bugün
- nemlendirici krem14
- katatespizartmasi12
- nev15
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- icapçı4
- fransada marketlere siber saldırı yapılması4
- iri memeler4
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar4
- arkadaşlar entry girer misiniz5
- jinekomasti4
- ciddi ciddi devlet aklı diyen şahıs4
- gammazlar adam mıdır sorunsalı4
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- aile kurmanın erkeğe ağır gelmesi2
- künefenin sünen peyniri4
- çocukluk arkadaşlığı11
- link atınca bu ne diye soran insan4
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- yaşam tarzını değiştirmek2
- 24 ekim 2026 gazeteci eylemleri3
- ekonomiyi mahvedip sürekli israil haberi yapmak4
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- fon vurgunu56
- 24 ekim 2026 muğlaspor istanbulspor maçı6
- krt tv2
- sabah programları6
- hazzetmediğim milletler2
- zeytin toplamaya giden sözlük yazarları4
- karpuzcu liboş4
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- kürt hurdacı3
- zengin olunca yapacaklarınız2
- uludağ sözlüğün geldiği durum3
- şu an ne isterdin14
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- mortal kombat3
- ressam ılgın tosun pastel sanatçısı2
- aziz yıldırım2
- zeytinyağlı barbunya2
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- skoda octavia2
- 10 şehirde basın özgürlüğü yürüyüşleri4
- serdar ortaç'ın sahneye sarhoş çıkması3
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik4
- gammaz olmak2
çok yemek ya da hiç yememek, sabah uyandığında böğüre böğüre ağlayıp baş ağrısı oluşunca bir anda susmak, sürekli camda beklemek, gelen olmayınca tekrar ağlamak, öğlen 1 de uyanıp 1saat sonra tekrar uyuyup 19: 30 da uyanmak ama hala uykulu olma durumu, dişleri uykuda sıkmak, temizlikten uzak kalmak, yemek yapsan da yemiyor, yesen de kontrolsüz yiyip tat alamıyorsun.
aşırı özlem ya da takıntı varsa şayet, rüyanda sadece onu görüyorsun. ben ek olarak waffle gördüm. dün zirvede abbas waffle ı konuştuğumuz için olabilir emin değilim. görecek rüya da kalmamış olabilir.
aşırı özlem ya da takıntı varsa şayet, rüyanda sadece onu görüyorsun. ben ek olarak waffle gördüm. dün zirvede abbas waffle ı konuştuğumuz için olabilir emin değilim. görecek rüya da kalmamış olabilir.
bad trip midir bilmiyorum ama, geçen hafta amsterdamda gömdüğüm kekler vasıtasıyla şu an yaşadığım hede sanırım.
zaten ayrılık üstü oldu bu, çok fena yoruyor vücudumu valla.
hiç iyi değil hiç.
zaten ayrılık üstü oldu bu, çok fena yoruyor vücudumu valla.
hiç iyi değil hiç.
Ruh hali değil de psikolojik tedavi gerektiren ve çok sık rastlanan bir hastalıktır.
kimi zaman bir neden olmaksızın kendinizi içinde bulduğunuz ruh halidir gereksizdir.
çok garip bir şey depresyona girmek, girdiğini kabullenmemek, kabullendiği evrede çıkmaya çalışmak.
bir süre sonra kendisini hissettirmeye başladığında kendini tanıyamıyor hale geliyorsun. kafandakiler farklı davranışların farklı oluyor gibi. insanların sürekli kötü düşündüğünü, herkesin sana tavır aldığını düşünüyorsun.
ardından samimiyet kavramını unutuveriyorsun. neydi lan samimi olmak ? neden arkadaşlarım çok soğuk ve aşağılayıcı konuşuyor ? önceden enseye şaplak göte parmak olduğun can ciğerin arkadaşların yabancıymış gibi geliyor. en ufak takılmasında kendini kötü hissediyorsun*
sonra kendini suçlama evresi geliyor. hayatında ne kadar eften püften iş yaptıysan düşünmek için kocaman bir zaman dilimi emrine amade oluyor. iyi düşünceler adeta silinmiş gibi!
yaptığın bazı şeylere pişmanlık duyuyorsun. iyi olsalar bile iyi değilmiş gibi gelmeye başlıyor. nerede olum bu eski ben ?
akşam uyurken benim ruhumu alıp başka birisinin ruhunu mu verdiniz amınakoyim?
uzaklaşmaya başlıyorsun sonra her şeyden. yaptığın işin, sevdiğin kalbin ve iyi insanların değerleri bir bir silinip gidiyor.
bunları yaparken belki farkında bile olamayabiliyorsun.
sonra aklına o ölümcül takıntı geliyor, ''neden yaşıyorum ki böyle bomboş bir dünyada??''
işte sıçtığımız yer. kurtulabilene aşk olsun!
derdini anlatamıyorsun, anlamıyorlar. anlayan varsa bile pek umrundaymış gibi değil sanki!
bir süre sonra alkol en yakın arkadaşın oluveriyor. kafan rahat, vücudun gevşemiş ve yarını düşünmeden geçen kısacık bir gece.
aslında sonraki üç gününü çalan bir gece ama nasıl anlatırsın bunu beynine ?
film izlerken bile kafanı veremiyorsun bir süre sonra. kafanı dağıtmak imkansız. kafana takılan binlerce düşünce rahat bırakmıyor bir süre sonra bedenini. film izlerken film boyunca başka bir şeyi düşünmektir bu illetin adı.
kafanın sürekli başka yerlerde dolanıp durması, ruhunu kaybetmektir.
sonra aklına ilaçlar gelir. harbiden düzeltebilir mi lan beni bunlar? biraz obsesif biriysen bunu düşünürken aklına bir sürü komplo teorileri gelir. kısacası amına koydun hayatının tebrikler!
bir süre sonra kendisini hissettirmeye başladığında kendini tanıyamıyor hale geliyorsun. kafandakiler farklı davranışların farklı oluyor gibi. insanların sürekli kötü düşündüğünü, herkesin sana tavır aldığını düşünüyorsun.
ardından samimiyet kavramını unutuveriyorsun. neydi lan samimi olmak ? neden arkadaşlarım çok soğuk ve aşağılayıcı konuşuyor ? önceden enseye şaplak göte parmak olduğun can ciğerin arkadaşların yabancıymış gibi geliyor. en ufak takılmasında kendini kötü hissediyorsun*
sonra kendini suçlama evresi geliyor. hayatında ne kadar eften püften iş yaptıysan düşünmek için kocaman bir zaman dilimi emrine amade oluyor. iyi düşünceler adeta silinmiş gibi!
yaptığın bazı şeylere pişmanlık duyuyorsun. iyi olsalar bile iyi değilmiş gibi gelmeye başlıyor. nerede olum bu eski ben ?
akşam uyurken benim ruhumu alıp başka birisinin ruhunu mu verdiniz amınakoyim?
uzaklaşmaya başlıyorsun sonra her şeyden. yaptığın işin, sevdiğin kalbin ve iyi insanların değerleri bir bir silinip gidiyor.
bunları yaparken belki farkında bile olamayabiliyorsun.
sonra aklına o ölümcül takıntı geliyor, ''neden yaşıyorum ki böyle bomboş bir dünyada??''
işte sıçtığımız yer. kurtulabilene aşk olsun!
derdini anlatamıyorsun, anlamıyorlar. anlayan varsa bile pek umrundaymış gibi değil sanki!
bir süre sonra alkol en yakın arkadaşın oluveriyor. kafan rahat, vücudun gevşemiş ve yarını düşünmeden geçen kısacık bir gece.
aslında sonraki üç gününü çalan bir gece ama nasıl anlatırsın bunu beynine ?
film izlerken bile kafanı veremiyorsun bir süre sonra. kafanı dağıtmak imkansız. kafana takılan binlerce düşünce rahat bırakmıyor bir süre sonra bedenini. film izlerken film boyunca başka bir şeyi düşünmektir bu illetin adı.
kafanın sürekli başka yerlerde dolanıp durması, ruhunu kaybetmektir.
sonra aklına ilaçlar gelir. harbiden düzeltebilir mi lan beni bunlar? biraz obsesif biriysen bunu düşünürken aklına bir sürü komplo teorileri gelir. kısacası amına koydun hayatının tebrikler!
stres ile birlikte kullanılan çağımızın hastalığıdır.
Bataklık gibi bir şeydir. insanın iştahını kaçırır her şeye karşı. ilaç kullanmak da çözmez bence. Nasıl çıkılır bilmiyorum.
ruh depremi.
bir de ruh tufanı vardır ki evlerden ırak.
bir de ruh tufanı vardır ki evlerden ırak.
Entel hastalığıdır.
kendini çıkmazda hissetme, herşeyden kaygı duyma, insanlardan uzak durma gibi etkileri görülen hastalıktır. uzun veya kısa dönemlerde her insanın başına gelebilir. özellikle metropol hayatının stresi ve karmaşası içerisinde yaşayan insanlarda sıkça görülür.
fransızca bir sözcük olmakla beraber latince kökenlidir. deep, derin demektir. depresyon ise çukur, çöküntü anlamına gelir. depress ise, bastırmak-çökertmek demektir. -tion ise fransızcada sonda kullanılan bir ektir. dalayısıyla kökensel olarak 'çöküntü' olarak tanımlayabiliriz.
hic girmedigimdir.
Kurtulduğum hastalık.. Kurtuluşu hiç bir ilaçla değil her şeyin çözümünün olduğu gibi kendimizdedir. Hiç bir şeye üzülmemeyi öğrenmek lazım fani dünyada..
depresyonun artık kelime ve dahi hastalık anlamı dışında kullanıldığı, maksat tamamen bakın ben çok sorunlu biriyim, beni de sevin aranıza alın mealli anlamıyla kullanıldığı bir ortamda yetişen, beni ifrit eden kıl gençlerdir.
şahsen yaptığım uzun araştırmalar sonucu, "yaa depresyondaydım, çok fena depresyondayım" diyen kolpa gençlerin hiçbirinin depresyona filan girmediğini, gayet güllük gülistanlık yaşadığını, bir güzel yiyip içtiğini gördüm. hani depresyondaydın yavşak, sıkıyorsa yeme.
bu nedir biliyor musunuz? gelişen teknolojiyle birlikte artan iletişim kurma sıkıntısının bir sonucu. iletişim kurmaya çalışmak yerine, ali cengiz oyuinlarıyla ilgi toplamaya, kendisiyle iletişime geçilmesini sağlama. ben şahsen bu tür gençlerden tiksiniyorum. otobüste, vapurda boğazlı kazağı burnunua kadar çekmiş, düşünceli düşünceli dışarıya bakan, gözlerine buğu indirmeye çalışmış, bazen vapurda dizlerini karnına çekmiş, beni eziyor bu dünya tripleri. sokayım ben öyle tribe. iki günlük dünyada mutlu olunabilecek o kadar şey var ki. onun yerinde olmak isteyen o kadar çok kişi var ki, açlıktan ölürken daha iyi bir hayatın kendisine niye verilmediğini düşünenler... ama sidiklinin tavlamak istediği erkek başkasını skiyor diye tribe gir, gir ulan gir. ama bir daha benim gözümün önünde böyle depresyondayım şekerim, saçımın rengini değiştircem tripleriyle dolaşanın ümüğünü sıkarım, belki kafasına bile vururum. depresyondaysan doktora git, kuaförde ne işin var lavuk.
şahsen yaptığım uzun araştırmalar sonucu, "yaa depresyondaydım, çok fena depresyondayım" diyen kolpa gençlerin hiçbirinin depresyona filan girmediğini, gayet güllük gülistanlık yaşadığını, bir güzel yiyip içtiğini gördüm. hani depresyondaydın yavşak, sıkıyorsa yeme.
bu nedir biliyor musunuz? gelişen teknolojiyle birlikte artan iletişim kurma sıkıntısının bir sonucu. iletişim kurmaya çalışmak yerine, ali cengiz oyuinlarıyla ilgi toplamaya, kendisiyle iletişime geçilmesini sağlama. ben şahsen bu tür gençlerden tiksiniyorum. otobüste, vapurda boğazlı kazağı burnunua kadar çekmiş, düşünceli düşünceli dışarıya bakan, gözlerine buğu indirmeye çalışmış, bazen vapurda dizlerini karnına çekmiş, beni eziyor bu dünya tripleri. sokayım ben öyle tribe. iki günlük dünyada mutlu olunabilecek o kadar şey var ki. onun yerinde olmak isteyen o kadar çok kişi var ki, açlıktan ölürken daha iyi bir hayatın kendisine niye verilmediğini düşünenler... ama sidiklinin tavlamak istediği erkek başkasını skiyor diye tribe gir, gir ulan gir. ama bir daha benim gözümün önünde böyle depresyondayım şekerim, saçımın rengini değiştircem tripleriyle dolaşanın ümüğünü sıkarım, belki kafasına bile vururum. depresyondaysan doktora git, kuaförde ne işin var lavuk.
Yavaş yavaş içerisine çeker sizi. ilk başta utangaçtır. Sonra bildiğiniz yüzsüzlüğü ele alır.
Örtülüsü de vardır bunun.
vereme çevirebilir. *
ilacı dindir ...
erkeklerde daha çok görülen sinirsel durum.
erkeklerde ölme riskini 3,5 kat yukarı taşıyan sinir harbi.
Girişi zevkli eylem.
telaffuz ederken o harfini uzatınca kişiyi fransız hissettirir.
Atlatılması(kendi çabalarınla) imkansız değildir. Ama atlattığın gibi geri girmek bi o kadar kolaydır. Tek bi olaya bakar zaten seni hep bekler geri gelmen için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar