bugün
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez9
- para yok huzur var7
- mazotun yarım litresi 50 tl17
- hangi sözlük kızısın7
- erkekler neden evlenmek ister9
- kürdü sevin21
- ateist5
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- hangi winx kızısın4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya10
- çinin açtığı davayı kaybeden ticaret bakanlığı5
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı17
- boğazını tutamayanların sır da tutamaması3
- güne almanca bir cümle bırak11
- rock grubu kurmak için köyden beyoğluna gelmek3
- pkk nın silah bırakmayacağı gerçeği2
- boyun tutulması4
- arabesk sefilliğe övgüdür ve teslimiyettir3
- çarlık rusya sını atatürk'ün yıktığı gerçeği2
- hukukun üstünlüğü ve türkiye2
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek7
- kölelik yevmiyesi2
- saddam hüseyin8
- mazot 100 tl oyunuzu hırsızlara verin2
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı11
- akın gürlek2
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- insan olmaya ceyrek kala8
- eksi karmalara meslek isimleri verilmesi4
- fren kaliperlerine baktır araçta ses var diyen kız3
- hava muhalefeti6
- vermio6
- karmamın bir gecede 15 puan birden düşmesi4
- yazarların öğle yemekleri3
- seri eksi veren ibne ye açık mektup3
- gecenin korkunç yaratıkları7
- iblis'in sesini duymak14
- çakmak hırsızlığı2
- mazotun litresi 101 lira35
- tulumba tatlısı5
- grup yorum uğurlama3
- vermio vs nervio3
- bakan gürlek borsa soruşturmasında dört tutuklama4
- kanadalı ünlüler10
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması8
- çözüm süreci2
- 28 bine çalışmak9
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- çocukken en sevilen çizgi film2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz46
tek artısı yıllar sonra beni çocukluk arkadaşlarımla bir araya getirmesi oldu, onun dışında bir numara yok yani!...
bakım nedeniyle hesabımı kısa süreliğine deaktif ettiğini söyleyen site. Birkaç saat sonra tekrar aktif edeceklermiş. hadi bakalım...
artık hayatımız şu halde, "düşün düşün facebooktur işin" onu açamadığımız zamanlar kendimizi kaybettiğimiz, her *oka burnumuzu sokabildiğimiz, hatta iş verenlerin cv istemek yerine artık face profiline baktığı yegane site.
insanları klonlanmış koyun haline getiriyor bu site oğlum.
dön bak bir paylaşımlarına. herkeste mi aynı şeyler olur? herkes mi aynı şiiri okur? herkes mi aynı filmleri izler...
dön bak bir paylaşımlarına. herkeste mi aynı şeyler olur? herkes mi aynı şiiri okur? herkes mi aynı filmleri izler...
eskiden bilirdi insanlar güzelliğin tek bir kareden ibaret olmadığını.
görücü usülüyle adamın tekini evlendirmeye kalktığın zaman, kızın vesikalığını gösterdiğinde "dur anne bi de biz görelim anlayalım" derdi o adam.
güzellik.. albeni.. yaşayan bir özellik. ölü değil. piksellere sığdıralamaz. tekrarlanamaz. 80-90 kere tecrübe edilip aralarından en düzgün görünenini gözler önüne sürüp kalan kareleri çöpe atmak değil. bir kandırmaca değil. değildi. eskiden.
"güzel" nefes alır. "güzel", içinde bulunduğu varlığın havasıyla kokusuyla hareketiyle edasıyla var olur. "güzel" sizinle konuşur. "güzel" anlatılmaz. "güzellik" hissedilir. görülmez.
bu yüzdendir ki artık kaybolup gitti güzellik. hiçbir başkalığı kalmadı. birbirinin kopyası donuk bakışlara, boyun eğmelere, aynalara, boyalara, yorumlara, sanal beğenilere, baş parmağını kaldırmış küçük resimlere hapsoldu. güzel yok artık. sevdiğin, aşık olduğun, ömrünü verdiğin her kimse.. güzel değil.
güzel değil bu facebook. sevmedim.
görücü usülüyle adamın tekini evlendirmeye kalktığın zaman, kızın vesikalığını gösterdiğinde "dur anne bi de biz görelim anlayalım" derdi o adam.
güzellik.. albeni.. yaşayan bir özellik. ölü değil. piksellere sığdıralamaz. tekrarlanamaz. 80-90 kere tecrübe edilip aralarından en düzgün görünenini gözler önüne sürüp kalan kareleri çöpe atmak değil. bir kandırmaca değil. değildi. eskiden.
"güzel" nefes alır. "güzel", içinde bulunduğu varlığın havasıyla kokusuyla hareketiyle edasıyla var olur. "güzel" sizinle konuşur. "güzel" anlatılmaz. "güzellik" hissedilir. görülmez.
bu yüzdendir ki artık kaybolup gitti güzellik. hiçbir başkalığı kalmadı. birbirinin kopyası donuk bakışlara, boyun eğmelere, aynalara, boyalara, yorumlara, sanal beğenilere, baş parmağını kaldırmış küçük resimlere hapsoldu. güzel yok artık. sevdiğin, aşık olduğun, ömrünü verdiğin her kimse.. güzel değil.
güzel değil bu facebook. sevmedim.
beğenme ve yorum yapma olayından ibaret bir site. kişi belirli şeylere zorunlu yönleniyor bu sitede. örneğin; sadece beğenme ikonunun olması. ben belki beğenmemekten yanayım arkadaşım. buna da bir cevap var. beğenme olsun bitsin. ama ben beğenmediğimi karşı tarafa iletmek istiyorum yorum haricinde... *
paylaştığın fotoları silsen bile, bir yerlerden asla silinmediğini bildiğin, açılış amacını aşan, kötü niyetli kişilerin çok rahat huzurunu kaçırabildiği, miadını doldurmuş paylaşım sitesi.
paylaşılan bir şeyle ilgili beğenme ve yorum yapmak istemiyorsun fakat paylaşılan resim, video hakkında yapılan yorum ve beğenileri takip etmek istiyorsun! şimdi tam senin için abone ol bağlantısını da eklemiş sosyal paylaşım sitesi.
türkiye'de kapatılırsa toplu intihara sebep olabilecek kadar güçlü bir site.
mark zuckerberg'in geçim kaynağı. günlük milyon dolarlar filan.
internetten izlediğim dizilerin facebook üzerinden koyulması ve bu sistemin çökmesi anlayamadığım bir sistem.
Mark Zuckerberg'in son zamanlarda yoğun ilgi gören, canı sıkıldığında formatını değiştirdiği bir sosyal paylaşım sitesidir.
bu videoyu paylaşmayana hakkımı helal etmiyorum diye götünü yırtan feysbuk insanı;
bende ne hakkın var lan!?
bende ne hakkın var lan!?
yabancı ülkelerin halkı örgütlendirmek için kullandığı sosyal network ağı.
bizde ise daha çok "dadluuu sheyyy" tarzı profiller için kullanılmaktadır maalesef.
oyunları eğlenceli ve bağımlılık yapıcıdır.
(bkz: airline manager)
bizde ise daha çok "dadluuu sheyyy" tarzı profiller için kullanılmaktadır maalesef.
oyunları eğlenceli ve bağımlılık yapıcıdır.
(bkz: airline manager)
ilk once sadece harvard icin kurulan, daha sonra tum dunya icin gelistirilen sosyal ag projesi.
--spoiler--
"facebook, yani sade bir vatandaş olarak küçük çaplı bir şöhret hayatı yaşama platformu. en azından büyük çoğunluğun kullanım şekli farkında olmasalar bile bu. konuyu biraz açalım ve facebook a sade bir vatandaş olarak girmekten, şöhretlilerin yaşamına be...nzer bir kişiye dönüşüm sürecini inceleyelim. bir iki arkadaşımız bize facebook u önerir ve hemen gider kaydoluruz.
ilk etapta 10-15 arkadaşımız vardır. genelde bunlar cidden normal hayatta da arkadaş dediğimiz kişilerden oluşur. zamanla ilkokul arkadaşlarımız, liseden beri görüşmediğimiz arkadaşlarımız, üniversitede gördüğümüzde selam bile demediğimiz sadece kafa salladığımız insanlar da listemize gelirler. günler ilerler ve artık sokakta gördüğümüzde acaba selam versek mi vermesek mi tam emin olamadığımız kişiler, yüzünü hatırladığımız ama adını unuttuğumuz kişiler bile arkadaş listemizdedirler. tabi bu arada eski sevgililerimizin bir bölümü, eskiden size yazmış birkaç kişi, etraftan sizi beğenen ama normal hayatta sizinle bağlantı kurması imkansız olan kişilerin de arkadaşlık taleplerine olumlu karşılıklar veririz.listesinde yüzlerce kişi olsun ki millete 'bak ben ne popüler insanım' demek isteyen insanlar da laf olsun diye sizi arkadaş listelerine eklemeye devam ederler.
artık o, bu, şu, herkesle iletişim halindeyizdir. listemiz bütün bu etapları geçtikten sonra büyük ihtimalle 100 kişiyi rahatlıkla bulmuş olacaktır. sade bir vatandaşken 20 kişi ile paylaştığımız her şeyimiz artık yüzlerce kişiye açılmıştır. şimdi biraz detaylara girelim. artık yüzlerce kişi sizin yazın plajlarda çektirdiğiniz fotolara bir tık kadar yakındır. bu yüzlerce kişinin en fazla 30-40 kişisi normal hayatta bu fotoğraflarınıza bakma şansı yakalayabileceklerdir ama artık sizin yazın nerede, kiminle, nasıl, ne yaptığınız bir ünlünün hayatında olduğu gibi yüzlerce kişinin bilgisi dahilindedir.
listenizdeki en az 60 kişi msn ve benzeri iletişim platformlarınızda listenizde değildir ama biz olduklarını varsayalım ve size 'naber, bana yazın çektirdiğin fotoğraflarını göndersene bakacağım, kaydedeceğim, arkadaşlarıma göstereceğim&' dese tepkiniz ne olur? büyük ihtimalle 'höst lannn, ne münasebet benim fotoğraflarım neden sende olsun ki?' dersiniz. ama şimdi bu insanların sizden istemelerine bile gerek yok, tek yapacakları iki tık.eskiden beğendiklerimize 'photo pls' derdik ve bir sonuca ulaşamazdık, şimdi her şey çok kolay, iki tık. sanki karşımda ki sade vatandaş x değil de angelina jolie. fotoğraflarına ulaşmak süper kolay hatta angelina nın bile yaz tatilinde ki tüm fotoğraflarını bulmak imkansız, tek bulunacak paparazilerin uzaktan çektikleri pek de ne olduğu anlaşılmayan iki poz. ama artık bol dekolteli pozlarda dahil olmak üzere yüzlerce kişi sizin fotoğraflarınıza sahip olur sizde onların. herkesin herkeste fotoğraf galerisi olmuştur.
beğendiğiniz bir hatun mu var hemen girin albümlerden bikinili, bacak dekolteli, göğüs dekolteli fotoğraflarından kendinize bir arşiv yapın. ama fotoğraflara bakmakla yetinmeme gerek yok. bir de 'mesaj atayım bakalım iş çıkar mı?' demek de çok kolay. listemde 100 tane insan var hepsine sıradan 'naber fıstık?' yazsam bunlardan ikisi ilgilense oh ne ala mualla. eskiden öyle miydi? bir kızdan hoşlanacaksın, bir şekilde telefonunu bulacaksın, fazla cesaretin yoksa mesaj atacaksın, yok çok cesaretliysen arayacaksın. şimdi her şey çok kolay. iki tık mesaj gitti. hem de psikolojik olarak buradan atılacak bir mesajda göt olmak pek yok. cep teline 'naber fıstık' yazsan belki ters kaçabilirdi ama buradan 'naber fıstık' yazmak çok çok doğal. yani artık millete zarf atmakta çok kolay. istersen yan masaya içki gönderemediğine buradan gönder, belki bir şey çıkar, neden olmasın? olmazsa kayıp ne? sıfır. özel hayata ulaşmak ve dedikodu hiçbir zaman bu kadar kolay olmamıştı.
artık her gün telefonda 50 kere konuşanların bile ne konuştuklarını birbirlerinin wall larına yazdıkları yazılardan takip edebiliriz. mesela birinin vall unda 'beni arada görüşelim' yazısını görmek işten bile değil, ya da 'x çim hastaydın nasıl oldun?' yazısı. bu konuşmalar neden telefonda, msn de, ya da direk özel mesajla yapılmazda herkes görsün eğilimi içinde yapılır anlamak mümkün değil. ama artık herkes ünlü hayatı yaşıyordur. herkesin diyalogları kamuya açıktır. abartmıyorum çünkü 100 lerce kişi bir nevi kamudur, ha listenizde cidden arkadaşlarınız olsa durum farklı. kendi aranızda geyik yaparsınız, eğlenirsiniz, testler çözüp vakit öldürürsünüz falan filan. artık kimin sevgilisi var, kim kiminle eskiden çıkmıştı, kimin eli kimin cebinde her şey ayan beyan ortada. burada eskiyi geride bırakmak yok, zamanla elediğiniz insanlar artık tekrar hayatınızda. eskiden zamanın doğru bir şekilde elediği insanlar sizin arkadaşlarınızken, fotoğraflarınızı, sohbetlerinizi, geyiklerinizi paylaştığınız insanlarken artık zaman kavramı olmaksızın her şeyiniz herkese açık. en güzeli listenizde sevgilisinden ayrılan kim varsa sabah haberlerinde iki tıkla öğrenebiliyorsunuz. kalbi kırık onlarca kişi artık ağınıza düşebilir. ne de olsa en doğru zaman tam da bu zamandır. acaba angelina jolie ve brad pitt ayrılsa bu kadar hızlı haberimiz olur mu? belki de sevgilinizin sizden ayrıldığını bile buradan öğrenebilirsiniz. kavgalısınızdır, konuşmuyorsunuzdur ama umut vardır bir gün bir bakarsınız x is single, ana her şey bitmiş, artık herkese duyurulduğuna göre son nokta bu demek ki ayrıldık diyebilirsiniz. belki de kavgalı olduğunuzu söylemediğiniz arkadaşınız size tel açar 'abi siz ayrıldınız mı?' der, 'bugün facebook tan gördüm de senin ki single olmuş.' dünyalar başınıza yıkılır mı? yıkılabilir. ünlüler basın açıklaması yapar, burada da aynısı aslında. ayrıldığımızdan sadece yakın arkadaşlarımın haberi olmayacak ki.
ilkokul arkadaşımda, arkadaşım vasıtası ile tanıdığım merhabam olan kişide, aynı ortamda bir gece bulunmaktan başka hiçbir samimiyetim olmayan kişilerde, 5 yıldır aynı şehirde yaşamama rağmen hiç görüşmediğim insanlarda hemen haberdar olacaklar. eskiden biri birinden ayrıldığında bu bilginin yayılması zaman alırdı, artık her şey 1 saniyede yayılıyor. hatta listenizdeki en az 50 kişi ömür boyu sizin ayrıldığınızdan haberdar olmayacakken şimdi sabahına öğrenecekler. hemen vampirleri ile boynunuza bir ısırık atıp şanslarını deneyebilirler. evinize çiçek gönderme riskini almak yerine sanal çiçekleri ile şanslarını deneyebilirler. yani facebook bir nevi hayatımdan 'kimler geldi? kimler geçti?' platformu olarak tanımlanabilir. kısa vadede keyifli zaman geçirten site uzun vadede çığırından çıkıp rahatsız edici hale gelebilir.
çocukken oynadığımız 'kim, kiminle, nerede, nasıl' oyununun gerçek versiyonu oyunda olduğu kadar masum kalmayabilir. tüm bu yazdıklarımın dışında facebook bir yandan da süper bir sitedir. aynı uzunlukta facebook u öven bir yazıyı da yazmam hiç zor olmaz. bekar bir insanın gözünden yazdığımda, yurtdışında yaşayan birisinin gözünden yazdığımda , sevgili aranan birisinin gözünden yazdığımda hep başka şeyler yazabilirim. benim önerim facebook u kullanırken çok gereksiz insanları ignore etmeniz (ki karşı tarafa bu sizi ignore etti diye bir bilgi gitmez, fazla samimiyetiniz olmayan insanları limitli yapmanız (ki tüm fotolarınızı, tüm özel hayatınızı normalde açmayacağınız insanlara bu fırsatı vermemiş olun, özeliniz size kalsın. ayrıca siteyi biraz kurcalarsanız istediğiniz insanları block layabilirsiniz ve onlar sizin sitedeki varlığınızdan bile haberdar olamaz), ve sadece gerçek hayatta tüm bunları paylaşacağınız insanları gerçek listenize alın. sosyal olayım derken, şöhret olmayın. özeliniz özel kalmaya, geçmiştekilerde geçmişte kalmaya devam etsin.
--spoiler--
"facebook, yani sade bir vatandaş olarak küçük çaplı bir şöhret hayatı yaşama platformu. en azından büyük çoğunluğun kullanım şekli farkında olmasalar bile bu. konuyu biraz açalım ve facebook a sade bir vatandaş olarak girmekten, şöhretlilerin yaşamına be...nzer bir kişiye dönüşüm sürecini inceleyelim. bir iki arkadaşımız bize facebook u önerir ve hemen gider kaydoluruz.
ilk etapta 10-15 arkadaşımız vardır. genelde bunlar cidden normal hayatta da arkadaş dediğimiz kişilerden oluşur. zamanla ilkokul arkadaşlarımız, liseden beri görüşmediğimiz arkadaşlarımız, üniversitede gördüğümüzde selam bile demediğimiz sadece kafa salladığımız insanlar da listemize gelirler. günler ilerler ve artık sokakta gördüğümüzde acaba selam versek mi vermesek mi tam emin olamadığımız kişiler, yüzünü hatırladığımız ama adını unuttuğumuz kişiler bile arkadaş listemizdedirler. tabi bu arada eski sevgililerimizin bir bölümü, eskiden size yazmış birkaç kişi, etraftan sizi beğenen ama normal hayatta sizinle bağlantı kurması imkansız olan kişilerin de arkadaşlık taleplerine olumlu karşılıklar veririz.listesinde yüzlerce kişi olsun ki millete 'bak ben ne popüler insanım' demek isteyen insanlar da laf olsun diye sizi arkadaş listelerine eklemeye devam ederler.
artık o, bu, şu, herkesle iletişim halindeyizdir. listemiz bütün bu etapları geçtikten sonra büyük ihtimalle 100 kişiyi rahatlıkla bulmuş olacaktır. sade bir vatandaşken 20 kişi ile paylaştığımız her şeyimiz artık yüzlerce kişiye açılmıştır. şimdi biraz detaylara girelim. artık yüzlerce kişi sizin yazın plajlarda çektirdiğiniz fotolara bir tık kadar yakındır. bu yüzlerce kişinin en fazla 30-40 kişisi normal hayatta bu fotoğraflarınıza bakma şansı yakalayabileceklerdir ama artık sizin yazın nerede, kiminle, nasıl, ne yaptığınız bir ünlünün hayatında olduğu gibi yüzlerce kişinin bilgisi dahilindedir.
listenizdeki en az 60 kişi msn ve benzeri iletişim platformlarınızda listenizde değildir ama biz olduklarını varsayalım ve size 'naber, bana yazın çektirdiğin fotoğraflarını göndersene bakacağım, kaydedeceğim, arkadaşlarıma göstereceğim&' dese tepkiniz ne olur? büyük ihtimalle 'höst lannn, ne münasebet benim fotoğraflarım neden sende olsun ki?' dersiniz. ama şimdi bu insanların sizden istemelerine bile gerek yok, tek yapacakları iki tık.eskiden beğendiklerimize 'photo pls' derdik ve bir sonuca ulaşamazdık, şimdi her şey çok kolay, iki tık. sanki karşımda ki sade vatandaş x değil de angelina jolie. fotoğraflarına ulaşmak süper kolay hatta angelina nın bile yaz tatilinde ki tüm fotoğraflarını bulmak imkansız, tek bulunacak paparazilerin uzaktan çektikleri pek de ne olduğu anlaşılmayan iki poz. ama artık bol dekolteli pozlarda dahil olmak üzere yüzlerce kişi sizin fotoğraflarınıza sahip olur sizde onların. herkesin herkeste fotoğraf galerisi olmuştur.
beğendiğiniz bir hatun mu var hemen girin albümlerden bikinili, bacak dekolteli, göğüs dekolteli fotoğraflarından kendinize bir arşiv yapın. ama fotoğraflara bakmakla yetinmeme gerek yok. bir de 'mesaj atayım bakalım iş çıkar mı?' demek de çok kolay. listemde 100 tane insan var hepsine sıradan 'naber fıstık?' yazsam bunlardan ikisi ilgilense oh ne ala mualla. eskiden öyle miydi? bir kızdan hoşlanacaksın, bir şekilde telefonunu bulacaksın, fazla cesaretin yoksa mesaj atacaksın, yok çok cesaretliysen arayacaksın. şimdi her şey çok kolay. iki tık mesaj gitti. hem de psikolojik olarak buradan atılacak bir mesajda göt olmak pek yok. cep teline 'naber fıstık' yazsan belki ters kaçabilirdi ama buradan 'naber fıstık' yazmak çok çok doğal. yani artık millete zarf atmakta çok kolay. istersen yan masaya içki gönderemediğine buradan gönder, belki bir şey çıkar, neden olmasın? olmazsa kayıp ne? sıfır. özel hayata ulaşmak ve dedikodu hiçbir zaman bu kadar kolay olmamıştı.
artık her gün telefonda 50 kere konuşanların bile ne konuştuklarını birbirlerinin wall larına yazdıkları yazılardan takip edebiliriz. mesela birinin vall unda 'beni arada görüşelim' yazısını görmek işten bile değil, ya da 'x çim hastaydın nasıl oldun?' yazısı. bu konuşmalar neden telefonda, msn de, ya da direk özel mesajla yapılmazda herkes görsün eğilimi içinde yapılır anlamak mümkün değil. ama artık herkes ünlü hayatı yaşıyordur. herkesin diyalogları kamuya açıktır. abartmıyorum çünkü 100 lerce kişi bir nevi kamudur, ha listenizde cidden arkadaşlarınız olsa durum farklı. kendi aranızda geyik yaparsınız, eğlenirsiniz, testler çözüp vakit öldürürsünüz falan filan. artık kimin sevgilisi var, kim kiminle eskiden çıkmıştı, kimin eli kimin cebinde her şey ayan beyan ortada. burada eskiyi geride bırakmak yok, zamanla elediğiniz insanlar artık tekrar hayatınızda. eskiden zamanın doğru bir şekilde elediği insanlar sizin arkadaşlarınızken, fotoğraflarınızı, sohbetlerinizi, geyiklerinizi paylaştığınız insanlarken artık zaman kavramı olmaksızın her şeyiniz herkese açık. en güzeli listenizde sevgilisinden ayrılan kim varsa sabah haberlerinde iki tıkla öğrenebiliyorsunuz. kalbi kırık onlarca kişi artık ağınıza düşebilir. ne de olsa en doğru zaman tam da bu zamandır. acaba angelina jolie ve brad pitt ayrılsa bu kadar hızlı haberimiz olur mu? belki de sevgilinizin sizden ayrıldığını bile buradan öğrenebilirsiniz. kavgalısınızdır, konuşmuyorsunuzdur ama umut vardır bir gün bir bakarsınız x is single, ana her şey bitmiş, artık herkese duyurulduğuna göre son nokta bu demek ki ayrıldık diyebilirsiniz. belki de kavgalı olduğunuzu söylemediğiniz arkadaşınız size tel açar 'abi siz ayrıldınız mı?' der, 'bugün facebook tan gördüm de senin ki single olmuş.' dünyalar başınıza yıkılır mı? yıkılabilir. ünlüler basın açıklaması yapar, burada da aynısı aslında. ayrıldığımızdan sadece yakın arkadaşlarımın haberi olmayacak ki.
ilkokul arkadaşımda, arkadaşım vasıtası ile tanıdığım merhabam olan kişide, aynı ortamda bir gece bulunmaktan başka hiçbir samimiyetim olmayan kişilerde, 5 yıldır aynı şehirde yaşamama rağmen hiç görüşmediğim insanlarda hemen haberdar olacaklar. eskiden biri birinden ayrıldığında bu bilginin yayılması zaman alırdı, artık her şey 1 saniyede yayılıyor. hatta listenizdeki en az 50 kişi ömür boyu sizin ayrıldığınızdan haberdar olmayacakken şimdi sabahına öğrenecekler. hemen vampirleri ile boynunuza bir ısırık atıp şanslarını deneyebilirler. evinize çiçek gönderme riskini almak yerine sanal çiçekleri ile şanslarını deneyebilirler. yani facebook bir nevi hayatımdan 'kimler geldi? kimler geçti?' platformu olarak tanımlanabilir. kısa vadede keyifli zaman geçirten site uzun vadede çığırından çıkıp rahatsız edici hale gelebilir.
çocukken oynadığımız 'kim, kiminle, nerede, nasıl' oyununun gerçek versiyonu oyunda olduğu kadar masum kalmayabilir. tüm bu yazdıklarımın dışında facebook bir yandan da süper bir sitedir. aynı uzunlukta facebook u öven bir yazıyı da yazmam hiç zor olmaz. bekar bir insanın gözünden yazdığımda, yurtdışında yaşayan birisinin gözünden yazdığımda , sevgili aranan birisinin gözünden yazdığımda hep başka şeyler yazabilirim. benim önerim facebook u kullanırken çok gereksiz insanları ignore etmeniz (ki karşı tarafa bu sizi ignore etti diye bir bilgi gitmez, fazla samimiyetiniz olmayan insanları limitli yapmanız (ki tüm fotolarınızı, tüm özel hayatınızı normalde açmayacağınız insanlara bu fırsatı vermemiş olun, özeliniz size kalsın. ayrıca siteyi biraz kurcalarsanız istediğiniz insanları block layabilirsiniz ve onlar sizin sitedeki varlığınızdan bile haberdar olamaz), ve sadece gerçek hayatta tüm bunları paylaşacağınız insanları gerçek listenize alın. sosyal olayım derken, şöhret olmayın. özeliniz özel kalmaya, geçmiştekilerde geçmişte kalmaya devam etsin.
--spoiler--
Sigaradan sonra ki en büyük irade savaşı. Zira 9 aydır sigara içmiyorum ve bu başarımı bu site üzerinde de uygulama vakti geldi. Öyle ki bir çok özelliğiyle sizi elinizde bulunduruyor. Bu aslında gruplarda ki paylaşımlar, etkinlikler hakkında bilgi, msn görevi gören chat sistemi, tüm bunlar facebook'un sigara gibi bağımlılık yapmasına neden olan özellikleri. Fakat bir an önce bırakılması gerekir ve yepyeni bir msn adresi alınarak, msn yeniden keşfedilmelidir. (Nan msn kullanmayı unuttuğumu farkettim bırakınca.)
artık ayrılmak istediğin sevgiline cafede bi bardak çay eşliğinde "bak sen çok iyisin, benden daha iyilerine layıksın, sakın kendini suçlama, sorun bende" diyerek ilişkiyi bitirme keyfine son vermiş sanal kanal... fai-delidir aslında... ilişkiden sıkıldığında hatunu feysinden siler, olaysız, kansız, darbesiz bitirir kurtulursun, gereksiz başın falan da ağrımaz temiz iş aslında, iyi ki varsın facebook...
2007 yılında açtığım ve açtığım günden beri kapatmayı geçtik, dondurmadığım bir sosyal paylaşım sitesiydi. 1 hafta önce dondurdum kendimi çok mutlu mesut hissediyorum. Sanki interneti yeniden kullanmaya başlıyormuşum gibi. allah herkese nasip etsin. süphaneke dinimiz amin.
'sohbet' bölümünün borumbok işlediği sosyal paylaşım sitesi. ya yazdığınız karşı tarafa ulaşmaz, ya onu yalancıktan çevrimdışı gösterir falan. kafasına göre takılmakta efendim kendileri.
insanların gerçekte olmadıkları ama olmak istediği hallerini yarattığı bir site.Dış görünüşünüzden sosyal statünüze kadar her şeyi değiştirip insanlara kendinizi farklı bi şekilde tanıtarak arkadaş edinmenizi sağlayan bi sosyal ağ.Bu yapmacıklıkla ne kadar sosyal olunur o bilinmez.Ama facebook ve onun gibi sitelerin amacı kesinlikle ilkokuldaki arkadaşınızı bulmak falan değildir.Facebookun amacı insanları her şekilde tatmin etmektir.Bu arkadaş sayısıyla olur,veya stüdyoda çekilmiş resimlerin altına yazılan yorumlarla..kısacası facebook sizi tembellliğe alıştırır.Hayat masa başındaki bilgisayar ekranında değildir.Yaşamak istiyorsanız sokağa çıkın.Tanımadığınız insanlarla muhabbet edin.Sosyalleşmenin en iyi yöntemi yüzyüze konuşmaktır..fotoğrafların altına yorum yapmak değil...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar