bugün

iyiler
türkiye'deki erkek çocuklarının %87'sinin ilerde ne olmak istersin sorusuna 'doktooorr!' cevabını vermesinin yegane kaynağı oyun.
erotik evcilik oyunu.
misafirliğe gelen güzel kız çocuğuna; ''hadi doktorculuk oynayalım'' denir. ardından sinsice diğer odaya girilir. kız yatırılır. götü başı avuçlanır, mıncıklanır. sonra birer orgazm* çikolatası yenir. *
pul koleksiyonerliğinin bir alt evresi.
en gözde erkek çocuk oyunu
aşmış, kestirmeyi seven, fazla vakti olmayan çocuklar için; (bkz: anne babacılık)
hakkında o kadar "cinsel" ve "erotik" yazılmasından dolayı nasıl birşey olduğunu merak ettiğim oyundur.

tanım gerek*.
aslında son derece masum bir oyun. çocukların cinselliği keşfetmesi olarak düşünülse de alakası yoktur. cinselliği keşfetmezler, bizzat yaşarlar. en azından bu tezi savunabileceğim yeterli argümanım var elimde.

"geçmişimdeki kara lekeler"
(bkz: hikmet kivilcimli)
sapıksal içgüdülerin kıpraşmasıyla başlayan oyundur. sonu gelmiyenlerdendir.
en güzel kız hemşire seçilir, olaylar gelişir.
küçükken mahallede kız popülasyonu o kadar yüksekti ki, tek oyun doktorculuktu. hipokrat yemini etmeden benim kadar çok muayene yapan yoktur. muayene yöntemleri kısıtlıydı ama. kızların göbek deliğine demir bir şey sokup çeviriyordum, göbekleri büzüşüyordu böyle asfjd fantezim oydu:/ hatta bir iki kere ameliyat yaptım ama hastaları hep kaybettik. yani anneleri odaya girip napıyorsun sen kızıma deyip çocuklarını aldı, gitti. sonra ben de tıp dünyasına küstüm tabi. kırmızı tuğlaları kırıp, toz haline getirip, suyla karıştırarak turuncu boya elde etme işine girdim.
bir adet insan bir adet de tıpcı yariniz varsa bu oyunu realist bir bicimde oynayabilirsinizdir.
her bireyin çocukken bol bol oynadığı oyundur. 2. yada 3. sınıfa gitmekteydim, kızıl fatsa'dayım o yıllarda, oyuncaklardan falan klinik kurmuştum böyle. beyaz önlüğüm bile vardı, bağır çağır aldırtmıştım dedeme. çarpık çarpık yazılarımla odamın balkonuna ''doktor sirseheryildizi'' kağıdı asmıştım. mahalledeki diğer doktorcu arkadaşlarımın önüne geçmiştim bu hareketimle, muayene olmak isteyen bütün karşı cins arkadaşlarım benim yanıma geliyordu. ama hiçbirine istenmeyen temasta bulunma, taciz etme gibi bir girişimim olmamıştı, bir tane kız vardı adını hatırlayamıyorum, kıskanıyordu sonra yırtıyordu yüzümü kolumu. sekreter olmuştu oda götümün dibinden ayrılmıyordu. Başım ağrıyor diye bir kız gelmişti, amcamın likörlü çikolatasından vermiştim kıza, annesi gelip azarlamıştı sonra, oysa kötü bir niyetim yoktu, daha o zamanlar değişik bir adam olacağım belliydi.
(bkz: bakkalcılık) *
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com