bugün
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler12
- inanmıyorsanız bari saygı duyun6
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat11
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız20
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek8
- 2026 dünya kupası29
- sözlükte sizi kim tanıyor16
- aynı anda üç kızla gezmek5
- kant'ın ahlak yasası ve günlük hayat4
- kiraz cicegi kolonyasi44
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- magnum4
- alttaki yazarın gerçek adını tahmin etme4
- en son ne zaman çaylak oldunuz3
- mehmet okuyan12
- messi vs maradona2
- upuzun saçlarını kısacık kestiren kız3
- fazla nüfus başa bela2
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi12
- 10 temmuz 2026 ispanya belçika maçı10
- lise arkadaşları4
- saçlarını kısacık kestirip ilk sigarasını içen kız2
- aşkom diyen erkek4
- yapay zeka ile sohbet ederken duyulan garip his4
- korku filmi hastası insan2
- çirkin kadını güzel gösteren şeyler3
- kim kimin fakesi10
- şems vs mevlana4
- zall'a yazdığım mesaj7
- sözlük arkadaşı3
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- vejetaryen olmak çok sebze mi az et yemek mi2
- kadıköy2
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- natuk baytan4
- anın görüntüsü11
- yaprak yiyen kadın3
- staind3
- sözlükte ciddi konuların konuşulmaması6
- günün şarkısı5
- kadınların koşamaması6
- birader yazarların birader beyler olmaları hedesi3
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler5
- ayna3
- motor3
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- gavurun kızı5
- sözlük kavgaları7
- fas12
Eğitim sisteminin doğurduğu büyük boşluktan doğan Milli eğitim bakanlığına bağlı öğretim kurumlarının yürüttüğü çalışmanın genel adı.
Sorunun ilk aşamasını incelersek yıllar geçtikçe özellikle ortaokul - şimdi ilköğretim - ve lise düzeyindeki eğitimin yavaş yavaş çöktüğünü gözlemliyoruz. Öğretmen yetiştiren kurumların - bunların biri de eğitim enstitüleriydi - içinin boşlatılması kaliteyi hızla aşağılara çekmiştir. Yıllar önce liseden temel bilimleri hakkıyla öğrenerek yetişen nesiller yavaş yavaş kaybolmuştur. Çünkü bunları onlara öğretebilecek bir kadro yoktur. Tek tük olsa da yeterli değildir. Siyasi desteklerle zamanında öğretmenlik diploması almış; ancak alanında kendini yetiştirememiş bazı öğretmenler giderek artan öğrenci sayısı, yetmeyen derslik sayısı vb. nedenlerin de etkisiyle görevlerini tam olarak yapamamışlardır. Bu neyi doğurur? Destek niteliğindeki paralı eğitim kurumlarını elbette. Dershanecilik sınav sisteminin de getirisinden yararlanarak ortaya çıkmıştır.
Sonraki aşamalarsa daha ilginç tabi. Okulun yapamadığını yapma, sınava sistemli bir hazırlık sağlama görevini üstlenirken devletten istifa eden, kendini son derece iyi yetiştirmiş, okuttuğu temel bilime hakim insanları transfer ederek; onları yüksek ücretle çalıştırarak boşluğu kapamaya başlamıştır. Devletten hak ettikleri parayı alamayan kendini yetiştirmiş öğretmenler emeklerinin karşılığını almaya başlamışlardır.
Peki sonra daha doğrusu 2000'li yılların ortalarına doğru ne olmuştur? Devlet birkaç yıl önce Fen - Edebiyat fakültesi mezunlarına formasyon vermemeye başlamıştır. Her ile açtığı fakültelerdense mezun vermeye devam etmiştir. Sonuç binlerce insanın daha doğrusu işsiz ordusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. işte dershanecilik burada kabuk değiştirmiştir. Bu işi hakkıyla yapan öğretmenlerin yerine daha ucuza çalışacak tonla insan olduğunun farkına varan eğitimci patronlar (!) bu gençlere iş olanağı sunmaya başlamıştır. Yok pahasına aynı zamanda bütün haftalarını neredeyse tatilsiz çalarak.
Bu kısır döngünün içinde olmak son derece acı vericidir. Patrona bir şey olmamıştır. Onlar hala öğretmenlerine büyük paralar veriyor gibi görünmektedir.
Sonuca bakıldığında dershane de tıpkı bu ülkeye has olan örneğin minibüsler gibidir. Ne kader ama herkes minibüsçü olursa başkalarının ekmeği gitmez mi?
Sorunun ilk aşamasını incelersek yıllar geçtikçe özellikle ortaokul - şimdi ilköğretim - ve lise düzeyindeki eğitimin yavaş yavaş çöktüğünü gözlemliyoruz. Öğretmen yetiştiren kurumların - bunların biri de eğitim enstitüleriydi - içinin boşlatılması kaliteyi hızla aşağılara çekmiştir. Yıllar önce liseden temel bilimleri hakkıyla öğrenerek yetişen nesiller yavaş yavaş kaybolmuştur. Çünkü bunları onlara öğretebilecek bir kadro yoktur. Tek tük olsa da yeterli değildir. Siyasi desteklerle zamanında öğretmenlik diploması almış; ancak alanında kendini yetiştirememiş bazı öğretmenler giderek artan öğrenci sayısı, yetmeyen derslik sayısı vb. nedenlerin de etkisiyle görevlerini tam olarak yapamamışlardır. Bu neyi doğurur? Destek niteliğindeki paralı eğitim kurumlarını elbette. Dershanecilik sınav sisteminin de getirisinden yararlanarak ortaya çıkmıştır.
Sonraki aşamalarsa daha ilginç tabi. Okulun yapamadığını yapma, sınava sistemli bir hazırlık sağlama görevini üstlenirken devletten istifa eden, kendini son derece iyi yetiştirmiş, okuttuğu temel bilime hakim insanları transfer ederek; onları yüksek ücretle çalıştırarak boşluğu kapamaya başlamıştır. Devletten hak ettikleri parayı alamayan kendini yetiştirmiş öğretmenler emeklerinin karşılığını almaya başlamışlardır.
Peki sonra daha doğrusu 2000'li yılların ortalarına doğru ne olmuştur? Devlet birkaç yıl önce Fen - Edebiyat fakültesi mezunlarına formasyon vermemeye başlamıştır. Her ile açtığı fakültelerdense mezun vermeye devam etmiştir. Sonuç binlerce insanın daha doğrusu işsiz ordusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. işte dershanecilik burada kabuk değiştirmiştir. Bu işi hakkıyla yapan öğretmenlerin yerine daha ucuza çalışacak tonla insan olduğunun farkına varan eğitimci patronlar (!) bu gençlere iş olanağı sunmaya başlamıştır. Yok pahasına aynı zamanda bütün haftalarını neredeyse tatilsiz çalarak.
Bu kısır döngünün içinde olmak son derece acı vericidir. Patrona bir şey olmamıştır. Onlar hala öğretmenlerine büyük paralar veriyor gibi görünmektedir.
Sonuca bakıldığında dershane de tıpkı bu ülkeye has olan örneğin minibüsler gibidir. Ne kader ama herkes minibüsçü olursa başkalarının ekmeği gitmez mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar