bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri43
- insan ne ister5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak3
- cok da abartmaya gerek uok6
- claudian clouds33
- yaşanmamışların yası3
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- yazarların akşam yemekleri5
- önyargı2
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- kadınlar6
- true ile tatlı sert3
- morkstar2
- true'nun engelli olması6
- sözlük kızlarının kekleri24
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- allah11
- okan buruk9
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- meriç dükalığı8
- sarapci koala hatayi33
- anın görüntüsü24
- seni tanıyorum4
- alışkanlığı karakter sanmak2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- sevdiğiniz yazarlar8
- victor osimhen2
- amedspor maçından korkmak3
- islamda namaz yoktur30
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- tai lung8
- kendini yok etmek istemek2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- fusya semsiyeli yabanci22
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- kürdistan10
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- uğurcan çakır3
- gecenin şarkısı14
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
Eğitim sisteminin doğurduğu büyük boşluktan doğan Milli eğitim bakanlığına bağlı öğretim kurumlarının yürüttüğü çalışmanın genel adı.
Sorunun ilk aşamasını incelersek yıllar geçtikçe özellikle ortaokul - şimdi ilköğretim - ve lise düzeyindeki eğitimin yavaş yavaş çöktüğünü gözlemliyoruz. Öğretmen yetiştiren kurumların - bunların biri de eğitim enstitüleriydi - içinin boşlatılması kaliteyi hızla aşağılara çekmiştir. Yıllar önce liseden temel bilimleri hakkıyla öğrenerek yetişen nesiller yavaş yavaş kaybolmuştur. Çünkü bunları onlara öğretebilecek bir kadro yoktur. Tek tük olsa da yeterli değildir. Siyasi desteklerle zamanında öğretmenlik diploması almış; ancak alanında kendini yetiştirememiş bazı öğretmenler giderek artan öğrenci sayısı, yetmeyen derslik sayısı vb. nedenlerin de etkisiyle görevlerini tam olarak yapamamışlardır. Bu neyi doğurur? Destek niteliğindeki paralı eğitim kurumlarını elbette. Dershanecilik sınav sisteminin de getirisinden yararlanarak ortaya çıkmıştır.
Sonraki aşamalarsa daha ilginç tabi. Okulun yapamadığını yapma, sınava sistemli bir hazırlık sağlama görevini üstlenirken devletten istifa eden, kendini son derece iyi yetiştirmiş, okuttuğu temel bilime hakim insanları transfer ederek; onları yüksek ücretle çalıştırarak boşluğu kapamaya başlamıştır. Devletten hak ettikleri parayı alamayan kendini yetiştirmiş öğretmenler emeklerinin karşılığını almaya başlamışlardır.
Peki sonra daha doğrusu 2000'li yılların ortalarına doğru ne olmuştur? Devlet birkaç yıl önce Fen - Edebiyat fakültesi mezunlarına formasyon vermemeye başlamıştır. Her ile açtığı fakültelerdense mezun vermeye devam etmiştir. Sonuç binlerce insanın daha doğrusu işsiz ordusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. işte dershanecilik burada kabuk değiştirmiştir. Bu işi hakkıyla yapan öğretmenlerin yerine daha ucuza çalışacak tonla insan olduğunun farkına varan eğitimci patronlar (!) bu gençlere iş olanağı sunmaya başlamıştır. Yok pahasına aynı zamanda bütün haftalarını neredeyse tatilsiz çalarak.
Bu kısır döngünün içinde olmak son derece acı vericidir. Patrona bir şey olmamıştır. Onlar hala öğretmenlerine büyük paralar veriyor gibi görünmektedir.
Sonuca bakıldığında dershane de tıpkı bu ülkeye has olan örneğin minibüsler gibidir. Ne kader ama herkes minibüsçü olursa başkalarının ekmeği gitmez mi?
Sorunun ilk aşamasını incelersek yıllar geçtikçe özellikle ortaokul - şimdi ilköğretim - ve lise düzeyindeki eğitimin yavaş yavaş çöktüğünü gözlemliyoruz. Öğretmen yetiştiren kurumların - bunların biri de eğitim enstitüleriydi - içinin boşlatılması kaliteyi hızla aşağılara çekmiştir. Yıllar önce liseden temel bilimleri hakkıyla öğrenerek yetişen nesiller yavaş yavaş kaybolmuştur. Çünkü bunları onlara öğretebilecek bir kadro yoktur. Tek tük olsa da yeterli değildir. Siyasi desteklerle zamanında öğretmenlik diploması almış; ancak alanında kendini yetiştirememiş bazı öğretmenler giderek artan öğrenci sayısı, yetmeyen derslik sayısı vb. nedenlerin de etkisiyle görevlerini tam olarak yapamamışlardır. Bu neyi doğurur? Destek niteliğindeki paralı eğitim kurumlarını elbette. Dershanecilik sınav sisteminin de getirisinden yararlanarak ortaya çıkmıştır.
Sonraki aşamalarsa daha ilginç tabi. Okulun yapamadığını yapma, sınava sistemli bir hazırlık sağlama görevini üstlenirken devletten istifa eden, kendini son derece iyi yetiştirmiş, okuttuğu temel bilime hakim insanları transfer ederek; onları yüksek ücretle çalıştırarak boşluğu kapamaya başlamıştır. Devletten hak ettikleri parayı alamayan kendini yetiştirmiş öğretmenler emeklerinin karşılığını almaya başlamışlardır.
Peki sonra daha doğrusu 2000'li yılların ortalarına doğru ne olmuştur? Devlet birkaç yıl önce Fen - Edebiyat fakültesi mezunlarına formasyon vermemeye başlamıştır. Her ile açtığı fakültelerdense mezun vermeye devam etmiştir. Sonuç binlerce insanın daha doğrusu işsiz ordusunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. işte dershanecilik burada kabuk değiştirmiştir. Bu işi hakkıyla yapan öğretmenlerin yerine daha ucuza çalışacak tonla insan olduğunun farkına varan eğitimci patronlar (!) bu gençlere iş olanağı sunmaya başlamıştır. Yok pahasına aynı zamanda bütün haftalarını neredeyse tatilsiz çalarak.
Bu kısır döngünün içinde olmak son derece acı vericidir. Patrona bir şey olmamıştır. Onlar hala öğretmenlerine büyük paralar veriyor gibi görünmektedir.
Sonuca bakıldığında dershane de tıpkı bu ülkeye has olan örneğin minibüsler gibidir. Ne kader ama herkes minibüsçü olursa başkalarının ekmeği gitmez mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar