bugün
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- asrın soygunu9
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- true nickli yazar20
- sabahları nefret edilen şeyler6
- sabahları sevilen şeyler8
- bekarlığın avantajları3
- kullanıcı adı değişmiyor3
- marimar2
- işler eskisi gibi değil kesat mı kesat2
- 27 ocak 2027 psg galatasaray maçı2
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- manisada okul saldırısı17
- guterres ten iki devletli çözüm açıklaması2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- sarı poşet kudurtması13
- et döner dürüm9
- bu ne soğuk amk5
- evliliği ayakta tutan güçler13
- teslimiyet4
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- sözlükte kavga olacak hissi4
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- gocusuz bir sözlük5
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- krt tv4
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- türkiye de muhalefet var mı9
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- ikizler burcu kadını olmak7
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- ölümden korkuyor musunuz34
- claudian clouds42
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı29
- götünden tanırım seni7
feci derecede sevdiğim şehir. ciğerini yemeden ölünmemesini tavsiye ederim. ciğer yemem diyen adamı bile ciğer hastası yapar edirne ciğeri.
güzel sanatlar ve resim öğretmenliği için 2 kere sınavına gittiğim ve bile göre torpil olaylarına seyirci kaldığım güzel memleket.
bir kaç yıl evvel gidip tava ciğerine bayıldığım kent.
'ciğer sevmem' diyenler edirne de tava ciğerini yemeden sevmiyorum dememeli.
'ciğer sevmem' diyenler edirne de tava ciğerini yemeden sevmiyorum dememeli.
balkanlardan gelen rüzgarların nedeninin bu şehir olduğu sanılır * özlediğim ve geri döneceğim şehir.
şu sıralar şenlikler sonrası yoğunluğun azaldığı ve kendi kabuğuna çekilmiş şehrim.
sınırın dibidir efendim ancak bana sorarsanız milletin birbiriyle yatmak için girmeyeceği kılığın, modun olmadığı ilişkilerin jöle gibi olduğu; insanların sabun gibi olduğu şehirdir. *
"edirne'den güzel anılarla dönüyorum * " -20 ağustos 2011
bu güzide şehri ilk ziyaret edişim ve ardından hakkındaki hissiyatımı özetleyen basit bir cümle, en azından görünürde.
edirne, eğer istanbul'da ikamet ediyorsanız, toplamda yaklaşık olarak beş saatlik bir gidiş-geliş süresine mal olan, günü birlik olsa dahi sessizliğin, dinginliğin tadını çıkarmanız için biçilmiş bir kaftan. daha varmadan bile sağı solu çevirmiş uçsuz yeşiller, ovalar insanın içini ısıtmaya başlıyor. güzel bir yaz gününün de yakıştığı, o sıcağın içinde çekilebilir saatler yaşamanızı sağlayan bir yerdir aynı zamanda. gelin ben size ilk ziyaretimde neler yapıp da bir günü güzel anılarla tamamladığımı anlatayım.
şirin, temiz görünümlü, amacına uygun bir otogarı var edirne'nin. buradan şehir içine sizi götürecek minibüsler de hiç eksik olmamakta. o yüzden gittiğinizde böyle bir sıkıntıya düşmeyeceksiniz emin olun ki.
edirne'ye gidip de selimiye camii'ni görmeden dönmek olmaz tabii. her ne kadar dininde, imanında bir insan olmadığımı bilsem de bu selimiye camii'ni görmem için beni tutan bir neden olamazdı asla. çünkü ihtişamıyla, üzerindeki mimari zekayla, bir bakışta insanı büyülemeyi başaran tarihi bir yapı her şeyden önce. giriş kapılarında, avlusunda size bir şeyler satmak isteyen "annecikler"den de bolca gözlemleyebilirsiniz burada. başka bir şehirde, bu kadar üstelemeyi agresif bir tepkiyle karşılamak mümkünken, burada yüzünü güldürüyor insanın bu teyzeler. sonradan sorun etmeyecekseniz kendinize, galoş niyetine satılan bir poşet dahi olsa alın derim.
sonrası karaağaç. şehir içinde bineceğiniz bir minibüs ile yaklaşık 15 dakikada ulaşabileceğiniz bir yer burası. edirne'de görmeden dönmek istemeyeceğiniz diğer yerlerden birisi ayrıca. tunca ve meriç nehirlerinin üzerinden geçerek ilerlediğiniz, etrafı uzun uzun ağaçlarla kaplı bir yol sizi ulaştırıyor bu yere. yolun sonunda, eski edirne istasyonu şimdiki trakya üniversitesi güzel sanatlar fakültesi bulunmakta ve eğer içeri girer de eski lokomotifi yakından görme şansı yakalarsanız, insanı gülümseten hisler bulabilirsiniz burada. çevredeki yerlerden birine oturup, bir içeceğinizle beraber ağaçların altında dingin dakikalar geçirmek çok kolay karaağaç'ta.
gelirken sadece üzerinden geçmekle kaldığınız meriç'in de, yanında yönünde oturup nehri seyre dalmanıza yer sağlayan mekanlar da var elbette. tabii tercihen yine karaağaç yolu üzerindeki mesire alanlarına da giriş yaparak farklı bir rota çizebilirsiniz kendinize. -örneğin bunlardan edirne kent ormanı sonradan tecrübe ettiğim bir güzelliğe sahip buna sonra döneceğim- ancak ben meriç kenarında bir belediye tesisinde birkaç çay içerek değerlendirdim bu zamanımı ve oldukça da keyifli anlardı.
artık yemeğin vakti geldi. edirne'de ne yenir? tabii ki tava ciğer. bunun için birçok alternatifiniz olmakla beraber aydın tava ciğer diğer alternatiflerin biraz ötesinde yere sahip. merkezde birkaç soruşturma ile çok rahat bulunabilecek bir konumda ayrıca.
eh yavaştan gün bitiyor. her şeyiyle bir şehri görmek, gezmek, sindirmek bir günde neredeyse imkansızdır ancak burada belli başlı göreceğeniz yerlerin siz de bıraktığı haz fazlasıyla yüksek olacaktır. gün içinde yaşanmış anıların üzerine bir keyif biranızı, kahvenizi hoş tınılarla taçlandırmak isterseniz size önerebileceğim yer de cafe pena'dır. girdiğiniz andan itibaren sizde retro bir izlenim bırakacak olan bu mekan, günü birlik bir edirne gezisini huzurlu bir şekilde sonlandırmak için oldukça uygun bir seçim diyebilirim.
bu güzide şehri ilk ziyaret edişim ve ardından hakkındaki hissiyatımı özetleyen basit bir cümle, en azından görünürde.
edirne, eğer istanbul'da ikamet ediyorsanız, toplamda yaklaşık olarak beş saatlik bir gidiş-geliş süresine mal olan, günü birlik olsa dahi sessizliğin, dinginliğin tadını çıkarmanız için biçilmiş bir kaftan. daha varmadan bile sağı solu çevirmiş uçsuz yeşiller, ovalar insanın içini ısıtmaya başlıyor. güzel bir yaz gününün de yakıştığı, o sıcağın içinde çekilebilir saatler yaşamanızı sağlayan bir yerdir aynı zamanda. gelin ben size ilk ziyaretimde neler yapıp da bir günü güzel anılarla tamamladığımı anlatayım.
şirin, temiz görünümlü, amacına uygun bir otogarı var edirne'nin. buradan şehir içine sizi götürecek minibüsler de hiç eksik olmamakta. o yüzden gittiğinizde böyle bir sıkıntıya düşmeyeceksiniz emin olun ki.
edirne'ye gidip de selimiye camii'ni görmeden dönmek olmaz tabii. her ne kadar dininde, imanında bir insan olmadığımı bilsem de bu selimiye camii'ni görmem için beni tutan bir neden olamazdı asla. çünkü ihtişamıyla, üzerindeki mimari zekayla, bir bakışta insanı büyülemeyi başaran tarihi bir yapı her şeyden önce. giriş kapılarında, avlusunda size bir şeyler satmak isteyen "annecikler"den de bolca gözlemleyebilirsiniz burada. başka bir şehirde, bu kadar üstelemeyi agresif bir tepkiyle karşılamak mümkünken, burada yüzünü güldürüyor insanın bu teyzeler. sonradan sorun etmeyecekseniz kendinize, galoş niyetine satılan bir poşet dahi olsa alın derim.
sonrası karaağaç. şehir içinde bineceğiniz bir minibüs ile yaklaşık 15 dakikada ulaşabileceğiniz bir yer burası. edirne'de görmeden dönmek istemeyeceğiniz diğer yerlerden birisi ayrıca. tunca ve meriç nehirlerinin üzerinden geçerek ilerlediğiniz, etrafı uzun uzun ağaçlarla kaplı bir yol sizi ulaştırıyor bu yere. yolun sonunda, eski edirne istasyonu şimdiki trakya üniversitesi güzel sanatlar fakültesi bulunmakta ve eğer içeri girer de eski lokomotifi yakından görme şansı yakalarsanız, insanı gülümseten hisler bulabilirsiniz burada. çevredeki yerlerden birine oturup, bir içeceğinizle beraber ağaçların altında dingin dakikalar geçirmek çok kolay karaağaç'ta.
gelirken sadece üzerinden geçmekle kaldığınız meriç'in de, yanında yönünde oturup nehri seyre dalmanıza yer sağlayan mekanlar da var elbette. tabii tercihen yine karaağaç yolu üzerindeki mesire alanlarına da giriş yaparak farklı bir rota çizebilirsiniz kendinize. -örneğin bunlardan edirne kent ormanı sonradan tecrübe ettiğim bir güzelliğe sahip buna sonra döneceğim- ancak ben meriç kenarında bir belediye tesisinde birkaç çay içerek değerlendirdim bu zamanımı ve oldukça da keyifli anlardı.
artık yemeğin vakti geldi. edirne'de ne yenir? tabii ki tava ciğer. bunun için birçok alternatifiniz olmakla beraber aydın tava ciğer diğer alternatiflerin biraz ötesinde yere sahip. merkezde birkaç soruşturma ile çok rahat bulunabilecek bir konumda ayrıca.
eh yavaştan gün bitiyor. her şeyiyle bir şehri görmek, gezmek, sindirmek bir günde neredeyse imkansızdır ancak burada belli başlı göreceğeniz yerlerin siz de bıraktığı haz fazlasıyla yüksek olacaktır. gün içinde yaşanmış anıların üzerine bir keyif biranızı, kahvenizi hoş tınılarla taçlandırmak isterseniz size önerebileceğim yer de cafe pena'dır. girdiğiniz andan itibaren sizde retro bir izlenim bırakacak olan bu mekan, günü birlik bir edirne gezisini huzurlu bir şekilde sonlandırmak için oldukça uygun bir seçim diyebilirim.
13 haziran çarşamba günü en düşük sıcaklığı 20, en yüksek sıcaklığı 36 derece olacak şehir.
sadece 3 saatlik gezi sonucu tespitlerim;
kızları çok güzel,
yaşlı nufus oranı çok fazla,
esnafı düzgün,
insanı güler yüzlü ve yardımsever,
en iyi arkadaşları rakı,
kızları çok güzel,
çok fazla bulgar var,
köftesi ve ciğeri mutlaka denenmeli,
şehir içi ulaşım berbat,
sessiz sakin bir kent.
kızları çok güzel,
yaşlı nufus oranı çok fazla,
esnafı düzgün,
insanı güler yüzlü ve yardımsever,
en iyi arkadaşları rakı,
kızları çok güzel,
çok fazla bulgar var,
köftesi ve ciğeri mutlaka denenmeli,
şehir içi ulaşım berbat,
sessiz sakin bir kent.
güzel bir trakya şehridir.
sadece yağmurlu havada gezmeyin.
insanları çok içer.
köftesi güzeldir.
sadece yağmurlu havada gezmeyin.
insanları çok içer.
köftesi güzeldir.
geride bıraktığım 3 yılın nasıl geçtiğini anlamadığım avrupaî şehir. insanları yardımseverdir, alkolü çok sever ve çok tüketirler ama alkol sonucu çıkan taşkınlıklar yok denecek kadar azdır. esnafın geçim kaynağı %95 öğrencilerdendir. yıllardır aşılamayan ulaşım sorunu vardır ama bir yerden başka bir yere gitmek için pek fazla minibüs ihtiyacı duyulmamaktadır. soğuğu dondurucu sıcağı kavurucudur. yaşanılası, cennet gibi bir yerdir.
ciğeri gerçekten müthiştir meşhur ciğerci aydından şaşmayın, karaağaç ve meriç kıyısına kesinlikle uğrayın, eski camiyi muhakkak ziyaret edin.
--spoiler--
Hastane cenneti, kişi başına düşen hastane yatağı açısından dördüncü sırada. Ama doktor sayısını artırması gerekiyor. Doktor başına düşen kişi sayısında 45'inci. Genel sıralamada geçen seneye göre altı basamak gerileyen ve ilk 10'un dışında kalan Edirne, kişi başına düşen banka mevduatı açısından ise 10'uncu sırada. Türkiye'nin en iyi dokuzuncu eğitim altyapısına sahip.
--spoiler--
http://fotogaleri.ntvmsnb...kalitesi.html?position=11
Hastane cenneti, kişi başına düşen hastane yatağı açısından dördüncü sırada. Ama doktor sayısını artırması gerekiyor. Doktor başına düşen kişi sayısında 45'inci. Genel sıralamada geçen seneye göre altı basamak gerileyen ve ilk 10'un dışında kalan Edirne, kişi başına düşen banka mevduatı açısından ise 10'uncu sırada. Türkiye'nin en iyi dokuzuncu eğitim altyapısına sahip.
--spoiler--
http://fotogaleri.ntvmsnb...kalitesi.html?position=11
bu yaşıma kadar gitmediğim fakat geçen hafta itibariyle ziyaret ettiğim türkiye nin sınılı sayıdaki en modern şehirlerinden biri. hiç tutucu değildir. bu ramazan öğrendim. ramazan günü camii nin önünden geçerken içkisinden yudumlayan veya sigarasını içen kişiler gördüm, çok gördüm. ben bu şehri beğendim. sizinde gitmenizi tavsiye ederim.
not: balkanların en büyük hastanesini barındırmaktadır. (trakya üniversitesi tıp bölümü hastanesi)
not: balkanların en büyük hastanesini barındırmaktadır. (trakya üniversitesi tıp bölümü hastanesi)
trakya'nın vahşi topraklarında yer alır.
gezilecek tek bir caddesinin olması dezavantajdır. ama insanları sıcakkanlı, kötülük düşünmeyen yegane insanlardır.
7 tane tepesi , çok büyük alışveriş merkezleri , sonu gözükmeyen insanların birbirlerinin üzerine çıktığı caddeleri , geniş yolları , sabahların olmadığı sayısız barı yoktur edirne'nin. en büyük avantajı aslında kimsenin fark edemediği bir şeydir. konuşabilmek.
insanlarla çok rahat bit şekilde konuşursunuz. işte o zaman ne üstünüzdeki çatının ne de altınızdaki caddenin önemi kalır. sadece masanızdaki çay , bira yada rakının miktarı ilgilendirir sizi.
sınırlı sayıda yeri olmasına rağmen edirnelilerin zaten kafalarında belirlediği 3-4 yer vardır. dışarı çıkıldığında ayakların seni oraya götürür direk. sıra sıra kafelerin olduğu bir alanda bile gittiğin yer hep aynıdır. bilen bilir bedesten etrafında onlarca dönerci vardır. fakat edirneli genelde hep aynı dönercisine gider. yani her dönercinin kendi müşterisi vardır. orayla dost olursun ahpab olursun gelen giden insanlar sana selam bile vermeye başlar.
selam meselesine girmişken. edirne belli bir saatten sonra sessizliğe bürünür. 01-02 suları hemen hemen her yer gibi. o zaman bom boş olur caddeler. dışarıdaki insanlar ya meyhaneden geliyorlardır yada büfeye bira almaya gidiyorlardır. sokakta gördüğün bir sarhoş aniden iyi akşamlar diyebilir sana. tanısada tanımasada.
insanlarla çok rahat bit şekilde konuşursunuz. işte o zaman ne üstünüzdeki çatının ne de altınızdaki caddenin önemi kalır. sadece masanızdaki çay , bira yada rakının miktarı ilgilendirir sizi.
sınırlı sayıda yeri olmasına rağmen edirnelilerin zaten kafalarında belirlediği 3-4 yer vardır. dışarı çıkıldığında ayakların seni oraya götürür direk. sıra sıra kafelerin olduğu bir alanda bile gittiğin yer hep aynıdır. bilen bilir bedesten etrafında onlarca dönerci vardır. fakat edirneli genelde hep aynı dönercisine gider. yani her dönercinin kendi müşterisi vardır. orayla dost olursun ahpab olursun gelen giden insanlar sana selam bile vermeye başlar.
selam meselesine girmişken. edirne belli bir saatten sonra sessizliğe bürünür. 01-02 suları hemen hemen her yer gibi. o zaman bom boş olur caddeler. dışarıdaki insanlar ya meyhaneden geliyorlardır yada büfeye bira almaya gidiyorlardır. sokakta gördüğün bir sarhoş aniden iyi akşamlar diyebilir sana. tanısada tanımasada.
Edirne denince akla tamam şimdi buldum hemen onun adı gelir Serhat Birlik.
Sıcağı tam sıcak, soğuğu da tam soğuk olan sınır şehrimiz. insanları canayakındır.
Memleketim, heryeri ayrı güzeldir, istanbul gibi soğuk samimiyetsiz değildir.
iyi ki uyumadım dedirtmiş şehir. hasret kalınan yağmur pekte güzel duruyor ufaklık sende.
Gök gürültüsü ve şimşekler eşliğinde yağmur sonunda geldi.
sonbahara yaklaşık 2 saat önce girmiş olan şehirdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar