bugün
- cansever9
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- victor osimhen2
- gocu'nun solak olması4
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- çirkef galatasaray2
- dünyanın 10 da birinin solak olması4
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- kupa kızı ve sinek valesi2
- domdomusa3
- gece sokakta freddy krueger ile karşılaşmak3
- yorgun mermi19
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- galatasaray11
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- dünyanın tersine dönmesi5
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- g o k u2
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- dinozor döner3
- ben geldim laleler3
- favori diziniz2
- tavuk sevmemek5
- gece iki de tam ekmek tavuk döner ve bira yemek3
- futbol7
- etek giyen erkek10
- öfkeli genç adamlar kuşağı3
- sol elle osbir çekmek2
- para5
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- sürekli dizi6
- hangi manifest kızısın4
- 8 ağustos 2026 wolfsburg kaiserslautern maçı3
- gıyasettin nerede sorusu3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- superman ile venom birleşse3
- oğlum o senin yengen yengen2
- birader yazar beyler bay bey biraderdirler3
- yeni zelanda ya gitmek5
- fairuz3
- 9 ağustos uluslararası dünya yerli halklar günü2
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- devalüasyon yakın mı9
- 8 ağustos 2026 galatasaray villarreal maçı2
- altın şafak hermetik cemiyeti2
- gece gece arayan dolandırıcı3
- bikbik hanfendi3
- günlük tutan erkek9
- laptop4
Yerkabuğundaki bazı jeolojik olaylar sonucu yerin sarsılması..
ilk insanlar, kendilerine dehşet ölçüsünde korku veren yer depreminin, yerin altında ya da denizin altında yaşayan çok büyük, dev yapılı hayvanların öfkeli kımıldanışları yüzünden olduğuna inanırlardı. Geri kalmış çevrelerde, dünyayı boynuzlarının üzerinde taşıdığına inanılan öküzün başını sallaması zelzelenin nedeni olarak kabul edilirdi. Sonraları insanlar daha bilimsel,daha gerçekçi düşünce ve kuramları (teorileri) benimsediler. Bu alandaki ilk bilimsel kuram,yanardağların püskürmesi sonucuna dayanıyordu. Zamanla bunun da yanlışlığı anlaşıldı. Daha tutarlı ve bilimsel bir kuram ileri sürüldü. Sözkonusu kurama göre, yerkürenin (arzın) zamanla soğumuş olan kabuğu, çekirdek kısmına yani ateş halindeki orta kesime uyabilmek için sıkışır. Tabakalar halindeki toprak kıvrılır. Kaymalar halinde yer değiştirir. Başka türlü söylemek gerekirse, yerkürenin içi çeşitli kuvvetlerin etkisi altındadır. Bu kuvvetlerin meydana getirdiği basınç,yer altındaki kayaların kırılıp yeniden, yerleşmesine sebep olur. deprem de bu olayın sonucunda başka bir şey değildir. Yerkabuğunun nisbeten yeni-yakın zamanlarda kıvrılmış ve kırılmış olduğu,kırılan parçaların henüz yerine oturmadığı bölgelerde zelzelelerin daha çok yaygın ölçüde görülmesi de yukardaki açıklamayı doğrulamaktadır.
Bunun dışında,kaya tuzu gibi kolay eriyen maddelerin, çok bulunduğu çevrelerdeki büyük mağaraların çöküşü daha sınırlı yerel (mahalli) ölçüde depremlere meydan verir.
Yerkabuğunun genel yapısı incelendiğinde, depremlerin çoğunlukla yeryüzünün inişli çıkışlı, engebeli,bölgelerinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dünyanın yüksekliklerinin ve derinliklerinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi, Büyük Okyanus kıyılarını, Japonya'nın doğu kıyılarını, Antiller'i, Himalaya Dağları' nın güney kesimlerini, italya, Yunanistan ve Anadolu'yu kapsayan bir "deprem kuşağı" nın şekillendirilmesiyle sonuçlanmıştır.
depremlerde merkezden çevreye yayılan düzenli titreşimler "deprem dalgası" diye tanımlanır. Merkezden çevreye doğru uzaklaştıkça, deprem dalgalarının kuvveti, dolayısıyla etkisi de azalır. depremin yeraltında meydana geldiği yer "iç merkez", yeryüzünde iç merkeze en yakın çevre de "dış merkez" olarak belirlenir. Dış merkezden uzaklaştıkça, depremin şiddeti, etkisi zayıflar. Ayrıca, depremlerin etkisi toprağın yapısına da bağlıdır. Kum, çakıl gibi gevşek yerlerde depremler daha büyük tahribat yapar. Buna karşılık, kayalık bölgelerde tahribat daha az olur.
depremleri kaydeden ve şiddetini ölçen alet sismograftır. Sismograf, saat sarkacı gibi asılı duran ağır bir kitle yapısındadır.
Bilim ve tekniğin dev adımlarla ilerleyip gelişmiş olmasına rağmen, depremleri önceden haber verecek bir yöntem hala bulunamamıştır. Denizlerin altında olan depremlerin meydana getirdiği dev dalgalar,kıyıları basarak büyük zararlara, can kaybına yol açmaktadır. 1755 yılında böyle bir depremle meydana gelen dev dalgalar, onbinlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur. Japonya'da günde ortalama üç deprem olmaktadır. Bunların çoğu hiç zarar vermez. Hatta hissedilmeyecek kadar hafiftir. Şimdiye kadar kaydedilen depremlerin en büyüğü, 1703 yılında Japonya'da olmuş, tam 200.000 kişi ölmüştü. 1920 yılında Çin'in Kansu eyaletindeki bir deprem de buna yakın can kaybıyla sonuçlanmıştı. 1923'de Japonya'da Tokyo ve Yokohama'yı sarsan büyük depremin can kaybı bilançosu 100.000 kişidir. 1906 San Fransisco depremi de sayılı büyük depremlerden biridir. Sadece birkaç yüz kişi ölmüşse de, şehir 200-300 milyonluk zarara uğramış, hemen hemen altüst olmuştu.
ilk insanlar, kendilerine dehşet ölçüsünde korku veren yer depreminin, yerin altında ya da denizin altında yaşayan çok büyük, dev yapılı hayvanların öfkeli kımıldanışları yüzünden olduğuna inanırlardı. Geri kalmış çevrelerde, dünyayı boynuzlarının üzerinde taşıdığına inanılan öküzün başını sallaması zelzelenin nedeni olarak kabul edilirdi. Sonraları insanlar daha bilimsel,daha gerçekçi düşünce ve kuramları (teorileri) benimsediler. Bu alandaki ilk bilimsel kuram,yanardağların püskürmesi sonucuna dayanıyordu. Zamanla bunun da yanlışlığı anlaşıldı. Daha tutarlı ve bilimsel bir kuram ileri sürüldü. Sözkonusu kurama göre, yerkürenin (arzın) zamanla soğumuş olan kabuğu, çekirdek kısmına yani ateş halindeki orta kesime uyabilmek için sıkışır. Tabakalar halindeki toprak kıvrılır. Kaymalar halinde yer değiştirir. Başka türlü söylemek gerekirse, yerkürenin içi çeşitli kuvvetlerin etkisi altındadır. Bu kuvvetlerin meydana getirdiği basınç,yer altındaki kayaların kırılıp yeniden, yerleşmesine sebep olur. deprem de bu olayın sonucunda başka bir şey değildir. Yerkabuğunun nisbeten yeni-yakın zamanlarda kıvrılmış ve kırılmış olduğu,kırılan parçaların henüz yerine oturmadığı bölgelerde zelzelelerin daha çok yaygın ölçüde görülmesi de yukardaki açıklamayı doğrulamaktadır.
Bunun dışında,kaya tuzu gibi kolay eriyen maddelerin, çok bulunduğu çevrelerdeki büyük mağaraların çöküşü daha sınırlı yerel (mahalli) ölçüde depremlere meydan verir.
Yerkabuğunun genel yapısı incelendiğinde, depremlerin çoğunlukla yeryüzünün inişli çıkışlı, engebeli,bölgelerinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dünyanın yüksekliklerinin ve derinliklerinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi, Büyük Okyanus kıyılarını, Japonya'nın doğu kıyılarını, Antiller'i, Himalaya Dağları' nın güney kesimlerini, italya, Yunanistan ve Anadolu'yu kapsayan bir "deprem kuşağı" nın şekillendirilmesiyle sonuçlanmıştır.
depremlerde merkezden çevreye yayılan düzenli titreşimler "deprem dalgası" diye tanımlanır. Merkezden çevreye doğru uzaklaştıkça, deprem dalgalarının kuvveti, dolayısıyla etkisi de azalır. depremin yeraltında meydana geldiği yer "iç merkez", yeryüzünde iç merkeze en yakın çevre de "dış merkez" olarak belirlenir. Dış merkezden uzaklaştıkça, depremin şiddeti, etkisi zayıflar. Ayrıca, depremlerin etkisi toprağın yapısına da bağlıdır. Kum, çakıl gibi gevşek yerlerde depremler daha büyük tahribat yapar. Buna karşılık, kayalık bölgelerde tahribat daha az olur.
depremleri kaydeden ve şiddetini ölçen alet sismograftır. Sismograf, saat sarkacı gibi asılı duran ağır bir kitle yapısındadır.
Bilim ve tekniğin dev adımlarla ilerleyip gelişmiş olmasına rağmen, depremleri önceden haber verecek bir yöntem hala bulunamamıştır. Denizlerin altında olan depremlerin meydana getirdiği dev dalgalar,kıyıları basarak büyük zararlara, can kaybına yol açmaktadır. 1755 yılında böyle bir depremle meydana gelen dev dalgalar, onbinlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur. Japonya'da günde ortalama üç deprem olmaktadır. Bunların çoğu hiç zarar vermez. Hatta hissedilmeyecek kadar hafiftir. Şimdiye kadar kaydedilen depremlerin en büyüğü, 1703 yılında Japonya'da olmuş, tam 200.000 kişi ölmüştü. 1920 yılında Çin'in Kansu eyaletindeki bir deprem de buna yakın can kaybıyla sonuçlanmıştı. 1923'de Japonya'da Tokyo ve Yokohama'yı sarsan büyük depremin can kaybı bilançosu 100.000 kişidir. 1906 San Fransisco depremi de sayılı büyük depremlerden biridir. Sadece birkaç yüz kişi ölmüşse de, şehir 200-300 milyonluk zarara uğramış, hemen hemen altüst olmuştu.
şu anda istanbulda hissedilen vurup geçen fakat umarız ki hasar vermeyen doğa olayıdır. ya artçı olursa diye tedirgin etmiştir. hala tedirginlik devam etmektedir
şu an istanbul'u yoklamış yer sarsıntısı. 1999 ağustos ve kasım'ından sonraki en hissedilir sarsıntıydı.
an itibariyle istanbulda hissedilen, korkutan, siddeti merak edilen afet.
en umulmadık anlarda gelen ilahi işaret..
Fay hatlarından gelen uğultulara; binaların kimi zaman fısıldaşarak, kimi zaman yaralanarak, kimi zaman da yok olarak eşlik ettiği cehennemi sarsıntı.
dün akşamüstünden bu yana aralıklı olarak denizli'yi hafif hafif tireten hadisedir efenim. birkaç dakika önce hafif bir taneyi de atlattık. pireler uçuyor şehrin üzerinde telaşlanacak bir şey yok, uyumamanın dezavantajlarını yaşıyorum sanırım.
dunyayi sessize aldiginizda oluyor bu. titriyor ara sira. kesin bayram mesajidir.
(bkz: bayram mesajlari) *
(bkz: bayram mesajlari) *
an itibariyle ankarada olan şeydir.bayaa sallamıştır.merkez üssü neresidir acaba.
edit:5.1 büyüklüğünde ankara bala da olan depremdir.
edit:5.7 imiş.ama olamayadabilir zırt pırt değişiyo.
edit:5.1 büyüklüğünde ankara bala da olan depremdir.
edit:5.7 imiş.ama olamayadabilir zırt pırt değişiyo.
malt ın süper parçası. ıssız adada yanınıza alacağınız 3 parcadan biri bu olmalı.
(bkz: çaresizlik)
yer kabuğunun kırılması sonucu oluşan yüzeysel salınım hareketi. birincil ve ikincil dalgalardan oluşur, yıkımlara neden olan ikincil dalgalardır.
makina canlı performansı tam aşağıda olan şarkı.
--spoiler--
http://www.youtube.com/watch?v=qnodfuklsz0
--spoiler--
--spoiler--
http://www.youtube.com/watch?v=qnodfuklsz0
--spoiler--
öküzün kafasını sallaması.
dolunay zamanlarında olma olasılığı daha fazla olan, diğer gezegen hareketlerininde dünya üzerindeki etkisi sonucunda oluşabilen, tanrı tokatıdır.
klibinde demet evgar hanımın pek güzel gözüktüğü malt şarkısı.
--spoiler--
Bir gün aniden
Kriz masasında içerken
Richter'den konuşurken
Aşk biter ...
Yenisi gelir, eskisinden beter
--spoiler--
--spoiler--
Bir gün aniden
Kriz masasında içerken
Richter'den konuşurken
Aşk biter ...
Yenisi gelir, eskisinden beter
--spoiler--
son günlerde yine alevli bir şekilde tartışılan, istanbul'u muhakkak 30 sene içinde vuracak denip, sıfır önlem alınan, en ufak sarsıntıyı deprem olarak değerlendirip, avizeye bakma alışkanlığına sebep veren, geceleri hava sıcak da olsa bir nebze kapalı yatıran doğal afet.
cenk durmazel'in solistliğini yaptığı grup olan malt'ın muhteşem bir alt yapıya ve harika sözlere sahip olan şarkısı.
Sallandık diyorum, merkezini bilmiyorum
Sokağa fırlamadım, duruyorum
Senden bir açıklama gelmeden
Ben bu evi terketmiyorum
Tehlikeleri düşündüm önceden
Ama bölge sakattı zaten
Senden bir açıklama gelmeden
Çaresizim biliyorum
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Çatlak olabilirim belki, hafiften
Sallanıyorsam işte bu yüzden
Senden bir açıklama gelmeden
Kırılmam biliyorum
Herkes panik oldu, kimisi korktu
Kimisi yaşamıştı biliyordu
Ama hepsi hep bir ağızdan
'sakin ol' diyordu
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Bir gün aniden
Kriz masasında içerken
Richter'den konuşurken
Aşk biter ...
Yenisi gelir, eskisinden beter
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Sallandık diyorum, merkezini bilmiyorum
Sokağa fırlamadım, duruyorum
Senden bir açıklama gelmeden
Ben bu evi terketmiyorum
Tehlikeleri düşündüm önceden
Ama bölge sakattı zaten
Senden bir açıklama gelmeden
Çaresizim biliyorum
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Çatlak olabilirim belki, hafiften
Sallanıyorsam işte bu yüzden
Senden bir açıklama gelmeden
Kırılmam biliyorum
Herkes panik oldu, kimisi korktu
Kimisi yaşamıştı biliyordu
Ama hepsi hep bir ağızdan
'sakin ol' diyordu
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
Bir gün aniden
Kriz masasında içerken
Richter'den konuşurken
Aşk biter ...
Yenisi gelir, eskisinden beter
Hayatıma asma bir kat yaptım
Yeni bir aşk bir de çek-yat kattım
Tam mutlu olurum burda derken
3.1'e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı
(bkz: sıfıraltı)
cenk durmazelin sarkinin bazi yerlerinde soz-ritm senkronizasyonunu kacirdigini ama sonradan toparladigini dusundugum yine de guzel malt sarkisi.
maltın harika şarkısı. sözleri mükemmeldir.
dunyanın içmiş hali.
bırrrrr
bırrrrr
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar