bugün
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali13
- kemal kılıçdaroğlu6
- marc cucurella3
- haluk levent vs serdar ortaç6
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- benjamin netanyahu3
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver3
- sapık7
- ben dersimli kemal im2
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- duşta akla gelen şeyi çıkınca umutmak2
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- atlantis3
- carlsberg3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- helin elveren3
- sözelci5
- gocu nerede8
- genellemeyi şahsi almak enayiliği2
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- memduh başgan2
- kriyonik2
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- christopher nolan3
- siyah carlsberg3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı18
- allah varsa beni milli yapsın6
- sevgilisini aldatan doktor2
- ted bundy2
- mandy muse'nin poposu2
- aylık 464 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- bir kadının en güzel bölgesi13
- aldatan karıya nafaka ödemek zorunda kalan erkek2
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- karaburun4
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- gocu bak bi2
- uludağ sözlük ü ayağa kaldıracak fikir3
- unutulmayan sadakat örnekleri2
- dünyanın en güzel tatlısı12
- gocu'nun heykeli4
- serbest vuruş pro2
- erdoğan'ın fedaisi olmak2
organizmaları insanlarınkine göre daha farklı çalışan arızalı tiplerdir. bir insan durup dururken üzülürmü be kardeşim.
bir erkegin kiz gibi davranmasi icin gecerli bahanesi.
(bkz: emu)
bazen altyazılarda her şey çevrilmese daha iyi olcak dediğim anlardan birini yaşamış olmama sebep kelime. dizimax kanalında csi miami dizisinin altyazısında türkçeye 'duy' olarak çevrilmiş türkçesi duygusal olan emotional kelimesinin kısaltması.
üreme noktaları rexx ve işbankası önü olan yaratıklar. aslen iki napalm'le üremeleri durdurulabilir.
orta okulda ve lisede ''hadi çocuktur yapar böyle şeyler'' dediğim fakat üniversite içinde de bu tiplerden gördüğüm anda kalbime giren ağrı yüzünden durup 2 saniye nefes almama sebep olan, dükkanların önüne oturarak müşterileri korkutan,Türkçe'nin içine eden, kendilerine ait bir klavyeleri olan(ne q ne de f klavye)saçlarına ayırdıkları vakiti yararlı bir şeyler yapmak için harcasalar alim olurlar dediğim vurulasıca insancıklar.
(bkz: dejenere)
sivilceli çirkin suratlarını kapamak için saçlarını yandan öne eğen, yere oturan, gıcık olduğu kimselerin resimlerini çizip sonra da onu büyük bir sinirle karalayan, ota boka ağlayan, tokyo motel dinleyen gereksiz varlıklar. pardon yokluklar.
bir çeşit dayak atıp rahatlamaya yarayan ergenimsi gençler.
elinde bagetle havaya vuran, duygusal*, avuçlarına bir şeyler yazmaya meyilli, saçlarının bir kısmı gözlerini örten acayip canlılar.
genelde yere otururlar, çantalarına yatarlar, akşam ezan okununca ekmek alıp evlerine dönerler. öle gecenin bir yarısı dışarda görünmezler.
elinde bagetle havaya vuran, duygusal*, avuçlarına bir şeyler yazmaya meyilli, saçlarının bir kısmı gözlerini örten acayip canlılar.
genelde yere otururlar, çantalarına yatarlar, akşam ezan okununca ekmek alıp evlerine dönerler. öle gecenin bir yarısı dışarda görünmezler.
saçlarını üçgen şeklinde suratlarına yapıştırmalarına az önce anlam verdiğim ergen bireyler.
ergen bireyler diyorum, konumuz ergen olmaları zaten. şimdi bunlar ergen olduklarından mütevellit bir sürü sarı, kırmızı, siyah sivilceleri vardır. bunları sebamed ve muadilleri ile kapatamayanları hayata küsüp emo olmaktadırlar. yüzlerini saçları ile örtüp insan içinde dolaşmaktadırlar. sivilceleri kuruduğunda saçlarını kestirip askere gideceklerdir. *
ergen bireyler diyorum, konumuz ergen olmaları zaten. şimdi bunlar ergen olduklarından mütevellit bir sürü sarı, kırmızı, siyah sivilceleri vardır. bunları sebamed ve muadilleri ile kapatamayanları hayata küsüp emo olmaktadırlar. yüzlerini saçları ile örtüp insan içinde dolaşmaktadırlar. sivilceleri kuruduğunda saçlarını kestirip askere gideceklerdir. *
2. dünya savaşı sonrasında, tarih birçok gençlik hareketine tanıklık etmiştir.
özellikle altmışlı ve yetmişli yıllardaki gençlik hareketleri, düzene karşı memnuniyetsizlik ve buna bağlı tepki ekseninde gelişmiş, entellektüel bir perspektifle beslenmiştir.
ancak seksenli yıllarda, sovyetlerin dağılmasıyla da birlikte tek kutuplu hale gelen dünyamız büyük bir apolitizasyon kasırgasına maruz kalmıştır.
bireyselliği ve tüketimi öven, zorlayan bu zamanlarda, doksanların dünya gençliği kendini grunge akımlarında aramış ve pasivist hareketin temellerini atmıştır.
kayıp kuşak da denilen bu gençler küreselleşme - yani amerikan kültürü dayatması- içinde kollektif problemlerden çok, bireysel problemlerine odaklanmış, aktivist, siyasi, çoğulcu bir tavır alamamışlardır.
günümüze gelirsek gençlik hareketi hala düzenden memnun değil ancak artarak büyüyen küreselleşme yüzünden bunu ezilenlerin,dünya halklarının sorunu olarak değil kendi hayatlarındaki sorunlar olarak dışa vuruyorlar.
emo ismiyle tanımladığımız ve dünyada da, ülkemizde de çok destekçisi olan hareket, tam da bu sorunların yarattığı bir alt kültür.
küreselleşmenin etkisiyle cinsiyet, bölgesel kültür ve daha bir sürü olguyu anlamsız bulan bugünün ergenlerin ve gençlerin kapitalist düzen harici bir dünyaları olmadığı ve entellektüel yetersizlikleri yüzünden tam da çağı temsil eden böyle bir hareket ürettiklerine inanıyorum.
ancak her zaman umut var. bize düşen görev bizim yaratacığımız ve bizim yetiştireceğimiz yeni nesillere ''neden hayat bu kadar sıkıcı'', '' neden kimse beni sevmiyo'', soruları yerine ''neden düzen bu kadar kötü'', ''neden yaşıtlarım açlıktan, savaştan ölüyor sorularını sordurmaktır.
hayatta tanıdıkları tek kültürün sömürgeci batı kültürü olmamasını sağlamak, bağlama çalmaktan utanç değil kıvanç duymalarını öğretmektir.
bu sadece bir rica değil üstümüze düşen sorumluluk ve hatta zorunluluktur.
özellikle altmışlı ve yetmişli yıllardaki gençlik hareketleri, düzene karşı memnuniyetsizlik ve buna bağlı tepki ekseninde gelişmiş, entellektüel bir perspektifle beslenmiştir.
ancak seksenli yıllarda, sovyetlerin dağılmasıyla da birlikte tek kutuplu hale gelen dünyamız büyük bir apolitizasyon kasırgasına maruz kalmıştır.
bireyselliği ve tüketimi öven, zorlayan bu zamanlarda, doksanların dünya gençliği kendini grunge akımlarında aramış ve pasivist hareketin temellerini atmıştır.
kayıp kuşak da denilen bu gençler küreselleşme - yani amerikan kültürü dayatması- içinde kollektif problemlerden çok, bireysel problemlerine odaklanmış, aktivist, siyasi, çoğulcu bir tavır alamamışlardır.
günümüze gelirsek gençlik hareketi hala düzenden memnun değil ancak artarak büyüyen küreselleşme yüzünden bunu ezilenlerin,dünya halklarının sorunu olarak değil kendi hayatlarındaki sorunlar olarak dışa vuruyorlar.
emo ismiyle tanımladığımız ve dünyada da, ülkemizde de çok destekçisi olan hareket, tam da bu sorunların yarattığı bir alt kültür.
küreselleşmenin etkisiyle cinsiyet, bölgesel kültür ve daha bir sürü olguyu anlamsız bulan bugünün ergenlerin ve gençlerin kapitalist düzen harici bir dünyaları olmadığı ve entellektüel yetersizlikleri yüzünden tam da çağı temsil eden böyle bir hareket ürettiklerine inanıyorum.
ancak her zaman umut var. bize düşen görev bizim yaratacığımız ve bizim yetiştireceğimiz yeni nesillere ''neden hayat bu kadar sıkıcı'', '' neden kimse beni sevmiyo'', soruları yerine ''neden düzen bu kadar kötü'', ''neden yaşıtlarım açlıktan, savaştan ölüyor sorularını sordurmaktır.
hayatta tanıdıkları tek kültürün sömürgeci batı kültürü olmamasını sağlamak, bağlama çalmaktan utanç değil kıvanç duymalarını öğretmektir.
bu sadece bir rica değil üstümüze düşen sorumluluk ve hatta zorunluluktur.
rockı giyim kuşamdan, alkolden, seksten ibaret sanan gençliğin yokoluş biçimlerinden birisi.
rexx sinemasının önünde bol miktarda görebileceğiniz, genelde bir gözlerini saçma saçlarıyla kapatan, "ulan ne olmuş bu gençliğe" dedirten çocuk(!) topluluğu.
eski misir mezopotamyasi'nda ve yeni sahra colu'nde zerzevat gibi giyinen sulugoz embesillere verilen ad. hala ayni sac kesimini kullaniyorlar, ilginc.
son dönem gençler arasında daha da bir türemiş, bazı ergenlerin " şekil " merakı nedeniyle oluşturdukları güruh. lakin bu defa hiç çekilir gibi değil, o ayrı. peki niçin?
kendilerine yaptıkları o tuhaf görüntüleri geçtim işin daha da vahim boyutu mevcuttur ki o da şu emo alfabesidir. bildiğin türkçeyi katletmek olan bu yeni alfabe ile onlar kendi aralarında nasıl iletişim kuruyorlar ben henüz çözmüş değilim. rica ederim anlayan beri gelsin zira cidden güç bir hadise. halbuki ben kendilerine ilkçağ dönemlerinin vazgeçilmez iletişim öğesi olan dumanı falan öneririm. hiç olmazsa çok daha kolay bir yoldur.
işin bir de şöyle bir vahim boyutu var tabi. giyimde kuşamda hatta iletişimin en büyük aracı dilde bile bu denli tuhaflıklara giden gençlerin derdi belli. nedir, " farklı " olmak, olabilmek. ya da bir diğer ifadeyle " şekil " merakı...
aslında bu bir yere kadar iyi. yani onlar " farklı " olmak adına sıradanlaşırken asıl " farklı " olmanın keyfini bizler sürüyoruz.
zaten sanırım işin kerametide burada.
zira bu zamanda " farklı " olabilmek " normal " kalabilmekten geçiyor.
kendilerine yaptıkları o tuhaf görüntüleri geçtim işin daha da vahim boyutu mevcuttur ki o da şu emo alfabesidir. bildiğin türkçeyi katletmek olan bu yeni alfabe ile onlar kendi aralarında nasıl iletişim kuruyorlar ben henüz çözmüş değilim. rica ederim anlayan beri gelsin zira cidden güç bir hadise. halbuki ben kendilerine ilkçağ dönemlerinin vazgeçilmez iletişim öğesi olan dumanı falan öneririm. hiç olmazsa çok daha kolay bir yoldur.
işin bir de şöyle bir vahim boyutu var tabi. giyimde kuşamda hatta iletişimin en büyük aracı dilde bile bu denli tuhaflıklara giden gençlerin derdi belli. nedir, " farklı " olmak, olabilmek. ya da bir diğer ifadeyle " şekil " merakı...
aslında bu bir yere kadar iyi. yani onlar " farklı " olmak adına sıradanlaşırken asıl " farklı " olmanın keyfini bizler sürüyoruz.
zaten sanırım işin kerametide burada.
zira bu zamanda " farklı " olabilmek " normal " kalabilmekten geçiyor.
etrafa rastgele fiskirarak cevresel yardimla dollenmis biyolojik artik ve sperm karisimi hucreler butunu. ecis bucus sekilleriyle 1 km ileriden fark edilebilen cisimcikler.
tüy siklet gay.
şu sıralar annelerini öldürmekle meşgul olan insan * türleridir.
erkul matematik olimpiyatları kısaltması.
ceset parcalarinin bir cakal tarafindan bile yenmeyecegi, kati biyolojik artik gorunumundeki sibopsuz can simitlerinin gunluk hayattaki terim adi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar