bugün
- silver ile evlenecek erkek41
- rica etsem beni linçler misiniz14
- sürü zekası8
- ellerim bos gonlum hos29
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- resmine 31 çektim de yattım3
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- nervio hamferdi10
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- avukat sevgili8
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- sözlüğün toplam zekası6
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- teomancalmasur5
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- katatespizartmasi16
- parayla saadet olması18
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- silik yemek5
- ne mutlu türküm diyene3
- ortama girince herkesin susması11
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- sarapci koala61
- tuzlu kahve dizisi7
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- amedspor19
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- motordan düşmek6
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- morkstar6
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- özel mesaj ifşası5
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- sözlükte yapılacak en büyük hata3
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- technical debt3
- sarhoş olmak3
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
Aydınlar, hele hele solcu geçinen aydınlar tarafından ezan, "sivri kulelere çıkan adamların şarkı söylemesi" şeklinde algılanır...
Aydınlar kiralık ev tutacakları ya da ev satın alacakları zaman, bunun "camiden uzak" olmasına da özen gösterirler.
Kimisi beş vakit ezan dinlemekten hoşlanmadığını gizler, ele güne karşı içinde saklar, kimisi de "bu böğürtüler yasaklansın, kulaklarımı tırmalıyor" yazmaktan bile utanmaz.
Fakat sorarsanız solcudur ve devrim istemektedir. Halkçıdır yani!
Kemalistler için de ezan, "cahil halk Arapça anlamayacağı için Türkçe söylenmesi gereken" kaçınılmaz bir olgudur. Bunu zorla sağlayıp "dinde reform yaptıklarını" falan da sanmışlardır bir dönem.
Ezanın Arapça okunmasını gericilik sayanlarla düpedüz varlığını bile gericilik sayanlar ister istemez aynı noktada buluşurlar: Halktan kopukluk.
Bu arada kimisi de "modernliğe" özenir ve ortaya "tek merkezden düzenlensin, güzel sesli birine okutulsun da o kayıt yayınlansın" falan gibi teklifler atar...
Sonuçta bir şey değişmez, ezan binlerce minareden milyonlarca kere okunur, ve çoğunlukla da kötü okunur!
Çünkü güzel sesli ve "makamdan musikiden anlayan" müezzin bulmak zordur.
Çünkü müezzinlerimiz çoğunlukla köylüdürler ve kulak terbiyeleri de yoktur. "Şan eğitimi" almış müezzin bizim topraklarda rastlanmayan bir canlıdır.
Bu mesele, Sezen Aksu'nun izmir'de konser verirken ezan duyunca şarkısını kesip ve fakat müezzinin sesini de beğenmemesiyle, Mehmet Barlas'ın da tutup bunu yazmasıyla, top gibi patladı.
Bir zamanlar "ezan sesini duyunca nutkunu yarıda kesen" Adnan Menderes'e etmedikleri küfür kalmamış aydınlar da böylece, kendileri için hiç de mesele olmayan bir konuya halkın ne kadar önem verdiğini belki gördüler.
Sezen Aksu kötü dediyse, bir ses kötüdür. Bunun tartışılacak yanı yoktur. Ondan iyi mi bileceksiniz?
ilk iş olarak "hoparlörleri" kaldıracaksınız, cızırtı bitecek, hemen ardından da Kuran hafızı yetiştirir gibi, sesi ve kulağı olan müezzin yetiştirmeye ağırlık vereceksiniz!
Zamanla ezan okuma düzelecek, memleket göklerinden köylü "kakofonisi" silinip ortalığı bir "Osmanlı dinginliği" kaplayacak... Bu da, "Müslüman'ın iç huzuruna" ulaşmaya katkıda bulunacak.
Kolay mı? Zor, çok zor. Bu kara kalabalıkla, gürültüden rahatsız olmak şöyle dursun, gürültüyü seven bir halkla, çok zor.
Fakat başka çıkar yolu da yok.
Böyle dedim, bir yandan da korkuyorum: Bu yazıyı yazmaya beş kere karar verdim, dört kere vazgeçtim. Gene itin köpeğin ağzına düşer miyiz, bize "hükümete yağ çekiyor" diye saldırırlar mı, diye...
Ama bu adamlara bir lafım var:
Hani bir sol parti, yeni bir sol parti kuracaksınız da AKP'yi silip süpüreceksiniz, yüzde kırk oy alacaksınız falan filan ya...
işe, "ezan okunmasının ıslahı" ucundan tutarak başlayınız, bakın toplumda nasıl bir hareket yaratırsınız... Halkınızla barışmanızın ilk adımı bu olsun.
Ama hâlâ "gerici imamla hain toprak ağası bir olup devrimci öğretmeni yediler" düzeyinde otluyorsanız, ömrünüz, az satışlı gazetelerde düşük maaşa köpükler saçmakla geçer!
engin ardıç
Aydınlar kiralık ev tutacakları ya da ev satın alacakları zaman, bunun "camiden uzak" olmasına da özen gösterirler.
Kimisi beş vakit ezan dinlemekten hoşlanmadığını gizler, ele güne karşı içinde saklar, kimisi de "bu böğürtüler yasaklansın, kulaklarımı tırmalıyor" yazmaktan bile utanmaz.
Fakat sorarsanız solcudur ve devrim istemektedir. Halkçıdır yani!
Kemalistler için de ezan, "cahil halk Arapça anlamayacağı için Türkçe söylenmesi gereken" kaçınılmaz bir olgudur. Bunu zorla sağlayıp "dinde reform yaptıklarını" falan da sanmışlardır bir dönem.
Ezanın Arapça okunmasını gericilik sayanlarla düpedüz varlığını bile gericilik sayanlar ister istemez aynı noktada buluşurlar: Halktan kopukluk.
Bu arada kimisi de "modernliğe" özenir ve ortaya "tek merkezden düzenlensin, güzel sesli birine okutulsun da o kayıt yayınlansın" falan gibi teklifler atar...
Sonuçta bir şey değişmez, ezan binlerce minareden milyonlarca kere okunur, ve çoğunlukla da kötü okunur!
Çünkü güzel sesli ve "makamdan musikiden anlayan" müezzin bulmak zordur.
Çünkü müezzinlerimiz çoğunlukla köylüdürler ve kulak terbiyeleri de yoktur. "Şan eğitimi" almış müezzin bizim topraklarda rastlanmayan bir canlıdır.
Bu mesele, Sezen Aksu'nun izmir'de konser verirken ezan duyunca şarkısını kesip ve fakat müezzinin sesini de beğenmemesiyle, Mehmet Barlas'ın da tutup bunu yazmasıyla, top gibi patladı.
Bir zamanlar "ezan sesini duyunca nutkunu yarıda kesen" Adnan Menderes'e etmedikleri küfür kalmamış aydınlar da böylece, kendileri için hiç de mesele olmayan bir konuya halkın ne kadar önem verdiğini belki gördüler.
Sezen Aksu kötü dediyse, bir ses kötüdür. Bunun tartışılacak yanı yoktur. Ondan iyi mi bileceksiniz?
ilk iş olarak "hoparlörleri" kaldıracaksınız, cızırtı bitecek, hemen ardından da Kuran hafızı yetiştirir gibi, sesi ve kulağı olan müezzin yetiştirmeye ağırlık vereceksiniz!
Zamanla ezan okuma düzelecek, memleket göklerinden köylü "kakofonisi" silinip ortalığı bir "Osmanlı dinginliği" kaplayacak... Bu da, "Müslüman'ın iç huzuruna" ulaşmaya katkıda bulunacak.
Kolay mı? Zor, çok zor. Bu kara kalabalıkla, gürültüden rahatsız olmak şöyle dursun, gürültüyü seven bir halkla, çok zor.
Fakat başka çıkar yolu da yok.
Böyle dedim, bir yandan da korkuyorum: Bu yazıyı yazmaya beş kere karar verdim, dört kere vazgeçtim. Gene itin köpeğin ağzına düşer miyiz, bize "hükümete yağ çekiyor" diye saldırırlar mı, diye...
Ama bu adamlara bir lafım var:
Hani bir sol parti, yeni bir sol parti kuracaksınız da AKP'yi silip süpüreceksiniz, yüzde kırk oy alacaksınız falan filan ya...
işe, "ezan okunmasının ıslahı" ucundan tutarak başlayınız, bakın toplumda nasıl bir hareket yaratırsınız... Halkınızla barışmanızın ilk adımı bu olsun.
Ama hâlâ "gerici imamla hain toprak ağası bir olup devrimci öğretmeni yediler" düzeyinde otluyorsanız, ömrünüz, az satışlı gazetelerde düşük maaşa köpükler saçmakla geçer!
engin ardıç
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar