bugün
- cayır cayır yanan kız10
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- park sorunu6
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- satranç haram yasaklansın16
- onlyfans4
- gir içime hünharca12
- file çorap giyen bir kıza aşık olmak4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- rahmi koç'a kızıp 16 bin liralık kartı iptal etmek2
- müzik haramdır5
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler3
- faik öztrak5
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- true yazar mı sorunsalı5
- beyazsemsiyeliyabanci48
- kongo2
- dinlemeyi bilmek5
- karşı cinste çekici gelen şeyler4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- kürt mutfağı7
- uludağ sözlük online sayısı5
- oylama fakiri sözlük üyeleri2
- kavala2
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj4
- dönere asgari 200 gr porsiyon sınırı gerekliliği2
- gocu43
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- en sevilen meyveler8
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı6
- kızının düğününde oynayan baba8
- eğirdir gölü3
- götü başı ayrı oynayan insanlar3
- türkiye17
- recep tayyip erdoğan8
- bu devirde fes giymek5
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- togg'a lpg taktırmak11
- kürt kültürü3
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- buddy dude20
- ona bir şey söyle18
- sssilvermist11
- the gilded lily3
- hırvatistan2
Trizomi 21'ler melektir.
46 yerine 47 veya daha fazla kromozomu olan insanların genel hastalığıdır. kötü bir hastalıktır,Allah şifa versin.
Büyük abimin muzdarip olduğu sendrom.
Bu sendroma sahip olan kişiler çocukluk ve gençlik döneminde çok hareketli olurlar. Gün içinde bi yere oturmazlar, hop hop ordan buraya zıplar, oynar eğlenirler. Zaman geçtikçe bu özelliklerini kaybederler. Günden üne durgunlaşırlar, içe kapanırlar.
Bunu engellemenin en iyi yolu, kendileri gibi kişilerin eğitim gördükleri rehabilitasyon merkezlerinde haftada en az 1 gün vakit geçirmeleridir. Bu onların hem sosyal hayatlarının hem de eğitim hayatlarının sağlığı için gereklidir.
Down Sendromluluar normal insanlar gibidirler. Duyguları vardır; severler, üzülürler, heyecanlanırlar, korkarlar, mutlu olurlar. Ama bu duyguların hepsini en saf şekilde yaşarlar. Sadece yaşarlar duygularını, düşünce karıştırmazlar o duygulara. En temiz şekilde severler, en temiz şekilde gülerler, ufak ve tatlı şakalar yaparlar. Gülen bir down sendromlu size gülüşündeki o masumiyeti hissettirir.
Duygusal olarak hassastırlar. Fiziksel olarak da bir o kadar öyle. Birçoğu doğuştan kalp hastalığına sahip olurlar - çok şükür abimizde yok-. 30'lu yaşlara erişenlerde diabet görülme riski yüksektir. Durgunlaştıkları için hareketsizliğin getirdiği bir kilo artışı olabilir. Yine durgunlaşma dönemini takip eden psikiyatrik sorunlar görülebilir. Eğer ilginizi eksik ederseniz depresyon yaşarlar.
Down sendromlular için eğitim çok önemlidir. Ne kadar küçük yaşta ne kadar iyi eğitim alabilirlerse topluma o kadar iyi adapte olurlar. iyi eğitim almış down sendromlu birinin normal insandan görünüş dışında ayırt edemeyebilirsiniz bazen. Çok zeki olurlar, bilmiş bilmiş konuşurlar, hayret edeceğiniz kadar iyi espri yapabilirler. Tüm günlük işlerini rahatlıkla halledebilirler. Tabi bunların hepsi, az önce de belirttiğim gibi aldıkları eğitim seviyesi ile orantılı gelişir.
Down sendromlular da bizler gibidir. Ne olur onları dışlamayın, izole etmeyin, mutsuz etmeyin, kırmayın, incitmeyin. Mutlu etmeye çalışın. Onların dünyaları küçüktür, ama kalpleri sevgileri çok büyüktür. Şu dünyada kolay kolay bulunamayacak kadar saf ve temiz olan sevgilerine sahip olun.
Bu sendroma sahip olan kişiler çocukluk ve gençlik döneminde çok hareketli olurlar. Gün içinde bi yere oturmazlar, hop hop ordan buraya zıplar, oynar eğlenirler. Zaman geçtikçe bu özelliklerini kaybederler. Günden üne durgunlaşırlar, içe kapanırlar.
Bunu engellemenin en iyi yolu, kendileri gibi kişilerin eğitim gördükleri rehabilitasyon merkezlerinde haftada en az 1 gün vakit geçirmeleridir. Bu onların hem sosyal hayatlarının hem de eğitim hayatlarının sağlığı için gereklidir.
Down Sendromluluar normal insanlar gibidirler. Duyguları vardır; severler, üzülürler, heyecanlanırlar, korkarlar, mutlu olurlar. Ama bu duyguların hepsini en saf şekilde yaşarlar. Sadece yaşarlar duygularını, düşünce karıştırmazlar o duygulara. En temiz şekilde severler, en temiz şekilde gülerler, ufak ve tatlı şakalar yaparlar. Gülen bir down sendromlu size gülüşündeki o masumiyeti hissettirir.
Duygusal olarak hassastırlar. Fiziksel olarak da bir o kadar öyle. Birçoğu doğuştan kalp hastalığına sahip olurlar - çok şükür abimizde yok-. 30'lu yaşlara erişenlerde diabet görülme riski yüksektir. Durgunlaştıkları için hareketsizliğin getirdiği bir kilo artışı olabilir. Yine durgunlaşma dönemini takip eden psikiyatrik sorunlar görülebilir. Eğer ilginizi eksik ederseniz depresyon yaşarlar.
Down sendromlular için eğitim çok önemlidir. Ne kadar küçük yaşta ne kadar iyi eğitim alabilirlerse topluma o kadar iyi adapte olurlar. iyi eğitim almış down sendromlu birinin normal insandan görünüş dışında ayırt edemeyebilirsiniz bazen. Çok zeki olurlar, bilmiş bilmiş konuşurlar, hayret edeceğiniz kadar iyi espri yapabilirler. Tüm günlük işlerini rahatlıkla halledebilirler. Tabi bunların hepsi, az önce de belirttiğim gibi aldıkları eğitim seviyesi ile orantılı gelişir.
Down sendromlular da bizler gibidir. Ne olur onları dışlamayın, izole etmeyin, mutsuz etmeyin, kırmayın, incitmeyin. Mutlu etmeye çalışın. Onların dünyaları küçüktür, ama kalpleri sevgileri çok büyüktür. Şu dünyada kolay kolay bulunamayacak kadar saf ve temiz olan sevgilerine sahip olun.
Çok canayakın ve sevecen insan hastalığı.
eşimin 12 haftalık anne karnında ultrasonda ense kalınlığı 4.2 mm çıkması ve nazal kemiğin görünememesi (burun kemiği) ailecek bizi korkutan bi durumdur. umarım ilerleyen haftalarda düzelir.
Acaba benim durumumda olupta sağlıklı bebekler dünyaya getiren suserler varmı aramızda..?
Acaba benim durumumda olupta sağlıklı bebekler dünyaya getiren suserler varmı aramızda..?
Bu dünyadaki en tatlı arkadaşlardır.
Down sendromlu çocuk görünce
hastane kapılarını bilirsiniz. doktor kapıları önünde sıra beklemeyi de. orada bekleyen hastaların ruh hallerini de...
annemi doktora götürmüş, sıramızı beklemeye başlamıştık. annemin yanında bir kadın oturmaktadır. annemin huyudur bilirim, birazdan bu kadınla sohbete başlayacaktır. bulunan ortam nedeniyle de sohbet neşeli olmayıp hastalık konulu olacak dertleşilecektir. bu konuda hiç yanılmadım, sohbet başladı bile. ben de onların kulak misafiriydim. birden az ilerdeki bir yerlerden çığlık sesleri gelmeye başladı. herkes dönüp seslerin geldiği tarafa baktı, yerinden fırlayanlar bile oldu. mazara şöyleydi: anne ve babası down sendromlu bir çocuğu doktora götüremiyorlardı. ısrar edilince de çocuk direniyor; çığlıklar atıyor, kendini tam olarak ifade edemiyor, tek kelimelik sözlerinden ne dediği anlaşılamıyordu. doktora gitmek istemiyor, korkuyordu. o zaman annesi kendisine bir çikolata veriyor, çocuk yerine oturuyor, bütün olanları unutuyor, yüzünde tatlı bir gülümseme ve çocuksu bir saflıkta elindeki çikolatayı yiyordu. 11-12 yaşlarında olmalıydı. annesi ne zaman onu elinden tutup kaldırmaya çalışsa kıyamet kopuyordu. çocuğun annesi ve babası ikna etmek için uğraşıyor; ama her deneme çocuğun çığlıklarıyla son buluyordu. belki bir yarım saat uğraştılar ama olmadı. anne ve babası ne kadar da sabırlıydılar. çocuklarına hiç kızmadılar, hiç bağırmadılar, onu güzel sözlerle ikna etmeye çalıştılar ama olmadı. çaresizlik içerisinde hastaneden ayrıldılar. ben arkalarından bakakalan anneme: '' ben de böyle bir çocuk olsaydım, beni yine sever miydin?'' dedim. niye dedim, neden dedim bilmiyorum.
annem şöyle bir yüzüme baktı: ''sen anneliği ne sanıyorsun !'' deyince içimde ikna edilmiş down sendromlu çocukların çığlıklarını duydum...
hastane kapılarını bilirsiniz. doktor kapıları önünde sıra beklemeyi de. orada bekleyen hastaların ruh hallerini de...
annemi doktora götürmüş, sıramızı beklemeye başlamıştık. annemin yanında bir kadın oturmaktadır. annemin huyudur bilirim, birazdan bu kadınla sohbete başlayacaktır. bulunan ortam nedeniyle de sohbet neşeli olmayıp hastalık konulu olacak dertleşilecektir. bu konuda hiç yanılmadım, sohbet başladı bile. ben de onların kulak misafiriydim. birden az ilerdeki bir yerlerden çığlık sesleri gelmeye başladı. herkes dönüp seslerin geldiği tarafa baktı, yerinden fırlayanlar bile oldu. mazara şöyleydi: anne ve babası down sendromlu bir çocuğu doktora götüremiyorlardı. ısrar edilince de çocuk direniyor; çığlıklar atıyor, kendini tam olarak ifade edemiyor, tek kelimelik sözlerinden ne dediği anlaşılamıyordu. doktora gitmek istemiyor, korkuyordu. o zaman annesi kendisine bir çikolata veriyor, çocuk yerine oturuyor, bütün olanları unutuyor, yüzünde tatlı bir gülümseme ve çocuksu bir saflıkta elindeki çikolatayı yiyordu. 11-12 yaşlarında olmalıydı. annesi ne zaman onu elinden tutup kaldırmaya çalışsa kıyamet kopuyordu. çocuğun annesi ve babası ikna etmek için uğraşıyor; ama her deneme çocuğun çığlıklarıyla son buluyordu. belki bir yarım saat uğraştılar ama olmadı. anne ve babası ne kadar da sabırlıydılar. çocuklarına hiç kızmadılar, hiç bağırmadılar, onu güzel sözlerle ikna etmeye çalıştılar ama olmadı. çaresizlik içerisinde hastaneden ayrıldılar. ben arkalarından bakakalan anneme: '' ben de böyle bir çocuk olsaydım, beni yine sever miydin?'' dedim. niye dedim, neden dedim bilmiyorum.
annem şöyle bir yüzüme baktı: ''sen anneliği ne sanıyorsun !'' deyince içimde ikna edilmiş down sendromlu çocukların çığlıklarını duydum...
avuç içlerinde tek çizgi ve uzun, yassı dil de fiziksel özelliklerindendir. (bkz: gerçek dostlar kromozom saymaz)
Embriyo döneminde, kromozomlardaki trisomiye bağlı olarak gelişen, amniyon sıvısı testi ile belli olabilen hastalık.
gebeliğin 11. ile 13. haftası arasında, ikili test ile ve hatta risk rakamına göre, üçlü ve dörtlü tarama testi ile ortaya çıkması muhtemel rahatsızlık. hamileliğin sonlanmasına neden olabilecek risk.
Şu adreste aileler için ücretsiz eğitim videoları bulunmakta,
http://www.zihinselgelisi...etebilirim-video-egitimi/
http://www.zihinselgelisi...etebilirim-video-egitimi/
21 Mart Down Sendromu Farkındalık Günüdür.
onların bizden eksiği yok hatta fazlalıkları var. #FarkındaOl
onların bizden eksiği yok hatta fazlalıkları var. #FarkındaOl
En çabuk sosyalleşme becerisi gösteren genetik rahatsızlıktır. Onlara acımayın, sevin. Hor görmeyin, öğretin. Dışlamayın, kabullenin. Klasik bir laftır ama unutmayın
Engel sizsiniz.
Engel sizsiniz.
benim rahatsızlığımdır. evet, down sendromuyum. açık ve net.
boktan bir mutasyon.
Bügun dunya down sendromu farkindalik gunuydu yanilmiyorsam.Hayat sizle daha guzel bir kromozomun lafimi olur canlar.
Şarkıcı Özgün uğurlu: "biz bebek bekliyorduk allah bize melek gönderdi."
allah bağışlasın çok tatlı gerçekten ama zor. allah göstermesin anne baba ölürse o çocuğa kim bakacak. allah yardımcıları olsun. allah hepsine uzun ömürler versin. kötü insanların eline düşürmesin melekleri.
görsel
allah bağışlasın çok tatlı gerçekten ama zor. allah göstermesin anne baba ölürse o çocuğa kim bakacak. allah yardımcıları olsun. allah hepsine uzun ömürler versin. kötü insanların eline düşürmesin melekleri.
görsel
Kromozom dizilimindeki 21. çiftte bir kromozom fazla olmasıdır. Annenin genç ve ilerlemiş yaşlarda doğum yapması başlıca sebep olan faktörlerdendir. Bana en ilginç gelen özellikleri avuç içi çizgilerinin tek bir çizgiden ibaret olması.
çok sevimli cana yakın bireylerdir. Gerekli özel ve destek eğitim hizmetlerinden faydalanırsa çalışma hayatına ve sosyal hayata çok rahatlıkla uyum sağlayabilir.
çok sevimli cana yakın bireylerdir. Gerekli özel ve destek eğitim hizmetlerinden faydalanırsa çalışma hayatına ve sosyal hayata çok rahatlıkla uyum sağlayabilir.
"Keşke hiç büyümesem" cümlesindeki büyümeyen, çocuk insanlardır. Kalpleri değişim gösterip çirkinleşmez, hep tertemiz kalır..
kromozomlarla ilgili bir bozukluktur, öğrenme geriliği vardır.
ama hiç kötülük yoktur bu insanlarda.
Karşılıksız severler, çabuk kırılırlar, tatlı bakışları olur.
ama hiç kötülük yoktur bu insanlarda.
Karşılıksız severler, çabuk kırılırlar, tatlı bakışları olur.
35 yaşını geçen annelerin bazı kromozomlarının bozulmasının ardından bozuk kromozomların çocuğa geçmesiyle oluşan hastalık.
Gündemdeki Haberler
