bugün
- from gold from dust31
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği14
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- pudra kokusu6
- queen ravenna ifşası15
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi3
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- tavuklu pilav8
- kolye143
- crystal palace8
- beşiktaş18
- fırın sütlaç8
- ioçk'nın ifşası4
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- ayaklara fısıldayan adam5
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- futbol20
- true'nun çaylak olması5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması9
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- avrupa11
- denenecek çok şey var4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- at9
- akepe dönemi15
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- izmirin en güzel semtleri10
- gocu nerede gocu3
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- ümit akdağ3
- la loba21
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- güney afrika4
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 40'a doğru yaklaşmak4
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
kendisini gürültü kirliliği olarak nitelendiren ve yüksek mecralara şikayet eden ve akabinde sesini kıstıran bir takım zatlar yüzünden dükkanda duymakta zorlandığım kutsal çağrı.
rahatsız olup şikayet etme hakkın var tamam anlarım, lakin benim namaz ibadetimi vaktinde yerine getirebilmem için ezanı duyabilme hakkıma noldu? sakın bana takvimden saate bak ona göre ayarla kendini masalı anlatmayın. saat gelince değil imam çağırınca giderim camiye ben. örneğin teravi namazları vaktinde 15-20 dakika geç okunur iftardan sonra herkes gelebilsin diye ya da cuma namazları mesai saatlerine göre yine 15 dakika civarı geç okunabiliyor devlet dairelerinde çalışanları mağdur etmemek için. yani saatle takip edilmiyor bazen, çağrıyı duymak lazım.
rahatsız olup şikayet etme hakkın var tamam anlarım, lakin benim namaz ibadetimi vaktinde yerine getirebilmem için ezanı duyabilme hakkıma noldu? sakın bana takvimden saate bak ona göre ayarla kendini masalı anlatmayın. saat gelince değil imam çağırınca giderim camiye ben. örneğin teravi namazları vaktinde 15-20 dakika geç okunur iftardan sonra herkes gelebilsin diye ya da cuma namazları mesai saatlerine göre yine 15 dakika civarı geç okunabiliyor devlet dairelerinde çalışanları mağdur etmemek için. yani saatle takip edilmiyor bazen, çağrıyı duymak lazım.
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
dünyanın her yerinde*, herhangi bir zaman dilimindeki herhangi bir olayın yaklaşamayacağı süre boyunca* düzenli bir şekilde yankılanan tek insani ses olayı*.
1: "her zaman her yerinde" değil. "sadece şu an için her yerinde." 1492'den önce yeni kıtada cami olmadığı gibi yüzyıllar sonrasında bile tüm paralellere yayılmadı.
2: ezan'ın ne zamandan başlayarak, tüm paraleller boyunca okunmaya başladığını bilmiyorum. bilsem o biçim olurdu. yani o zamandan beri düzenli bir şekilde.
3: öptüm.
1: "her zaman her yerinde" değil. "sadece şu an için her yerinde." 1492'den önce yeni kıtada cami olmadığı gibi yüzyıllar sonrasında bile tüm paralellere yayılmadı.
2: ezan'ın ne zamandan başlayarak, tüm paraleller boyunca okunmaya başladığını bilmiyorum. bilsem o biçim olurdu. yani o zamandan beri düzenli bir şekilde.
3: öptüm.
Güne huzur dolu başlamak için sabah erken kalkacağımı bile bile, bir saat fazla uyusam kardır demeyip özellikle kalkıp pencere kenarıdna dinlediğim ve ruhumun yıkandığını hissettiren ilahi davettir. Öyle bir duygudur ki insan dinlerken gökyüzüne baktığında gerçek kudreti ve mükemmelliği görür. Eve sabaha karşı vakitlerde geldiğimde, ıssız sokaklarda yürüdüğümde, korktuğumda mutlaka içimden okur ya da hafif mırıltıyla söylerim. O zaman ne bir korku ne de bir endişe kalır bende. En güçlüymüş gibi hissettirir kendisini...
ecnebi bir ulkeye gidince eksikligini hemen fark edeceginiz ses.
Aydınlar, hele hele solcu geçinen aydınlar tarafından ezan, "sivri kulelere çıkan adamların şarkı söylemesi" şeklinde algılanır...
Aydınlar kiralık ev tutacakları ya da ev satın alacakları zaman, bunun "camiden uzak" olmasına da özen gösterirler.
Kimisi beş vakit ezan dinlemekten hoşlanmadığını gizler, ele güne karşı içinde saklar, kimisi de "bu böğürtüler yasaklansın, kulaklarımı tırmalıyor" yazmaktan bile utanmaz.
Fakat sorarsanız solcudur ve devrim istemektedir. Halkçıdır yani!
Kemalistler için de ezan, "cahil halk Arapça anlamayacağı için Türkçe söylenmesi gereken" kaçınılmaz bir olgudur. Bunu zorla sağlayıp "dinde reform yaptıklarını" falan da sanmışlardır bir dönem.
Ezanın Arapça okunmasını gericilik sayanlarla düpedüz varlığını bile gericilik sayanlar ister istemez aynı noktada buluşurlar: Halktan kopukluk.
Bu arada kimisi de "modernliğe" özenir ve ortaya "tek merkezden düzenlensin, güzel sesli birine okutulsun da o kayıt yayınlansın" falan gibi teklifler atar...
Sonuçta bir şey değişmez, ezan binlerce minareden milyonlarca kere okunur, ve çoğunlukla da kötü okunur!
Çünkü güzel sesli ve "makamdan musikiden anlayan" müezzin bulmak zordur.
Çünkü müezzinlerimiz çoğunlukla köylüdürler ve kulak terbiyeleri de yoktur. "Şan eğitimi" almış müezzin bizim topraklarda rastlanmayan bir canlıdır.
Bu mesele, Sezen Aksu'nun izmir'de konser verirken ezan duyunca şarkısını kesip ve fakat müezzinin sesini de beğenmemesiyle, Mehmet Barlas'ın da tutup bunu yazmasıyla, top gibi patladı.
Bir zamanlar "ezan sesini duyunca nutkunu yarıda kesen" Adnan Menderes'e etmedikleri küfür kalmamış aydınlar da böylece, kendileri için hiç de mesele olmayan bir konuya halkın ne kadar önem verdiğini belki gördüler.
Sezen Aksu kötü dediyse, bir ses kötüdür. Bunun tartışılacak yanı yoktur. Ondan iyi mi bileceksiniz?
ilk iş olarak "hoparlörleri" kaldıracaksınız, cızırtı bitecek, hemen ardından da Kuran hafızı yetiştirir gibi, sesi ve kulağı olan müezzin yetiştirmeye ağırlık vereceksiniz!
Zamanla ezan okuma düzelecek, memleket göklerinden köylü "kakofonisi" silinip ortalığı bir "Osmanlı dinginliği" kaplayacak... Bu da, "Müslüman'ın iç huzuruna" ulaşmaya katkıda bulunacak.
Kolay mı? Zor, çok zor. Bu kara kalabalıkla, gürültüden rahatsız olmak şöyle dursun, gürültüyü seven bir halkla, çok zor.
Fakat başka çıkar yolu da yok.
Böyle dedim, bir yandan da korkuyorum: Bu yazıyı yazmaya beş kere karar verdim, dört kere vazgeçtim. Gene itin köpeğin ağzına düşer miyiz, bize "hükümete yağ çekiyor" diye saldırırlar mı, diye...
Ama bu adamlara bir lafım var:
Hani bir sol parti, yeni bir sol parti kuracaksınız da AKP'yi silip süpüreceksiniz, yüzde kırk oy alacaksınız falan filan ya...
işe, "ezan okunmasının ıslahı" ucundan tutarak başlayınız, bakın toplumda nasıl bir hareket yaratırsınız... Halkınızla barışmanızın ilk adımı bu olsun.
Ama hâlâ "gerici imamla hain toprak ağası bir olup devrimci öğretmeni yediler" düzeyinde otluyorsanız, ömrünüz, az satışlı gazetelerde düşük maaşa köpükler saçmakla geçer!
engin ardıç
Aydınlar kiralık ev tutacakları ya da ev satın alacakları zaman, bunun "camiden uzak" olmasına da özen gösterirler.
Kimisi beş vakit ezan dinlemekten hoşlanmadığını gizler, ele güne karşı içinde saklar, kimisi de "bu böğürtüler yasaklansın, kulaklarımı tırmalıyor" yazmaktan bile utanmaz.
Fakat sorarsanız solcudur ve devrim istemektedir. Halkçıdır yani!
Kemalistler için de ezan, "cahil halk Arapça anlamayacağı için Türkçe söylenmesi gereken" kaçınılmaz bir olgudur. Bunu zorla sağlayıp "dinde reform yaptıklarını" falan da sanmışlardır bir dönem.
Ezanın Arapça okunmasını gericilik sayanlarla düpedüz varlığını bile gericilik sayanlar ister istemez aynı noktada buluşurlar: Halktan kopukluk.
Bu arada kimisi de "modernliğe" özenir ve ortaya "tek merkezden düzenlensin, güzel sesli birine okutulsun da o kayıt yayınlansın" falan gibi teklifler atar...
Sonuçta bir şey değişmez, ezan binlerce minareden milyonlarca kere okunur, ve çoğunlukla da kötü okunur!
Çünkü güzel sesli ve "makamdan musikiden anlayan" müezzin bulmak zordur.
Çünkü müezzinlerimiz çoğunlukla köylüdürler ve kulak terbiyeleri de yoktur. "Şan eğitimi" almış müezzin bizim topraklarda rastlanmayan bir canlıdır.
Bu mesele, Sezen Aksu'nun izmir'de konser verirken ezan duyunca şarkısını kesip ve fakat müezzinin sesini de beğenmemesiyle, Mehmet Barlas'ın da tutup bunu yazmasıyla, top gibi patladı.
Bir zamanlar "ezan sesini duyunca nutkunu yarıda kesen" Adnan Menderes'e etmedikleri küfür kalmamış aydınlar da böylece, kendileri için hiç de mesele olmayan bir konuya halkın ne kadar önem verdiğini belki gördüler.
Sezen Aksu kötü dediyse, bir ses kötüdür. Bunun tartışılacak yanı yoktur. Ondan iyi mi bileceksiniz?
ilk iş olarak "hoparlörleri" kaldıracaksınız, cızırtı bitecek, hemen ardından da Kuran hafızı yetiştirir gibi, sesi ve kulağı olan müezzin yetiştirmeye ağırlık vereceksiniz!
Zamanla ezan okuma düzelecek, memleket göklerinden köylü "kakofonisi" silinip ortalığı bir "Osmanlı dinginliği" kaplayacak... Bu da, "Müslüman'ın iç huzuruna" ulaşmaya katkıda bulunacak.
Kolay mı? Zor, çok zor. Bu kara kalabalıkla, gürültüden rahatsız olmak şöyle dursun, gürültüyü seven bir halkla, çok zor.
Fakat başka çıkar yolu da yok.
Böyle dedim, bir yandan da korkuyorum: Bu yazıyı yazmaya beş kere karar verdim, dört kere vazgeçtim. Gene itin köpeğin ağzına düşer miyiz, bize "hükümete yağ çekiyor" diye saldırırlar mı, diye...
Ama bu adamlara bir lafım var:
Hani bir sol parti, yeni bir sol parti kuracaksınız da AKP'yi silip süpüreceksiniz, yüzde kırk oy alacaksınız falan filan ya...
işe, "ezan okunmasının ıslahı" ucundan tutarak başlayınız, bakın toplumda nasıl bir hareket yaratırsınız... Halkınızla barışmanızın ilk adımı bu olsun.
Ama hâlâ "gerici imamla hain toprak ağası bir olup devrimci öğretmeni yediler" düzeyinde otluyorsanız, ömrünüz, az satışlı gazetelerde düşük maaşa köpükler saçmakla geçer!
engin ardıç
güzel okunursa insana huzur veren hadisedir fakat ne yazıkki son zamanlarda bazı imamlar uzun hava gibi okumakla birlikte birlikte bazı şehirlerde merkeziye geçmediğinden herkes kendi kafasına göre okumaktadır ezanı.
türkiye'de hem türkçe hem de arapça okunabilen namaza çağırış yöntemi.
kart horoz sesli imam tarafindan okundugunda asiri derecede rahatsiz edici ve kulaklari tirmalayici bir sese donusen cagri sesi. ve aslinda hep merak ederim, ibadet edecek kisiler, ibadet saatlerini bilmezler mi acaba.
kesinlikle insan sesinin ne kadar etkileyici olduğunun kanıtı. okunduğu zaman allah'ı düşündürten ilahi davet. islam harici dinlere mensup insanların en etkilendiği islamî uygulamadır.
edit: allah'ım bunu da eksilediler, hayretler içerisindeyim.
edit: allah'ım bunu da eksilediler, hayretler içerisindeyim.
yerel saat esas alınarak okunduğundan yurdun tüm sathında(ayrıca tüm dünyada) yayılarak ilerlemesi sebebiyle mükemmel bir akustikte sağlayan namaz çağrısı. yenilerde her şehirde merkezi ezan sistemine geçilmesi tarafımca pek hoş karşılanmamıştır.
dinlenmesi vacip olan ilahi çağrı.
sirat koprusune varmadan onceki son cagri.
kopruden once son cikis.
kopruden once son cikis.
mehmet akif ersoy`un istiklal marşında şu şekilde geçer.
ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli.
değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
bu ezanlar ki şehadetler dinin temeli.
ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli.
değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
bu ezanlar ki şehadetler dinin temeli.
ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
islam dininde,müslümanları namaza çağırmak için söylenen davet.ayrıca yeni doğan bebeklerin kulağına okunur ve adı söylenir ardından.
islamiyette namaza çağrı anlamında olan bir yöntem.
dünya üzerinde hiç durmadan okunan, okunduğu her yerde ne olduğu anlaşılan ilahi çağrı.
durduk yerde insanı uyandırıcı şarkı.
türkiye'de, başbakanın namaza yetişebilmesi için gerektiğinde geç okunabilen dini çağrı.
http://www.milliyet.com.t...07/09/14/son/sonsiy31.asp
böyle bir şey, ahmet necdet sezer için yapılsaydı, gelen tepkiler ne çeşit olurdu kim bilir... -ben biliyorum-
ahmet necdet sezer'in ramazan ayında anıtkabir'de su içmesini saygısızlık ve densizlik adledenlere selam ederim.
http://www.milliyet.com.t...07/09/14/son/sonsiy31.asp
böyle bir şey, ahmet necdet sezer için yapılsaydı, gelen tepkiler ne çeşit olurdu kim bilir... -ben biliyorum-
ahmet necdet sezer'in ramazan ayında anıtkabir'de su içmesini saygısızlık ve densizlik adledenlere selam ederim.
özellikle sabah duyduğunda ruhunu mest eden dini çağrı .
yazlıkta hoparlör ile siteye tasındığı için siteyi birbirine katan ilahi çağrı.
sanki müslüman mahallesinde çan sesi hayret bişey, neymiş gürültüymüş.
o kızının her hece gittiği bar da geceleri beni uyutmuyo naaber!!!
sanki müslüman mahallesinde çan sesi hayret bişey, neymiş gürültüymüş.
o kızının her hece gittiği bar da geceleri beni uyutmuyo naaber!!!
cift camdan gecmeyen, tapmaya* cagiran ses.
eskiden, hoparlörün aracı olmadığı zamanlarda, ecnebileri bile etkilermiş... ama şimdi metalik sesler arasında kendini duyurabilme sorunu yaşıyor!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar