/37
"mutluluğun sana verdiği tatili yaşıyor
bir açılıp bir kapanıyor kirpiklerin
bilmem alınır mısın söylersem
unutulmuş bir çirkinlikten başlıyor güzelliğin."
der.
(bkz: çağrılmayan yakup)
(bkz: bir su yılı denebilirdi)
giderek siz oluyorsa bütün bir kalabalık,
yüzünüz yüzlerine benziyorsa, giysiniz
giysilerine. ansızın bir hastanın kendini iyi
sanması gibi..
"hepimiz tanrı kaldık
kimse mutluyum demesin."

edip cansever
tragedyalar
Sensiz bensiz bir sorudur
Temmuzlar kedi yavruları gibi sokulurken ağustosa
Ve ağustoslar eylüle
Bir yol alış duygusudur ki, biliriz
insanlar zamanlardan önce boğulur.
(...)
Ha Yanıp Söndü Ha Yanıp Sönmedi Bir Ateş Böceci III, Sonrası Kalır I, s.510
kurbağalara bakmaktan gelen şair. ikinci yeni şiir hareketinin öncülerinden. toplumcu şiire yeniden ivme kazandırmak için düzenlenen bir toplantıda, atilla ilhan'la "ben şiiri sadece kendim için yazarım" şeklinde bir polemiğe girip orayı terk eden şiir kişisi.
Benim öyküm yok
Çayımı içtim, ekmeğimi unuttum, dik bir yokuşu usulca indim,
Kıyıya vardım, denize dokundum, bir süre boşluğa baktım,
baktım baktım...
şimdilerde "masa da masaymış ha" şiiri ile twitter arka fonumdadır.
özgün şair, şiir sevmeyen bana şiirlerini sevdirmiştir.
"Ve bazıları; Yokken bile vardır, fazlasıyla."
"bir sigara daha
neden kimse bugüne kadar
kendini açıklamadı
gizli bir hüzün dolanıyor gövdemi-neden-
türü kalmamış çiçeklerden bir uzantı
kabına bakıyorum plağın
insanlar, insanlar, hepsi birden bir gökkuşağı
yağmura taktım aklımı, hayır, başlamadı."
Yerçekimli karanfil ve ikindi üstü kitaplarının yazarıdır. ikinci yenı topluluğuna katılmıştır.
anlamak zordur kendisini, soyut şiirler yazar hep. kelimenin ardına geçip asıl anlamı görmek lazım, yoksa çoğu şairde kelimeleri zaten anlamıyorsun.
"Hiçbir dilde söylenmemiş, hiçbir dilde yazılmamış, sözler ve şarkılar içindeyim."
"Hadi bir sigara içeyim dedim
Olmaz, dedi mubaşir kılıklı kurbağanın biri
Belli ki yeni tıraş olmuştu, bana yakasından bir kopça eksik gibi geldi
Öyleyse peki, dedim, ayağa kalktım, şöyle bir duvara dayandım
Bu kez de duvarlarda sanki duvarca bir sözdizimi
Olmaz ki, Yakup!
Peki Yakup ne yapsın, bu aklımdan bile geçmedi
Herkesin durduğu bir yere gittim. Ben Yakup
Ya onlar kimdi
Aralarına aldılar beni. Artık ben hiçbir şey göremiyordum
Biri bir şeyler söylüyordu yalnız, yüksekce bir yere oturmuş
Onu ben duyuyordum
Duyuyordum, sesi başımın üstünden dünyaya yayılıyordu."
kendisi aşkı en naif yaşamış şairdir kanımca. "ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç" dizesi de bunun en canlı kanıtıdır.
"Onlar ki.. onlara benzer şeyleri ben çok gördüm
Ve onlar bir zamanı tamamladılar, öyle yaptılar
Ve sordum
Yakup daha başka nasıl bir Yakup olsun
Ve onlar daha başka nasıl bir onlar olsunlar ki
Yakup ve onlar nasıl olsunlar."
Sözlerin var, dudak izlerin yok sözlerinde.

Edip Cansever
"bir kuş da gözlerine uygulanmış sesiyle
öter durur kıyısız boş saatleri
ben niye titriyorumla birlikte
sonsuzluk alanıdır yüreğin."
"Ey şimdi! geçmişle süslenirsin sen de.."
on altı yaşındaydım, sarışındım
bulanık çıkmış fotoğraflar gibiydim, görünümsüz
yalnızdım, karışıktım
beni tanıyan kimseler yoktu
hiç yoktu
içime kapanıktım

-Edip Cansever
"iyi iyi."
Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
dizelerine sahip şiir adamı.*
've bilirler ki, insanlar yalnız kaldıkça
konuştukları dil de değişir
sonunda hiç anlaşamazlar.'
'biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
nereye, ama nereye olursa gitmenin
hüzünle karışık bir ağrısı.'
© copyright 2005 - 2026