bugün
- boyumun 2 cm kısalması14
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız10
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- nev10
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- online listesi7
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- küt saçlı hatun12
- mal mıyım sorunsalı13
- seks yapmama şartıyla ölümsüz olmak5
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek3
- ay da am olsaydı ilk türkler çıkardı5
- sözlük yazarlarının saatleri8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- hüküm giymişim5
- mandalina8
- sözlük yazarlarına güvenmek2
- kiraz cicegi kolonyasi41
- tansağ türk4
- sözlük kavgaları5
- internette saklanabileceğine inanmak3
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- istanbul trafiği7
- ismail kartal34
- 2026 yazı5
- 0 0 714
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- usame bin ladin ve onun islamcı ütopyası7
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya9
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- deve sidiği eksperliği4
- filistin kurtuluş örgütü ve terörü desteklemek6
- sözlük kızlarının kekleri5
- geceye bir tespit bırak3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- youtube da kim beni bulacak diyen ateist2
- azer bülbül'ün sanki biraz tom hardy'e benzemesi3
- yatamıyorum3
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- savaş ay2
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- ben bu yaz nerdeydim2
- türk töresinde zina edenin parçalara ayrılması6
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- tütün eksperliği3
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
duygularımız bize ait değildir bir parça. iyi ve kötü ayrımından da görebileceğimiz gibi duygularımızı toplum belirler. beraber yaşanarak, bireysel insanın potansiyel olarak var olan duyguları köreltilebilir, istenilen adı koyulmuş duygular öğretilebilir. yönetim sanatının birincil silahlarındandır.
Bir kaltak adı.Evet Duygucuğum çok mutluyuz. ;)
Duygular, düşünce haline getirilemedikçe; davranış sergilenemez. Saf duygular, yaşamsal tabulara uygun değildir. Duygular, koşulların oluşturduğu kriterlere göre düzenlenirler ve uygun hale getirilip; son vaziyetini (davranış) alırlar. Duygu ve düşünce ilişkisi, sonucu sadece bir tarafa bağlanacak şekilde açıklanamaz. Duygular ve düşünceler birbirinden ayrılamayacağından, ortak bir noktada kesişme ihtimalleri de yoktur. Ne olursa olsun; insan davranışlarında duygunun etkisizliğinden söz edilemez.
çok güzel bir kız ismidir.
an be an değişiyor.
Yıllığıma " Duygularıyla bu kadar yoğun bi' ilişkisi olan bu kıza üzülme, ağlama, sevme, kızma nasıl diyebiliriz ki? " yazan arkadaşıma selamlar olsun.
aşık olduğum muhteşem varlığın ismi.
ilk göz ağrım,ilk öpüştüğüm, ilk elini tuttuğum olağanüstü güzel ruha sahip varlık.
gecenin bu saatinde buraya girmeme sebep olmuş ve bu entryi girme ihtiyacı uyandırmıştır bende.
vücudumda gezen bi adrenalin sıvısı gibi benim sevgilim.
ilk göz ağrım,ilk öpüştüğüm, ilk elini tuttuğum olağanüstü güzel ruha sahip varlık.
gecenin bu saatinde buraya girmeme sebep olmuş ve bu entryi girme ihtiyacı uyandırmıştır bende.
vücudumda gezen bi adrenalin sıvısı gibi benim sevgilim.
soyut bir kavram.
HiS DEMEKMiŞ.
Arkadasımın ismi.
Karşındakine ifade edememek ona duygularını açamamk.
Güzel bir Akgün Akova şiiri. Bir bölümünde "Love in Portofino" adlı şarkıya atıfta bulunmaktadır.
bir kız ismidir.
benim adım. dıdıdıdıdıdıdıdıdıdıdıdıdıdı.
Bastırılandır. Duygularını gösterdiğin zaman ne kadar hoyrat davranıldığını görür ve defalarca bunu deneyimledikten sonra anlarsın ki bastırman gerekendir.
götü kocaman oluyo bunların.
Son zamanlarda kızlara konan saçma sapan bir isim.
sana aşığım amk.
Default eski kaşar markası. Herkes bilmez.
Bazen içiniz de çağlayan bir nehirdir heyecan olur, çoşku olur.. Bazen de bir yangındır ve yakar, acıtır.. Bazen bir dalga olur çarpar acımasızca kayalara.. Bazen dolu dolu bir buluttur yağdırır yağmurunu, estirir rüzgarını, döner kasırgaya.. ve bazen de bir güneştir açar, aydınlatır, ısıtır, iyidir. O Hissettiklerinizdir.
digitalize edilmemiş, binary kod hale getirilmemiş bir duygu ifade etme biçimi kaldı mı?
ışıl parlakyıldız'ın bir Türk masalı serisinin ilk kitabı
"Bekir candı, ali kandı, Sedat aşkı. iyiyim... iyiyiz... Biz hep iyi oluruz."
"Bekir candı, ali kandı, Sedat aşkı. iyiyim... iyiyiz... Biz hep iyi oluruz."
(#38433755) bu girdiyi kitaba başlamadan hemen önce yazmıştım. Bir kaç saat önce kitabı bitirdim. Ve kitabın hissettirdiklerini daha detaylı olarak yazmak istedim.
Bazı yerlerde kitabı bir kenara atıp hıçkıra hıçkıra, söve söve ağlamak istiyorsunuz ama bu mümkün olmuyor. içinizdeki uçsuz bucaksız merak engel oluyor ağlamanıza. Sinirinizi bozuyor, sivilceler çıkarıyorsunuz, boğazınıza bir yumru oturuyor ama ağlayamıyorsunuz. Bazı yerlerde Duygu ''çok utanıyorum'', ''yüzüm kırmızıdan mora dönerken...'' gibi utandığını belli eden cümleler kuruyor. Lütfen gidip tam o an yüzünüzün rengine bakın. Sarıdan siyaha kadar her rengi bulabiliyorsunuz yüzünüzde. Bu nedenle rahatlıkla kitabın yarısını mosmor bir suratla okudum diyebilirim.
Kitap kapattığınızda öylece kalmıyor. Siz günlük yaşamınıza devam edip işlerinizi yaparken kafanızın bir köşesi ''Duygu ne yaptı, Sedat nasıl, Ali'm iyi mi, Bekir ne yapıyor, o iş çözüldü mü, bu böyle oldu mu, şu olduktan sonra ne olacak'' diye dönüp duruyor.
Kitap bir takım şeyleri meşrulaştırma algısı da oluşturuyor. Zamanla insanların değiştiğini, değişebileceğini, aslında bu değişimin bir tür zorunluluk olduğunu gösteriyor. Bir takım şeylerdeki önyargıyı yıkıyor ve bu yıkım huzurla huzursuzluk arası bir duygu uyandırıyor. Kitaptan önce ''kesinlikle bunu normal göremezdim ben'' dediğiniz bir şeye kitaptan sonra ''aman canım neler neler yapıyor millet'' demeye başlıyorsunuz.
Karakterler gerçekten yanınızda varmış gibi hissediyorsunuz. Mesela bir şey oluyor Ali'ye doya doya ''Ali'm'' diye sarılmak istiyorsunuz ama sarılabileceğiniz hiç kimse yok. ''Az önce buradaydın be Ali'm...'' dediğinizi sesinizi duyduktan sonra insanlar size tuhaf tuhaf baktıklarında anlıyorsunuz. Şizofrenik, sanrısal bir dünyanın içinde kaybolmuş gibi hissediyorsunuz.
Bu serinin ilk kitabı. Sonrasında sırasıyla Ali'm, Bekir ve Sedat var. Birazdan Ali'm'e başlayacağım. Kitaptan umudum yüksek çünkü bu dörtlüde en çok onu sevdim. Ah be Ali'm...
Bazı yerlerde kitabı bir kenara atıp hıçkıra hıçkıra, söve söve ağlamak istiyorsunuz ama bu mümkün olmuyor. içinizdeki uçsuz bucaksız merak engel oluyor ağlamanıza. Sinirinizi bozuyor, sivilceler çıkarıyorsunuz, boğazınıza bir yumru oturuyor ama ağlayamıyorsunuz. Bazı yerlerde Duygu ''çok utanıyorum'', ''yüzüm kırmızıdan mora dönerken...'' gibi utandığını belli eden cümleler kuruyor. Lütfen gidip tam o an yüzünüzün rengine bakın. Sarıdan siyaha kadar her rengi bulabiliyorsunuz yüzünüzde. Bu nedenle rahatlıkla kitabın yarısını mosmor bir suratla okudum diyebilirim.
Kitap kapattığınızda öylece kalmıyor. Siz günlük yaşamınıza devam edip işlerinizi yaparken kafanızın bir köşesi ''Duygu ne yaptı, Sedat nasıl, Ali'm iyi mi, Bekir ne yapıyor, o iş çözüldü mü, bu böyle oldu mu, şu olduktan sonra ne olacak'' diye dönüp duruyor.
Kitap bir takım şeyleri meşrulaştırma algısı da oluşturuyor. Zamanla insanların değiştiğini, değişebileceğini, aslında bu değişimin bir tür zorunluluk olduğunu gösteriyor. Bir takım şeylerdeki önyargıyı yıkıyor ve bu yıkım huzurla huzursuzluk arası bir duygu uyandırıyor. Kitaptan önce ''kesinlikle bunu normal göremezdim ben'' dediğiniz bir şeye kitaptan sonra ''aman canım neler neler yapıyor millet'' demeye başlıyorsunuz.
Karakterler gerçekten yanınızda varmış gibi hissediyorsunuz. Mesela bir şey oluyor Ali'ye doya doya ''Ali'm'' diye sarılmak istiyorsunuz ama sarılabileceğiniz hiç kimse yok. ''Az önce buradaydın be Ali'm...'' dediğinizi sesinizi duyduktan sonra insanlar size tuhaf tuhaf baktıklarında anlıyorsunuz. Şizofrenik, sanrısal bir dünyanın içinde kaybolmuş gibi hissediyorsunuz.
Bu serinin ilk kitabı. Sonrasında sırasıyla Ali'm, Bekir ve Sedat var. Birazdan Ali'm'e başlayacağım. Kitaptan umudum yüksek çünkü bu dörtlüde en çok onu sevdim. Ah be Ali'm...
insanların gösterdiği tepkidir. His ve duygular asla bitmez.
Bir hissiyat terimi. insani insan yapan, ruhumuzun kaniti nadide hislerin bir butunu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar