bugün
- teomancalmasur19
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- türkiyeliyim ve mutluyum15
- türk solu13
- jeffrey epstein8
- tarih dizileri6
- yeni parti5
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- okulda zil çalmasının gereksizliği4
- ak partiyi savunan dayılar10
- herzevekil4
- kızların yara izi olan erkeklere bayılması4
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- pipisiyle düşünenler buraya2
- nervio12
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak3
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- simko35
- azgınlıktan bayır domuzuna dönmek3
- halloween kutlamayı yasaklamak2
- mısıroğlunu ciddiye almak2
- sözlük kızıyla kavga eder misiniz5
- bir kızın peşinde koşan erkek sayısı5
- motorun yatak sarması6
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- sikiyi mikiyi gırarsın2
- sözlükçü kızların tam bir sazan olduğu gerçeği4
- rafael leao'nun sürekli gülmesi3
- yazar donuzlayan erkek gizli eşcinseldir7
- üçler yediler kırklar11
- fransız arabalarının aşırı dandik olduğu gerçeği6
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz2
- türkiye7
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- sibel can'ın nutellalı memeleri6
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- atatürk ü abartmaya gerek yok2
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı4
- insan doğuştan iyi midir17
- ömer üründül ün galatasaray başkanı olması5
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması7
- smile 33
- patrick stewart5
- call of duty filmi3
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- ismet'i aklınoksan efendi4
- anın görüntüsü15
- popo silerken dikkat edilmesi gerkenler3
- devlet bahçeli2
istanbul da da hissedilmiştir.
an itibariyle istanbulda hissedilmiştir. *
az once (07.06.2008-01.56 da) meydana gelen hadise. bize gitmedigini hala burada oldugunu gosterdi yine.
meydana gelince yer sallanır.
insana göre bir afet ama dogaya göre bir kendini yenileme sürecidir. richter ölçeği denen bir birimle ölçütlendirilir.
yer yarılması olmaması durumunda ölümcül degildir. dünyanın kuruluşundan bu yana dogrudan depremden ölenlerin sayısı sigaradan ölenlerin sayısından çok çok daha azdır. bu da acı bir gerçegi önümüze serer;
(bkz: deprem öldürmez bina öldürür)
yer yarılması olmaması durumunda ölümcül degildir. dünyanın kuruluşundan bu yana dogrudan depremden ölenlerin sayısı sigaradan ölenlerin sayısından çok çok daha azdır. bu da acı bir gerçegi önümüze serer;
(bkz: deprem öldürmez bina öldürür)
Yerkabuğundaki bazı jeolojik olaylar sonucu yerin sarsılması..
ilk insanlar, kendilerine dehşet ölçüsünde korku veren yer depreminin, yerin altında ya da denizin altında yaşayan çok büyük, dev yapılı hayvanların öfkeli kımıldanışları yüzünden olduğuna inanırlardı. Geri kalmış çevrelerde, dünyayı boynuzlarının üzerinde taşıdığına inanılan öküzün başını sallaması zelzelenin nedeni olarak kabul edilirdi. Sonraları insanlar daha bilimsel,daha gerçekçi düşünce ve kuramları (teorileri) benimsediler. Bu alandaki ilk bilimsel kuram,yanardağların püskürmesi sonucuna dayanıyordu. Zamanla bunun da yanlışlığı anlaşıldı. Daha tutarlı ve bilimsel bir kuram ileri sürüldü. Sözkonusu kurama göre, yerkürenin (arzın) zamanla soğumuş olan kabuğu, çekirdek kısmına yani ateş halindeki orta kesime uyabilmek için sıkışır. Tabakalar halindeki toprak kıvrılır. Kaymalar halinde yer değiştirir. Başka türlü söylemek gerekirse, yerkürenin içi çeşitli kuvvetlerin etkisi altındadır. Bu kuvvetlerin meydana getirdiği basınç,yer altındaki kayaların kırılıp yeniden, yerleşmesine sebep olur. deprem de bu olayın sonucunda başka bir şey değildir. Yerkabuğunun nisbeten yeni-yakın zamanlarda kıvrılmış ve kırılmış olduğu,kırılan parçaların henüz yerine oturmadığı bölgelerde zelzelelerin daha çok yaygın ölçüde görülmesi de yukardaki açıklamayı doğrulamaktadır.
Bunun dışında,kaya tuzu gibi kolay eriyen maddelerin, çok bulunduğu çevrelerdeki büyük mağaraların çöküşü daha sınırlı yerel (mahalli) ölçüde depremlere meydan verir.
Yerkabuğunun genel yapısı incelendiğinde, depremlerin çoğunlukla yeryüzünün inişli çıkışlı, engebeli,bölgelerinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dünyanın yüksekliklerinin ve derinliklerinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi, Büyük Okyanus kıyılarını, Japonya'nın doğu kıyılarını, Antiller'i, Himalaya Dağları' nın güney kesimlerini, italya, Yunanistan ve Anadolu'yu kapsayan bir "deprem kuşağı" nın şekillendirilmesiyle sonuçlanmıştır.
depremlerde merkezden çevreye yayılan düzenli titreşimler "deprem dalgası" diye tanımlanır. Merkezden çevreye doğru uzaklaştıkça, deprem dalgalarının kuvveti, dolayısıyla etkisi de azalır. depremin yeraltında meydana geldiği yer "iç merkez", yeryüzünde iç merkeze en yakın çevre de "dış merkez" olarak belirlenir. Dış merkezden uzaklaştıkça, depremin şiddeti, etkisi zayıflar. Ayrıca, depremlerin etkisi toprağın yapısına da bağlıdır. Kum, çakıl gibi gevşek yerlerde depremler daha büyük tahribat yapar. Buna karşılık, kayalık bölgelerde tahribat daha az olur.
depremleri kaydeden ve şiddetini ölçen alet sismograftır. Sismograf, saat sarkacı gibi asılı duran ağır bir kitle yapısındadır.
Bilim ve tekniğin dev adımlarla ilerleyip gelişmiş olmasına rağmen, depremleri önceden haber verecek bir yöntem hala bulunamamıştır. Denizlerin altında olan depremlerin meydana getirdiği dev dalgalar,kıyıları basarak büyük zararlara, can kaybına yol açmaktadır. 1755 yılında böyle bir depremle meydana gelen dev dalgalar, onbinlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur. Japonya'da günde ortalama üç deprem olmaktadır. Bunların çoğu hiç zarar vermez. Hatta hissedilmeyecek kadar hafiftir. Şimdiye kadar kaydedilen depremlerin en büyüğü, 1703 yılında Japonya'da olmuş, tam 200.000 kişi ölmüştü. 1920 yılında Çin'in Kansu eyaletindeki bir deprem de buna yakın can kaybıyla sonuçlanmıştı. 1923'de Japonya'da Tokyo ve Yokohama'yı sarsan büyük depremin can kaybı bilançosu 100.000 kişidir. 1906 San Fransisco depremi de sayılı büyük depremlerden biridir. Sadece birkaç yüz kişi ölmüşse de, şehir 200-300 milyonluk zarara uğramış, hemen hemen altüst olmuştu.
ilk insanlar, kendilerine dehşet ölçüsünde korku veren yer depreminin, yerin altında ya da denizin altında yaşayan çok büyük, dev yapılı hayvanların öfkeli kımıldanışları yüzünden olduğuna inanırlardı. Geri kalmış çevrelerde, dünyayı boynuzlarının üzerinde taşıdığına inanılan öküzün başını sallaması zelzelenin nedeni olarak kabul edilirdi. Sonraları insanlar daha bilimsel,daha gerçekçi düşünce ve kuramları (teorileri) benimsediler. Bu alandaki ilk bilimsel kuram,yanardağların püskürmesi sonucuna dayanıyordu. Zamanla bunun da yanlışlığı anlaşıldı. Daha tutarlı ve bilimsel bir kuram ileri sürüldü. Sözkonusu kurama göre, yerkürenin (arzın) zamanla soğumuş olan kabuğu, çekirdek kısmına yani ateş halindeki orta kesime uyabilmek için sıkışır. Tabakalar halindeki toprak kıvrılır. Kaymalar halinde yer değiştirir. Başka türlü söylemek gerekirse, yerkürenin içi çeşitli kuvvetlerin etkisi altındadır. Bu kuvvetlerin meydana getirdiği basınç,yer altındaki kayaların kırılıp yeniden, yerleşmesine sebep olur. deprem de bu olayın sonucunda başka bir şey değildir. Yerkabuğunun nisbeten yeni-yakın zamanlarda kıvrılmış ve kırılmış olduğu,kırılan parçaların henüz yerine oturmadığı bölgelerde zelzelelerin daha çok yaygın ölçüde görülmesi de yukardaki açıklamayı doğrulamaktadır.
Bunun dışında,kaya tuzu gibi kolay eriyen maddelerin, çok bulunduğu çevrelerdeki büyük mağaraların çöküşü daha sınırlı yerel (mahalli) ölçüde depremlere meydan verir.
Yerkabuğunun genel yapısı incelendiğinde, depremlerin çoğunlukla yeryüzünün inişli çıkışlı, engebeli,bölgelerinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dünyanın yüksekliklerinin ve derinliklerinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi, Büyük Okyanus kıyılarını, Japonya'nın doğu kıyılarını, Antiller'i, Himalaya Dağları' nın güney kesimlerini, italya, Yunanistan ve Anadolu'yu kapsayan bir "deprem kuşağı" nın şekillendirilmesiyle sonuçlanmıştır.
depremlerde merkezden çevreye yayılan düzenli titreşimler "deprem dalgası" diye tanımlanır. Merkezden çevreye doğru uzaklaştıkça, deprem dalgalarının kuvveti, dolayısıyla etkisi de azalır. depremin yeraltında meydana geldiği yer "iç merkez", yeryüzünde iç merkeze en yakın çevre de "dış merkez" olarak belirlenir. Dış merkezden uzaklaştıkça, depremin şiddeti, etkisi zayıflar. Ayrıca, depremlerin etkisi toprağın yapısına da bağlıdır. Kum, çakıl gibi gevşek yerlerde depremler daha büyük tahribat yapar. Buna karşılık, kayalık bölgelerde tahribat daha az olur.
depremleri kaydeden ve şiddetini ölçen alet sismograftır. Sismograf, saat sarkacı gibi asılı duran ağır bir kitle yapısındadır.
Bilim ve tekniğin dev adımlarla ilerleyip gelişmiş olmasına rağmen, depremleri önceden haber verecek bir yöntem hala bulunamamıştır. Denizlerin altında olan depremlerin meydana getirdiği dev dalgalar,kıyıları basarak büyük zararlara, can kaybına yol açmaktadır. 1755 yılında böyle bir depremle meydana gelen dev dalgalar, onbinlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur. Japonya'da günde ortalama üç deprem olmaktadır. Bunların çoğu hiç zarar vermez. Hatta hissedilmeyecek kadar hafiftir. Şimdiye kadar kaydedilen depremlerin en büyüğü, 1703 yılında Japonya'da olmuş, tam 200.000 kişi ölmüştü. 1920 yılında Çin'in Kansu eyaletindeki bir deprem de buna yakın can kaybıyla sonuçlanmıştı. 1923'de Japonya'da Tokyo ve Yokohama'yı sarsan büyük depremin can kaybı bilançosu 100.000 kişidir. 1906 San Fransisco depremi de sayılı büyük depremlerden biridir. Sadece birkaç yüz kişi ölmüşse de, şehir 200-300 milyonluk zarara uğramış, hemen hemen altüst olmuştu.
şu anda istanbulda hissedilen vurup geçen fakat umarız ki hasar vermeyen doğa olayıdır. ya artçı olursa diye tedirgin etmiştir. hala tedirginlik devam etmektedir
şu an istanbul'u yoklamış yer sarsıntısı. 1999 ağustos ve kasım'ından sonraki en hissedilir sarsıntıydı.
an itibariyle istanbulda hissedilen, korkutan, siddeti merak edilen afet.
en umulmadık anlarda gelen ilahi işaret..
Fay hatlarından gelen uğultulara; binaların kimi zaman fısıldaşarak, kimi zaman yaralanarak, kimi zaman da yok olarak eşlik ettiği cehennemi sarsıntı.
dün akşamüstünden bu yana aralıklı olarak denizli'yi hafif hafif tireten hadisedir efenim. birkaç dakika önce hafif bir taneyi de atlattık. pireler uçuyor şehrin üzerinde telaşlanacak bir şey yok, uyumamanın dezavantajlarını yaşıyorum sanırım.
dunyayi sessize aldiginizda oluyor bu. titriyor ara sira. kesin bayram mesajidir.
(bkz: bayram mesajlari) *
(bkz: bayram mesajlari) *
an itibariyle ankarada olan şeydir.bayaa sallamıştır.merkez üssü neresidir acaba.
edit:5.1 büyüklüğünde ankara bala da olan depremdir.
edit:5.7 imiş.ama olamayadabilir zırt pırt değişiyo.
edit:5.1 büyüklüğünde ankara bala da olan depremdir.
edit:5.7 imiş.ama olamayadabilir zırt pırt değişiyo.
malt ın süper parçası. ıssız adada yanınıza alacağınız 3 parcadan biri bu olmalı.
(bkz: çaresizlik)
yer kabuğunun kırılması sonucu oluşan yüzeysel salınım hareketi. birincil ve ikincil dalgalardan oluşur, yıkımlara neden olan ikincil dalgalardır.
makina canlı performansı tam aşağıda olan şarkı.
--spoiler--
http://www.youtube.com/watch?v=qnodfuklsz0
--spoiler--
--spoiler--
http://www.youtube.com/watch?v=qnodfuklsz0
--spoiler--
öküzün kafasını sallaması.
dolunay zamanlarında olma olasılığı daha fazla olan, diğer gezegen hareketlerininde dünya üzerindeki etkisi sonucunda oluşabilen, tanrı tokatıdır.
klibinde demet evgar hanımın pek güzel gözüktüğü malt şarkısı.
--spoiler--
Bir gün aniden
Kriz masasında içerken
Richter'den konuşurken
Aşk biter ...
Yenisi gelir, eskisinden beter
--spoiler--
--spoiler--
Bir gün aniden
Kriz masasında içerken
Richter'den konuşurken
Aşk biter ...
Yenisi gelir, eskisinden beter
--spoiler--
son günlerde yine alevli bir şekilde tartışılan, istanbul'u muhakkak 30 sene içinde vuracak denip, sıfır önlem alınan, en ufak sarsıntıyı deprem olarak değerlendirip, avizeye bakma alışkanlığına sebep veren, geceleri hava sıcak da olsa bir nebze kapalı yatıran doğal afet.
cenk durmazel'in solistliğini yaptığı grup olan malt'ın muhteşem bir alt yapıya ve harika sözlere sahip olan şarkısı.
Sallandık diyorum, merkezini bilmiyorum
Sokağa fırlamadım, duruyorum
Senden bir açıklama gelmeden
Ben bu evi terketmiyorum
Tehlikeleri düşündüm önceden
Ama bölge sakattı zaten
Senden bir açıklama gelmeden
Çaresizim biliyorum
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Çatlak olabilirim belki, hafiften
Sallanıyorsam işte bu yüzden
Senden bir açıklama gelmeden
Kırılmam biliyorum
Herkes panik oldu, kimisi korktu
Kimisi yaşamıştı biliyordu
Ama hepsi hep bir ağızdan
'sakin ol' diyordu
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Bir gün aniden
Kriz masasında içerken
Richter'den konuşurken
Aşk biter ...
Yenisi gelir, eskisinden beter
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Sallandık diyorum, merkezini bilmiyorum
Sokağa fırlamadım, duruyorum
Senden bir açıklama gelmeden
Ben bu evi terketmiyorum
Tehlikeleri düşündüm önceden
Ama bölge sakattı zaten
Senden bir açıklama gelmeden
Çaresizim biliyorum
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Çatlak olabilirim belki, hafiften
Sallanıyorsam işte bu yüzden
Senden bir açıklama gelmeden
Kırılmam biliyorum
Herkes panik oldu, kimisi korktu
Kimisi yaşamıştı biliyordu
Ama hepsi hep bir ağızdan
'sakin ol' diyordu
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Bir gün aniden
Kriz masasında içerken
Richter'den konuşurken
Aşk biter ...
Yenisi gelir, eskisinden beter
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar