bugün

edebiyat klişeleri

edebiyat dersinin vazgeçilmezleridir. sabittir. yıllar geçse de hatırlanır. işte onlardan bazıları;

tecahül-i arif;
şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
hüsn-i talil;
sevgimize ağlıyordu bulutlar.
mecaz-ı mürsel;
dalgalan sende şafaklar gibi ey şanlı hilal!
kinaye;
ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
tevriye;
beyaz gerdanına bir de ben gerek.
teşbih;
aslan gibi güçlü asker.
istiare;
bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor. (açık)
Ay,altın ağaçlardan yere damlıyordu. (kapalı)
teşhis;
O çay ağır akar, yorgun mu bilmem,
Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem.
intak;
Deniz ve Mehtap sordular seni: Neredesin?
mübalağa;
Bir ah çeksem dağı taşı eritir.
tezat;
içimde kar donar, buzlar tutuşur,
Yağan ateş midir, kar mıdır bilmem.
telmih;
Gökyüzünde isa ile,
Tur dağında Musa ile,
Elindeki asa ile...
tariz;
O kadar zeki ki bütün sınıfları çift dikiş gidiyor.
tekrir;
Söz ola kese savaşı,
Söz ola kestire başı,
Söz ola oğlu aşı,
tenasüp;
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
leff-ü neşr;
Gönlümde ateştin, gözümde yaştın,
Ne diye tutuştun, ne diye taştın.
nida;
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü!
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com