bugün
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı26
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması3
- hamile fotoğrafı6
- sözlükteki kızların bilgisiz olması15
- rapor vermeyen doktor2
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- kamos5
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- kerem aktürkoğlu6
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- filistinde seçimlerin yine iptal edilmesi3
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- almanya ve fransa da sokak protestoları3
- eskiden sözlük çok popülermiş2
- kuantum fiziğine sahip kadın6
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- külotlu çorabın altına külot giymek2
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- midye dolma5
- bik bik 219
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- milan skriniar7
- futbol14
- domdom biraderin münih te yaşaması4
- psikologların psikolojilerinin bozuk olması5
- en son ne aldınız16
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- anın görüntüsü21
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- kadıköy5
- simge sağın'ın sahnede giydiği tayt4
- teomancalmasur23
- nervio18
- ismet gürbüz beyin tırnakları4
- efendi erkek5
- atatürk düşmanı facebook dayısı5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı59
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemenin ahlakı4
- deli divane dizisi4
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu7
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- osuruğun maddenin hangi hali olduğu sorusu4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- iyi geceler arkadaşlar ben uyuyorum6
- fenerbahçe12
Hadiste de belirtildiği gibi yalnız yaşayıp yalnız ölmüştür.
Haksızlık karşısında dimdik durabilen adamdır.
"Ey Muaviye!
Eğer bu sarayı kendi paranla yapıyorsan israftır,
yok eğer halkın parasıyla yapıyorsan ihanettir."
deme yürekliliğine sahip sahabe...
not: nota gerek yok... 1432 yıl önce söylenmesi söylemiş. selam dur geç...
Eğer bu sarayı kendi paranla yapıyorsan israftır,
yok eğer halkın parasıyla yapıyorsan ihanettir."
deme yürekliliğine sahip sahabe...
not: nota gerek yok... 1432 yıl önce söylenmesi söylemiş. selam dur geç...
Türkiye'ye gelse Milletin yüzüne Tükürecek Gerçekten müslüman olarak yaşamış bir insan.
itibarda tasarruf olmaz diyenlerin Bu adamın hayatını okumasını öneririm. Öyle boş beleş müslüman olunmuyor.
itibarda tasarruf olmaz diyenlerin Bu adamın hayatını okumasını öneririm. Öyle boş beleş müslüman olunmuyor.
peygamber efendimiz peygamberligini ilan etmeden 3 sene once putlara tapmayi bıraktı, namaz emredilmeden 1 sene once namaz kilmaya basladi. (kible belli degildi nereye dönüyordun ebu zerr diyenlere, allahin yonumu döndürdüğü yere diye cevap veriyordu. )
peygamber ile onu tanıştıran büyük imam hazreti ali oldu, ebuzer islama gecti fakat peygamberin bir ricasi vardi. caninin selameti icin inancini saklamasi.
ebuzer kosarak meydana geldi ve bağırmaya basladi.
Allah birdir, allahtan baska ilah yoktur, muhammet onun elcisidir. bilin ki artik bende müslümanım.
musrikler ebuzeri dovmeye başladı bayilinca biraktilar, 3 gun devam etti bu. peygamberimiz ebuzere giffara geri gitmesini basina bir is acacigini soyledi. ebuzer muslumanlar saklanmaktan vazgecince geri dondu o andan itibaren tum malini mulkunu canini emegini islama harcadı.
peygamber efendimiz ölünce halifelik icin hazreti ali tarafini destekledi ve o gun fatimanin evinde zubeyr, talha, ammar bin yasir, salman farasi, mesut ile buluşup ebu bekire biat etmeme fikrini one surenlerdendi. h alinin istekleriyle ve onlara olan sevgisi sebebiyle ebu bekire ve omere biat etti. bilali habesi gibi biat etmeden gitmedi.
hz osmana biati daha sıkıntıliydi ama ona da etti. hz osman döneminde zenginin zenginlesmesi fakirin fakirlesmesi uzerine medine sokaklarinda infak ayetleri ve altin gumus ayetlerini okuyordu. hz osman ebu zere bu isi alinin yaptirdigindan şüphelendi. ebuzere aman ebuzer sivri konusuyorsun basina bir is gelmesin diye aba gosterdi. ebuzerin cevabi netti. benim basima allahin benim icin emrettiginden baska bir sey gelmez.
osman, ebuzeri once şama, şamda muaviyeye isyan cikarttiracak kadar taraftar toplamasi uzerine misira, ordan tekrar medine ye surgun edildi. osman en son onu rebeze colune surdu, bu hz ali ile osmanin arasini acan en buyuk etkiydi. ebuzer giderken mervan ona el kaldirinca ali mudahale ederek mervani devirdi ve ogullarini ebu zere refakatci gonderdi.
ebu zer colde yalnizlik içinde, aç susuz bir sekilde öldü. olmeden once karisina beni osman devletinin parasini yiyen gommesin, bir grup gelecek beni onlar gomsun dedi. oyle de oldu 6 kisilik bir grup geldi 5i devlet memuruydu, birisi degildi. o kisi ebuzeri kefenleyip gomdu.
ve basinda peygamberden aktarilan su hadisi tekrarladi.
ebuzer yalniz yasayacaktir, yalniz olecektir ve yalnız hasrolunacaktir.
peygamber ile onu tanıştıran büyük imam hazreti ali oldu, ebuzer islama gecti fakat peygamberin bir ricasi vardi. caninin selameti icin inancini saklamasi.
ebuzer kosarak meydana geldi ve bağırmaya basladi.
Allah birdir, allahtan baska ilah yoktur, muhammet onun elcisidir. bilin ki artik bende müslümanım.
musrikler ebuzeri dovmeye başladı bayilinca biraktilar, 3 gun devam etti bu. peygamberimiz ebuzere giffara geri gitmesini basina bir is acacigini soyledi. ebuzer muslumanlar saklanmaktan vazgecince geri dondu o andan itibaren tum malini mulkunu canini emegini islama harcadı.
peygamber efendimiz ölünce halifelik icin hazreti ali tarafini destekledi ve o gun fatimanin evinde zubeyr, talha, ammar bin yasir, salman farasi, mesut ile buluşup ebu bekire biat etmeme fikrini one surenlerdendi. h alinin istekleriyle ve onlara olan sevgisi sebebiyle ebu bekire ve omere biat etti. bilali habesi gibi biat etmeden gitmedi.
hz osmana biati daha sıkıntıliydi ama ona da etti. hz osman döneminde zenginin zenginlesmesi fakirin fakirlesmesi uzerine medine sokaklarinda infak ayetleri ve altin gumus ayetlerini okuyordu. hz osman ebu zere bu isi alinin yaptirdigindan şüphelendi. ebuzere aman ebuzer sivri konusuyorsun basina bir is gelmesin diye aba gosterdi. ebuzerin cevabi netti. benim basima allahin benim icin emrettiginden baska bir sey gelmez.
osman, ebuzeri once şama, şamda muaviyeye isyan cikarttiracak kadar taraftar toplamasi uzerine misira, ordan tekrar medine ye surgun edildi. osman en son onu rebeze colune surdu, bu hz ali ile osmanin arasini acan en buyuk etkiydi. ebuzer giderken mervan ona el kaldirinca ali mudahale ederek mervani devirdi ve ogullarini ebu zere refakatci gonderdi.
ebu zer colde yalnizlik içinde, aç susuz bir sekilde öldü. olmeden once karisina beni osman devletinin parasini yiyen gommesin, bir grup gelecek beni onlar gomsun dedi. oyle de oldu 6 kisilik bir grup geldi 5i devlet memuruydu, birisi degildi. o kisi ebuzeri kefenleyip gomdu.
ve basinda peygamberden aktarilan su hadisi tekrarladi.
ebuzer yalniz yasayacaktir, yalniz olecektir ve yalnız hasrolunacaktir.
'geceyi aç geçirip sabahına kılıcına davranmayanın aklından şüphe ederim.' sözünün sahibi.
Allah'ın kitabına Ölümüne bağlı bir Müslüman. halife olmasına rağmen Adaletli olmadığı için Hz. Osman'a karşı çıkmış ve Sürgüne gönderilmiş güzel insan. Hz. Ali ile Hz. Osman'ın arasının açılmasına vesile olduguda idda edilir.
Kısacası Hz. Osman'ın katledilmesine giden Yolda Bildiğinden şaşmamış biridir. Günümüzde arap geleneği ile giyinen ve kendilerine Ehli ismini koyanların pek sevmediği ayrıca muritlerine Anlatmadığı kişidir.
Kısacası Hz. Osman'ın katledilmesine giden Yolda Bildiğinden şaşmamış biridir. Günümüzde arap geleneği ile giyinen ve kendilerine Ehli ismini koyanların pek sevmediği ayrıca muritlerine Anlatmadığı kişidir.
islam tarihinin, hz. muhammed'den sonra, düşünce ve eylem bakımından en önemli şahsiyetidir. düşünceleri ve söylemleri, günümüzün komünizm ideolojisiyle birebir örtüşmektedir. ebu zerr, komünist bir sahabedir. Ve tarih boyunca bilerek, art niyetli şekilde kendisi hep geri planda tutulmuştur.
Adem Göksügür ün romanı Zer' de ebu Zer geçiyor.
ZER de ebu ZERle tefekkür başlıklı olup aşağıda linkini verdiğim yazıda Ebu Zer ile ilginç detayllar verilmektedir. meraklısı tıklayıp okur:
http://www.akhisarhaber.c...-zerle-tefekkur-876yy.htm
ZER de ebu ZERle tefekkür başlıklı olup aşağıda linkini verdiğim yazıda Ebu Zer ile ilginç detayllar verilmektedir. meraklısı tıklayıp okur:
http://www.akhisarhaber.c...-zerle-tefekkur-876yy.htm
peygamber efendimizin '' güneş ebu zerr den daha doğru söyleyen kimsenin üzerine doğmamıştır'' methine mazhar olmuş sahabedir.
sadece bu sahabenin hayatı incelense hak ile batıl birbirinden ayırt edilebilir.
dürüst, anti-kapitalist, tabiaten fakir, zâhid ve inzivâyi seven bir sahâbî olarak bilinir.
Dünyaya hiç değer vermez, Saraylar, köşkler, konaklara karşı çıkarmış, Mal ve servet biriktirme hırsı hiç olmamış. Debdebeli bir hayat tarzını seçenlere gereken ikazları yapar; bu durumun onlara kötülükten başka bir şey vermeyeceğini, bir gün bunların hesabının sorulacağını söylermiş. Ve sık sık delil olarak: "Altın ve gümüş depo edip Allah yolunda sarf etmeyenlere elim azabı müjdele..." meâlindeki âyeti okurmuş. haklı bir meselede de halifeye karşı gelmekten çekinmezmiş.
http://www.enfal.de/ecdad55.htm
Dünyaya hiç değer vermez, Saraylar, köşkler, konaklara karşı çıkarmış, Mal ve servet biriktirme hırsı hiç olmamış. Debdebeli bir hayat tarzını seçenlere gereken ikazları yapar; bu durumun onlara kötülükten başka bir şey vermeyeceğini, bir gün bunların hesabının sorulacağını söylermiş. Ve sık sık delil olarak: "Altın ve gümüş depo edip Allah yolunda sarf etmeyenlere elim azabı müjdele..." meâlindeki âyeti okurmuş. haklı bir meselede de halifeye karşı gelmekten çekinmezmiş.
http://www.enfal.de/ecdad55.htm
bir alevi olarak mezhebin bile olmadığı dönemde şu aleviydi bu sünniydi gibi tartışmalar çok ayıp. ebu zer müslümandı. hem de hadislere göre allah'ın peygamber efendimizi sevmekle yükümlü kıldığı müslümanlardan.
--spoiler--
"bana ismail b. Musa el-Fezari anlattı, dedi ki: Şerik bana Ebi Reybe’den, o ibni Bureyde’den, o da babasından anlattı, dedi ki: Rasulullah s.a.a dedi ki: “Allah bana dört kişiyi sevmeyi emretti ve kendisinin de onları sevdiğini bana bildirdi.” Bunun üzerine denildi ki: “ya Rasulullah s.a.a, bize onların isimlerini bildir” Rasulullah s.a.s dedi ki: “Ali onlardandır -bunu üç kere tekrarladı- diğerleri ise Ebu Zerr, Mikdad ve Selmandır.”"
--spoiler--
--spoiler--
"bana ismail b. Musa el-Fezari anlattı, dedi ki: Şerik bana Ebi Reybe’den, o ibni Bureyde’den, o da babasından anlattı, dedi ki: Rasulullah s.a.a dedi ki: “Allah bana dört kişiyi sevmeyi emretti ve kendisinin de onları sevdiğini bana bildirdi.” Bunun üzerine denildi ki: “ya Rasulullah s.a.a, bize onların isimlerini bildir” Rasulullah s.a.s dedi ki: “Ali onlardandır -bunu üç kere tekrarladı- diğerleri ise Ebu Zerr, Mikdad ve Selmandır.”"
--spoiler--
tarihte alevi olduğu için muaviye tarafından zulme uğruyan ilk kişidir. Sonrasında her dönem ebu zerr'ler ve muaviye'ler oldu.
Alevi'den kastım günümüz sözde alevileri değildir. Ali taraftarı manasında alevidir.
Alevi'den kastım günümüz sözde alevileri değildir. Ali taraftarı manasında alevidir.
peygamber efendimizin '' güneş ebu zerr den daha doğru söyleyen kimsenin üzerine doğmamıştır'' methine mazhar olmuş sahabedir.
onun hakkında peygamber efendimiz (sav)
'yer ebu zerr'den daha doğru kimseyi taşımamış, gökte ondan daha doğru birini gölgelememiştir.' buyurmuşlardır.
selam olsun bu ümmetin en doğru sözlü kahramanına.
'yer ebu zerr'den daha doğru kimseyi taşımamış, gökte ondan daha doğru birini gölgelememiştir.' buyurmuşlardır.
selam olsun bu ümmetin en doğru sözlü kahramanına.
Bir gün Hz. Ali, Kâbe’nin yanından geçerken, Ebû Zer gözüne takıldı. Hâlinden garip ve yabancı biri olduğnu anladı:
“Sen garip biri misin?”
“Evet.” “Buyur, benimle gel, seni misafir edeyim.” dedi. Ebû Zer kabul etti.
Ebû Zer kadar Hz. Ali de tedbirli ve ihtiyatlı idi. O gün birbirlerine açılamadılar. Zira müşrik zulmü öylesine kuvvetliydi ki, birinin Müslüman olduğunu haber alır almaz hemen üzerine çullanarak bayıltıncaya kadar dövüyorlardı…
Sabah olmuştu. Ebû Zer hemen kalkıp Kâbe’ye gitti. “Belki Yeni Peygamber’i görebilirim!” diye düşündü.
Akşama yakın yine Hz. Ali oradan geçiyordu:
“Henüz bir yer bulup yerleşemedin mi?”
“Hayır. Aslında burada kalmaya pek niyetim yok.”
Hz. Ali onu tekrar evine davet etti. Birlikte gittiler. Eve vardıklarında Hz. Ali aralarındaki sır perdesini araladı:
“Doğru söyle, seni buraya getiren bir şey olmalı! Sen bir şeyler arar gibisin.”
“Gizli tutacağına söz verirsen söylerim.”
“Emin olabilirsin.”
“Bize ‘burada birinin çıkıp peygamberlik iddia ettiği’ haberi ulaştı. Ondan haber getirmesi için kardeşimi gönderdim. Ancak kardeşimin getirdiği haber beni tatmin etmediği gibi, bu zata karşı merakımı daha da artırdı. Bunun için bizzat gelip onunla görüşmek ve konuşmak istedim.”
“Şüphesiz, sen tam aradığının içine düştün! Ben de onun yanına gideceğim. Sen arkamdan gel. Beni takip ederek onun huzuruna girersin. Yalnız ben yolda sana zarar verecek bir durum görürsem, ayakkabımı düzeltir gibi bir duvara yönelirim. Sen de durmaksızın ilerlersin.”
Ebû Zer bunları duyunca pek sevindi. içine tatlı bir heyecan dalgası yayıldı. Günlerce araştırdığı gerçek, karşısına çıkmıştı. Merakı bir kat daha arttı. Hz. Ali’nin peşine takılıp gitti. Resûlullah’ın evine yaklaştılar. Hz. Ali önden, Ebû Zer de arkadan takip etti ve içeri girdiler.
Ebû Zer’de heyecan son haddine varmıştı. Peygamber’i görür görmez ona hayretle baktı ve “Bana hemen dinini anlatıver!” demekten kendisini alamadı. Peygamberimiz, tebliğ ettiği yüce dini kısaca kendisine anlattı.
içi içine sığmıyordu. Sanki dünyaya meydan okuyacak bir Ebû Zer olmuştu. Duyduğu hakikati kâinata haykırmak, her önüne gelene anlatmak istiyordu. Yüce Peygamberimiz, ona tedbirli olması tavsiyesinde bulundu, “Ey Ebû Zer! Bu işi şimdilik gizli tut. Memleketine dön. Bizim ortaya çıktığımızı haber aldığında döner, gelirsin.” Buyurdu.
Fakat Ebû Zer, “Seni hak ile gönderen Allah’a yemin ederim ki, ben bu hakikati müşriklerin ortasında haykırırım!” dedi.
Kötülük yolunda gözünü budaktan esirgemeyen Ebû Zer, hak yolunda mı çekinecekti?!
Kâbe’de Kureyş müşriklerinin toplu bulunduğu yere vardı, “Ey Kureyş cemaati!” dedi, “Beni dinleyin. Biliniz ki, ben Ebû Zer, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve Resûlü olduğuna kesin olarak şehadet ediyorum.”
Bu meydan okuyuşu duyan azgın müşrikler, ellerine geçirdikleri taş ve sopalarla Ebû Zer’in üzerine saldırdılar. Ebû Zer mücadele ettiyse de nafileydi, bayılıp yere yığıldı. Bu hâl birkaç kere tekrar edildi. Bir keresinde Peygamberimizin amcası Abbas, Kureyş’e, “Ne yapıyorsunuz?! Dövdüğünüz bu zat, sizin ticaret yolunuz üzerindeki Gıfar kabilesindendir.” deyince onu bıraktılar.
http://www.resulullah.org/ebu-zer-el-gifari-ra
“Sen garip biri misin?”
“Evet.” “Buyur, benimle gel, seni misafir edeyim.” dedi. Ebû Zer kabul etti.
Ebû Zer kadar Hz. Ali de tedbirli ve ihtiyatlı idi. O gün birbirlerine açılamadılar. Zira müşrik zulmü öylesine kuvvetliydi ki, birinin Müslüman olduğunu haber alır almaz hemen üzerine çullanarak bayıltıncaya kadar dövüyorlardı…
Sabah olmuştu. Ebû Zer hemen kalkıp Kâbe’ye gitti. “Belki Yeni Peygamber’i görebilirim!” diye düşündü.
Akşama yakın yine Hz. Ali oradan geçiyordu:
“Henüz bir yer bulup yerleşemedin mi?”
“Hayır. Aslında burada kalmaya pek niyetim yok.”
Hz. Ali onu tekrar evine davet etti. Birlikte gittiler. Eve vardıklarında Hz. Ali aralarındaki sır perdesini araladı:
“Doğru söyle, seni buraya getiren bir şey olmalı! Sen bir şeyler arar gibisin.”
“Gizli tutacağına söz verirsen söylerim.”
“Emin olabilirsin.”
“Bize ‘burada birinin çıkıp peygamberlik iddia ettiği’ haberi ulaştı. Ondan haber getirmesi için kardeşimi gönderdim. Ancak kardeşimin getirdiği haber beni tatmin etmediği gibi, bu zata karşı merakımı daha da artırdı. Bunun için bizzat gelip onunla görüşmek ve konuşmak istedim.”
“Şüphesiz, sen tam aradığının içine düştün! Ben de onun yanına gideceğim. Sen arkamdan gel. Beni takip ederek onun huzuruna girersin. Yalnız ben yolda sana zarar verecek bir durum görürsem, ayakkabımı düzeltir gibi bir duvara yönelirim. Sen de durmaksızın ilerlersin.”
Ebû Zer bunları duyunca pek sevindi. içine tatlı bir heyecan dalgası yayıldı. Günlerce araştırdığı gerçek, karşısına çıkmıştı. Merakı bir kat daha arttı. Hz. Ali’nin peşine takılıp gitti. Resûlullah’ın evine yaklaştılar. Hz. Ali önden, Ebû Zer de arkadan takip etti ve içeri girdiler.
Ebû Zer’de heyecan son haddine varmıştı. Peygamber’i görür görmez ona hayretle baktı ve “Bana hemen dinini anlatıver!” demekten kendisini alamadı. Peygamberimiz, tebliğ ettiği yüce dini kısaca kendisine anlattı.
içi içine sığmıyordu. Sanki dünyaya meydan okuyacak bir Ebû Zer olmuştu. Duyduğu hakikati kâinata haykırmak, her önüne gelene anlatmak istiyordu. Yüce Peygamberimiz, ona tedbirli olması tavsiyesinde bulundu, “Ey Ebû Zer! Bu işi şimdilik gizli tut. Memleketine dön. Bizim ortaya çıktığımızı haber aldığında döner, gelirsin.” Buyurdu.
Fakat Ebû Zer, “Seni hak ile gönderen Allah’a yemin ederim ki, ben bu hakikati müşriklerin ortasında haykırırım!” dedi.
Kötülük yolunda gözünü budaktan esirgemeyen Ebû Zer, hak yolunda mı çekinecekti?!
Kâbe’de Kureyş müşriklerinin toplu bulunduğu yere vardı, “Ey Kureyş cemaati!” dedi, “Beni dinleyin. Biliniz ki, ben Ebû Zer, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve Resûlü olduğuna kesin olarak şehadet ediyorum.”
Bu meydan okuyuşu duyan azgın müşrikler, ellerine geçirdikleri taş ve sopalarla Ebû Zer’in üzerine saldırdılar. Ebû Zer mücadele ettiyse de nafileydi, bayılıp yere yığıldı. Bu hâl birkaç kere tekrar edildi. Bir keresinde Peygamberimizin amcası Abbas, Kureyş’e, “Ne yapıyorsunuz?! Dövdüğünüz bu zat, sizin ticaret yolunuz üzerindeki Gıfar kabilesindendir.” deyince onu bıraktılar.
http://www.resulullah.org/ebu-zer-el-gifari-ra
muaviye kadar değer verilmeyen sahabe.
günümüzdeki "abuzer" adının atası.
uzunca bir kısmını bitirdiğim kitapta *açıkça peygamberimiz* gibi sosyal adalet ve çalışmaya göre eşit gelir dağılımını savundugundan dolayı halife osman ve muaviyeden sürgün yiyen parayla satın alınmaya çalışılan yiğit peygamber dostu sosyalist sahabi. (bkz: doğru söyleyenin dokuz köyden kovulması)
Bu Ümmete Ebu Zerr el-Gifari'nin sosyal adalet anlıyışını benimsemiş sistemle kavgalı kapitalizmi red eden kadrolar lazım. Namaz kılıp oruç tutup sistemle mücadele etmeyen muhafazakar kapitalistler hiç bir şey değitiremedi değiştirmez.
hayatı okullarda ders olarak verilmesi gereken gerçek sahabe.
Hayatı "Yalnız Kahraman Ebu Zerr El Gıfari" isminde bir film ile Reha Yeprem tarafından canlandırılmıştır. Youtube'da tek parça halinde mevcut. Ben izledim. Gayet iyiydi. Tavsiye ederim.
türkiye'de kendine islami diyen kesimde pek anılmayan kişilerdendir. neden acaba?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar