bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz34
- islamda namaz yoktur9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri26
- kızlar bakar mısınız4
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması8
- kombinlerin efendisi5
- portakallı revani5
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- 0 0 719
- benkimki9
- anın fotoğrafı8
- motorin4
- araplar israil de aşağılanmışlığı görüyor2
- enayimiknatisii22
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- gocu29
- 150 200 bin liralık kombinle gezmek3
- covid 192
- sinirlenince yaptığınız şeyler8
- royall stars2
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- yaşar dinleyen erkek8
- türkiye8
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- kırmızı tuborg2
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- hamas2
- seküler değerlerden ölesiye korkan seyyid kutub3
- psikolojik danışmanlık ve rehberlik3
- avm gezme kültürü7
- gocu kaç yaşında7
- humus3
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- ilerde geçmişe yolculuk yapabileceğimiz2
- seyyid kutub4
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- tuğralı doblo3
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak5
- kahvaltı9
- kendin gibi biriyle olmak4
- bir dönem popüler olan bölümler2
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- boyumun 2 cm kısalması22
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- günün en güzel kızı3
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar4
- apo ak partiden aday olsa ne olur2
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
çağırmak,çağrı.
ayrıca sezen aksunun çok güzel yorumladığı parça.
gel en sevap günah, gel canımın canı
sevdaya adanmış esmer yasak hırsızı
ah ateşten gömlek, ah oynaşın kurdu
aşkla ağulanmış güzellikler yurdu
tutuşan tenime zülüflerini sür
asi, hırçın, hür
arka bahçelerde dişlediğim mür
gel çıplak ve pür
gel en sevap günah, gel canımın canı
sevdaya adanmış esmer yasak hırsızı
ah ateşten gömlek, ah oynaşın kurdu
aşkla ağulanmış güzellikler yurdu
tutuşan tenime zülüflerini sür
asi, hırçın, hür
arka bahçelerde dişlediğim mür
gel çıplak ve pür
çıplağına sar beni, toprağına kar beni
kaynağından dökül gürül gürül
çoğalt ki kendini
dağları seller alsın, selleri yangın sarsın
bozulsun bahçe bağ
dalda üzüm sarhoş ben tarumar
çıplağına sar beni, toprağına kar beni
kaynağından dökül gürül gürül
çoğalt ki kendini
dağları seller alsın, selleri yangın sarsın
bozulsun bahçe bağ
dalda üzüm sarhoş ben tarumar
gel en sevap günah, gel canımın canı
sevdaya adanmış esmer yasak hırsızı
ah ateşten gömlek, ah oynaşın kurdu
aşkla ağulanmış güzellikler yurdu
tutuşan tenime zülüflerini sür
asi, hırçın, hür
arka bahçelerde dişlediğim mür
gel çıplak ve pür
gel en sevap günah, gel canımın canı
sevdaya adanmış esmer yasak hırsızı
ah ateşten gömlek, ah oynaşın kurdu
aşkla ağulanmış güzellikler yurdu
tutuşan tenime zülüflerini sür
asi, hırçın, hür
arka bahçelerde dişlediğim mür
gel çıplak ve pür
çıplağına sar beni, toprağına kar beni
kaynağından dökül gürül gürül
çoğalt ki kendini
dağları seller alsın, selleri yangın sarsın
bozulsun bahçe bağ
dalda üzüm sarhoş ben tarumar
çıplağına sar beni, toprağına kar beni
kaynağından dökül gürül gürül
çoğalt ki kendini
dağları seller alsın, selleri yangın sarsın
bozulsun bahçe bağ
dalda üzüm sarhoş ben tarumar
kimden geldiği çok önemlidir.
Bir Nazım Hikmet Ran şiiri
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
sol framede gorunce "allahım nolur coverlanmamıs olsun" dediğim anısı cok, meze yada sarkı.*
(bkz: sezen aksu)
(bkz: sezen aksu)
kurz und schmerzlos filminde duydugunuz vakit yonetmenin * filmi ustune kurdugundan suphelendiginiz sarkı.
Birden bire sanki çıplak
Bir oyunuyla hafızanın
Bir kuş sesi çırpınarak
Düştü bağrına hazanın.
Her bahçenin yabancısı
Ve her ümidin üstüne
Bir ses ki, sonsuz acısı
Güllerin üzüntüsünde.
Araştırdı bir baharın
Unutulmuş kokusunu.
Ay ışığında dalların
Rüya dolu uykusunu.
Bir akşamın beyaz fecre
Gönderdiği kanlı haber:
Herkes ömründe bir kere
Bu zalim davetle titrer.
ahmet hamdi tanpınar
Bir oyunuyla hafızanın
Bir kuş sesi çırpınarak
Düştü bağrına hazanın.
Her bahçenin yabancısı
Ve her ümidin üstüne
Bir ses ki, sonsuz acısı
Güllerin üzüntüsünde.
Araştırdı bir baharın
Unutulmuş kokusunu.
Ay ışığında dalların
Rüya dolu uykusunu.
Bir akşamın beyaz fecre
Gönderdiği kanlı haber:
Herkes ömründe bir kere
Bu zalim davetle titrer.
ahmet hamdi tanpınar
bir orhan veli şiirinin de adıdır.
"istanbul için" üst başlığıyla
bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın.
nisan 1940, orhan veli
"istanbul için" üst başlığıyla
bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın.
nisan 1940, orhan veli
ışık doğudan yükselir albümünde yer alan bu şarkıyı atilla özdemiroğlu bestelemiştir.
süper bir nazım hikmet şiiri...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
dizeleri ile herşeyi özetlemiş şiirdir.
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
dizeleri ile herşeyi özetlemiş şiirdir.
sözleri sezen aksu ve yelda karataş'a, bestesi atilla özdemiroğlu'na ait 1995 tarihli ışık doğudan yükselir albümünden bir şarkı.
(bkz: çıplağına sar beni toprağına kar beni)
(bkz: çıplağına sar beni toprağına kar beni)
icabet gerektiren durum.
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim! *
barışa olan hasretliğe dem vurmuş bir şiir.barışa davet eder hür akılları.. vatan,millet dediğimiz kalabalıklara.
ve...
nazım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala..
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim! *
barışa olan hasretliğe dem vurmuş bir şiir.barışa davet eder hür akılları.. vatan,millet dediğimiz kalabalıklara.
ve...
nazım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala..
Yöneticilerimizin okuması gereken şiir. Okulda okuyup öğretmenlerle papaz oldum o ayrı.
nazım hikmet'in en güzel şiirlerinden biridir. özellikle son 3 dizesiyle vurur.
sezen aksu'nun ismi ile müsemma şarkısıdır. ışık doğudan yükselir albümünde yer alır.
"yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür,
ve bir orman gibi kardeşçesine."
dizeleriyle beni benden alan nazım hikmet ran şiiri.
ve bir orman gibi kardeşçesine."
dizeleriyle beni benden alan nazım hikmet ran şiiri.
islami koşullar altında yapılması gerekeni farzdır. diğer adı ise tebliğdir. tebliğ, dinimizin ölçülerince olmalıdır. o ölçüler ilim, nezaket, sabır, sahih bir gaye, o maksada giden yola koyulma ve çağrısı yapılan hayat prensiplerini amele dökmedir.
hayatını komünizmle mücadeleye adayan milliyetçi hareket partisi'nin başbuğu alparslan türkeş 1994'teki parti kongresinde ilginç şekilde komünist şair nazım hikmet'e ait olan bu şiiri okumuştur.
(bkz: can yücel)
şunları bir araya toplayayım.
Bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne
yemekten, ne içmekten
hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım.
Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.
Geldiler.
20 yaşında ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.
Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
"Sen karışma moruk" dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine ...
şunları bir araya toplayayım.
Bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne
yemekten, ne içmekten
hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım.
Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.
Geldiler.
20 yaşında ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.
Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
"Sen karışma moruk" dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine ...
Şunları bir araya toplayayım.
Bir güzel muhabbet edelim diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım.
Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.
Geldiler.
20 yaşımda ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.
Birden 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum.
40 yaşımın karşısına da, ben geçtim.
yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
Sen karışma moruk dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine ...
Bir güzel muhabbet edelim diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım.
Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.
Geldiler.
20 yaşımda ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.
Birden 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum.
40 yaşımın karşısına da, ben geçtim.
yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
Sen karışma moruk dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine ...
Atina'dan kayınbiraderim çağırdı arkadaşlar. Üzüm toplama sezonu gelmiş bana müsaade.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar