek olduğunu belirtmiştir.buna örnek olabilecek bir başka beyit:

yazanda vamık u ferhad u mecnun vasfın ehl-i derd
fuzuli adını gördüm ser-i tumare yazmışlar
( aşk dertlileri, vamık,ferhad ve mecnunun niteliklerini yazdıkları zaman, fuzuli adını defterin en başa yazdıklarını gördüm)
derdime vakıf değil canan, beni handan bilir.
hakkı vardır şad olanlar herkesi şadan bilir.
söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
çektiğim elemi bir ben, bir de allahım bilir.
Ermişlerin bahçesi isimli muazzam eserin üstadıdır. ilgili metin üzerine uzun uzadıya laf ederek haddimi aşacak değilim ama eserin hemen başlangıcında kaleme aldığı dörtlüğü paylaşmak boynumun borcudur.

Âdem ki fezâyı âleme basdı kadem
Endûh ü belâya evvel oldı hemdem
Mahsûsdur âdeme belâyı âlem
Âlemde belâ çekmeyen olmaz âdem
adamımdır.

'selam verdim rüşvet değildir diye almadılar' sözüyle ayarın kralını vermiştir. ayrıca 'konuşsam tesiri yok, sussam gönül râzı değil' sözü güzel bir merhemdir.
--spoiler--
berkan-ı saadette cimulu gark olur
fikriyi ziyana derde zalimkar olur
itne bin nüfuzu alma fayda ise
galibi-şerrin nefsi fayda olur.
--spoiler--
şairlerin en yüksek mertebesinde olan şair. Bir beyitiyle onlarca anlam yükleyen, aşkı muhteşem benzetmelerle anlatandır. Leyla ile mecnun mesnevisi özellikle minyatürlerle okunmalıdır. En güzel eseri su kasidesir.

--spoiler--
Mende Mecnûn\'dan füzûn âşıklık isti\'dâdı var
Âşık-i sâdık menem Mecnûn\'un ancak adı var
--spoiler--
iz bırakan beyitlere sahip nâdîde şâirimizdir. su kasîdesi' ni yâd etmeden geçmemek gerekir. başlığı en güzel beyitlerinden biriyle de taçlandırmak fena olmayacaktır:

dest-bûsû ârzûsuyla ger ölsem dûstlar
kûze eylen toprağım sunun anunla yâre su.

(Ey dostlarım! En büyük tutkum sevgilinin elini eteğini öpmek, onun yüce makamına erişebilmektir. Eğer bu arzuma ulaşamadan ölürsem, toprak olacak bedenimden bir kase, bir testi yapıp bu kase ile ona su sunun da hiç olmazsa öldükten sonra bu arzuma kavuşayım. )

aşk' ı en güzel anlatan şâire selâm olsun...
platonik aşk manyağıdır. ayrıca kanuni sultan süleymana yazdığı şiirde bozulan düzeni anlatmıştır. bilinmesi gerekir. birde kürtlerin milliyetçilik akımını güçlendirmek için kendisini kürt olarak göstermeye çalışanlar vardır. afedersiniz ama bu şerefsizliktir.
sevmek mi daha iyi sevilmek mi? fuzuliye gore sevmekmis,cunku sevildiginden asla emin olamazsin.
Yarab belayı aşk ile kıl aşna beni
Bir dem belayı aşk dan etme cüda beni duasıdır.
(yarabbi aşk belası ile beni her zaman beraber kıl. bir an bile aşk derdinden aşk belasından beni ayırma)
"gönülde bir gamım var ki pinhan eylemek olmaz
bu hem bir gam ki el ta‘nından efgan eylemek olmaz"
yukarıdaki örnekte de olduğu gibi bütün dizelerinde muhteşem bir ahenk vardır.
fuzuli'ye sormuşlar;

+ sevmek mi güzel, sevilmek mi?

- sevişmedikten sonra ikisi de fuzuli amk.

(bkz: adamın dibisin fuzuli)
türk edebiyatının en büyük şairidir.
hele şu şaheser gazeli;

--spoiler--
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı?

--spoiler--
© copyright 2005 - 2026