bugün
- insan doğuştan iyi midir13
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi14
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar5
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek5
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- papatya çayı içen erkek7
- üçler yediler kırklar4
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan5
- ismet inönü6
- anın görüntüsü15
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- gecenin şarkısı12
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız4
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi6
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak9
- her gece onun fotoğrafına baktıktan sonra yatmak4
- ekşi sözlük toplu yazar alımı8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- bir adaya düşsek6
- sinem dedetaş8
- cumhuriyet bayramı14
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- escort taş mı yesin11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- mustafa sarıgül'ün berberle ilşkisi çıkması3
- parayı kaldırıp ortadan kaybolmak2
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- alzheimer günlüğü5
- reptilian3
- sözlük kızları fotoğraf çekmesin kampanyası3
- kasımda aşk başkadır diyen kız4
- ese dezze7
- yaşasın cumhuriyet7
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- dersimli kızlar6
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı7
- ayakçı erkek5
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- sultan abdülhamid han3
- meyve tabağı3
- kafede kış çayı içen erkek2
- sirenlerle değil fatihalarla andığımız atamız2
- yeni bir erkekle tanışmak istememek3
- whatsapp gurubu açınca sözlüğün ölmesi5
- türkiyeliyim ve mutluyum4
- burak çelik2
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
Yıllar sonra tekrar izledim ve eski zamanlarım aklıma geldi.
--spoiler--
Her şey iyiydi güzeldi ama jenny nin çocuğu olduğunda forrest a mektup yazıp yanına gelmesi son derece beni kızdırdı. Hayır sen vur patlasın çal oynasın zamanında adamı görmüyorsun sonra zorda kalınca ovlonolom mo forrost diyorsun. Forrest yavrum da saf tabi olur diyor.
--spoiler--
Neyse gene de sonuna kadar izlenmelik bir film.
--spoiler--
Her şey iyiydi güzeldi ama jenny nin çocuğu olduğunda forrest a mektup yazıp yanına gelmesi son derece beni kızdırdı. Hayır sen vur patlasın çal oynasın zamanında adamı görmüyorsun sonra zorda kalınca ovlonolom mo forrost diyorsun. Forrest yavrum da saf tabi olur diyor.
--spoiler--
Neyse gene de sonuna kadar izlenmelik bir film.
'' her türlü soruna rağmen hayattan keyif almak mümkün mü ? '' ve '' gerçek aşkı bulabilir miyiz ? '' sorularını yönelten kaliteli film.
tekrar tekrar izlense bile yeniden izleme isteği verir.
(bkz: umut yeşerten filmler)
tekrar tekrar izlense bile yeniden izleme isteği verir.
(bkz: umut yeşerten filmler)
Run forest run repliği ile aklımızda yer alan bir film.
efsane filmin en akılda kalıcı sahnelerinden biri de şüphesiz forrest'ın beyaz saray önündeki kalabalığa konuşma yaptığı an.
hippiler, vietnam savaşından gazi olarak dönen forrest'tan savaş hakkındaki hislerini açıklamasını isterler. ne de olsa savaş kötüdür. savaşta hayatı tehlikeye girmiş bir adamın söyleyeceği birkaç söz de bu anlamda etkili olacaktır.
forrest, her zaman yaptığı gibi hislerini dolandırmadan aktaracaktır.
sahneye çıktığında, o aheste konuşma tarzıyla aklına gelenleri söylemeye başlar.
fakat savaş, son derece iyi ve naif bir adam olan forrest'ın dürüst sözleri için fazla karanlık ve kirlidir. bir ordu mensubu gizlice yaklaşır ve kabloları sökerek konuşmayı sabote eder.
bağlantıyı tekrar kurmaya çalışsalar da, forrest sesinin duyulmadığının farkına varmadan konuşmasını sürdürür
bağlantı tekrar sağlandığında ise konuşması bitmiştir. gerçekten forrest hariç kimse (izleyiciler dahil) onun ne söylediğini bilmez. film de bu gizemle sona erer.
iyi ama ne forrest ne söylemiştir? her izleyici bunu merak etse de, bir muamma olarak kalmıştır bir defa.
neyse ki, kritik soru yıllar sonra tom hanks'e yöneltilmiş. "ne söyledin o sahnede be tom abi?"
o da söylemiş sağolsun. ne de olsa satırlarını ezberlemiş vaktinde. tam olarak şunları söylemiş:
"bazen insanlar vietnam'a gittiğinde, annelerine bacakları olmadan dönerler. bazen hiç dönemezler bile. bu kötü bir şey. bu konuda söyleyeceklerim bu kadar."
görsel
hippiler, vietnam savaşından gazi olarak dönen forrest'tan savaş hakkındaki hislerini açıklamasını isterler. ne de olsa savaş kötüdür. savaşta hayatı tehlikeye girmiş bir adamın söyleyeceği birkaç söz de bu anlamda etkili olacaktır.
forrest, her zaman yaptığı gibi hislerini dolandırmadan aktaracaktır.
sahneye çıktığında, o aheste konuşma tarzıyla aklına gelenleri söylemeye başlar.
fakat savaş, son derece iyi ve naif bir adam olan forrest'ın dürüst sözleri için fazla karanlık ve kirlidir. bir ordu mensubu gizlice yaklaşır ve kabloları sökerek konuşmayı sabote eder.
bağlantıyı tekrar kurmaya çalışsalar da, forrest sesinin duyulmadığının farkına varmadan konuşmasını sürdürür
bağlantı tekrar sağlandığında ise konuşması bitmiştir. gerçekten forrest hariç kimse (izleyiciler dahil) onun ne söylediğini bilmez. film de bu gizemle sona erer.
iyi ama ne forrest ne söylemiştir? her izleyici bunu merak etse de, bir muamma olarak kalmıştır bir defa.
neyse ki, kritik soru yıllar sonra tom hanks'e yöneltilmiş. "ne söyledin o sahnede be tom abi?"
o da söylemiş sağolsun. ne de olsa satırlarını ezberlemiş vaktinde. tam olarak şunları söylemiş:
"bazen insanlar vietnam'a gittiğinde, annelerine bacakları olmadan dönerler. bazen hiç dönemezler bile. bu kötü bir şey. bu konuda söyleyeceklerim bu kadar."
görsel
Mükemmel bir filmdir. Tavsiye edilir.
" birgün yağmur başladı ve tam dört ay sürdü. olabilecek her türlü yağmuru gördük. incecik yağmurlar, kocaman şişman yağmurlar... hatta bazen yağmur aşağıdan yağıyordu. "
Kendi çocuğunu gördüğünde iki adım geriye gidip yüzünü korku kaplıyor. "O da benim gibi mi" demeden hemen önce. Eskiden o sahnede neler olup bittiğini anlamıyordum. BABA olunca anladım. Her izlediğimde yeniden ağlıyorum.
Anne baba olunca siz de anlarsınız.
Anne baba olunca siz de anlarsınız.
jenny' e " o da benim gibi mi" diye sorduğunda sigara paketten çıkıp abi yanayım mı dedi.
aslında gump sorununun her zaman farkındaymış.
aslında gump sorununun her zaman farkındaymış.
-annem der ki; "hayat bir kutu çikolata gibidir, içinden ne çıkacağını asla bilemezsin"
görsel
neden bu sahneye çok güldüğümü hala anlamam. ne zaman izlesem kahkaha krizleri yaşıyorum.
neden bu sahneye çok güldüğümü hala anlamam. ne zaman izlesem kahkaha krizleri yaşıyorum.
efsane filmin en akılda kalıcı sahnelerinden biri de şüphesiz forrest'ın beyaz saray önündeki kalabalığa konuşma yaptığı an.
hippiler, vietnam savaşından gazi olarak dönen forrest'tan savaş hakkındaki hislerini açıklamasını isterler. ne de olsa savaş kötüdür. savaşta hayatı tehlikeye girmiş bir adamın söyleyeceği birkaç söz de bu anlamda etkili olacaktır.
forrest, her zaman yaptığı gibi hislerini dolandırmadan aktaracaktır.
sahneye çıktığında, o aheste konuşma tarzıyla aklına gelenleri söylemeye başlar.
fakat savaş, son derece iyi ve naif bir adam olan forrest'ın dürüst sözleri için fazla karanlık ve kirlidir. bir ordu mensubu gizlice yaklaşır ve kabloları sökerek konuşmayı sabote eder.
bağlantıyı tekrar kurmaya çalışsalar da, forrest sesinin duyulmadığının farkına varmadan konuşmasını sürdürür
bağlantı tekrar sağlandığında ise konuşması bitmiştir. gerçekten forrest hariç kimse (izleyiciler dahil) onun ne söylediğini bilmez. film de bu gizemle sona erer.
iyi ama ne forrest ne söylemiştir? her izleyici bunu merak etse de, bir muamma olarak kalmıştır bir defa.
neyse ki, kritik soru yıllar sonra tom hanks'e yöneltilmiş. "ne söyledin o sahnede be tom abi?"
o da söylemiş sağolsun. ne de olsa satırlarını ezberlemiş vaktinde. tam olarak şunları söylemiş:
"bazen insanlar vietnam'a gittiğinde, annelerine bacakları olmadan dönerler. bazen hiç dönemezler bile. bu kötü bir şey. bu konuda söyleyeceklerim bu kadar."
görsel
hippiler, vietnam savaşından gazi olarak dönen forrest'tan savaş hakkındaki hislerini açıklamasını isterler. ne de olsa savaş kötüdür. savaşta hayatı tehlikeye girmiş bir adamın söyleyeceği birkaç söz de bu anlamda etkili olacaktır.
forrest, her zaman yaptığı gibi hislerini dolandırmadan aktaracaktır.
sahneye çıktığında, o aheste konuşma tarzıyla aklına gelenleri söylemeye başlar.
fakat savaş, son derece iyi ve naif bir adam olan forrest'ın dürüst sözleri için fazla karanlık ve kirlidir. bir ordu mensubu gizlice yaklaşır ve kabloları sökerek konuşmayı sabote eder.
bağlantıyı tekrar kurmaya çalışsalar da, forrest sesinin duyulmadığının farkına varmadan konuşmasını sürdürür
bağlantı tekrar sağlandığında ise konuşması bitmiştir. gerçekten forrest hariç kimse (izleyiciler dahil) onun ne söylediğini bilmez. film de bu gizemle sona erer.
iyi ama ne forrest ne söylemiştir? her izleyici bunu merak etse de, bir muamma olarak kalmıştır bir defa.
neyse ki, kritik soru yıllar sonra tom hanks'e yöneltilmiş. "ne söyledin o sahnede be tom abi?"
o da söylemiş sağolsun. ne de olsa satırlarını ezberlemiş vaktinde. tam olarak şunları söylemiş:
"bazen insanlar vietnam'a gittiğinde, annelerine bacakları olmadan dönerler. bazen hiç dönemezler bile. bu kötü bir şey. bu konuda söyleyeceklerim bu kadar."
görsel
Kendi adıma zevksiz turnusolu olarak kullandığım film. Forrest Gump sevmeyen kişi her zaman biraz eksik oluyor.
iyi bir film olsa da çok daha iyi filmler izledim.
Vücutlarda sıcak çikolata etkisi bırakan filmdir.
iMDB top 250'de 12. sırada olan film. klasik.
Geçen gün izlediğim keşke daha önce izleseydim dediğim efsanevi filmdir. Forrest in naifliği ve her işte başarılı olması gerçekten de takdire şayandı ama aşk hayatında bunu pek fazla söyleyemedim. Jenny denen kız her batağa kendini sokuyor hayatını yıpratıyodu oysa farkında değildi ki kendinden daha çok seven ve hayatını şekillendiren birisi onun arkasından hep iyi niyet beslemiş ve karşılıksız sevgi beslemişti. Sonunda forrest la evlendi ama o da kifayetsiz kalmıştı. Unutmadan herkesin kalbinde bir Jenny yatar fakat önemli olan o Jenny nin size nasıl davrandığıdır...
Kötü bir kadına aşık olması aslında kaderidir.
Kadın dünyayı yedi yine de doymadı.
Kadın dünyayı yedi yine de doymadı.
" annem hep şöyle derdi: hayata devam edebilmek için geçmişi arkada bırakmak gerekir. benim koşmam da bununla ilgiliydi sanırım. 3 yıl, 2 ay, 14 gün ve 16 saat koştum.. "
görsel
görsel
run forest run
hipi sevgili falan filan.
hipi sevgili falan filan.
" Birgün yağmur başladı ve tam dört ay sürdü. Olabilecek her türlü yağmuru gördük. incecik yağmurlar, kocaman şişman yağmurlar... Hatta bazen yağmur aşağıdan yağıyordu. "
görsel
görsel
hayata karşı bakış açınızı değiştirebilme gücüne sahip filmdir. içinde hayata dair iyi kötü güzel çirkin her şeyi barındırır.
boş beleş bir film. maraton mu izliyoruz film mi belli değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar