bugün
- en gey özelliğiniz10
- türklerin ileri olduğu konular21
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- bir kadının en güzel bölgesi8
- deri ceketli serseri5
- eski seni özlüyor musun6
- abd vizesi5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- nasuh mahruki2
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- bir gün öleceğini unutmak10
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- dinsize inanır mısın17
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- kültürün bireyi boğması4
- ayak sevecek kadar abaza olmak3
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- gocu pandela barışı4
- film izlerken ağlayanlara gülmek3
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- sevgiliyle karşılıklı ağlamak3
- ioçke'nin elleri4
- salak yazarlar7
- ses yakışıklılığı2
- reagan ridley2
- geceye bir şarkı bırak23
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- bir insanda en sevilen özellik3
- pandela6
- gocu31
eğitim sektöründe paralı eğitimin temelini oluşturan öss(öğrenci seçme sınavı), dks (dikey geçiş sınavı), lgs(liselere giriş sınavı).... vb yök, milli eğitim bakanlığı gibi heryerin açtığı sınavlara okullarda verilen eğitimin eksiz yetersiz olmasından (bunun sebebi de kendileridir) kaynaklı öğrenci hazırlayan kurumlardır. irili ufaklı yüzlerce dershane bulunmakla beraber son yasal düzenlemelerle tek şube dershaneler yavaş yavaş kepenk indirmeye başlamışlardır. kurumsallaşan dershaneler ise (öss için) 3000-3500 YTL ye varan fiyatlarla öğrenci almakta pratik bilgiler vererek sınava hazılamaktadır
eğitimin özelleştirilmesiyle türeyen ve öğrencileri sınavlara hazırlayan, para basan eğitim merkezleri.
fen edebiyat mezunlarının tek dayanağıdır.Devlet milyarlarca dolar harcayıp yetiştirdiği elemana iş verememektedir.* O zaman herkes başının çaresine bir şekilde bakıyor.Lisans eğitimi almış bir insanın aç kalıp karnına taş bağlayacak da bir hali olmadığına göre bir şekilde yolunu bulacaktır.
(bkz: bırakın öldürelim)
(bkz: bırakın öldürelim)
dersanecilik gerekli midir sorusunu insanın aklına getiren başlıktır.evet dersanelerin faydası ortadadır ama var olmaları acaba okulları bir nebze etkileyip biraz daha rehavete sokup eğitim kalitesini olumsuz yönde etkilemelerine mi nedendir acaba?
öğretmenlerin veya bazı kişilerin öğrenciye para gözüyle baktıkları,içinde gözleri hipnotize olmuşçasına sıkışmış bir müfredat dahilindeki kalıp şeyleri dinleyen,onların peşinde koşan,her şeyi mantığına bile bakmaya gerek duymadan en pratik yoldan öğrenmeye çalışan öğrenciler barındıran kâr sektörü.
(bkz: öğrenci ticareti)
Eğitim sisteminin doğurduğu büyük boşluktan doğan Milli eğitim bakanlığına bağlı öğretim kurumlarının yürüttüğü çalışmanın genel adı.
Sorunun ilk aşamasını incelersek yıllar geçtikçe özellikle ortaokul - şimdi ilköğretim - ve lise düzeyindeki eğitimin yavaş yavaş çöktüğünü gözlemliyoruz. Öğretmen yetiştiren kurumların - bunların biri de eğitim enstitüleriydi - içinin boşlatılması kaliteyi hızla aşağılara çekmiştir. Yıllar önce liseden temel bilimleri hakkıyla öğrenerek yetişen nesiller yavaş yavaş kaybolmuştur. Çünkü bunları onlara öğretebilecek bir kadro yoktur. Tek tük olsa da yeterli değildir. Siyasi desteklerle zamanında öğretmenlik diploması almış; ancak alanında kendini yetiştirememiş bazı öğretmenler giderek artan öğrenci sayısı, yetmeyen derslik sayısı vb. nedenlerin de etkisiyle görevlerini tam olarak yapamamışlardır. Bu neyi doğurur? Destek niteliğindeki paralı eğitim kurumlarını elbette. Dershanecilik sınav sisteminin de getirisinden yararlanarak ortaya çıkmıştır.
Sonraki aşamalarsa daha ilginç tabi. Okulun yapamadığını yapma, sınava sistemli bir hazırlık sağlama görevini üstlenirken devletten istifa eden, kendini son derece iyi yetiştirmiş, okuttuğu temel bilime hakim insanları transfer ederek; onları yüksek ücretle çalıştırarak boşluğu kapamaya başlamıştır. Devletten hak ettikleri parayı alamayan kendini yetiştirmiş öğretmenler emeklerinin karşılığını almaya başlamışlardır.
Peki sonra daha doğrusu 2000'li yılların ortalarına doğru ne olmuştur? Devlet birkaç yıl önce Fen - Edebiyat fakültesi mezunlarına formasyon vermemeye başlamıştır. Her ile açtığı fakültelerdense mezun vermeye devam etmiştir. Sonuç binlerce insanın daha doğrusu işsiz ordusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. işte dershanecilik burada kabuk değiştirmiştir. Bu işi hakkıyla yapan öğretmenlerin yerine daha ucuza çalışacak tonla insan olduğunun farkına varan eğitimci patronlar (!) bu gençlere iş olanağı sunmaya başlamıştır. Yok pahasına aynı zamanda bütün haftalarını neredeyse tatilsiz çalarak.
Bu kısır döngünün içinde olmak son derece acı vericidir. Patrona bir şey olmamıştır. Onlar hala öğretmenlerine büyük paralar veriyor gibi görünmektedir.
Sonuca bakıldığında dershane de tıpkı bu ülkeye has olan örneğin minibüsler gibidir. Ne kader ama herkes minibüsçü olursa başkalarının ekmeği gitmez mi?
Sorunun ilk aşamasını incelersek yıllar geçtikçe özellikle ortaokul - şimdi ilköğretim - ve lise düzeyindeki eğitimin yavaş yavaş çöktüğünü gözlemliyoruz. Öğretmen yetiştiren kurumların - bunların biri de eğitim enstitüleriydi - içinin boşlatılması kaliteyi hızla aşağılara çekmiştir. Yıllar önce liseden temel bilimleri hakkıyla öğrenerek yetişen nesiller yavaş yavaş kaybolmuştur. Çünkü bunları onlara öğretebilecek bir kadro yoktur. Tek tük olsa da yeterli değildir. Siyasi desteklerle zamanında öğretmenlik diploması almış; ancak alanında kendini yetiştirememiş bazı öğretmenler giderek artan öğrenci sayısı, yetmeyen derslik sayısı vb. nedenlerin de etkisiyle görevlerini tam olarak yapamamışlardır. Bu neyi doğurur? Destek niteliğindeki paralı eğitim kurumlarını elbette. Dershanecilik sınav sisteminin de getirisinden yararlanarak ortaya çıkmıştır.
Sonraki aşamalarsa daha ilginç tabi. Okulun yapamadığını yapma, sınava sistemli bir hazırlık sağlama görevini üstlenirken devletten istifa eden, kendini son derece iyi yetiştirmiş, okuttuğu temel bilime hakim insanları transfer ederek; onları yüksek ücretle çalıştırarak boşluğu kapamaya başlamıştır. Devletten hak ettikleri parayı alamayan kendini yetiştirmiş öğretmenler emeklerinin karşılığını almaya başlamışlardır.
Peki sonra daha doğrusu 2000'li yılların ortalarına doğru ne olmuştur? Devlet birkaç yıl önce Fen - Edebiyat fakültesi mezunlarına formasyon vermemeye başlamıştır. Her ile açtığı fakültelerdense mezun vermeye devam etmiştir. Sonuç binlerce insanın daha doğrusu işsiz ordusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. işte dershanecilik burada kabuk değiştirmiştir. Bu işi hakkıyla yapan öğretmenlerin yerine daha ucuza çalışacak tonla insan olduğunun farkına varan eğitimci patronlar (!) bu gençlere iş olanağı sunmaya başlamıştır. Yok pahasına aynı zamanda bütün haftalarını neredeyse tatilsiz çalarak.
Bu kısır döngünün içinde olmak son derece acı vericidir. Patrona bir şey olmamıştır. Onlar hala öğretmenlerine büyük paralar veriyor gibi görünmektedir.
Sonuca bakıldığında dershane de tıpkı bu ülkeye has olan örneğin minibüsler gibidir. Ne kader ama herkes minibüsçü olursa başkalarının ekmeği gitmez mi?
en stresli işlerden biridir.
alternatif bir çözüm üretmeden ortadan kaldırmaya çalışılan düzendir.
dershanede iki sene çalışmış biri olarak söylüyorum,
oraya gelen öğrencilerin durumunu görseydiniz,
o paranın iki katını öderdiniz.
yani siz dershaneleri değil,
eğitim sistemini eleştirin bence.
dershanede iki sene çalışmış biri olarak söylüyorum,
oraya gelen öğrencilerin durumunu görseydiniz,
o paranın iki katını öderdiniz.
yani siz dershaneleri değil,
eğitim sistemini eleştirin bence.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar