bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması12
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- from gold'un bicepsleri10
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- fon vurgunu43
- kokoreç6
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı16
- kolpa insanlar6
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- kolye140
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- yarayı ateşle dağlamak2
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- carlsberg3
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- gecenin sessizliğini bozan osuruk sesi3
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- akp'li vekilin çocuk işçiliğini meşrulaştırması3
- anın görüntüsü21
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- sergen yalçın10
- victor osimhen9
- balkonda sigara içilicek şarkılar3
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- özelden gelen saçma mesajlar12
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- ismail kartal14
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- kabaklı börek3
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- ilişkide en çok emek harcayan tarafın erkek olması2
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- clemence baptista13
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- muzlu centro2
hastalık kontrol merkezi'nin (cdc) atlanta'da bulunmasından dolayı, hastalığa maruz kalan amerikalı doktor ve misyonerlerin atlanta'daki emory üniversitesi'nde tedavi edilmesi dolayısıyla, georgia ve amerika'nın geri kalanında ufak çaplı bir korku krizine sebep olmuş illet. gerçi ilginçtir ki ne zaman amerikalı bir doktor hastalığa yakalanıp atlanta'ya getirildi, ebola için de anti-virüsler bulunmaya başlandı. tedavi gören doktor, hastalığı atlatmış. tabi emory üniversitesi'nde sırf bu illet için özel yaptırımlar olmuş. diğer kurumlar da, hastalığın yayılmaması için yaptırımlar uygulamakta. mesela kendi okulum da içlerinde olmak üzere bazı üniversiteler batı afrika'ya gidecek olan öğrenci, çalışan, ve profesörleri hiçbir şekilde finansal açıdan desteklemiyor. ayrıca, batı afrika'dan yeni gelen şahısların da en yakın kliniğe ya da hastaneye gidip muayene olması koşulu var. tabi havaalanında zaten direk karantinaya alınmıyorlarsa ki çok da büyük bir olasılık.
günümüz itibariyle abd de bi kişide görülmesiyle, beyaz saray başta olmak üzere tüm yetkilileri de harekete geçiren ölümcül virüstür .
''biz türküz bize bir şey olmaz'' mantığıyla olsa gerek medyamızda pek de yer bulmayan hastalıktır.
hani 150 milyon yolcu kapasiteli havalimanı yapıp aktarma noktası olmayı hayal edenler acaba bulaşıcı hastalıklar için sıçrama tahtası olan havalimanlarının bu yönlerini de hesaba katıyorlar mıdır? katmıyorlardır değil mi?
şimdilik sıvı alış verişiyle geçen bir kan hastalığı olsa da virüs mutasyona uğrayıp teneffüs yoluyla da bulaşabilir deniliyor.
dikkatli olmak lazım özellikle afrikalı vatandaşlar ya da göçmenlere bir tarama yapılsa iyi olabilir.
hani 150 milyon yolcu kapasiteli havalimanı yapıp aktarma noktası olmayı hayal edenler acaba bulaşıcı hastalıklar için sıçrama tahtası olan havalimanlarının bu yönlerini de hesaba katıyorlar mıdır? katmıyorlardır değil mi?
şimdilik sıvı alış verişiyle geçen bir kan hastalığı olsa da virüs mutasyona uğrayıp teneffüs yoluyla da bulaşabilir deniliyor.
dikkatli olmak lazım özellikle afrikalı vatandaşlar ya da göçmenlere bir tarama yapılsa iyi olabilir.
Avrupa'da ilk vaka ispanya'da rastlanmıştır. Yani ilk vaka derken, yurtdışında hastalık kapıp da ülkesine getirenleri saymıyoruz, ispanya'da yaşayıp hastalanan bir insandan bahsediyoruz. ispanyol bir misyonerin tedavisi sırasında hastalık kapan bir hemşire söz konusu. Bilmiyorum Avrupa nasıl bir reaksiyon gösterecek ama şu an ispanya'da bir panik havası hakim.
ABD'De bulunan tedavi edici serum ABD'li hastayı iyileştirirken ispanyol misyonerde işe yaramamış çünkü virüs, vücutta sürekli mutasyon geçiriyormuş.
(bkz: stephen king) çok ileri görüşlü adammışsın ya.
(bkz: the stand)
(bkz: mahşer)
ABD'De bulunan tedavi edici serum ABD'li hastayı iyileştirirken ispanyol misyonerde işe yaramamış çünkü virüs, vücutta sürekli mutasyon geçiriyormuş.
(bkz: stephen king) çok ileri görüşlü adammışsın ya.
(bkz: the stand)
(bkz: mahşer)
Bilim dünyası gizli gizli ya teneffüs yoluyla bulaşacak şekilde evrim geçirirse paniğiyle kaskatı kesilmiş durumda. Malum şimdi sadece vücut sıvılarıyla veya ebolalı hastaların yoğun şekilde kullandığı havlu, çarşaf ıvır zıvıra dokunmakla geçiyor.
Fakat virüs o kadar hızlı mutasyona uğruyor ki kimse ortalık paniğe bogulmasın diye ses etmese de havadan solunum yoluyla bulaşması halinde neler olabileceğini hayal bile edemiyor.
Fakat virüs o kadar hızlı mutasyona uğruyor ki kimse ortalık paniğe bogulmasın diye ses etmese de havadan solunum yoluyla bulaşması halinde neler olabileceğini hayal bile edemiyor.
Bazılarının cahilliklerini yine gözümüze soktuğu virüs. Ev yapımıymış. okumazsan yandaş basının saçmalıklarına inanırsan böyle olur.
1975'te keşfedildi bu virüs ve adını da bir nehirden almaktadır. O zamandan bu zamana da dört büyük salgına sebep oldu. O tarihte veya salgınlarda kimse ev yapımı demiyordu ama, 2014 model mi ev yapımı olan? Hala sadece müslümanları veya dünya nüfusunu azaltmaya yönelik olduğunu söyleyen safsalaklar var. Kimisi de domuz virüsü olarak adlandırıyor, virüsün vücuda girmesi bile haram. Bunu savunan da ahmet maranki denen şarlatan. Anlaşılan kendisine hak veren zavallı bir kitle var.
E o zaman ortaçağ'da avrupayı neredeyse kurutan veba veya 19. yüzyılda tüm pasifik okyanusunu kıran sıtma da ev yapımıydı. Belki onları osmanlılar yaydı kimbilir ha?
Türkiye işte bu kafalar yüzünden freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor.
1975'te keşfedildi bu virüs ve adını da bir nehirden almaktadır. O zamandan bu zamana da dört büyük salgına sebep oldu. O tarihte veya salgınlarda kimse ev yapımı demiyordu ama, 2014 model mi ev yapımı olan? Hala sadece müslümanları veya dünya nüfusunu azaltmaya yönelik olduğunu söyleyen safsalaklar var. Kimisi de domuz virüsü olarak adlandırıyor, virüsün vücuda girmesi bile haram. Bunu savunan da ahmet maranki denen şarlatan. Anlaşılan kendisine hak veren zavallı bir kitle var.
E o zaman ortaçağ'da avrupayı neredeyse kurutan veba veya 19. yüzyılda tüm pasifik okyanusunu kıran sıtma da ev yapımıydı. Belki onları osmanlılar yaydı kimbilir ha?
Türkiye işte bu kafalar yüzünden freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor.
amarika'nın oyunu.
sanırım buda kuş gribi gibi birşey. yine abd'nin parası bitti sanki ondan ilaç satacak
4 bin kişinin ölümüne neden olan hastalık.
ebola'ya karşı geliştirilen aşı hayvanlar üzerinde %100 etkili olmuş. aşılanan hayvanlar virüsten etkilenmeöiş. artık insanlar üzerinde de denenecek.
bu virüs nedeniyle 7 bin kişi tedavi altında.
ebola'ya karşı geliştirilen aşı hayvanlar üzerinde %100 etkili olmuş. aşılanan hayvanlar virüsten etkilenmeöiş. artık insanlar üzerinde de denenecek.
bu virüs nedeniyle 7 bin kişi tedavi altında.
bizim güneydoğuya da sıçrasa keşke dedirten virüs.
ebola virüsü türkiye'nin gündemine dünya'nın gündemine nazaran neredeyse hiç girmedi. afrika merkezli olarak dünya'ya yayılan bu virüs şüphesiz türkiye için de bir tehdit oluşturmakta. kuş gribi vakasında yaşadığımız gibi ilerleyen günlerde haberlerde ''ebola virüsü şüphesiyle hastaneye kaldırıldı bla bla'' tarzı haberler görmek mümkün olabilir insanlar için. ve bu tek bir vaka ile kalmaz gün geçtikçe artan vakalara da sebep olabilir.
demem o ki, umarım üst düzey yönetici takımları bu virüs bizi etkisi altına almadan ''neler yapılabilir?''in sorusuna şimdiden cevap verebiliyorlardır.
ayrıca 4 bine yakın kişinin ölümü söz konusu bu virüs yüzünden.
afrika zaten unutulmuş kıta.
bu virüs eğer ki avrupa'ya yayılmasaydı adamların yaşam varlığını tehdit eden bu virüsle ilgilenen dahi olmayacaktı.
ne yazık.
demem o ki, umarım üst düzey yönetici takımları bu virüs bizi etkisi altına almadan ''neler yapılabilir?''in sorusuna şimdiden cevap verebiliyorlardır.
ayrıca 4 bine yakın kişinin ölümü söz konusu bu virüs yüzünden.
afrika zaten unutulmuş kıta.
bu virüs eğer ki avrupa'ya yayılmasaydı adamların yaşam varlığını tehdit eden bu virüsle ilgilenen dahi olmayacaktı.
ne yazık.
http://www.zaman.com.tr/g...s-bosaltildi_2250876.html
haber doğruysa eğer, hemen önlemler alınmalı. gerekirse Nijerya ve benzeri şekilde virüsün yayıldığı ülkelere giriş çıkışlar kapatılmalı.
haber doğruysa eğer, hemen önlemler alınmalı. gerekirse Nijerya ve benzeri şekilde virüsün yayıldığı ülkelere giriş çıkışlar kapatılmalı.
Bu kadar zencinin at koşturduğu istanbul'da şimdiye kadar patlak vermemesi allah'ın bir lütfu olan hastalık.
tuttuğunu götüren bir virüs. hem de götünden kan akıta akıta getiriyor ama bizim ülkemizde gündem olamadı daha.
insanlarda ve insan dışı primatlarda viral hemorajik ateş şeklinde ciddi hastalık formlarına yol açan virüstür. ishal, kanama, deri döküntüleri ve yüksek ateşe neden olur. Adını, Afrika'daki bir nehirden alır. Bulaşıcıdır. Kontrol altına alınmazsa salgınlar görülür. Hastaların (hayvanlar başlıca maymun ve meyve yarasaları) kan ve vücut sıvıları ile bulaşır. Hava yoluyla bulaşma tespit edilmemiştir.
sayın hocam onur sungur tarafından daha fazla bilgilendirildiğim virüs. kendisi konu hakkında şunlardan bahsetti:
ebola 40 sene önce ortaya çıkmış bir virüs, çok kısa sürede öldürmesi nedeniyle hastalığa yakalanan kişiler üzerinde çalışmaya bile fırsat olmadığı için bugüne kadar aşısı geliştirilemedi. dünya sağlık örgütü, az gelişmiş ülkelerde sağlık verilerinin iyi tutulamaması nedeniyle gerçek ölüm sayısının bildirilen sayının 2-4 katı olabileceğini ve toplam vakanın 20 bini bulabileceğini söylüyor. salgının 6-9 ay içerisinde kontrol altına alınması öngörülüyor. 1976 yılında bu virüsten 431 kişi ölmüştü. şu anki salgın seyahat, ulaşım, turizm, taşımacılık, ticaret imkanlarının da gelişmesi nedeniyle bugüne kadar görülmüş en büyük ebola salgını. dünya sağlık örgütü klasik oyunlar oynayıp virüsü kendileri üretip piyasaya yayıyor demek biraz fazla komplo teorisi gibi geliyor bana. sonuçta ortada bir salgın var ve bu ciddi bir mesele. dünya sağlık örgütü'ne de güvenmeyeceksek vay halimize.
ebola 40 sene önce ortaya çıkmış bir virüs, çok kısa sürede öldürmesi nedeniyle hastalığa yakalanan kişiler üzerinde çalışmaya bile fırsat olmadığı için bugüne kadar aşısı geliştirilemedi. dünya sağlık örgütü, az gelişmiş ülkelerde sağlık verilerinin iyi tutulamaması nedeniyle gerçek ölüm sayısının bildirilen sayının 2-4 katı olabileceğini ve toplam vakanın 20 bini bulabileceğini söylüyor. salgının 6-9 ay içerisinde kontrol altına alınması öngörülüyor. 1976 yılında bu virüsten 431 kişi ölmüştü. şu anki salgın seyahat, ulaşım, turizm, taşımacılık, ticaret imkanlarının da gelişmesi nedeniyle bugüne kadar görülmüş en büyük ebola salgını. dünya sağlık örgütü klasik oyunlar oynayıp virüsü kendileri üretip piyasaya yayıyor demek biraz fazla komplo teorisi gibi geliyor bana. sonuçta ortada bir salgın var ve bu ciddi bir mesele. dünya sağlık örgütü'ne de güvenmeyeceksek vay halimize.
Yine dünya nüfusunu dengede tutmak için, virüs ve antivirüs (ilaç) üreterek para kazanmak için dünyaya yayılmaya çalışılan virüstür.
Yine laboratuvar çalışması olarak ortalığa salınmıştır.
Ebola deyince aklıma Amerikanın olayı çok yanlış anlayıp Afrika'ya gönderdiği 3000 Asker'i düşünüyorum.
O kadarda kötü olmayan hastalık kendisi sadece bulaşınca insanın hayatını bitiriyor.
(bkz: thy genel müdürü)
(bkz: thy genel müdürü)
Afrika'nın sömürülmesi için yapay hastalıklara gerek olmadığından doğal yollardan yani yarasaların ve jungleLardaki hayvanların etlerini yiyen afrikalılardan yayılan hastalık.
Bu kadar paranoya sadece Türkiye'ye özgü mü merak ediyor insan. Bu hastalık 1976'dan beri ortalıkta. Afrika 1600lü yıllardan beri sömürülüyor. Soruyorum Ortaçağ'da Avrupa'yı kırıp geçiren veba Osmanlı üretimi miydi?
Bazen hakikaten aklımızı tam kullanamıyoruz gibi geliyor.
Bu kadar paranoya sadece Türkiye'ye özgü mü merak ediyor insan. Bu hastalık 1976'dan beri ortalıkta. Afrika 1600lü yıllardan beri sömürülüyor. Soruyorum Ortaçağ'da Avrupa'yı kırıp geçiren veba Osmanlı üretimi miydi?
Bazen hakikaten aklımızı tam kullanamıyoruz gibi geliyor.
kuş gribi ve kene gibi şeyleri atlatmış milleti korkutmayacak hastalıktır.
Kanada ve Rusya'da bilim adamlarının bu hastalığın tedavisine yönelik yapmış oldukları aşı çalışmalarında başarılı sonuçlara ulaştıkları haberlerde yer alıyor. En geç 2015 şubatında tam tedavi edici aşı piyasaya sürülecekmiş. Afrikalılar avladıkları yarasa ve maymunları yedikleri için bu hastalığa yakalanmışlar.
afrikalıların bok yediği hastalıkmış yine, maymun yiyerek hastalığı kapmışlar..
daha öncede maymun sikerek aids bulaştırmışlardı tüm dünyaya..
uzak durun şu maymunlardan amk.
daha öncede maymun sikerek aids bulaştırmışlardı tüm dünyaya..
uzak durun şu maymunlardan amk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar