bugün

edebiyat dersinin vazgeçilmezleridir. sabittir. yıllar geçse de hatırlanır. işte onlardan bazıları;

tecahül-i arif;
şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
hüsn-i talil;
sevgimize ağlıyordu bulutlar.
mecaz-ı mürsel;
dalgalan sende şafaklar gibi ey şanlı hilal!
kinaye;
ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
tevriye;
beyaz gerdanına bir de ben gerek.
teşbih;
aslan gibi güçlü asker.
istiare;
bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor. (açık)
Ay,altın ağaçlardan yere damlıyordu. (kapalı)
teşhis;
O çay ağır akar, yorgun mu bilmem,
Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem.
intak;
Deniz ve Mehtap sordular seni: Neredesin?
mübalağa;
Bir ah çeksem dağı taşı eritir.
tezat;
içimde kar donar, buzlar tutuşur,
Yağan ateş midir, kar mıdır bilmem.
telmih;
Gökyüzünde isa ile,
Tur dağında Musa ile,
Elindeki asa ile...
tariz;
O kadar zeki ki bütün sınıfları çift dikiş gidiyor.
tekrir;
Söz ola kese savaşı,
Söz ola kestire başı,
Söz ola oğlu aşı,
tenasüp;
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
leff-ü neşr;
Gönlümde ateştin, gözümde yaştın,
Ne diye tutuştun, ne diye taştın.
nida;
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü!
Yok tesadüf değil. Rastlantı zeki demirkubuz filmlerinin vazgeçilmezi. Romanda en belirgin klişe, başarının arkasından acı çıkarmaktır. Zengin olmuştur, ama yıllarca fakirlik çekmiştir. Şampiyon olmuştur, ama yıllarca elemeyi bile geçmemiştir. Doğru mu? Ya da gerçek hayatla uyuşuyor mu? Aslında çok da doğru değil. Zaten bu tür tecrübeler yaşayanlar hayatımız film gibi diyorlar.
Kahramanların cesur olması.

Hayatta ki gerçek kahramanlar olaylar karşında akılları ile ihtiyatla hareket edenlerdir.

Gerçekler ise cesurlar erken ölür.
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com