bugün
- sözlüğün yeni tasarımı9
- yeraltı varlıkları6
- iyi menemenin sırrı13
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- muslettin amca19
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- pankek8
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- fatma betül sayan kaya5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk bir yemek olsaydı8
- recep tayyip erdoğan2
- üniversite yıllarını özlemek4
- gece yolculuğu2
- hangi yemek nerede yenir4
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- hayatın anlamı ne3
- bira ile aspirin icmek2
- kum dökmek4
- caligula'nın korkusu5
- kırkayakların ayaklanması2
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız4
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı8
- mehmet şimşek2
- yahudiye3
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- olmayınca olmaması4
- geceye bir şiir bırak3
- saatin daha on olması3
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- gülşen in memeleri14
- cemal hekimoğlu2
- umumiyetle çekinirdi benden abi derdi bana hep2
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır2
- arkadaşlar sizin için başlık açıyorum entry girin4
- mehmet şimşekin komisyondan kaçması2
- tuborg ice7
- toplumsal çürüme7
- 5 kasım 2026 afyonkarahisar seri cinayet vakası3
- muşlettin amca dul mu5
- hamam keyfi yapan kız3
Eğitim sisteminin doğurduğu büyük boşluktan doğan Milli eğitim bakanlığına bağlı öğretim kurumlarının yürüttüğü çalışmanın genel adı.
Sorunun ilk aşamasını incelersek yıllar geçtikçe özellikle ortaokul - şimdi ilköğretim - ve lise düzeyindeki eğitimin yavaş yavaş çöktüğünü gözlemliyoruz. Öğretmen yetiştiren kurumların - bunların biri de eğitim enstitüleriydi - içinin boşlatılması kaliteyi hızla aşağılara çekmiştir. Yıllar önce liseden temel bilimleri hakkıyla öğrenerek yetişen nesiller yavaş yavaş kaybolmuştur. Çünkü bunları onlara öğretebilecek bir kadro yoktur. Tek tük olsa da yeterli değildir. Siyasi desteklerle zamanında öğretmenlik diploması almış; ancak alanında kendini yetiştirememiş bazı öğretmenler giderek artan öğrenci sayısı, yetmeyen derslik sayısı vb. nedenlerin de etkisiyle görevlerini tam olarak yapamamışlardır. Bu neyi doğurur? Destek niteliğindeki paralı eğitim kurumlarını elbette. Dershanecilik sınav sisteminin de getirisinden yararlanarak ortaya çıkmıştır.
Sonraki aşamalarsa daha ilginç tabi. Okulun yapamadığını yapma, sınava sistemli bir hazırlık sağlama görevini üstlenirken devletten istifa eden, kendini son derece iyi yetiştirmiş, okuttuğu temel bilime hakim insanları transfer ederek; onları yüksek ücretle çalıştırarak boşluğu kapamaya başlamıştır. Devletten hak ettikleri parayı alamayan kendini yetiştirmiş öğretmenler emeklerinin karşılığını almaya başlamışlardır.
Peki sonra daha doğrusu 2000'li yılların ortalarına doğru ne olmuştur? Devlet birkaç yıl önce Fen - Edebiyat fakültesi mezunlarına formasyon vermemeye başlamıştır. Her ile açtığı fakültelerdense mezun vermeye devam etmiştir. Sonuç binlerce insanın daha doğrusu işsiz ordusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. işte dershanecilik burada kabuk değiştirmiştir. Bu işi hakkıyla yapan öğretmenlerin yerine daha ucuza çalışacak tonla insan olduğunun farkına varan eğitimci patronlar (!) bu gençlere iş olanağı sunmaya başlamıştır. Yok pahasına aynı zamanda bütün haftalarını neredeyse tatilsiz çalarak.
Bu kısır döngünün içinde olmak son derece acı vericidir. Patrona bir şey olmamıştır. Onlar hala öğretmenlerine büyük paralar veriyor gibi görünmektedir.
Sonuca bakıldığında dershane de tıpkı bu ülkeye has olan örneğin minibüsler gibidir. Ne kader ama herkes minibüsçü olursa başkalarının ekmeği gitmez mi?
Sorunun ilk aşamasını incelersek yıllar geçtikçe özellikle ortaokul - şimdi ilköğretim - ve lise düzeyindeki eğitimin yavaş yavaş çöktüğünü gözlemliyoruz. Öğretmen yetiştiren kurumların - bunların biri de eğitim enstitüleriydi - içinin boşlatılması kaliteyi hızla aşağılara çekmiştir. Yıllar önce liseden temel bilimleri hakkıyla öğrenerek yetişen nesiller yavaş yavaş kaybolmuştur. Çünkü bunları onlara öğretebilecek bir kadro yoktur. Tek tük olsa da yeterli değildir. Siyasi desteklerle zamanında öğretmenlik diploması almış; ancak alanında kendini yetiştirememiş bazı öğretmenler giderek artan öğrenci sayısı, yetmeyen derslik sayısı vb. nedenlerin de etkisiyle görevlerini tam olarak yapamamışlardır. Bu neyi doğurur? Destek niteliğindeki paralı eğitim kurumlarını elbette. Dershanecilik sınav sisteminin de getirisinden yararlanarak ortaya çıkmıştır.
Sonraki aşamalarsa daha ilginç tabi. Okulun yapamadığını yapma, sınava sistemli bir hazırlık sağlama görevini üstlenirken devletten istifa eden, kendini son derece iyi yetiştirmiş, okuttuğu temel bilime hakim insanları transfer ederek; onları yüksek ücretle çalıştırarak boşluğu kapamaya başlamıştır. Devletten hak ettikleri parayı alamayan kendini yetiştirmiş öğretmenler emeklerinin karşılığını almaya başlamışlardır.
Peki sonra daha doğrusu 2000'li yılların ortalarına doğru ne olmuştur? Devlet birkaç yıl önce Fen - Edebiyat fakültesi mezunlarına formasyon vermemeye başlamıştır. Her ile açtığı fakültelerdense mezun vermeye devam etmiştir. Sonuç binlerce insanın daha doğrusu işsiz ordusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. işte dershanecilik burada kabuk değiştirmiştir. Bu işi hakkıyla yapan öğretmenlerin yerine daha ucuza çalışacak tonla insan olduğunun farkına varan eğitimci patronlar (!) bu gençlere iş olanağı sunmaya başlamıştır. Yok pahasına aynı zamanda bütün haftalarını neredeyse tatilsiz çalarak.
Bu kısır döngünün içinde olmak son derece acı vericidir. Patrona bir şey olmamıştır. Onlar hala öğretmenlerine büyük paralar veriyor gibi görünmektedir.
Sonuca bakıldığında dershane de tıpkı bu ülkeye has olan örneğin minibüsler gibidir. Ne kader ama herkes minibüsçü olursa başkalarının ekmeği gitmez mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar