bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- arda güler3
- bursa5
- paradox interactive3
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır3
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- kale3112'deki kale hangi kale8
- arkadaşlar lütfen3
- köy9
- sözlükte flört etmemek9
- buz gibi bira6
- agaçlarla dertleşmek3
- en iyi pizza içeriği10
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- queen ravenna'nın evine kız kaçıran atmak2
- sözlüğün embesillerle dolu olması6
- dünyanın en kötü hissi3
- yıllar ona hiç acımamış3
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- başlığı başa bırakıp kaçan yazarı enselemek3
- sözlüğün maymuna dönmesi2
- otobüste giderken yanındakinin geviş getirmesi3
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı5
- acı gerçekler14
- zendaya4
- en lezzetli balık24
- karşı cinsteki en itici özellik16
- yaşar kemal kitaplarının sarmaması2
- sigarayı bırakınca ağzımın tadı geldi3
- queen ravenna'nın tacını klozete atmak2
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- 24 eylül 2026 hollanda almanya maçı3
- jt money3
- ezoterizm4
- sen kafanda kurmuşsun kızım diyen erkek2
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- sıcak şarap2
- terk eden sevgilinin arkasından trombon çalmak2
- boğaziçi bilgi mimar sinan üçgeni2
- anın görüntüsü23
- gammazlar göreve8
- kulağa hoş gelen her türlü müziği dinlemek2
- pizza abartılmış balon bir yiyecektir3
- ders çalışırken sigara içmek2
- sözlükte aile kurmak8
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- ağlamak7
ailecek, ilgiyle takip ediyoruz kendisini!
hani bunlar ne şampiyonluk ne kupa büyüklüğü bik bik bik ötüyorlardı. bıraksanıza lan soruşturmalı şikeli kupanızı aklanana kadar (aklanamıyacakya) büyüklük göstersenize önce. demek ki fenerbahçe de biliyor böyle bir iş yaptığını ki açığa çıkarmıyor.
bu hala saldıran bu durumdan mutlu olan insanlar siz ne zannediyorsunuz kendinizi ki her ortamda haksızlıga ugramış fenerbahçeye sallıyorsunuz !! yeter artık ne hukuk bilirsiniz, ne yargı tanırsınız utanmadan başlık açıyorsunuz buna dur diyecek biri yok mu burda !! ne zannediyor kendini bu kişiler, saldırıyor hala fenerbahçeye.şikeye karıştıgı yargı sonucu ortaya çıkan milan, porto, olimpiyakos takımları liglerine eksi puanla başladıgı yıl ş.ligine katıldı bu takımlar, ki fenerbahçenin süren bi davası var aynı ts, bjk gibi ama öyle tek taraflı olarak aktarılıyor ve siyasi güç devreye girip sadece fenerbahçeyi suçlu göstertiyor ki uefanın 0 tolerans lafı komik kalıyor karamizah oluyor aynen ali koç un dedigi gibi bu olanlar. madem 0 tolerans ts yi de alamazsın sen ş.ligine ortam böyleyken onunda süren davası var. herkes once adam gibi olanı konuşacak burda yapılan hukuksuzluga, rezillige dikkat çekecek kimse fenerbahçe kompleksiyle ya da bilmedigi cahil oldugu konular hakkında kafasına göre konuşmayacak ki kirlilik yaşanmasın sözlükte.son olarak bu ülkede kimse hukuktan, insan haklarından bahsetmesin hele yargı zaten yerlerdedir, hiçbir hükmü yoktur.tff denen rezil kurum kendi aldıgı kararı tanımazken, aldıgı baskılarla bu kararı degiştirebilirken konuşacak ne kaldı ki geriye zaten yargısız infaz ve çifte standart ülkesinde yaşıyoruz ne yazık ki, bu oyunu oynayan herkes bu yaptıkları pisligin altında kalacaktır !!
küme düştüğü, düşürüldüğü düşmeye zorlandığı 2010-2011 sezonu içersinde galatasaray'ı da, beşiktaş'ı da trabzon'u da sahada çatır çatır sikmiş olarak geçecek tarihe. hep böyle yazacak.
fenerbahçe başkanı aziz yıldırım sebebiyle genellikle sevilmeyen, antipatik bulunan bir kulüp oldu hep. hatta bu yüzden kendilerine fenerbahçe cumhuriyeti demediler mi ?
fenerbahçe gibi büyük bir kulübüde aziz yıldırımdan başka yönetecek kimse yok ne yazık ki. gerçekten yok. bunu eleştirmek için demiyorum.
aziz yıldırım bu kulüple ne krizler atlattı. öyle veya böyle atlattılar. bakın kulübün başında aziz yıldırım yok ve kriz yönetimi "0" (yazıyla sıfır)
şahsen kendilerinin yerinde olsaydım bu şike soruşturmasını kendime bir kazanç haline dönüştürebilirdim.
"şike ile suçlandığımız bir ligde şike soruşturması açıklığa kavuşuncaya kadar çekiliyoruz" diyebilselerdi tarihlerinde başarıların, kupaların, şampiyonlukların yanına en şereflisini en yüreklisini eklemiş olacaklardı.
suçlular veya suçsuzlar. benim türk futbolu adına fenerbahçe gibi köklü bir kulüpten beklentim bu yöndeydi.
bunuda "fener düşsün şerefsizler bank asyaya ezehehe ehehe" şeklinde saçlamayanlar gibi değil gerçekten kendileri(fenerbahçe) için en iyisini böyle olacağını düşündüğüm için diyorum.
haklarında hayırlısı olsun.
fenerbahçe gibi büyük bir kulübüde aziz yıldırımdan başka yönetecek kimse yok ne yazık ki. gerçekten yok. bunu eleştirmek için demiyorum.
aziz yıldırım bu kulüple ne krizler atlattı. öyle veya böyle atlattılar. bakın kulübün başında aziz yıldırım yok ve kriz yönetimi "0" (yazıyla sıfır)
şahsen kendilerinin yerinde olsaydım bu şike soruşturmasını kendime bir kazanç haline dönüştürebilirdim.
"şike ile suçlandığımız bir ligde şike soruşturması açıklığa kavuşuncaya kadar çekiliyoruz" diyebilselerdi tarihlerinde başarıların, kupaların, şampiyonlukların yanına en şereflisini en yüreklisini eklemiş olacaklardı.
suçlular veya suçsuzlar. benim türk futbolu adına fenerbahçe gibi köklü bir kulüpten beklentim bu yöndeydi.
bunuda "fener düşsün şerefsizler bank asyaya ezehehe ehehe" şeklinde saçlamayanlar gibi değil gerçekten kendileri(fenerbahçe) için en iyisini böyle olacağını düşündüğüm için diyorum.
haklarında hayırlısı olsun.
üzerine oynanan oyunlardan sonra artık bank asya liginde oynamaya karar vermiş kluptür.
sen kalk şike soruşturmasında adı geçiyor diye şampiyonlar liginden men et, sonra adı geçen bir diğer klübü gönder.
ertesi günde bakkaldan ekmek alır gibi yurtdışına çıkma yasağını kaldır.
hepimizle dalga geçiliyor arkadaşlar. ayıp.
sen kalk şike soruşturmasında adı geçiyor diye şampiyonlar liginden men et, sonra adı geçen bir diğer klübü gönder.
ertesi günde bakkaldan ekmek alır gibi yurtdışına çıkma yasağını kaldır.
hepimizle dalga geçiliyor arkadaşlar. ayıp.
kendi dışındaki hiç bir lig kulüpleri tarafından sevilmeyen kulüp. bu da onu özel kılıyor.
adaletine, yargısına, siyasetine, polisine, savcısına kimsenin güvenmediği basiretsiz bir ülkede federasyona ve yayıncı kuruluşa boyun eğmemesi gereken, kendini pisliklerden uzak tutmak için ligden çıkması gereken güzide kulüp.
en kötü gününde de, en iyi gününde de tüm türkiye'nin konuştuğu kulüptür. diğerleri ise * sadece teferruattır.
en kötü gününde de, en iyi gününde de tüm türkiye'nin konuştuğu kulüptür. diğerleri ise * sadece teferruattır.
olacakların önüne geçemeyince cezadan önce bank asya ligine düşmek isteyen takım.
hani ligden çekilecektiniz.
hani ligden çekilecektiniz.
alınan ligden çekilme kararının arkasında duracağını düşünüyorum , olası çekilme durumunda maddi gelirin büyük kısmı sekteye uğrayacaktır ki bunu üzerine kulüp tarafından kombine bilet sahipleri aranarak , durum izah ediliyor ve rica olarak fenerbahçe dergisine aylık cüzi bir bedelle abone olup olamayacağımız soruluyor.
kendisi pek kibar olan hanımefendiye , kulübümüzün aldığı kararın arkasında durması halinde , sadece dergi aboneliği değil, basketbol , yüzme , voleybol ne kadar branşımız varsa hepsinin kombinesini almaya talip olduğumu , sadece ben değil bunu uygulayabilecek 10 kadar arkadaşım oldğunu ve isterlerse telefon numaralarını verebileceğimi söylediğimde , ilk başta telefonda durgun ses tonuyla konuşan hanımefendi kısmen neşelenerek, gerçekten mi ? demiştir.
sizler taraftarlarımızı sakın küçümsemeyin , benim söylediğimin kat ve kat fazlasını yapacak onbinlerce fenerbahçe aşığı var. sizler yeter ki aldığınız bu karar ile gösterdiğiniz tepkinin arkasında durun. bizler zaten 104 yıldır desteğimizi hiç kesmedik.
kendisi pek kibar olan hanımefendiye , kulübümüzün aldığı kararın arkasında durması halinde , sadece dergi aboneliği değil, basketbol , yüzme , voleybol ne kadar branşımız varsa hepsinin kombinesini almaya talip olduğumu , sadece ben değil bunu uygulayabilecek 10 kadar arkadaşım oldğunu ve isterlerse telefon numaralarını verebileceğimi söylediğimde , ilk başta telefonda durgun ses tonuyla konuşan hanımefendi kısmen neşelenerek, gerçekten mi ? demiştir.
sizler taraftarlarımızı sakın küçümsemeyin , benim söylediğimin kat ve kat fazlasını yapacak onbinlerce fenerbahçe aşığı var. sizler yeter ki aldığınız bu karar ile gösterdiğiniz tepkinin arkasında durun. bizler zaten 104 yıldır desteğimizi hiç kesmedik.
şikeyi yap yap yap sonra yakalanınca otur ağla. işte böyle bir takımıdır türkiyenin. sarı ve lacivert renklerede sahiptir.
Fenerbahçe ilk yarısını 3-0 yenik tamamladığı maçın devre arasındadır
Fenerbahçe kurulduğu ilk günden beri bir var oluş mücadelesi veriyor.
Abdülhamit, kulübün resmi kuruluşunu nereden bakarsanız 10 yıl geciktirmiştir. ittihat ve Terakki, çeşitli kademelerde müdahil olmuş, futbol takımından futbolcu transfer etmiştir. işgal Orduları, Kurtuluş Savaşı'na destek oluyor diye kapatmaya çalışmıştır. 27 Mayısçılar, DP'li Başkanına aynen bugün olduğu gibi sahip çıkıyor, 12 Martçılar, 12 Eylülcüler, sözlerini dinlemiyor diye Fenerbahçe'yi kapatmakla tehdit etmiştir. 28 Şubat süreci için söylenecek çok şey var ancak zamanı değil.
Ve bugün;
Yaşadığımız sürecin öncekilerden çok daha ağır olduğu bir gerçektir. Ancak Fenerbahçe hiçbir zaman ve tarihte varoluş mücadelesini yarı yolda bırakmamıştır.
Fenerbahçe, Cumhuriyetin kuruluşunda ve bütün süreçlerinin içinde vardır. Her zaman devletle birlikte hareket etmiş, ancak ne hikmetse her dönem bir şekilde ona muhalif durmak zorunda da kalmıştır.
Çünkü Fenerbahçe varoluşuna her zaman bir anlam yüklemiştir; kimliğine sıkı sıkıya sarılmıştır.
Bugün Fenerbahçe'nin bu duruşuna karşı kibir yakıştırması yapılmakta ve nefret sebebi olarak ifade edilmektedir. Açıkçası bu çizginin zaman zaman megalomani noktasına geliyor olduğu da bir gerçekliktir. Ancak kişiler ve kurumlar kendi kimliklerine, varoluşlarına anlam katabildikleri ölçüde diğerlerinden ayrılırlar.
Ayrılmak, farklı olmak bir amaç, ayrıcalık değil; aksine zenginliktir. Bu zenginliği gösterdiğiniz sürece çekim merkezi olursunuz.
Fenerbahçe bu zenginliği ifade edişi sırasında megalomani ölçüsünü çok iyi ayarlayabilmelidir.
Fenerbahçe'nin 104 yıllık yaşam öyküsünün içinde sürekli bir varoluş mücadelesi veriyor olmasının nedenlerinden bir tanesi de asla başını öne eğmemesidir.
Dünya tarihinde işgal ordularına karşı Fenerbahçe'nin yaptığı mücadelenin bir benzeri yoktur. Ayrıca tarihte işgal orduları kumandanının içinde bulunduğu durumu unutup, Fenerbahçe'yi kafasına takmasına benzer bir askeri saplantı bulamazsınız.
Bu elbette emperyal bir devletin yıkım aşamasında da olsa içinde yaşayan insanlarının kimlik farkındalığından kaynaklanmaktadır. Fenerbahçe'nin duruşu Ankara ile paralellik taşımıştır. Bu nedenle de Fenerbahçe diğer spor kulüplerinden farklı bir yere oturmuştur.
Fenerbahçe bu kimliğini bir bayrak yarışındaymışçasına elden ele taşımış, bugünlere kadar getirmiştir.
Şu yanlış algıyı düzeltmek isterim; bu kadar cümlenin nedeni Fenerbahçe ne kadar büyük değerlere sahiptir, diğerleri ne kadar küçüktür, demek değildir. Burada bir karşılaştırma yapmıyorum; sadece Fenerbahçe'nin 3 Temmuz'dan bu yana hangi kalıtımsal bilinçle duruş sergiliyor olduğunun tespitine çalışıyorum.
Fenerbahçe yaşayan bütün canlılar gibi hatalar yapan bir varlıktır; kelimeyi özenle seçiyorum, günahları da mutlaka vardır, olacaktır. Bu günahın, Trabzonspor taraftarının pankartındaki anlamından farklı olduğunu da ısrarla söylemek istiyorum.
Evet, Fenerbahçe tarihinin en zor günlerini yaşıyor.
ikinci defa başkanı görevi başındayken tutuklanıyor, yargılanıyor. Şampiyon olduğu sezonun kupası elinden alınabilecektir. Adı şaibe ile birlikte anılmaktadır. Genel olarak antipatik bulunuyor. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmasına izin vermiyor. Bir alt lige düşmeyi de artık kendisi talep ediyor.
Fenerbahçe ilk yarısını 3-0 yenik tamamladığı bir maçın devre arasındadır.
Şimdi Fenerbahçe'nin elinde neler vardır, ona bakalım.
- Dünya standardında bir futbol stadyumu
- Dünya standardında bir antrenman kompleksi
- Dünya standardında bir kamp tesisi
- Dünya standardında bir Fenerium markası
- Dünya standardının üzerinde bir taraftar örgütlenmesi ve taraftarı
Spritüel bir anlam ifade eden ingilizce retreat diye adlandırılan bir şifa yolu vardır. Türkçeye geri çekilme, uzaklaşma şeklinde çevirebiliriz.
Dünyanın birçok yerinde Retreat Merkezleri vardır. Kişiler oraya içinde bulundukları sorunlardan uzaklaşma adına giderler. Bir anlamda kafa dinleme yeridir. Sessizlik esastır.
Doğru ilişkiler kurmanın yollarından bir tanesidir sessizlik.
Dün Fenerbahçe Asbaşkanı Ali Koç'un açıklamasında dile getirdiği Bank Asya tercihi Fenerbahçe için kesinlikle bir Retreat Merkezidir.
Fenerbahçe bir alt ligde, kaybettiği bir takım şeyleri tekrardan bulabilir. Yukarıda saydık, altyapısal hiçbir eksiği olmadığı gibi fazlası vardır. Eksik olan şey Fenerbahçe'nin Türkiye ile arasındaki anlayışın, iletişim kupmuş olmasıdır.
Fenerbahçe Bank Asya haftalarında Türkiye'nin birçok şehrine gerilim düzeyi düşük ziyaretleriyle canlılık, bereket getirebilir. O kent merkezlerinde yitirdiği diyalogları yeniden kurabilir.
Hiç kuşku yok ki Bank Asya'nın marka değerini de arttıracaktır.
Süper Ligin Fenerbahçesizliği yaşaması artık bir zorunluluk haline gelmiştir ve Fenerbahçe bunu talep etmektedir.
Fenerbahçe bir taraftan iyileşme veya normalleşme sürecini tamamlarken, diğer taraftan elbette hukuk sürecini takip etmeli, haklarını sonuna kadar aramalıdır.
Burada dikkat edilmesi gereken tek bir detay vardır; kendisini bu zamana taşıyan o farklı kimliği yitirmemelidir. Çünkü Fenerbahçe'nin bugün geldiği sorunların dış etkenler ayağında böylesi bir amaç olabilir, izin verilmemelidir.
Fenerbahçe bu maçı çevirir. Yeter ki Veselinoviç'in yıllar önce futbolcularından istediği gibi maçın ikinci yarısının hemen başında o golü buluversin.
Bakalım Fenerbahçeli futbolcular, teknik heyet, yönetim, taraftar o arzulanan erken golü atabilecek midir?
(bkz: http://spor.milliyet.com.....2011/1431537/default.htm)
Fenerbahçe kurulduğu ilk günden beri bir var oluş mücadelesi veriyor.
Abdülhamit, kulübün resmi kuruluşunu nereden bakarsanız 10 yıl geciktirmiştir. ittihat ve Terakki, çeşitli kademelerde müdahil olmuş, futbol takımından futbolcu transfer etmiştir. işgal Orduları, Kurtuluş Savaşı'na destek oluyor diye kapatmaya çalışmıştır. 27 Mayısçılar, DP'li Başkanına aynen bugün olduğu gibi sahip çıkıyor, 12 Martçılar, 12 Eylülcüler, sözlerini dinlemiyor diye Fenerbahçe'yi kapatmakla tehdit etmiştir. 28 Şubat süreci için söylenecek çok şey var ancak zamanı değil.
Ve bugün;
Yaşadığımız sürecin öncekilerden çok daha ağır olduğu bir gerçektir. Ancak Fenerbahçe hiçbir zaman ve tarihte varoluş mücadelesini yarı yolda bırakmamıştır.
Fenerbahçe, Cumhuriyetin kuruluşunda ve bütün süreçlerinin içinde vardır. Her zaman devletle birlikte hareket etmiş, ancak ne hikmetse her dönem bir şekilde ona muhalif durmak zorunda da kalmıştır.
Çünkü Fenerbahçe varoluşuna her zaman bir anlam yüklemiştir; kimliğine sıkı sıkıya sarılmıştır.
Bugün Fenerbahçe'nin bu duruşuna karşı kibir yakıştırması yapılmakta ve nefret sebebi olarak ifade edilmektedir. Açıkçası bu çizginin zaman zaman megalomani noktasına geliyor olduğu da bir gerçekliktir. Ancak kişiler ve kurumlar kendi kimliklerine, varoluşlarına anlam katabildikleri ölçüde diğerlerinden ayrılırlar.
Ayrılmak, farklı olmak bir amaç, ayrıcalık değil; aksine zenginliktir. Bu zenginliği gösterdiğiniz sürece çekim merkezi olursunuz.
Fenerbahçe bu zenginliği ifade edişi sırasında megalomani ölçüsünü çok iyi ayarlayabilmelidir.
Fenerbahçe'nin 104 yıllık yaşam öyküsünün içinde sürekli bir varoluş mücadelesi veriyor olmasının nedenlerinden bir tanesi de asla başını öne eğmemesidir.
Dünya tarihinde işgal ordularına karşı Fenerbahçe'nin yaptığı mücadelenin bir benzeri yoktur. Ayrıca tarihte işgal orduları kumandanının içinde bulunduğu durumu unutup, Fenerbahçe'yi kafasına takmasına benzer bir askeri saplantı bulamazsınız.
Bu elbette emperyal bir devletin yıkım aşamasında da olsa içinde yaşayan insanlarının kimlik farkındalığından kaynaklanmaktadır. Fenerbahçe'nin duruşu Ankara ile paralellik taşımıştır. Bu nedenle de Fenerbahçe diğer spor kulüplerinden farklı bir yere oturmuştur.
Fenerbahçe bu kimliğini bir bayrak yarışındaymışçasına elden ele taşımış, bugünlere kadar getirmiştir.
Şu yanlış algıyı düzeltmek isterim; bu kadar cümlenin nedeni Fenerbahçe ne kadar büyük değerlere sahiptir, diğerleri ne kadar küçüktür, demek değildir. Burada bir karşılaştırma yapmıyorum; sadece Fenerbahçe'nin 3 Temmuz'dan bu yana hangi kalıtımsal bilinçle duruş sergiliyor olduğunun tespitine çalışıyorum.
Fenerbahçe yaşayan bütün canlılar gibi hatalar yapan bir varlıktır; kelimeyi özenle seçiyorum, günahları da mutlaka vardır, olacaktır. Bu günahın, Trabzonspor taraftarının pankartındaki anlamından farklı olduğunu da ısrarla söylemek istiyorum.
Evet, Fenerbahçe tarihinin en zor günlerini yaşıyor.
ikinci defa başkanı görevi başındayken tutuklanıyor, yargılanıyor. Şampiyon olduğu sezonun kupası elinden alınabilecektir. Adı şaibe ile birlikte anılmaktadır. Genel olarak antipatik bulunuyor. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde olmasına izin vermiyor. Bir alt lige düşmeyi de artık kendisi talep ediyor.
Fenerbahçe ilk yarısını 3-0 yenik tamamladığı bir maçın devre arasındadır.
Şimdi Fenerbahçe'nin elinde neler vardır, ona bakalım.
- Dünya standardında bir futbol stadyumu
- Dünya standardında bir antrenman kompleksi
- Dünya standardında bir kamp tesisi
- Dünya standardında bir Fenerium markası
- Dünya standardının üzerinde bir taraftar örgütlenmesi ve taraftarı
Spritüel bir anlam ifade eden ingilizce retreat diye adlandırılan bir şifa yolu vardır. Türkçeye geri çekilme, uzaklaşma şeklinde çevirebiliriz.
Dünyanın birçok yerinde Retreat Merkezleri vardır. Kişiler oraya içinde bulundukları sorunlardan uzaklaşma adına giderler. Bir anlamda kafa dinleme yeridir. Sessizlik esastır.
Doğru ilişkiler kurmanın yollarından bir tanesidir sessizlik.
Dün Fenerbahçe Asbaşkanı Ali Koç'un açıklamasında dile getirdiği Bank Asya tercihi Fenerbahçe için kesinlikle bir Retreat Merkezidir.
Fenerbahçe bir alt ligde, kaybettiği bir takım şeyleri tekrardan bulabilir. Yukarıda saydık, altyapısal hiçbir eksiği olmadığı gibi fazlası vardır. Eksik olan şey Fenerbahçe'nin Türkiye ile arasındaki anlayışın, iletişim kupmuş olmasıdır.
Fenerbahçe Bank Asya haftalarında Türkiye'nin birçok şehrine gerilim düzeyi düşük ziyaretleriyle canlılık, bereket getirebilir. O kent merkezlerinde yitirdiği diyalogları yeniden kurabilir.
Hiç kuşku yok ki Bank Asya'nın marka değerini de arttıracaktır.
Süper Ligin Fenerbahçesizliği yaşaması artık bir zorunluluk haline gelmiştir ve Fenerbahçe bunu talep etmektedir.
Fenerbahçe bir taraftan iyileşme veya normalleşme sürecini tamamlarken, diğer taraftan elbette hukuk sürecini takip etmeli, haklarını sonuna kadar aramalıdır.
Burada dikkat edilmesi gereken tek bir detay vardır; kendisini bu zamana taşıyan o farklı kimliği yitirmemelidir. Çünkü Fenerbahçe'nin bugün geldiği sorunların dış etkenler ayağında böylesi bir amaç olabilir, izin verilmemelidir.
Fenerbahçe bu maçı çevirir. Yeter ki Veselinoviç'in yıllar önce futbolcularından istediği gibi maçın ikinci yarısının hemen başında o golü buluversin.
Bakalım Fenerbahçeli futbolcular, teknik heyet, yönetim, taraftar o arzulanan erken golü atabilecek midir?
(bkz: http://spor.milliyet.com.....2011/1431537/default.htm)
alın terinin çalındığını bile bile ve tek delillerinin alınteri olduğu halde yaşanan tüm olumsuzluklara karşın fenerbahçelilik nedir cümle aleme gösteren futbolculara sahip dünya kulübü. biz taraftarlar da üzerinde fenerbahçe arması olan bütün formaların destekçisi ve takipçisi olduk, olacağız. mekan, statü önemli değil!
gelen haberlere göre yönetimi futbolculara birer ikişer yol veriyor. küme düşme, yayın gelirlerinin azalması v.s. de hesaba katılınca elinde fenerbahçe hisseleri olanlar başta aziz yıldırım olmak üzere, şu an görevdekiler dahil tüm yönetimi dava edebilir ve "zarara uğratılma" nedeniyle eşek yüküyle tazminat alabilirler.
bugün tff ve uefa'dan alınacak tazminatları (ki bunun olma olasılığı %1... o da belki) düşünenler bunu da düşünsünler. sonuçta fenerbahçe artık dernek değil imkb'de hisseleri işlem gören, halka açık bir şirket.
bugün tff ve uefa'dan alınacak tazminatları (ki bunun olma olasılığı %1... o da belki) düşünenler bunu da düşünsünler. sonuçta fenerbahçe artık dernek değil imkb'de hisseleri işlem gören, halka açık bir şirket.
hiçbir yerde oynamasın. fenerbahçe yine fenerbahçedir. gönüllerin sultanı ve sonuna kadar mücadelesini verecek olan klüptür.
şampiyonlar liginden gelecek paradan mahrum kaldığı için yabancı futbolcular başta olmak üzere bir iki yerli isimin de takımdan ayrılmasına izin verdiği kulüp. aykut kocaman'ın istifasını şimdilik durdurmuş belki de en doğru kararı vermiştir. ne olursa olsun aykut kocaman'ın takımın başında kalması gerekir. nihat özdemir'in beklenmeyen istifasından sonra yeni dönemde ali koç-aykut kocaman işbirliğinden yoluna devam edecektir.
cezaevindeki lideri tarafindan yonetilen organizasyon.
ek: baska basliga ayni cumleyi yazsam da olur.
ek: baska basliga ayni cumleyi yazsam da olur.
an itibariyle ligden düşürülme konusunda tff ile görüşmelere başlamış kulüp.
işler kötü gidince terklerin başladığı klüp.
bank asya'ya düşürülmesi halinde kayseri erciyes tarafından eksi puanla başlatılması önerilen takımdır. sundukları diğer alternatif de yeniden transfer yapma izni verilmesiymiş. fenerbahçe'nin gücü ortadaymış. bu ülkedeki insanların mantığını anlamak zor.
uefa' nın "sen gelme ulan ayı" diyerek dirsek gösterdiği kulüp.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar