bugün
- gammazların tarafsız olması gerekliliği9
- nervio moderatör olsun kampanyası6
- merfulu gitmesin kampanyası6
- arabayı yavaş süren tipler10
- arkadaşlar moderatör oluyorum5
- ismet gürbüz4
- beni seven yazarlar6
- iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler5
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay12
- 20 ağustosta boşalma davam var3
- yakışıklı erkeklerin gay olması8
- hatırladığınız en eski anı3
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor7
- queen feristah9
- zam var diye gece benzinciye gitmek6
- 60 yıllık ömrümün kalması4
- uludağ sözlük için öneriler6
- liseden arkadaşlar4
- arkadaşlar düzeldi mi2
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor14
- sarhoşken sokak hayvanlarıyla arkadaşlık etmek4
- tamer karadağlı4
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
- nutuk'un özel olmayan baskısı3
- true çaylak olsun kampanyası13
- online yazarlar neden yazmıyor11
- tarık tarcan5
- sözlük içi konularda başlık açamamak2
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması5
- arkadan yanaşıp selektör yapan it10
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite13
- öykü serter2
- ibne miyim acaba diye sorgulamak9
- küçük prens okuyan yetişkin erkek5
- yılbaşına az kalması6
- kavga ediyor numarası yapan yazarlar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip11
- debe'nin nick altı entry dolması4
- misafirlikte tuvalete gitmek4
- velvet57
- mirc2
- ilk fırsatta fahri trafik müfettişi olacağım5
- sözlük yazarlarının çayları9
- yeni parti39
- yapay zeka moderatörü3
- gocu22
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak7
- masonluk2
- ece güner den masumiyet mektubu2
- parmak patates vs elma dilim patates10
Büyük abimin muzdarip olduğu sendrom.
Bu sendroma sahip olan kişiler çocukluk ve gençlik döneminde çok hareketli olurlar. Gün içinde bi yere oturmazlar, hop hop ordan buraya zıplar, oynar eğlenirler. Zaman geçtikçe bu özelliklerini kaybederler. Günden üne durgunlaşırlar, içe kapanırlar.
Bunu engellemenin en iyi yolu, kendileri gibi kişilerin eğitim gördükleri rehabilitasyon merkezlerinde haftada en az 1 gün vakit geçirmeleridir. Bu onların hem sosyal hayatlarının hem de eğitim hayatlarının sağlığı için gereklidir.
Down Sendromluluar normal insanlar gibidirler. Duyguları vardır; severler, üzülürler, heyecanlanırlar, korkarlar, mutlu olurlar. Ama bu duyguların hepsini en saf şekilde yaşarlar. Sadece yaşarlar duygularını, düşünce karıştırmazlar o duygulara. En temiz şekilde severler, en temiz şekilde gülerler, ufak ve tatlı şakalar yaparlar. Gülen bir down sendromlu size gülüşündeki o masumiyeti hissettirir.
Duygusal olarak hassastırlar. Fiziksel olarak da bir o kadar öyle. Birçoğu doğuştan kalp hastalığına sahip olurlar - çok şükür abimizde yok-. 30'lu yaşlara erişenlerde diabet görülme riski yüksektir. Durgunlaştıkları için hareketsizliğin getirdiği bir kilo artışı olabilir. Yine durgunlaşma dönemini takip eden psikiyatrik sorunlar görülebilir. Eğer ilginizi eksik ederseniz depresyon yaşarlar.
Down sendromlular için eğitim çok önemlidir. Ne kadar küçük yaşta ne kadar iyi eğitim alabilirlerse topluma o kadar iyi adapte olurlar. iyi eğitim almış down sendromlu birinin normal insandan görünüş dışında ayırt edemeyebilirsiniz bazen. Çok zeki olurlar, bilmiş bilmiş konuşurlar, hayret edeceğiniz kadar iyi espri yapabilirler. Tüm günlük işlerini rahatlıkla halledebilirler. Tabi bunların hepsi, az önce de belirttiğim gibi aldıkları eğitim seviyesi ile orantılı gelişir.
Down sendromlular da bizler gibidir. Ne olur onları dışlamayın, izole etmeyin, mutsuz etmeyin, kırmayın, incitmeyin. Mutlu etmeye çalışın. Onların dünyaları küçüktür, ama kalpleri sevgileri çok büyüktür. Şu dünyada kolay kolay bulunamayacak kadar saf ve temiz olan sevgilerine sahip olun.
Bu sendroma sahip olan kişiler çocukluk ve gençlik döneminde çok hareketli olurlar. Gün içinde bi yere oturmazlar, hop hop ordan buraya zıplar, oynar eğlenirler. Zaman geçtikçe bu özelliklerini kaybederler. Günden üne durgunlaşırlar, içe kapanırlar.
Bunu engellemenin en iyi yolu, kendileri gibi kişilerin eğitim gördükleri rehabilitasyon merkezlerinde haftada en az 1 gün vakit geçirmeleridir. Bu onların hem sosyal hayatlarının hem de eğitim hayatlarının sağlığı için gereklidir.
Down Sendromluluar normal insanlar gibidirler. Duyguları vardır; severler, üzülürler, heyecanlanırlar, korkarlar, mutlu olurlar. Ama bu duyguların hepsini en saf şekilde yaşarlar. Sadece yaşarlar duygularını, düşünce karıştırmazlar o duygulara. En temiz şekilde severler, en temiz şekilde gülerler, ufak ve tatlı şakalar yaparlar. Gülen bir down sendromlu size gülüşündeki o masumiyeti hissettirir.
Duygusal olarak hassastırlar. Fiziksel olarak da bir o kadar öyle. Birçoğu doğuştan kalp hastalığına sahip olurlar - çok şükür abimizde yok-. 30'lu yaşlara erişenlerde diabet görülme riski yüksektir. Durgunlaştıkları için hareketsizliğin getirdiği bir kilo artışı olabilir. Yine durgunlaşma dönemini takip eden psikiyatrik sorunlar görülebilir. Eğer ilginizi eksik ederseniz depresyon yaşarlar.
Down sendromlular için eğitim çok önemlidir. Ne kadar küçük yaşta ne kadar iyi eğitim alabilirlerse topluma o kadar iyi adapte olurlar. iyi eğitim almış down sendromlu birinin normal insandan görünüş dışında ayırt edemeyebilirsiniz bazen. Çok zeki olurlar, bilmiş bilmiş konuşurlar, hayret edeceğiniz kadar iyi espri yapabilirler. Tüm günlük işlerini rahatlıkla halledebilirler. Tabi bunların hepsi, az önce de belirttiğim gibi aldıkları eğitim seviyesi ile orantılı gelişir.
Down sendromlular da bizler gibidir. Ne olur onları dışlamayın, izole etmeyin, mutsuz etmeyin, kırmayın, incitmeyin. Mutlu etmeye çalışın. Onların dünyaları küçüktür, ama kalpleri sevgileri çok büyüktür. Şu dünyada kolay kolay bulunamayacak kadar saf ve temiz olan sevgilerine sahip olun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar