bugün
- biz kadınlar neden bu kadar masumuz9
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı27
- birisi bakarken işeyememek8
- sözlükteki seks tarikatı9
- enayimiknatisii25
- moğolların araplara saldırma nedeni12
- akrabaların içindeki en zengin insan9
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- dede nine isimleri7
- yogartiksen18
- dün gece intihar eden sözlük yazarı13
- 007 dayı12
- israilin husilere karşı suudilere katılması10
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı85
- seks neden ayıptır10
- erkeği karizmatik gösteren şeyler24
- araba aydarken aniden yola fırlayan kedi4
- 14 ekim 20267
- naruto dayı seni seviyorum8
- yoğurt yapmanın püf noktaları7
- uludağ sözlük acil ilgi hattı2
- arkadaşlar hepinizden nefret ediyorum11
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- sözlüğü dayılar bastı2
- israil'in husileri bombalaması2
- 007'nin ilk 20 dk gol yemezsek iyi yorumu8
- mekke anlaşmasına iran'ın dahil edilmesi2
- arkadaşlar size bi soru sorucam45
- deve sidiği içen piç8
- dem terör partisi22
- diktatör erdoğan18
- erkek yazarların doğum günlerinin kutlanmaması9
- başak burcu erkeği dengesizliği3
- arkadaşlar linçlemeyecekseniz sizce ben8
- evimden gitmezsen polis çağırırım diyen kız2
- akp iktidarı13
- barcelona ve ispanya'nın pas yapma olayı3
- karım çapkınlık yapmama izin veriyor7
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı8
- 24 yaşında el değmemiş çıtır erkek6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- hırt sorununa kesin çözüm8
- kapitalizm işçiye sadece lahmacun vaat ediyor5
- yeni parti'nin halk tv protestosu3
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum18
- kadir has üniversitesi2
- konyalıların özellikleri10
- bu sefer kesin vintange kız olacam6
- 24 ekim 2026 gaziantep erzurumspor maçı2
bu dumanların hepsi gibi varsın şimdi de
acele etme yoksun belki
ben her şeyin bir bir yok olmasına o kadar alıştım ki
ve her şeyin bir bir varolmasına o kadar alışacağım ki
bilirsin neler için çarpmıyor bir yürek.
acele etme yoksun belki
ben her şeyin bir bir yok olmasına o kadar alıştım ki
ve her şeyin bir bir varolmasına o kadar alışacağım ki
bilirsin neler için çarpmıyor bir yürek.
"...kim demiş tabiatta düzen var diye
aç bir kedi duvara sürtünüyor onu da görün."
dizelerinin sahibi şair.
"bir gelin böceği gibi sessizsem
ve eğilimliysem üstümdeki gökle oranlı
yemin ederim bir aşk kırgını değilim
yeni diller, yeni anlamlar öğrenmeye çıktım ben."
dörtlüğü de en sevdiğim dörtlüğüdür.
aç bir kedi duvara sürtünüyor onu da görün."
dizelerinin sahibi şair.
"bir gelin böceği gibi sessizsem
ve eğilimliysem üstümdeki gökle oranlı
yemin ederim bir aşk kırgını değilim
yeni diller, yeni anlamlar öğrenmeye çıktım ben."
dörtlüğü de en sevdiğim dörtlüğüdür.
"yaz geçti, sözgelimi midyelerden yorulduk
eni boyu belirsiz bir ıslaklıktan
upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden
eylül ki, sorabilir mi
hüzünler iç kamaştırıyor, aşklarsa niye yoksul
bir asfaltın kuru sıcak soğuğundayız
oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar."
eni boyu belirsiz bir ıslaklıktan
upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden
eylül ki, sorabilir mi
hüzünler iç kamaştırıyor, aşklarsa niye yoksul
bir asfaltın kuru sıcak soğuğundayız
oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar."
ne zaman okusan edip cansever'i toprak kokar.
"'Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz"
"ben buyum, dersin, arkadaş
sevgilim ben buyum
yüreğim vurgun, dişlerim altın
ceketim sol omsuzumda
vakit vakit incelen vakit. "
sevgilim ben buyum
yüreğim vurgun, dişlerim altın
ceketim sol omsuzumda
vakit vakit incelen vakit. "
" Bateri çalıyor havuzun dibindeki kadın
Belirsiz bir güne yaslanmış
Mağaralarından geçiyor balık sürüleri
Yetmiyor mu ki
Düşlerine ödünç veriyor kendini üstelik."
Belirsiz bir güne yaslanmış
Mağaralarından geçiyor balık sürüleri
Yetmiyor mu ki
Düşlerine ödünç veriyor kendini üstelik."
"yüzüm dünyanın ilk şairinin yüzü gibi
ve hiç öfkelenmeden söylüyorum
arayan sularda arasın beni"
ve hiç öfkelenmeden söylüyorum
arayan sularda arasın beni"
"yok, sirasi degil daha
ogleye cok var, aksamin gozyasimsi bulanikligina da
simdi imgelerdir artik bulusup buyuten bizi.."
ogleye cok var, aksamin gozyasimsi bulanikligina da
simdi imgelerdir artik bulusup buyuten bizi.."
"gene soyluyorum, degilim 'bir ask kirgini' ben
yuzume sindi coktan gozlerinin rengi
bir gunes yanigi gibi yuzume
denizlerdir simdi gozyaslari, iccekmeleri de
saclari uzanip yattigim cimenlerdir.."
yuzume sindi coktan gozlerinin rengi
bir gunes yanigi gibi yuzume
denizlerdir simdi gozyaslari, iccekmeleri de
saclari uzanip yattigim cimenlerdir.."
o kadar çok şey yazmıştır ki anlamlı, derin... herkes bilsin de kirlensin istemem aslında. kıskanırım.
en iyi şairdir. fazla şiirden ölen adam en iyi şair olmayacak da kim olacak.
(bkz: yerçekimli karanfil)
(bkz: yerçekimli karanfil)
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
işte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
işte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.
"bazan da bir yerde kuşlar vardır
ne uçmak, ne görünmek için
bir karanfil pencereyi deler
bir kapı kendiliğinden kapanır
istesek sevişirdik, ama olmadı
biz değil yaşayan acılardır."
ne uçmak, ne görünmek için
bir karanfil pencereyi deler
bir kapı kendiliğinden kapanır
istesek sevişirdik, ama olmadı
biz değil yaşayan acılardır."
uzak yakinlik
soruyordun
ilkyaz işte...
uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz,
tenhalık böyle.
dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
beklesem hemen gelecek olduğun,
tam öyle olduğun...
oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda,
kırıp dökük de olsa, yanımda,
mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda.
o deniz ki, aramızda hiç kımıldamadan
erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.
yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik.
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine,
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin.
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum.
sanki bir bakıma ayrılık böyle...
karşılıklı otursak da ne zaman,
masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi.
bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
ayak bileklerimizden gerisin geriye
bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
gereksiz ama yalnızlık böyle...
soruyordun
ilkyaz işte...
uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz,
tenhalık böyle.
dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
beklesem hemen gelecek olduğun,
tam öyle olduğun...
oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda,
kırıp dökük de olsa, yanımda,
mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda.
o deniz ki, aramızda hiç kımıldamadan
erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.
yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik.
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine,
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin.
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum.
sanki bir bakıma ayrılık böyle...
karşılıklı otursak da ne zaman,
masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi.
bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
ayak bileklerimizden gerisin geriye
bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
gereksiz ama yalnızlık böyle...
"ve kenti bir ölüm derinliğine salan
yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu."
yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu."
"Gün günden odamın şeklini alıyorum.
işliyorum bu iniltili varlığı yeniden.
Kimbilir, duyuyorum yazgısını belki de.
Kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye,
Dal olan bir böceğin
O garip yazgısını.
Ne ölüme benzer ne ölümsüzlüğe."
işliyorum bu iniltili varlığı yeniden.
Kimbilir, duyuyorum yazgısını belki de.
Kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye,
Dal olan bir böceğin
O garip yazgısını.
Ne ölüme benzer ne ölümsüzlüğe."
"yorgundum uzakta güller vardı
yeni bir gül oluyordu bir gülün oynamasından"..
yeni bir gül oluyordu bir gülün oynamasından"..
"başlar yalnızlık ve gece
önce denizden.
ya parktayız, ya meyhanede,
bir parça daha harcarız gençliğimizden"
akşamları yalnızlıktan, sabahları işsizlikten canı sıkılan adam! zamanını parkta, meyhanede, sokakta geçiriyor bu yüzden.
"meyhanede, evde, sokakta
bizim derdimiz yalnızlık,
bizim derdimiz başka"
önce denizden.
ya parktayız, ya meyhanede,
bir parça daha harcarız gençliğimizden"
akşamları yalnızlıktan, sabahları işsizlikten canı sıkılan adam! zamanını parkta, meyhanede, sokakta geçiriyor bu yüzden.
"meyhanede, evde, sokakta
bizim derdimiz yalnızlık,
bizim derdimiz başka"
"Gelsem gelsem bir solgunluktan gelirim
Kızgın bir sardunyanın üstelik üvey çocuğu
Pembe pembe azarlanırım
O ölür ben azarlanırım
Kocaman bir konakta uzarım kısalırım
Ellerim tırnaklarım
Yeni kırpılmış bir koyun derisi gibi pespembe
Ve sıcak
Gözlerim, gözlerim benim
Denizi ilk defa gören bir çocuğun
Birdenbire yaşlanması neyse."
Kızgın bir sardunyanın üstelik üvey çocuğu
Pembe pembe azarlanırım
O ölür ben azarlanırım
Kocaman bir konakta uzarım kısalırım
Ellerim tırnaklarım
Yeni kırpılmış bir koyun derisi gibi pespembe
Ve sıcak
Gözlerim, gözlerim benim
Denizi ilk defa gören bir çocuğun
Birdenbire yaşlanması neyse."
Ben Ruhi Bey, nasıl olan Ruhi Bey
Nasılım
Bir yaz ikindisinden çıktım geldim
Diyelim bir pazartesiydi, biraz da şöyle geldim
Kapıyı iyice kapadım
- Kapadım mı, evet, kapadım -
Çitlenbik ağacının altından geçtim
Frenk üzümlerinden bir iki salkım kopardım
Dişlerimle sıyırdım
Sardunya renginde ve sardunya tadında idiler
Biri fotoğrafımı çekiyorkenki gibi durdum
Azıcık gülümsedim
Ve dünya bana gülümsedi
Çakılların üstünden yürüdüm
Yürüdüm ki, bir sese benziyordum sanki
Yüzyıllarca önce kırılmış bir kemik sesi
iyice duydum
Nasılım
Bir yaz ikindisinden çıktım geldim
Diyelim bir pazartesiydi, biraz da şöyle geldim
Kapıyı iyice kapadım
- Kapadım mı, evet, kapadım -
Çitlenbik ağacının altından geçtim
Frenk üzümlerinden bir iki salkım kopardım
Dişlerimle sıyırdım
Sardunya renginde ve sardunya tadında idiler
Biri fotoğrafımı çekiyorkenki gibi durdum
Azıcık gülümsedim
Ve dünya bana gülümsedi
Çakılların üstünden yürüdüm
Yürüdüm ki, bir sese benziyordum sanki
Yüzyıllarca önce kırılmış bir kemik sesi
iyice duydum
"gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk
hiçbir yere gitmiyor."
hiçbir yere gitmiyor."
" adımı unutup
bir kaya gibi sert ve görkemli kalmayı bileyim
elbette umutsuzluğa düşerim bazan
elbette umutluyum her zaman
neden yazılır bir şiir
neden okunur bunca yazı
çünkü nasıl alışabilir başkaca
insanın karmaşıklığı." ..
bir kaya gibi sert ve görkemli kalmayı bileyim
elbette umutsuzluğa düşerim bazan
elbette umutluyum her zaman
neden yazılır bir şiir
neden okunur bunca yazı
çünkü nasıl alışabilir başkaca
insanın karmaşıklığı." ..
"çok rahat bir gökyüzü mü var sizinle?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar