bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- samsak döveci9
- sözlüğün yeni tasarımı22
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- opel vectra b4
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- aponun villası9
- tinto brass12
- galatasaray amed operasyonu4
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- masterchef 20262
- hayal garip2
- uludede ile hacca gitmek3
- italyan arabaları2
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- sense and sensibility2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer2
- kötü bir insan mıyım ben5
- paranın mutluluk getirmemesi7
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- belediye ruhsat birimi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- sözlüğün en ılık yazarı3
- açık beğen2
- hababam sınıfı3
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- küfürlü atasözleri4
- kaçak akım rölesi3
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- terhis oluyorum sözlük21
- kasım ayı indirimleri2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- günaydın kızlar4
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- aşk16
- ajan berber2
- fatma betül sayan kaya28
- ucuz atlatmak2
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
Bir Nazım Hikmet Ran şiiri
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
bir orhan veli şiirinin de adıdır.
"istanbul için" üst başlığıyla
bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın.
nisan 1940, orhan veli
"istanbul için" üst başlığıyla
bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın.
nisan 1940, orhan veli
ayrıca sezen aksunun çok güzel yorumladığı parça.
gel en sevap günah, gel canımın canı
sevdaya adanmış esmer yasak hırsızı
ah ateşten gömlek, ah oynaşın kurdu
aşkla ağulanmış güzellikler yurdu
tutuşan tenime zülüflerini sür
asi, hırçın, hür
arka bahçelerde dişlediğim mür
gel çıplak ve pür
gel en sevap günah, gel canımın canı
sevdaya adanmış esmer yasak hırsızı
ah ateşten gömlek, ah oynaşın kurdu
aşkla ağulanmış güzellikler yurdu
tutuşan tenime zülüflerini sür
asi, hırçın, hür
arka bahçelerde dişlediğim mür
gel çıplak ve pür
çıplağına sar beni, toprağına kar beni
kaynağından dökül gürül gürül
çoğalt ki kendini
dağları seller alsın, selleri yangın sarsın
bozulsun bahçe bağ
dalda üzüm sarhoş ben tarumar
çıplağına sar beni, toprağına kar beni
kaynağından dökül gürül gürül
çoğalt ki kendini
dağları seller alsın, selleri yangın sarsın
bozulsun bahçe bağ
dalda üzüm sarhoş ben tarumar
gel en sevap günah, gel canımın canı
sevdaya adanmış esmer yasak hırsızı
ah ateşten gömlek, ah oynaşın kurdu
aşkla ağulanmış güzellikler yurdu
tutuşan tenime zülüflerini sür
asi, hırçın, hür
arka bahçelerde dişlediğim mür
gel çıplak ve pür
gel en sevap günah, gel canımın canı
sevdaya adanmış esmer yasak hırsızı
ah ateşten gömlek, ah oynaşın kurdu
aşkla ağulanmış güzellikler yurdu
tutuşan tenime zülüflerini sür
asi, hırçın, hür
arka bahçelerde dişlediğim mür
gel çıplak ve pür
çıplağına sar beni, toprağına kar beni
kaynağından dökül gürül gürül
çoğalt ki kendini
dağları seller alsın, selleri yangın sarsın
bozulsun bahçe bağ
dalda üzüm sarhoş ben tarumar
çıplağına sar beni, toprağına kar beni
kaynağından dökül gürül gürül
çoğalt ki kendini
dağları seller alsın, selleri yangın sarsın
bozulsun bahçe bağ
dalda üzüm sarhoş ben tarumar
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim! *
barışa olan hasretliğe dem vurmuş bir şiir.barışa davet eder hür akılları.. vatan,millet dediğimiz kalabalıklara.
ve...
nazım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala..
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim! *
barışa olan hasretliğe dem vurmuş bir şiir.barışa davet eder hür akılları.. vatan,millet dediğimiz kalabalıklara.
ve...
nazım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala..
sözleri sezen aksu ve yelda karataş'a, bestesi atilla özdemiroğlu'na ait 1995 tarihli ışık doğudan yükselir albümünden bir şarkı.
(bkz: çıplağına sar beni toprağına kar beni)
(bkz: çıplağına sar beni toprağına kar beni)
Şunları bir araya toplayayım.
Bir güzel muhabbet edelim diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım.
Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.
Geldiler.
20 yaşımda ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.
Birden 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum.
40 yaşımın karşısına da, ben geçtim.
yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
Sen karışma moruk dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine ...
Bir güzel muhabbet edelim diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım.
Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.
Geldiler.
20 yaşımda ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.
Birden 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum.
40 yaşımın karşısına da, ben geçtim.
yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
Sen karışma moruk dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.
Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine ...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
dizeleri ile herşeyi özetlemiş şiirdir.
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
dizeleri ile herşeyi özetlemiş şiirdir.
süper bir nazım hikmet şiiri...
ışık doğudan yükselir albümünde yer alan bu şarkıyı atilla özdemiroğlu bestelemiştir.
Atina'dan kayınbiraderim çağırdı arkadaşlar. Üzüm toplama sezonu gelmiş bana müsaade.
Birden bire sanki çıplak
Bir oyunuyla hafızanın
Bir kuş sesi çırpınarak
Düştü bağrına hazanın.
Her bahçenin yabancısı
Ve her ümidin üstüne
Bir ses ki, sonsuz acısı
Güllerin üzüntüsünde.
Araştırdı bir baharın
Unutulmuş kokusunu.
Ay ışığında dalların
Rüya dolu uykusunu.
Bir akşamın beyaz fecre
Gönderdiği kanlı haber:
Herkes ömründe bir kere
Bu zalim davetle titrer.
ahmet hamdi tanpınar
Bir oyunuyla hafızanın
Bir kuş sesi çırpınarak
Düştü bağrına hazanın.
Her bahçenin yabancısı
Ve her ümidin üstüne
Bir ses ki, sonsuz acısı
Güllerin üzüntüsünde.
Araştırdı bir baharın
Unutulmuş kokusunu.
Ay ışığında dalların
Rüya dolu uykusunu.
Bir akşamın beyaz fecre
Gönderdiği kanlı haber:
Herkes ömründe bir kere
Bu zalim davetle titrer.
ahmet hamdi tanpınar
sezen aksu'nun ismi ile müsemma şarkısıdır. ışık doğudan yükselir albümünde yer alır.
sol framede gorunce "allahım nolur coverlanmamıs olsun" dediğim anısı cok, meze yada sarkı.*
(bkz: sezen aksu)
(bkz: sezen aksu)
Bir çoğunun çok hoşuna gitti ve daha yakın bir ilişki başladı. Kimileri ile ben yakın olmak istedim, bazen de talep onlardan geldi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com