bugün
- silinen hesap 0145678
- sözlük kızı ile kavga etmek11
- uludağ sözlük te kaç hesabınız var4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı8
- fake yazarların sanki biraz daha iyi yazması4
- hiçbir servet zamanı satın alamaz19
- arabada sigara içilir mi7
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı8
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması3
- bana onu sormayin2
- kavga varken başlık açmak2
- kaçan kovalanır mı sizce3
- hoşlanılan kızla soğuk hava deposunda buluşmak5
- yazarların en sevdiği başlıklar2
- iş yerinde dikkat edilmesi gereken tipler4
- eline krem süren erkek6
- yapay zekadan akıl almak6
- çerçeve yasa24
- ebbırı top gibi sektirme yarışması2
- atatürk ün gençliğe hitabesi3
- yani kısaca deriz ki5
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek10
- ciddi ilişki yaşayamamak5
- doksanlarda nude göndermek2
- renault 96
- dindar nesil5
- kas yapayım derken göz çıkarmak3
- aç karnına kahve içmek4
- g o k'u sana sarılmak istiyorum2
- g o k'u gel bak ağzına layık2
- çarşaf peçe türbanın hıristiyan kıyafeti olması5
- toprağı bol olsun4
- sebahattin şirin16
- tai lung12
- pop dinleyen erkek2
- ne kardeşi lan kaç yaşındasın sen2
- cin4
- yatırım fonu2
- puro içen kıro2
- suhoy su 352
- 73 yıllık sigara3
- günaydın şarkısı2
- irak başbakanı zeydi den silah yasası talimatı2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- g o k u6
- o senden daha çok korkuyor2
- whatsapp ta profil fotoğrafı koymayan insan2
- uzmanı olunmayan konuda susmamak2
- zorunlu eğitim12
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz6
''Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi?
Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda.''
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi?
Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda.''
kısaca
kaçınmak istediniz o yüzden -ama bitmedi-
gördünüz görüverdiniz bir daha
sıyrılmış acılardan ansızın
sevecen, durgun, sade
o yüzü
belki de, orada, acele
karar verdiniz
bir anneniz olsun isterdiniz böyle
ve belki de sarılıp öpmek isterdiniz onu
her neyse...
kaçınmak istediniz o yüzden -ama bitmedi-
gördünüz görüverdiniz bir daha
sıyrılmış acılardan ansızın
sevecen, durgun, sade
o yüzü
belki de, orada, acele
karar verdiniz
bir anneniz olsun isterdiniz böyle
ve belki de sarılıp öpmek isterdiniz onu
her neyse...
kendi sesinden gökanlam üç..https://www.youtube.com/watch?v=bYJbbSabrIs
RUHi BEY
O kadar bekledim ki, geliyorum
Ölümümü bekledim, geliyorum
Bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini
Bekledim geliyorum.
Ben Ruhi Bey, mutlu olan Ruhi Bey
Ölümü gömdüm, geliyorum
Bir sonbahar günüydü, geliyorum
Güneşler buz gibiydi, geliyorum
Ve bütün kötülükler
Ölümün armaları gibiydi
Size anlatırım, geliyorum.
Hepsini, hepsini gömdüm, geliyorum
Havuzun kırık taşlarını - siz bilmezsiniz -
Limonluğu ve kırmızı konağı - siz bilmezsiniz -
Aynalarda kendini seven Ruhi Beyi - siz bilmezsiniz -
Ve bildiğiniz Ruhi Beyi -ya da pek bilmediğiniz -
Gömdüm ben, geliyorum.
O kadar bekledim ki, geliyorum
Ölümümü bekledim, geliyorum
Bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini
Bekledim geliyorum.
Ben Ruhi Bey, mutlu olan Ruhi Bey
Ölümü gömdüm, geliyorum
Bir sonbahar günüydü, geliyorum
Güneşler buz gibiydi, geliyorum
Ve bütün kötülükler
Ölümün armaları gibiydi
Size anlatırım, geliyorum.
Hepsini, hepsini gömdüm, geliyorum
Havuzun kırık taşlarını - siz bilmezsiniz -
Limonluğu ve kırmızı konağı - siz bilmezsiniz -
Aynalarda kendini seven Ruhi Beyi - siz bilmezsiniz -
Ve bildiğiniz Ruhi Beyi -ya da pek bilmediğiniz -
Gömdüm ben, geliyorum.
"durduğum bir gündü diyorum, yüzümü göğe doğurduğum
bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde."
bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde."
kalbimin hızlı çarpmasına neden olan bir adam, şiir ustası...
ey zaman aralıkları, zaman aralıkları! bilmem ki ne isterdiniz bir gidiş-dönüş biletine.
beyin kanamasından hayatını kaybetmiş değerli yazarlarımızdan.
coğrafyanın en büyük şairlerinden.
"senin için nedir edip cansever şiiri?" deseler şöyle tanımlardım onun şiirini:
günün herhangi bir anında zihnimde beliren onlarca ufak tefek, gerekli gereksiz, lüzumlu lüzumsuz şeyin çevrelediği "asıl umurumda olan"ı, birisinin gelip, herkesin duyamayacağı bir ses tonuyla ve herkesin anlamayacağı bir dille kulağıma fısıldamasıdır.
ikinci yeni'yi tanımlamaya çalışmak zaten başlı başına bir çelişki fakat kimsenin çözemediği bir büyüsü var edip cansever şiirinin. örneğin hayatında hiç şiir okumamış birisi, mendilimde kan sesleri'ni okumaya başlasın; bir çırpıda bitirecek ve devamı var mı diye etrafına bakınacaktır. ya da o mavilik derdişiirini okusun; bir virgül koyması istensin son satıra, gözleri kısılacaktır. deneyin, görün.
masa da masaymış ha; http://www.youtube.com/wa...NU6QE&feature=related
"senin için nedir edip cansever şiiri?" deseler şöyle tanımlardım onun şiirini:
günün herhangi bir anında zihnimde beliren onlarca ufak tefek, gerekli gereksiz, lüzumlu lüzumsuz şeyin çevrelediği "asıl umurumda olan"ı, birisinin gelip, herkesin duyamayacağı bir ses tonuyla ve herkesin anlamayacağı bir dille kulağıma fısıldamasıdır.
ikinci yeni'yi tanımlamaya çalışmak zaten başlı başına bir çelişki fakat kimsenin çözemediği bir büyüsü var edip cansever şiirinin. örneğin hayatında hiç şiir okumamış birisi, mendilimde kan sesleri'ni okumaya başlasın; bir çırpıda bitirecek ve devamı var mı diye etrafına bakınacaktır. ya da o mavilik derdişiirini okusun; bir virgül koyması istensin son satıra, gözleri kısılacaktır. deneyin, görün.
masa da masaymış ha; http://www.youtube.com/wa...NU6QE&feature=related
kirli ağustos
--spoiler--
o da var olanın ağır ağır yokluğu
şurda bir gündüz kımıldamakta
dağılmanın beyaz organı: tuz birikintileri
gibi bir gündüz
kalın kabuklarını kaldırır doğa.
düşer bir balıkçının tersi olan şey
kirli ağustos! beni ordan oraya götüren eşya
aklımda üç beş otel ya kalır
ya kalmaz üç beş otel aklımda
o da değil bir otelin kendisi
yalnızlığın kahverengi organı: düş birikintisi
bir de kahverengi alevlerden yapılma.
başka değil, yokluğu görmek için
kirli ağustos! gözkapaklarımı da yaktım sonunda.
--spoiler--
dizelerindeki anlaşılmazlık ile daha bir anlam kazanan mükemmel şair.
--spoiler--
o da var olanın ağır ağır yokluğu
şurda bir gündüz kımıldamakta
dağılmanın beyaz organı: tuz birikintileri
gibi bir gündüz
kalın kabuklarını kaldırır doğa.
düşer bir balıkçının tersi olan şey
kirli ağustos! beni ordan oraya götüren eşya
aklımda üç beş otel ya kalır
ya kalmaz üç beş otel aklımda
o da değil bir otelin kendisi
yalnızlığın kahverengi organı: düş birikintisi
bir de kahverengi alevlerden yapılma.
başka değil, yokluğu görmek için
kirli ağustos! gözkapaklarımı da yaktım sonunda.
--spoiler--
dizelerindeki anlaşılmazlık ile daha bir anlam kazanan mükemmel şair.
Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri
mısralarının sahibi olan yazardır.
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri
mısralarının sahibi olan yazardır.
şimdi bu akşamüstlerini niye sevmiyorum
ne bileyim ben neden
üstelik bir sap menekşe iliştirmiş ağzına
gidip geliyor durmadan
sabahla akşam arasında
deniz ötemde
deniz içimde
hayır hiç yadırgamıyorum yokluğunu
sarılıp gövdesine sımsıkı
bir kadın kendini doğurabilir isterse.
ne bileyim ben neden
üstelik bir sap menekşe iliştirmiş ağzına
gidip geliyor durmadan
sabahla akşam arasında
deniz ötemde
deniz içimde
hayır hiç yadırgamıyorum yokluğunu
sarılıp gövdesine sımsıkı
bir kadın kendini doğurabilir isterse.
''şimdi hiçbir şey anlatılmasın/artık hiçbir şey anlatılmasın''
daha dün gibi hatırlarım şiirleriyle tanıştığım anı.
o gün bugündür ararım "ölü bir deniz yıldızıdır mutluluk" dediğimde "o nedensiz mutluluk olsa da olur olmasa da" diyecek insanı.
ölü bir deniz yıldızı
ey sonbahar! ey düşsel yolculuk!
seni dolaştım yaz sıcaklarında, bekledim
duydum ki benim değildi artık,
doğanın kalbiydi uçurumlar toplamı kalbim.
de bana, anlat bana, öyleyse neden hatırlıyorum onu
o fırtına kuşunu gölgesini yere düşüren
gittiydi geldiği yere, uzaklığına
döner mi bir daha dönmez mi bilmem
yüklenip yittiydi gözden onca çırpınışları
ne sevinç bıraktıydı içimde, ne keder, ne acı
bir sen kalmıştın sen, ey sonbahar ilimi, dörtnala gelen
bir atın kalkışı gibi kalkıp da gözlerimden.
parlar ki şimdi ara sıra geceleri
diplerde, derinlerde, yalnızlığımda
ölü bir deniz yıldızıdır mutluluk
o nedensiz mutluluk, olsa da olur olmasa da.
o gün bugündür ararım "ölü bir deniz yıldızıdır mutluluk" dediğimde "o nedensiz mutluluk olsa da olur olmasa da" diyecek insanı.
ölü bir deniz yıldızı
ey sonbahar! ey düşsel yolculuk!
seni dolaştım yaz sıcaklarında, bekledim
duydum ki benim değildi artık,
doğanın kalbiydi uçurumlar toplamı kalbim.
de bana, anlat bana, öyleyse neden hatırlıyorum onu
o fırtına kuşunu gölgesini yere düşüren
gittiydi geldiği yere, uzaklığına
döner mi bir daha dönmez mi bilmem
yüklenip yittiydi gözden onca çırpınışları
ne sevinç bıraktıydı içimde, ne keder, ne acı
bir sen kalmıştın sen, ey sonbahar ilimi, dörtnala gelen
bir atın kalkışı gibi kalkıp da gözlerimden.
parlar ki şimdi ara sıra geceleri
diplerde, derinlerde, yalnızlığımda
ölü bir deniz yıldızıdır mutluluk
o nedensiz mutluluk, olsa da olur olmasa da.
"kalbim, sersemliğim benim."
ne güzel tercümandır üstad; yaramıza, özlemlerimize ve sustuğumuz bütün mutluluklarımıza. okurken kitabı bir yerinde kapatıp, dizelerden hikayeler kurgularken hep gerçek hikayeyi merak ederiz. benziyordur mutlak bizimkilere.
"biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
oysa ki seninle güzel olmak var
örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor."
ne güzel tercümandır üstad; yaramıza, özlemlerimize ve sustuğumuz bütün mutluluklarımıza. okurken kitabı bir yerinde kapatıp, dizelerden hikayeler kurgularken hep gerçek hikayeyi merak ederiz. benziyordur mutlak bizimkilere.
"biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
oysa ki seninle güzel olmak var
örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor."
şiirinde, daha çok, evli bir erkeğin törelerle çatışan ya da engellerle karşılaşan yasak aşkını anlatır. sözgelimi; infilak şiirinde, bir sevinin, ayrılıkla sonuçlanmış acı serüvenini dile getirir.
"istesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.
Gitsem de her yerde biraz vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır o seninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak."
cansever'e göre aşk, bitirim acılarda dayanıklı kalabilmektir. aşk insan için bir sığınak olduğu gibi, dünyaya açılan bir kapıdır aynı zamanda. varlıkları birleştiren bir bağ olarak görmüştür aşkı.
"binlerce geyik ya da binlerce kuşun beraberliği
aşk, o benim en güzel hayvanımdır
en yeşil ormanların en yeşil mantığında
duyulmaz, öpülmez balığında deniz altlarının
ya da bir akşamüstü lokantası gibi
çöküp de köylülerin yorgun argın
aşk
çok belli bir dudakta iki kişi olmanın"
"istesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.
Gitsem de her yerde biraz vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır o seninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak."
cansever'e göre aşk, bitirim acılarda dayanıklı kalabilmektir. aşk insan için bir sığınak olduğu gibi, dünyaya açılan bir kapıdır aynı zamanda. varlıkları birleştiren bir bağ olarak görmüştür aşkı.
"binlerce geyik ya da binlerce kuşun beraberliği
aşk, o benim en güzel hayvanımdır
en yeşil ormanların en yeşil mantığında
duyulmaz, öpülmez balığında deniz altlarının
ya da bir akşamüstü lokantası gibi
çöküp de köylülerin yorgun argın
aşk
çok belli bir dudakta iki kişi olmanın"
kaç kişiydik, şimdi pek hatırlamıyorum
bir pazartesiyi uzun uzun konuştuk
yüz librelik bir denizi oracıkta tükettik
gözleri kör bir balık yanımızdan geçti
bir kızkuşu omuzlarımızın üstünden
öyle bir vakitti ki, bir menekşe bize indi
akşama benzeyen bir akşam yaptı
söylendi gitti
bir pazartesiyi uzun uzun konuştuk
yüz librelik bir denizi oracıkta tükettik
gözleri kör bir balık yanımızdan geçti
bir kızkuşu omuzlarımızın üstünden
öyle bir vakitti ki, bir menekşe bize indi
akşama benzeyen bir akşam yaptı
söylendi gitti
''güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak
bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir
birazdan akşam olacak sevgilim
bütün heybetiyle akşam olacak
sevgilim, diyorum, oysa kimsecikler yok yanımda
bilmiyorum kime sevgilim dediğimi
bildiğim bir şey varsa
o kadar yeni bir anlamda söylüyorum ki bu kelimeyi
unutup birden zamanı ve yeri
onunla bir günü kutluyorum coşarak
onunla bir günü kutluyoruz sanki.''
bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir
birazdan akşam olacak sevgilim
bütün heybetiyle akşam olacak
sevgilim, diyorum, oysa kimsecikler yok yanımda
bilmiyorum kime sevgilim dediğimi
bildiğim bir şey varsa
o kadar yeni bir anlamda söylüyorum ki bu kelimeyi
unutup birden zamanı ve yeri
onunla bir günü kutluyorum coşarak
onunla bir günü kutluyoruz sanki.''
içinden doğru sevdim seni
bakışlarından doğru sevdim de
ağzındaki ıslaklığın buğusundan
sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
beni sevdiğin gibi sevdim seni
kar bırakılmış karanlığından.
yerleştir bu sevdayı her yerine
yüzünde ter olan su damlacıklarının
kaynağına yerleştir...
ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
tanımadığın bir ülke gibi
içinde yaşamadığın bir zaman gibi
tam kendisi gibi mutluluğun
beni bekliyorsun
ve onu bekliyorsun beni beklerken.
bakışlarından doğru sevdim de
ağzındaki ıslaklığın buğusundan
sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de
beni sevdiğin gibi sevdim seni
kar bırakılmış karanlığından.
yerleştir bu sevdayı her yerine
yüzünde ter olan su damlacıklarının
kaynağına yerleştir...
ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
tanımadığın bir ülke gibi
içinde yaşamadığın bir zaman gibi
tam kendisi gibi mutluluğun
beni bekliyorsun
ve onu bekliyorsun beni beklerken.
Sesli harfler başlıklı şiirini severim...
sen, o benim, daha ne duruyorsun aşk kelimesi
burası ben, gene bir sevdaya çağrıldı o yer
inanma ellerimi deniz, ağzımı bulut ettiğime
ağzım da, ellerim de dünyaya göre
günüm aydınlıkla biter.
tut ki ben her türlü görünmenin apayrısı
gün günden sevdaya benzer
bir adam düşünürsem şapkası maviyle gelen
bir ekmek koparılsam işte o sıra
benzer mi benzer sevdaya
bir duruşum var çevresi gözlerinden.
sanki yanımda gezdiriyorum aşk kelimesi
uyanık, duygulu, her günkü yanımda
bilmem ki ne yapsam, ne etsem bu sevinirliği
kendimi görmeye parklara gidiyorum
kiminin bana kiminin çaresizliğe elleri.
kaçsam da bir türlü karanlık şimdi
ne kadar aynı bir dünyadayız seninle
aşka, dövüşe, maviye yetmek için
biriyim, cesurum, var mısın ellerime
bir başka sabaha kadar içelim.
sen, o benim, daha ne duruyorsun aşk kelimesi
burası ben, gene bir sevdaya çağrıldı o yer
inanma ellerimi deniz, ağzımı bulut ettiğime
ağzım da, ellerim de dünyaya göre
günüm aydınlıkla biter.
tut ki ben her türlü görünmenin apayrısı
gün günden sevdaya benzer
bir adam düşünürsem şapkası maviyle gelen
bir ekmek koparılsam işte o sıra
benzer mi benzer sevdaya
bir duruşum var çevresi gözlerinden.
sanki yanımda gezdiriyorum aşk kelimesi
uyanık, duygulu, her günkü yanımda
bilmem ki ne yapsam, ne etsem bu sevinirliği
kendimi görmeye parklara gidiyorum
kiminin bana kiminin çaresizliğe elleri.
kaçsam da bir türlü karanlık şimdi
ne kadar aynı bir dünyadayız seninle
aşka, dövüşe, maviye yetmek için
biriyim, cesurum, var mısın ellerime
bir başka sabaha kadar içelim.
"ah nasıl noel çanları da çalmakta dışarda
titrek kış ikindisinde ve yalnızlıklarda"
nice yılların olsun a usta;
bir de: ah güzel votka!
titrek kış ikindisinde ve yalnızlıklarda"
nice yılların olsun a usta;
bir de: ah güzel votka!
"Yağar ki sokaklarda bir uzun yağmur
ıslanırım ıslanırım anlamam
Sanki nedir bir yağmurun güzel olması
Sahi bir yağmurun güzel olması
Yağarken kendine severek bakmasından."
ıslanırım ıslanırım anlamam
Sanki nedir bir yağmurun güzel olması
Sahi bir yağmurun güzel olması
Yağarken kendine severek bakmasından."
"gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle.."
ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle.."
"belli ki susmak yaratılmamış şekliydi dünyanın."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar