bugün
- velvet31
- bik bik abla vs vurduranlar12
- arkadaşlar tost yapamıyorum6
- kim kimin fakesi belli olmayan sözlük5
- kemal kılıçdaroğlu18
- sözlüğe totonu zikeyim butonu4
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum7
- arkadaşlar makarna yapamıyorum6
- uludağ sözlük bir ailedir5
- arkadaşlar suşi yapamıyorum4
- erectoton7
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı5
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- ali hamaney'in cenaze töreni4
- diamond bosphorus12
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği28
- gizli artı vermek6
- hdi2
- durduk yere size kafayı takan yazarlar6
- ankara da kapandığı için sizi en çok üzen mekan2
- kavgalar yüzünden fotomun arka planda kalması3
- yine geliyorum yilanoglu3
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- araya adam sokup yazar banlatmak5
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- tai lung30
- motor inecek abi4
- mehdi ismet ise deccal kim2
- gocu9
- sözlüğün mal dolması5
- deniz göktaş31
- beyler lütfen hlzaya gelin2
- mony tontana5
- suca suruklenen cocuk silik yesin kampanyası2
- neşeli pozitif komik ve tatlı kadın2
- metro 20333
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı4
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- arkadaşlar pilav yapamıyorum2
- kadın siniri5
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- iremga8
- yeğen3
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
Profiline Şöylee bir bakınca bile dişedokunur( aklım fikrim dişimde) entrylere sahip olduğunu görebildiğiniz yazar.
Kendisini öğüt verecek kadar yetkin ve pişmiş olarak gören abla yazardır. Umarım ben bu yaşlara eriştiğimde aynı cüreti göstermem.
Uzun zaman sonra aramıza dönmüş sanırım. Bir zamanlar biraz sohbet şansı bulmuştum, değerli bir yazardır.
Kendisine abla hırsızın hiç mi suçu yok diye sormak istiyom.
hayatta gerçekten değişik şeyler yaşanıyor. ak kara çıkabiliyor, kara ise bir bakıyorsun ak çıkıyor.
anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki ama gerek duymuyorum.
anlatacaklarım o kadar gereksiz ki ama bir taraftan da deli gibi anlatmak istiyorum.
ama şöyle bir gerçek var, insanın dilinde erdem, ahlak ve inanç süslenmiş ve parlatılmış bir mücevher gibi söz olup aksa da, ilahi aşkla bezenmiş, paylaşmak ve yanında olmak gibi güzel davranışlarda bulunmanın sevabı kıssalarla anlatılsa da, içinizdeki bencillik ve eziklik elbet bir gün sahte insaniyetinizi bir lütufmuş gibi sunar ve sizin gerçek yüzünüz ortaya çıkar.
fikirler, kültürler ve mevkiler yükselebilir ama erdem sahibi olmayan kişilerde ezikliğin egosu her zaman baş gösterir.
anlatmak istediğim o kadar çok şey var ki ama gerek duymuyorum.
anlatacaklarım o kadar gereksiz ki ama bir taraftan da deli gibi anlatmak istiyorum.
ama şöyle bir gerçek var, insanın dilinde erdem, ahlak ve inanç süslenmiş ve parlatılmış bir mücevher gibi söz olup aksa da, ilahi aşkla bezenmiş, paylaşmak ve yanında olmak gibi güzel davranışlarda bulunmanın sevabı kıssalarla anlatılsa da, içinizdeki bencillik ve eziklik elbet bir gün sahte insaniyetinizi bir lütufmuş gibi sunar ve sizin gerçek yüzünüz ortaya çıkar.
fikirler, kültürler ve mevkiler yükselebilir ama erdem sahibi olmayan kişilerde ezikliğin egosu her zaman baş gösterir.
uzun zamandır kimsenin saçına sakız yapıştırmadım.
kimsenin yemek takımının en sevdiği parçasını kırmadım.
uzun zamandır kimsenin kara sineklerini eti puf kutusunda hapsetmedim.
kimsenin ağacından meyve çalmadım.
balkondan aşağıdan geçenleri de ıslatmayalı çok oluyor.
kimsenin barbie bebeğinin kolunu da koparmadım.
hiç iftira atmayın, iyi bir çocuk olalı çok oluyor. hakkımda söylenenlere itibar etmeyiniz. *
kimsenin yemek takımının en sevdiği parçasını kırmadım.
uzun zamandır kimsenin kara sineklerini eti puf kutusunda hapsetmedim.
kimsenin ağacından meyve çalmadım.
balkondan aşağıdan geçenleri de ıslatmayalı çok oluyor.
kimsenin barbie bebeğinin kolunu da koparmadım.
hiç iftira atmayın, iyi bir çocuk olalı çok oluyor. hakkımda söylenenlere itibar etmeyiniz. *
burası fena karışacak siper alın. aşk, entrika, yalan.. ne ararsan var burda. mısırı kapan gelsin.
bir yazar.
bir yazar.
Sozluge gelis sebebim. O olmasaydi ben bu sozlukte olmazdim. Saka lan saka 4. nesil yazar iste.
aha da buralardaymış, türkmen kızı.
selam olsun.
selam olsun.
sözlükteki, "sadece olgun kizlar yazsin" adlı yazarı tanıdığını düşündüğüm eski yazar.
gençler arkamdan dedikodumu mu yapıyorsunuz bik bik'le?
acaba bik bik'in anlattığı gibi biri miyim diye beni mi test ediyorsunuz?
yine de teşekkürler, sevgilim bile bu kadar uzun yazmadı, kendimi değerli hissettirdiniz. vaktim olunca ben de size uzun uzun yazacağım.
edit: ayrıca çirkinleştiğim söylenmiş, zaten çirkinim, insanların dış görünüşleriyle dalga geçmeye utanmıyor musunuz acaba?
(bkz: Susar Mısın Gerizekalı Kız Ağlıyor Şu an)
acaba bik bik'in anlattığı gibi biri miyim diye beni mi test ediyorsunuz?
yine de teşekkürler, sevgilim bile bu kadar uzun yazmadı, kendimi değerli hissettirdiniz. vaktim olunca ben de size uzun uzun yazacağım.
edit: ayrıca çirkinleştiğim söylenmiş, zaten çirkinim, insanların dış görünüşleriyle dalga geçmeye utanmıyor musunuz acaba?
(bkz: Susar Mısın Gerizekalı Kız Ağlıyor Şu an)
yine beni görmüş kız rüyasında..
git bi elini yüzünü soğuk suyla yıka bi kendine gel sonra aynanın karşısına geç 16 yaş sivilcelerini sık hadi cancağzım.
bir yazar.
git bi elini yüzünü soğuk suyla yıka bi kendine gel sonra aynanın karşısına geç 16 yaş sivilcelerini sık hadi cancağzım.
bir yazar.
Enteresan nick adı nerden esinlendi acaba...
baştan sona hikaye.
özlenen yazar.
acaba beni hatırlıyor mu? benim pek bir sevdiğim yazardır. zaman zaman karşılaştığımız beraber çok güldüğümüz nice sohbetleri özledim yahu.
bir zamanlar yazıyordu sonra yalan oldu gitti tabi .
zaman böyle .
zaman böyle .
on ikinci nesil yazar, hoş gelmiş.
dibi dibi rek diye nick mi olur lan?
kesin kedi yavrusuna seslenen 10 yaşındaki çocuğun uydurması. evet.
kesin kedi yavrusuna seslenen 10 yaşındaki çocuğun uydurması. evet.
her seferinde beni yine kim gömdü diye açıyorum şu başlığı. yapmayın böyle şeyler gençler.
zeki, çevik ahlaklı birisi tanıdığım kadarı ile...
birine yakın olduğumu sandığım anla, aslında beni uzak gördüğünü anladığım an arasındaki duygusal uçurumlarda bazen boğuluyorum. çok sık oluyor bu son zamanlarda. seviyorsunuz sanıyorum beni bazen, aldanıyorum, sonra çok kızıyorum içten içe size söyleyemiyorum.
insanlara çabuk bağlanıyorum. çayı, her zaman çay getiren çaycımız getirmediğinde mesela içemiyorum. aynı durakta her sabah benimle birlikte otobüs bekleyen, görmezden geldiğim adam gelmediğinde endişeleniyorum. sevdiğim biri telefonu açmadığında aklıma hep en kötüsü geliyor. alışkanlıklarımdan kolay vazgeçemiyorum. alıştıklarımı kaybetmekten korkuyorum.
yeni tanıştığım birinin yanlışlarını bir türlü göremiyorum. kalbimi kırdığında, çoğu zaman kendi kendime onun aslında öyle yapmak istemediğini telkin ederek ve onla yaşadığım güzel anları düşünerek konuyu kapatıyorum. hal böyle olunca, insanlar daha çok kırmaya, bense onların hep pozitif yanlarını görme huyum yüzünden daha çok üzülmeye başlıyorum.
öc alamıyorum, ama bana yapılan kötülükleri hiç unutamıyorum, sanıyorum kindarım.
aslında sevilmeye layık olduğumu düşünüyorum. o yüzden beni sevmeyen insanlara içten içe kızıyorum. ama çaktırmıyorum.
eğer birine kızdığımda esip gürlersem az, susarsam çok kızmış oluyorum, ama karşımdaki bu farkı anlayamıyor.
gideceksem susarak gidiyorum. bir antidepresanı bırakır gibi bırakıyorum insanları. aramalarım azalıyor, mesajlarım kısalıyor, git gide dozaj düşüyor, bir var mışım bir yok muşum? bu hem benim için, hem onlar için daha kolay oluyor.
masalları çok seviyorum. yüz yaşıma gelsem de hayal kurmaya devam edeceğim. gerçekleri sevmiyorum. hayallerim olmasa hayatım elimde kalır çünkü.
şu zamana kadar mutluluğun sadece ve sadece başkalarının mutluluğunda gizli olduğunu düşünürdüm. ta ki çevremdeki herkes mutluyken mutsuz olduğumu anlayana kadar. o yüzden birkaç zamandır, benden yüksek beklentiler içerisinde olan ve benim her daim mutlu etmeye çalıştığım insanlara resti çektim. henüz farkında değiller. onları mutlu etme çabasında değilim artık. beni sevenlerin mutluluğumla mutlu olacaklarına inanıyorum ve herkesten önce kendi mutluluğum için çalışıyorum.
tanıştığım insanlar, çevremdekiler benimle ilgili çok şey bildiklerini sanıyorlar ve ben bununla çok eğleniyorum. gerçekten kalbimi açmak istediğim birine ise tüm detayları anlatıyorum. daha önce beni üzmeyeceğinden emin olduğum sadece iki kişiye kendimi anlattım. ve çok zorlandım.
bazen hiç tanımadığım ve sonrasında da hiç görüşmeyeceğim birine kendimi anlatmak istiyorum.
dertleşmeyi hiç beceremiyorum. üzgün olduğum zaman, sadece birinin yanında susmak istiyorum. iyi niyetle olduğunu bildiğim halde, birinin bana ısrarla ne oldu demesine gıcık oluyorum. sıkıntılarımı ancak ve ancak o haleti ruhiyeden kurtulduğum zaman anlatabiliyorum.
biriyle gelecek düşündüğümde, flash tv?nin yaşlandırma tekniğini kendisine uyguluyorum. ama karşımdakine bunu söylemiyorum. eğer aksi, huysuz bir ihtiyar olacağını düşünüyorsam asla devam etmiyorum. hadi gençken çekerim de yaşlandığımda uğraşamam öylesiyle diye düşünüyorum.
bu aralar çok gerginim, o kadar çok işim oluyor ki bazen, hangisini yapacağıma karar verene kadar hiçbirini yapamıyorum. işte en çok da buna kızıyorum.
insanlara çabuk bağlanıyorum. çayı, her zaman çay getiren çaycımız getirmediğinde mesela içemiyorum. aynı durakta her sabah benimle birlikte otobüs bekleyen, görmezden geldiğim adam gelmediğinde endişeleniyorum. sevdiğim biri telefonu açmadığında aklıma hep en kötüsü geliyor. alışkanlıklarımdan kolay vazgeçemiyorum. alıştıklarımı kaybetmekten korkuyorum.
yeni tanıştığım birinin yanlışlarını bir türlü göremiyorum. kalbimi kırdığında, çoğu zaman kendi kendime onun aslında öyle yapmak istemediğini telkin ederek ve onla yaşadığım güzel anları düşünerek konuyu kapatıyorum. hal böyle olunca, insanlar daha çok kırmaya, bense onların hep pozitif yanlarını görme huyum yüzünden daha çok üzülmeye başlıyorum.
öc alamıyorum, ama bana yapılan kötülükleri hiç unutamıyorum, sanıyorum kindarım.
aslında sevilmeye layık olduğumu düşünüyorum. o yüzden beni sevmeyen insanlara içten içe kızıyorum. ama çaktırmıyorum.
eğer birine kızdığımda esip gürlersem az, susarsam çok kızmış oluyorum, ama karşımdaki bu farkı anlayamıyor.
gideceksem susarak gidiyorum. bir antidepresanı bırakır gibi bırakıyorum insanları. aramalarım azalıyor, mesajlarım kısalıyor, git gide dozaj düşüyor, bir var mışım bir yok muşum? bu hem benim için, hem onlar için daha kolay oluyor.
masalları çok seviyorum. yüz yaşıma gelsem de hayal kurmaya devam edeceğim. gerçekleri sevmiyorum. hayallerim olmasa hayatım elimde kalır çünkü.
şu zamana kadar mutluluğun sadece ve sadece başkalarının mutluluğunda gizli olduğunu düşünürdüm. ta ki çevremdeki herkes mutluyken mutsuz olduğumu anlayana kadar. o yüzden birkaç zamandır, benden yüksek beklentiler içerisinde olan ve benim her daim mutlu etmeye çalıştığım insanlara resti çektim. henüz farkında değiller. onları mutlu etme çabasında değilim artık. beni sevenlerin mutluluğumla mutlu olacaklarına inanıyorum ve herkesten önce kendi mutluluğum için çalışıyorum.
tanıştığım insanlar, çevremdekiler benimle ilgili çok şey bildiklerini sanıyorlar ve ben bununla çok eğleniyorum. gerçekten kalbimi açmak istediğim birine ise tüm detayları anlatıyorum. daha önce beni üzmeyeceğinden emin olduğum sadece iki kişiye kendimi anlattım. ve çok zorlandım.
bazen hiç tanımadığım ve sonrasında da hiç görüşmeyeceğim birine kendimi anlatmak istiyorum.
dertleşmeyi hiç beceremiyorum. üzgün olduğum zaman, sadece birinin yanında susmak istiyorum. iyi niyetle olduğunu bildiğim halde, birinin bana ısrarla ne oldu demesine gıcık oluyorum. sıkıntılarımı ancak ve ancak o haleti ruhiyeden kurtulduğum zaman anlatabiliyorum.
biriyle gelecek düşündüğümde, flash tv?nin yaşlandırma tekniğini kendisine uyguluyorum. ama karşımdakine bunu söylemiyorum. eğer aksi, huysuz bir ihtiyar olacağını düşünüyorsam asla devam etmiyorum. hadi gençken çekerim de yaşlandığımda uğraşamam öylesiyle diye düşünüyorum.
bu aralar çok gerginim, o kadar çok işim oluyor ki bazen, hangisini yapacağıma karar verene kadar hiçbirini yapamıyorum. işte en çok da buna kızıyorum.
yine kim gömmüş diye geldim.
kim gömmüş yine diye bakmaya geldim. pek bir şey yok gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar